Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Bereler"

Aranan terim: pkk

   
Yorumlarda da aramayı ihmâl etme.
aramanızın hem armut hem de armutlu kelimelerini içermesi için armut* arayabilirsiniz

9 adet sonuç bulundu

Etiketler: , ,

Google'ı çoğumuz seviyoruz. Google video diye bir özelliği var takip ediyoruz izliyoruz. Biliyorsunuz burası editörlü bir bölge. Öyle her video yayınlanmıyor. Editör kontrolünden geçiyor. Fakat her nedense PKK terör örgütünün videolarını yayınlamakta bir sakınca görmemişler.

Örnek mi istiyorsunuz ;
Bu

ya da bu

Daha fazlasını da bulabilirsiniz.

Google'ın aklını başına alması için ne yapsak acaba?

Spacer
Spacer
 | 36 yorum var 
 | 17 Mayıs 2006 15:43 

Etiketler: , , , ,

bildirgec.org yönetimi upuzun yazılara bayılsada fazla bir şey yazamıyorum. buyrun. (dikkat: video rahatsız edici görüntüler içeriyor. olumsuz etkilenebilecek olanların izlememesi önerilir. - editör)

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 02 Eylül 2006 10:07 

(dikkat: videolar rahatsız edici materyaller içeriyor olabilir. sorumluluğu izleyiciye aittir. -editör)

YouTube sitesinde yer alan bu şahısa ait videolard çok sevimsiz şeyler gösteriliyor bu linkden ona ait videolara ulaşabilirsiniz.
Ayrıca surada da başka biri Turk Bayragına saygısızlık yapıyor.

Arkadaşlar bu bildiriyi yazıp yazmama konusunda çok tereddüt ettim.Verdiğim linkler sonucunda bu densiz dallamaların videolarının hitleri artacak. ama görüp videoları daha önce başka bi yerde oldugu gibi kaldırtabiliriz umuduyla bildiriyi ekledim.

Spacer
Spacer
 | 17 yorum var 
 | 27 Haziran 2006 23:58 

youtube sitesine girip kurdish diye arama yaptığınızda
çıkan sonuçlar içinde inanılmaz şeyler görüp sinirinizden kıpkırmızı oluyorsunuz. yoldan geçen asker kamyonunun teröristlerce havanla patlatılması, türk helikopterinin roketle düşürülmesi ve daha neler neler. bu videoların insanları eğlendirebileceğini de düşünmek ise işin en can sıkıcı yönü.
yeni bir girişim ile aşağıdaki msj'ı buraya yollarsak videoları yayından kaldırtabiliriz. isteyen kendi msjlarını da ulaştırabilir.
"We 've watched your videos about PKK (WHO present THEMSELVES AS Kurdish freedom fighters!!!!)and kurdistan.They are not figters of kurdish people, on the contrary
they are accepted to be a world wide terrorist organization. Even UN, many other countries agree on this too. They are committing an offence to the humanity, they are and will be accused of a great butchery which 35.000 Turkish and Kurdish people have been killed. Kurdish and turkish nations are not enemies so, our request as citizens of Turkish Republic is;
these kind of videos must be chosen very carefully and be removed from youtube.
Thanks for your attention and precision."

Spacer
Spacer
 | 9 yorum var 
 | 12 Ağustos 2006 18:57 

kurtlar vadisi dizisinin tv'lerde reyting rekorları kırıp bir fenomene dönüşmesi sonrası sinema filmi de türk sinema tarihinin tüm rekorlarını kırıyordu. derin devletin adamı olarak mafyanın içine sızan polat alemdar ve üç adamı bu yeraltı oluşumunu bertaraf edip ceza almadan kurtulduktan sonra yönünü dünyanın kabadayısı abd'ye dersini vermek için ırak'a kırıyordu.

filmin gösterimi devam ederken ankara'da bir çetenin varlığı da su yüzüne çıktı. (demek ki polat alemdar'ın gizli görevi hala bitmemiş. çünkü mafya başkentin göbeğinde bile cirit atıyor.) lafı uzatmak niyetinde değilim. ortaya çıkan çete ile ilgili gazetelere hergün yeni bir iddia yansıyor. içinde devlet görevlilerininde bulunduğu bu çetenin bazı provokatif eylemleri planladığı bugün zaman gazetesine yansıdı. (milliyet'te ise ibrahim tatlıses'le çetenin ilişkisi olduğuna dair haberler ve bir resim vardı.)

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 23 Şubat 2006 11:56 

zamazing.org

16 yaşında bir genç bakterilerden düzenli elektrik elde etmeyi becerip 4 milyon dolarlık desteğe konmuş. Bu cılız elektrik kaynağını ceza olarak yenilene şok veren oyuncaklarda kullanacaklarmış.

Haftanın en inceleri cep telefonunda Samsung x820 (6.9mm), ve notebook'ta LG Xnote T1 (21mm). Ama inceliği ne olursa olsun, ağzımızın suyunu en çok akıtan zamazingo: Sony UX.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 22 Mayıs 2006 02:38 

Ömer Lütfi Mete'nin güzel bir makalesi var aşağıda. Özünde uygulamayı değil değerlerimizi ve değerlerimizle olan ilişkilerimizi irdeleyen makale birey ve toplumumuzun kültürel çarpıklığı ortaya koyması açısından dikkate değer görünmektedir.

Hasta Türk'ün töresi: Dosta şahin, düşmana güvercin!

Martin Bouma adlı felçli bir Hollanda vatandaşının A. Ü. Tıp Fakültesi'nde Profesör Haluk Deda'nın gerçekleştirdiği kök hücre nakli ile yürümeyi başarması, ülkede ve çevrede bunca kötülükler yaşanırken iç açıcı bir haber. Sağlığına kavuşan bu misafirimizin bir sözü ise eğer yaygın gerçeği yansıtıyorsabüsbütün ferahlatıcı: - Ülkemde bir ' vaka ', Türkiye'de ise ' insan ' olarak görüldüğüm için yürüyor, konuşuyor, tat alabiliyorum. Yıllar yılı hep neden şikâyet ettik? - Devlet vatandaşları adam yerine koymuyor. - Memurlar halka hor davranıyor. - Hastalarımıza insan muamelesi yapılmıyor. Özellikle bu sonuncu maddeyi ne kadar işlemişizdir? Hele Batı ülkelerindeki hastanelerin temizliğinden başlayan mukayeseci öykülerimiz neredeyse bir destan kültürü oluşturmuş, oralardaki tıp insanlarını tanımayanlarımıza melek gibi göstermiştir. Doğrusu şahsen bu mukayeseleri çürütecek değil, aksine büyük ölçüde onaylatacak türden gözlemlere sahibim. Buna karşılık, ömrüm ülkemin hastanelerinde ' insan yerine koymayıcı' uygulamalarla boğuşarak geçmiştir. Öyleyse bu Hollandalı Martin Bouma başka bir diyardan mı bahsediyor? Yoksa zaman ve mekân algımızda bir bozulma mı var? Zihnimiz alt üst oluyor ve geriye bakıyoruz; batı ülkelerinde akıl hastaları yakılırken atalarımızın onları musiki ile tedavi ettiklerini görüyoruz! Bazı Avrupalı seyyahların hatıralarına kulak veriyoruz; ' on bin Türk camiden dağılırken en küçük bir kargaşa ve gürültü yaşanmıyor ama bizde on tane Alman bir araya gelse ortalık velveleye boğulur' diyenlerin şaşkınlıklarını duyuyoruz. Rüyada mıyız, neyiz; bu Hollandalı gerçekten Türkiye'den mi bahsediyor? Hollanda'da sadece ' vaka' muamelesiyle karşılaşan kişi burada ' insan' olarak görüldüğü için sağlığına kavuştuğunu söylüyorsa neye hükmedeceğiz? Çok kısa zamanda mucizemsi bir değişimle aslımıza mı döndük? Tek bir hastanede ve bir kürsüde yaşanan ileri düzeyde insancıl bir istisnai tıp etkinliği ile mi karşı karşıyayız? Yoksa değişen bir şey yok da, sadece bir Avrupalıya uygulanan özel muamele mi söz konusudur? Elbette bir Hollandalıya bunu söyletebilmek hoş. Hatta sadece ona söyletebilmiş de, başkalarında genellikle aksi duygu uyandıramamışsak dahi hoş. Fakat bu örnek, bizim gerileme sürecimize damgasını vurmuş temel kişilik zaaflarımızdan ' kendi insanına şiddetli, başkalarına yumuşak' davranma huyumuzun bir yansıması ise hoş değil, boş bir haber! Şüphesiz yabancıya, özellikle de misafire karşı olabildiğince iyi davranmak hem töremizin, hem de dinimizin gereği! Ancak bu yönde duyarlı davranabilirken kendi insanımıza sevgisiz ve saygısız yaklaşmamız ağır bir hastalık değil mi? Kur'anı Kerim Müslüman kişiyi tanımlarken ' kafirlere (düşman ettiklerinde) karşı şiddetli, kendi aralarında ise yumuşak' ifadesini kullanır, ' inananlara karşı alçakgönüllü, inanmayanlara karşı mağrur' diye ölçü koyar. Oysa yüzde 99'u Müslüman (?!) bilinen bu toplumda ' el iyisi' olma dürtüsü derin ve sinsi bir kasırga gibi herkesi etkiliyor. Kendi insanına hor bakıp başkalarına şirin görünme hastalığı öylesine yaygın ki, kitlelerin nabzını çok iyi tutabilenleri bile pençesine alıyor. Mesela Erdoğan, Diyarbakır ziyaretinde kendisine pankart açan PKK'lılar karşısında ' daha fazla demokrasi' vaatlerinde bulunacak kadar hoşgörülü davranabilirken, başka bir yerde ' fabrika istiyoruz' diyen vatandaşa ' devletin sırtından geçinme devri bitti' diye fırça atabilmektedir. Oysa PKK'lılar her durumda ona düşmandırlar, beride fabrika isteyen vatandaş ise ya taraftarı veya taraftar adayıdır. Belki de Batı'nın üstünlüğü, Kur'anı Kerim'in ' birey tanımı'ndaki hikmeti kendine uyarlamasındandır: - Başkalarına karşı şahin, kendi insanına güvercin. Bizim alçalışımız da, kendi hikmetimizi tersyüz etmemizden: - Başkalarına karşı güvercin, kendimize karşı şahin!

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 13 Eylül 2005 10:21 

Etiketler: , , ,

İşgalcilerin zirvesi İstanbul’da oldu bitti. Peki ne kazandık? Veya ne kazanmışız gibi gösterildik bir bakalım. Türkiye’nin AB yolunda attığı büyük bir adım olarak tanımlandı. Demekki AB yolunda bir zirveye konukluk ederek ve Bush’a yalakalık yaparak yol alınıyormuş. peki ab'ye doğru yol alma isteği neden? Türkiyede AB’ye girmeyi neden istediğini bilmeyen büyük bir topluluk ve bu topluluğu yönlendiren medya var. Keşke Türk medyası zirvenin hemen ardından Emine ERDOĞAN’ın kostümlerinin şıklığıyla ilgilenmeyi bırakıp gerçekleri yansıtsaydı diyorum. Keşke Türk medyası hükümetin sadece iyi yönlerini göstermese. Kısaca yalakalığı kesse. “Hey corc versene borç” şeklinde ülkeyi yöneten hükümete karşı tepkisini gösterse. Ama nedense AKP başa gelmeden hespine saydıran bir çok yazar AKP başa gelince sustular. Gerçek yüzlerini gördük. Medya daha çok nasıl ilgi çekeriz diye düşünüyor. Tabi ki bu sorunun cevabını türbanlı olduğu için Çankaya Köşküne davet edilmeyenlerde buluyor. Hâtta Cumhurbaşkanını burda eleştiren bir çok yazar var. Keşke onlarla konuşup bu konunun lâiklikle ne gibi bir ilgisi olduğunu sorabilsem. Lâiklik resmi devlet alanlarına türbanla girmekte bitmiyor. Kimse onlara türbanını hiç bir zaman takamaz demiyor. Madem ülkeyi yönetiyorlar belirli sorumlulukları ve uyması gereken kurallar var. Türban dini bir sembolden öte siyasal bir sembol hale geldi zaten. Bir de türbanın kamu alanlarına sokulması için elinden gelen yapılıyor. Sizde buna destek veriyorsunuz. Bende Çankaya köşküne çıplak gireyim o zaman. Benimde inancım böyle. Çankaya köşküne çıplak giremezsek Türkiye lâik olmaz... Bu arada insan hakları mahkemesine başvuran ve üniversitede türbanla okumak istediğini bildiren bir bayan da reddi almış. Kabul edilmesinimi bekliyordu acaba? Veya kabul edilse Avrupadaki kurallar Türkiyedeki kanunların önündemi yer alıyor? Irak’ta alel acele devredilen yeni hükümet PKK’yı terörist grup olarak tanımış. Iraktaki yönetim daha kendini toparlamamışken dağdaki eli silahlı teröristlere nasıl söz geçirecek merak ediyorum. Verilen sözler daha önce de verilmişti zaten. Ülkece aralıkta verilmesi beklenen AB müzakere tarihini bekliyoruz, daha o zamana kadar istedikleri herşeyi yapabilme potansiyelimiz var malesef. Peki AB’yi neden istiyoruz? Bazılarımız çoktan vazgeçilmiş olan Avrupa’da serbest dolaşma hakkı için, bazılarımız ekonominin düzeliceğini düşündüğü için. Peki bunlar için AB’ye bu kadar yalakalık değermiydi. AB ekonomimizi düzeltecek deniyor ama ABD, Çin, Rusya gibi ülkelerin yanında Avrupa ekonomisi gittikçe arka plana kayıyor. Yaşlanan nüfusuyla nereye kadar? AB bize insan hakları getirecek deniyor. İnsan hakları getirmek ne demek? İnsan hakları sadece siyasal bir aldatmaca haline geldi. İdamına karar verilen, insan haklarına tutunmaya çalışıyor. Eğer insan olsa o idamı hakketmezdi zaten. Diğer bir yandan Türkiye’de insan hakları zaten korunuyor. AB bize daha fazla demokrasi getirecek diyorlar. Biz bilmiyoruz ama galiba demokrasinin bir ölçü birimi var. Ve Türkiye’de yeterli değil. Yoksa neden böyle bir şey istesinlerki. Batıdaki demokrasiyi daha çok beğenen varsa, bunu Türkiyeye dayatmayı değil gidip orda yaşamayı amaç edinsinler. Çünkü bize ATATÜRK’ün kurduğu demokrasi yetiyor. Doğu Türkistan’da her gün zulüm gören Türkler varken biz AB’ye bakıyoruz. Türk Birliği diye bir şey olabileceği kimsenin aklına gelmiyor sanırım. Ya da kişisel çıkarlar yüzünden getirilmek istenmiyor. Avrupa Birliğine girince, her zaman yaptıkları gibi Türkiye’yi bir şeyi yapma mecburiyetinde bırakmıyacaklarını kim garanti ediyor? Her zaman bir isteği olduğunda ya Ermeni soykırımı ya da Kıbrıs meselesini dile getiren Avrupa’nın bizim milli egemenliğimize dahi göz koymuyacağını kim garanti edebilir? Kıbrısı milli egemenliklerinden vazgeçirmek için elinden geleni yapmadılarmı. Ve başardılarda. Bizimkilerde sağolsun Avrupaya bu konuda çok destek verdi. Gönül isterdi ki istenmediğimiz yere zorla girmeyelim! Başkaları gibi olmayalım...

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 01 Temmuz 2004 20:07 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu