İki kule'yi Sonunda seyrettik. üzerinde çok konuşulacak bir filme benziyor. öncelikle yuh diyorum bu kadar değiştirebileceklerini hiç tahmin etmiyordum. genel gidişat kitaba uygun olsada iki kuleyi okadar değiştirmişlerki orta dünyada kendi hikayelerini anlatmışlar diyesim gelecek nerdeyse. aksiyon sahnelerine daha fazla yer ayırmak için frado ile sam'in yolculuklarına çok az yer vermişler. hatta gollumdan kaçtıkları bölümleri direk kesip gruba gollumun katıldığı yerden itibaren anlatmaya başlamışlar gollumu çok önplana çıkarmışlar. bunu birazda gövde gösterisi olarak yaptıklarını tahmin ediyorum. gollumun mimikleri kendisi ile çelişkileri süper, oskar verilse yeridir. filmden herkes tad alsın die "aşk" olayını önplana çıkarmaya çalışmışlar.sırf bu aşk geyiği için eowyn'ide helmsdeep'e getirmişler. sert bir kadın olan eowyn'i aşk böceği yapmalarına diyecek birşey bulamıyorum. hele arwen'i göstereces die mevzu üstüne mevzu uydurmuşlar. wolfrider'ların konvoya saldırması, aragorn'un uçurumdan düşmesi, miğfer dibine'e elf'lerin yardıma gelmesi, ağaçsakal ve hobbit'lerin ormanda gandalf ile karşılaşması, frodo ile sam'in osgiliath'a gelmesi, frodo'nun nazgul ile karşılaşması "oha" dedirten götten atmasyonlardı. hele eomer'i öyle bir yemişlerki sinir olmamak elde değil. miğfer dibi savaşı boyunca çoğu zaman aragorn ile sırt sırta çarpışan, geri çekildikleri sırada ön surlarda düşmanla çarpışmaya devam eden tek grubun lideri eomer filmde fasulye karakter olmuş. o derece bokunu çıkarmışlarki ganldalf'la beraber desteğe gelen erkenbrand'ı direk diskalifiye edip onun yerine eomer'i konuk sanatçı yapmışlar. asıl beni ençok kızdırıran karakterlerin kişilikleriyle oynamalarıydı; gimli'yi bu kadar şebek etmelerine resmen sinir oldum. hele aragorn'a kurdurdukları bazı diyologlar şok etti beni. aragorn 50-60 yaşlarında krallar soyundan gelen 150-200 sene yaşayabilen öküz gibi erdemli köpek gibi tecrübeli bir insan. kitap boyunca ümidini yitirmeyen mantıklı kararlar verip etrafındakileri yönlendiren hep aragorn olmuştur. miğfer dibinde ümitsizliğe düşüp theoden ile tartıştığını görünce oha dedim. ayrıca aragorn'u en iyi tanıyan legolas'ın aragorn'a karşı gelmesi şaşılacak bir durumdu. 5 dakika önce aragorn'a ümit veren theoden geri çekildikleri zaman bu sefer aragorn ona ümit veriyor. ayrıca kitapta bir kral gibi yarma harekatını yapmaya karar veren ve aragorn'a "atını benimle sürermisin" diyen theodendir. filmde ise aragorn theoden'i yarma harekatına ikna edip atını benimle sürermisin diyor. erkanbrand-eomer çorbasını burda aragorn-theoden arasında görüyoruz. 5 kişiyle yarma harekatı yapmalarına diyecek bir laf bulamıyorum. filmde arabesk diz boyu olmuş. hele kitapta bir grup asker ile birlikte kapıyı savunan aslında aragorn ile eomer iken filmde sadece gimli ile aragorn rambo timsali kapıda çarpışıyorlar. ayrıca savaş sırasında şimşek gibi çakıp gaza getirici etkisi olan aragorn'un evsanevi kılıcı anduril görmek bile mümkün olmuyor. genel olarak aragorn'u çok basitleştirmişler.. diğer sinir edici durumuda kraldan ve abisi boromir'den daha zeki ve mantıklı bir herif olan faramir'i kötü göstermeleriydi. kitapta frodo ile sam'i yakalar yakalamaz sorguya çeken ve zekası ile gerçekleri öğrenip hobbit'lere karşı çok iyi davranıp yardımcı olan faramir, frodo ile sam'i resmen esir aldı. hatta faramir'in yüzüğü gollumdan öğrenmesi, yüzüğü almak istemesi, sam ile frodo'yu zorla osgliath'a götürmesi, frodo'nun boromir'in ihanetini onlarca kişi önünde bağırması "oha" dedirtti. beni sinirlediren başka bir noktada hikayenin sonundan bölümler göstermesiydi. aragorn'un ölümünü, arwen'in ormanın derinliklerine yolculuğunu nasıl bir mantıkla gösterdiler anlayamadım. ent'lerin gaza getirilmesi olayına hiç girmiyorum, okadar aptallar ya, kesilen ağaçlardan haberleri yok. ayrıca kıçlarında roket motoru var ağaç sakal bir bağırdı alayı ışınlandı.. "belkide ağaç sakal haklı marry, evimize dönmeliyiz, belkide en doğrusu budur" diye seslenen pipini görünce ordan bi yerden küçük emrah fırlayacak zannettim. bukadarda arabesk olmaz ki kardeşim. bu insanlar bu kadarmı bir birleriyle çelişkiye düşüp, içlerinde anlaşmazlık yaşıyorlar. ayrıca ent'ler yardıma gitmeden miğfer dibi savaşını kazandılar. savaş sahnelerinde en korkunç tasarımları yaparken en ufak vahşet, kan göstermediler. son olarak karakterlerin özlerini de bayaa bozmuşlar. film olarak güzel ama uyarlama olarak beş para etmez, çok para kazanalım diye konuyu arabeske çevirmekle kalmamış güzel alt yapısı olan bir çok şeyide basitleştirmişler. kitaptaki kurgunun yanına bile yaklaşamamışlar. herşeyi açık açık anlatmışlar. basit diyaloglarla izleyene gerzek muamelesi yapmayıda imhal etmemişler. ancak savaş sahneleri, filmde kullanan bilgisayar teknolojisi, görsellik, peter'ın inanılmaz makyaj kabiliyeti filan insanı büyülüyor. sırf bunlar için kaçırılmaması gereken bir film. ben bu gece bi daha gidecem..