son bir iki sezondur hem şükrü saraçoğlu stadını görmek hemde yıldız futbolcuları görmek istiyordum,tabi ki bu tür bir şöleni izlemenin bir bedeli olacaktır ben bu isteğimi bedava bilet bulana kadar devamlı erteleyip duruyordum bulduğum bir çözümle artık özellikle hafta sonları istediğim an hem alex'i hem devid'i hiç çekinmeden dokunma mesafesinde roberto carlos'u görebiliyorum..:) bakın bunu, bilet parasından kurtarmak isteyen arkadaşlarıma söylüyorum; kalabalığı ve gürültüyü dert etmeyin. hafta sonu büyük alışveriş merkezlerimizden birine gidin.elinde alışveriş arabası üstünde alex yazılı forması ile sporla alakasını liseli yıllarındaki beden eğitimi dersinden sonra kesmiş olan futbolsever alexleri devidleri, bol bol salam sucuk pasta bilumum çikolata ve en güzel yiyeceklerle dolu arabaları ile reyonlara arasında öyle çalımlar atarken görürüseniz şaşırmayın..!insan bu kadar sevdiği futbolcuların hatırına be kardeşim bi göbeğinizin çapına bakın allah aşkına...:) üzerindeki eşofmanlar bir kere bile spor yaparken kirlenmemiş,hani eskiden çamurlu futbol sahalarında bir kere yere düşmeden bitiren futbolcular vardı onlara benziyorlar.yinede siz alex'i devid'i hayal edin ve sporun bizde yarattığı hoşgörüye sığınıp; bellerinden sarkan yağlara aldırmayın badi badi yürümelerini hoş görün,bunların ruhları sporcu..:)
- tgoker
- 0 yorum var
- 30 Ocak 2008 17:04
hayır. hayır! haaayııııııır!! artık dayanamacağım bu google hayatımdan kovacağım. aramadan bulunmadan bıktım. veri tabanlarında yer almaktan bıktım. 3 tane dabılyunun oluşturduğu şekilden bıktım. ileti gönderildi yazısını görmekten bıktım. sizden de bıktım. toprak kokusu ve kuzu meelemelerini özledim. düşüp dizimi yaralamayı ve gururumdan açık açık ağlayamamayı özledim. ayakkabıma bulaşan çamuru özledim. kovalayan köpekleri özledim. tezekleri özledim. papatlayarı özledim. gelincikleri özledim. horoz sesini özledim. gün doğarken kahvaltı etmeyi özledim. akşamları lambanın önüne toplaşan sinekleri özledim. cırcır böceklerini, kurbağa sesleri özledim. ağaca çıkmayı özledim. dalından erik, dut, elma, şeftali, armut; yerinden kavun karpuz yemeyi özledim. 1024, 2048 kotalı kotasız hızlardan bıktım at arabasının gıcırtısını özledim. 19 inç 21 inç büyüklüklerden bıktım. küçüklü büyüklü tasları özledim. dosya paylaşımından bıktım aşımı paylaşmayı özledim. Dıt dıt! mesaj geldi sesinden bıktım. postaaa! diye bağıran postacıyı özledim. RGB, CMYK, LAB, renklerinden bıktım. gökyüzünün mavisini, ağaçların yeşilini özledim.
klavyeden bıktım, kalemtraşı ve silgi kokusunu özledim. senden bıktım teknoloji, internet yada google, her ne boksa işte bu...
- baturica
- 0 yorum var
- 17 Mart 2007 12:20








