Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Bebek battaniyeleri"

Aranan terim: sanatçı

   
Yorumlarda da aramayı ihmâl etme.
aramanızın hem armut hem de armutlu kelimelerini içermesi için armut* arayabilirsiniz

125 adet sonuç bulundu

Etiketler: , ,

mim'lerin beyin virüsü olduğunu söylemiştik. bu virüsler güçlü oldukları oranda kendilerini kopyalayabilirler yani başka kişilere bulaşıp yayılabilirler. demek ki bir mim'in bulaşıcılık değeri onun kimliğini belirleyen öğelerden birisi.


bir dedikoduyu yaymaya çalıştığınızı varsayalım; bu mim öyle öğelerle donatılmalıdır ki insanlar bunu arkadaşlarına anlatmak için dayanılmaz bir ihtiras duymalıdır. yahut hazırladığınız reklam kampanyasının mesajı öyle bulaşıcı olmalıdır ki kişiler bu mesajla birlikte kampanyayı da taşımalıdır ağızdan ağıza.. mim'e bu bulaşma gücünü verecek olan memetik stratejilerden bahsetmiştik.

Spacer
Spacer
 | 5 yorum var 
 | 31 Ocak 2005 11:03 

Tıpkı AD-busters destekli buynothingchristmas gibi kültür direniş grubu gibi,"Noel döneminde insanlara hediye almayın ve bunun nedenini makul bir dille anlatın" diyorlar. Tabiiki diğer direnişçiler gibi onlar da Noel Baba'ya karşılar Noel Baba'yı bir Noel Saçmalığı olarak adlandırıyorlar....... Tüm kültür direnişçisi topluluklar, elbette ki Özellikle çocukların inandığı Noel Baba' mitinin kullanış şekline karşılar sadece. 1931 yılında İsveç asıllı Amerikalı sanatçı Haddon Sundblorn'un, CocaCola reklamı için tasarladığı ve o günden bugüne kadar kullanılan Noel Baba figürünün Bir tüketim simgesi haline gelmesine. Yoksa çocukları mutsuz etmek, dini inançları sarsmak gibi bir niyetleri yok. Tek amaçları tüketime sevk edilmesine, insanların "Tüketim Mikrobu" ile zehirlenmesine son verilmesini sağlamak....

Spacer
Spacer
 | 3 yorum var 
 | 19 Aralık 2002 17:58 

44'üncü Grammy ödül töreninin yıldızı, beş Grammy kazanan 21 yaşındaki Alicia Keys'di. 'En İyi Albüm' ise 'Nerdesin Be Birader?'in film müziği oldu! Diğer Ödüller: Bob Dylan'dan Nelly Furtado'ya Grammy sahipleri

  • Yılın kaydı: 'Walk On', U2
  • Yılın albümü: 'Nerdesin Be Birader?'
  • Yılın şarkısı: 'Fallin', Alicia Keys
  • Yeni sanatçı: Alicia Keys
  • En iyi kadın pop vokali: 'I'm Like a Bird', Nelly Furtado
  • En iyi erkek pop vokali: 'Don't Let Me Be Lonely Tonight', James Taylor
  • En iyi düet: 'Stuck in a Moment You Can't Get Out Of', U2
  • En iyi vokal pop grubu: 'Lady Marmalade', Christina Aguilera, Lil' Kim, Mya and Pink
  • En iyi enstrümantal pop: 'Reptile', Eric Clapton
  • En iyi dans şarkısı: 'All For You' Janet Jackson
  • En iyi pop vokal albümü: 'Lovers Rock' Sade
  • En iyi kadın rock şarkıcı: 'Get Right With God', Lucinda Williams
  • En iyi erkek rock şarkıcı: 'Dig In', Lenny Kravitz
  • En iyi rock performansı: 'Elevation,' U2
  • En iyi Hard Rock şarkısı: 'Crawling', Linkin Park
  • En iyi enstrümantal rock: 'Dirty Mind', Jeff Beck
  • En iyi rock albüm: 'All That You Can't Leave Behind', U2
  • En iyi alternatif müzik: 'Parachutes', Coldplay
  • En iyi R&B kadın: 'Fallin', Alicia Keys
  • En iyi R&B erkek: 'U Remind Me', Usher
  • En iyi R&B vokal performans: 'Survivor', Destiny's Child
  • En iyi R&B şarkısı: 'Fallin'', Alicia Keys
  • En iyi R&B albümü: 'Songs in A Minor', Alicia Keys
  • En iyi rap albümü: 'Stankonia,' OutKast
  • New age albümü: 'A Day Without Rain', Enya
  • Yılın çağdaş folk albümü: 'Love and Theft', Bob Dylan
  • Spacer
    Spacer
     | 0 yorum var 
     | 01 Mart 2002 10:06 

    İki kule'yi Sonunda seyrettik. üzerinde çok konuşulacak bir filme benziyor. öncelikle yuh diyorum bu kadar değiştirebileceklerini hiç tahmin etmiyordum. genel gidişat kitaba uygun olsada iki kuleyi okadar değiştirmişlerki orta dünyada kendi hikayelerini anlatmışlar diyesim gelecek nerdeyse. aksiyon sahnelerine daha fazla yer ayırmak için frado ile sam'in yolculuklarına çok az yer vermişler. hatta gollumdan kaçtıkları bölümleri direk kesip gruba gollumun katıldığı yerden itibaren anlatmaya başlamışlar gollumu çok önplana çıkarmışlar. bunu birazda gövde gösterisi olarak yaptıklarını tahmin ediyorum. gollumun mimikleri kendisi ile çelişkileri süper, oskar verilse yeridir. filmden herkes tad alsın die "aşk" olayını önplana çıkarmaya çalışmışlar.sırf bu aşk geyiği için eowyn'ide helmsdeep'e getirmişler. sert bir kadın olan eowyn'i aşk böceği yapmalarına diyecek birşey bulamıyorum. hele arwen'i göstereces die mevzu üstüne mevzu uydurmuşlar. wolfrider'ların konvoya saldırması, aragorn'un uçurumdan düşmesi, miğfer dibine'e elf'lerin yardıma gelmesi, ağaçsakal ve hobbit'lerin ormanda gandalf ile karşılaşması, frodo ile sam'in osgiliath'a gelmesi, frodo'nun nazgul ile karşılaşması "oha" dedirten götten atmasyonlardı. hele eomer'i öyle bir yemişlerki sinir olmamak elde değil. miğfer dibi savaşı boyunca çoğu zaman aragorn ile sırt sırta çarpışan, geri çekildikleri sırada ön surlarda düşmanla çarpışmaya devam eden tek grubun lideri eomer filmde fasulye karakter olmuş. o derece bokunu çıkarmışlarki ganldalf'la beraber desteğe gelen erkenbrand'ı direk diskalifiye edip onun yerine eomer'i konuk sanatçı yapmışlar. asıl beni ençok kızdırıran karakterlerin kişilikleriyle oynamalarıydı; gimli'yi bu kadar şebek etmelerine resmen sinir oldum. hele aragorn'a kurdurdukları bazı diyologlar şok etti beni. aragorn 50-60 yaşlarında krallar soyundan gelen 150-200 sene yaşayabilen öküz gibi erdemli köpek gibi tecrübeli bir insan. kitap boyunca ümidini yitirmeyen mantıklı kararlar verip etrafındakileri yönlendiren hep aragorn olmuştur. miğfer dibinde ümitsizliğe düşüp theoden ile tartıştığını görünce oha dedim. ayrıca aragorn'u en iyi tanıyan legolas'ın aragorn'a karşı gelmesi şaşılacak bir durumdu. 5 dakika önce aragorn'a ümit veren theoden geri çekildikleri zaman bu sefer aragorn ona ümit veriyor. ayrıca kitapta bir kral gibi yarma harekatını yapmaya karar veren ve aragorn'a "atını benimle sürermisin" diyen theodendir. filmde ise aragorn theoden'i yarma harekatına ikna edip atını benimle sürermisin diyor. erkanbrand-eomer çorbasını burda aragorn-theoden arasında görüyoruz. 5 kişiyle yarma harekatı yapmalarına diyecek bir laf bulamıyorum. filmde arabesk diz boyu olmuş. hele kitapta bir grup asker ile birlikte kapıyı savunan aslında aragorn ile eomer iken filmde sadece gimli ile aragorn rambo timsali kapıda çarpışıyorlar. ayrıca savaş sırasında şimşek gibi çakıp gaza getirici etkisi olan aragorn'un evsanevi kılıcı anduril görmek bile mümkün olmuyor. genel olarak aragorn'u çok basitleştirmişler.. diğer sinir edici durumuda kraldan ve abisi boromir'den daha zeki ve mantıklı bir herif olan faramir'i kötü göstermeleriydi. kitapta frodo ile sam'i yakalar yakalamaz sorguya çeken ve zekası ile gerçekleri öğrenip hobbit'lere karşı çok iyi davranıp yardımcı olan faramir, frodo ile sam'i resmen esir aldı. hatta faramir'in yüzüğü gollumdan öğrenmesi, yüzüğü almak istemesi, sam ile frodo'yu zorla osgliath'a götürmesi, frodo'nun boromir'in ihanetini onlarca kişi önünde bağırması "oha" dedirtti. beni sinirlediren başka bir noktada hikayenin sonundan bölümler göstermesiydi. aragorn'un ölümünü, arwen'in ormanın derinliklerine yolculuğunu nasıl bir mantıkla gösterdiler anlayamadım. ent'lerin gaza getirilmesi olayına hiç girmiyorum, okadar aptallar ya, kesilen ağaçlardan haberleri yok. ayrıca kıçlarında roket motoru var ağaç sakal bir bağırdı alayı ışınlandı.. "belkide ağaç sakal haklı marry, evimize dönmeliyiz, belkide en doğrusu budur" diye seslenen pipini görünce ordan bi yerden küçük emrah fırlayacak zannettim. bukadarda arabesk olmaz ki kardeşim. bu insanlar bu kadarmı bir birleriyle çelişkiye düşüp, içlerinde anlaşmazlık yaşıyorlar. ayrıca ent'ler yardıma gitmeden miğfer dibi savaşını kazandılar. savaş sahnelerinde en korkunç tasarımları yaparken en ufak vahşet, kan göstermediler. son olarak karakterlerin özlerini de bayaa bozmuşlar. film olarak güzel ama uyarlama olarak beş para etmez, çok para kazanalım diye konuyu arabeske çevirmekle kalmamış güzel alt yapısı olan bir çok şeyide basitleştirmişler. kitaptaki kurgunun yanına bile yaklaşamamışlar. herşeyi açık açık anlatmışlar. basit diyaloglarla izleyene gerzek muamelesi yapmayıda imhal etmemişler. ancak savaş sahneleri, filmde kullanan bilgisayar teknolojisi, görsellik, peter'ın inanılmaz makyaj kabiliyeti filan insanı büyülüyor. sırf bunlar için kaçırılmaması gereken bir film. ben bu gece bi daha gidecem..

    Spacer
    Spacer
    aptal
     | 9 yorum var 
     | 21 Aralık 2002 18:20 

    Etiketler: , ,

    New York'lu grafik sanatçısı Milton Glaser, 1975'te tasarladığı ünlü "New York'u Seviyorum- I love NY" logosunu, terörist saldırıların ardından değiştirdi. "Love" kelimesini simgeleyen kırmızı kalbin üzerine bir siyah nokta koyan 72 yaşındaki sanatçı, bunun altına "Her Zamankinden Çok-More than ever" ifadesini ekledi. Daily News gazetesi ise kentin yeni logosunu 2 sayfada yayınladı(mış). (yeni llogoyu daha göremedim...)

    Spacer
    Spacer
     | 0 yorum var 
     | 22 Eylül 2001 12:18 

    Önceki 1 ... 14 15 16
    bildirgec.org bölümleri
    pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

    bildirgecinfo

    bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

    network siteleri

    RSS Dosyası
    pillikutu