Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "breaking bad: 2. sezon ile yola devam"




Etiket:

ömür hakkındaki yazılar:

uzun ömülülüğün çince sembolü uzun yaşam
uzun ömürlülüğün çince sembolü

Dünyanın en yaşlı insanları arasına girip 114 yaşında ölen birinin kemik sağlığı üzerinde yürütülen araştırma, uzun ömürlü olmayı sağlayacak herhangi bir genetik modifikasyonun olmadığını ortaya çıkardı.

Autònoma de Barcelona Üniversitesi’nden Profesör Adolfo Díez Pérez’in yönetimindeki araştırma takımı, bu kişinin çok iyi durumdaki sağlığının nedenlerini ise şöyle sıralıyor; sağlıklı yaşam tarzı, Akdeniz mutfağı, ılıman iklim ve düzenli fiziksel aktivite.

  • chattagush
  • 4 yorum var
  • 07 Mayıs 2008 17:51


Ömür dediğin üç gündür,dün geldi geçti

Şunlari bir araya toplayayim.
Bir güzel muhabbet edelim" diye düsündüm.
Mutfak isinden de anlarim.
Donattim sofrayi.
Bayagi ugrastim.
Hepsinin, ayri ayri ne yemekten, ne içmekten hoslandigini iyi bilirim.
Bayagi da para gitti.
Birinin yedigini öbürü yemez.
Ötekinin içtigini beriki içmez.
Dört kisilik sofra kurdum.
Mumlari da yaktim.
Bak hepsi, Erick Satie severdi. Hatirladim.
Müzigi de ayarladim. Geldiler.
20 yasinda ben, 35 yasimda ben, 40 yasimda ben ve bugünkü ben dördümüz.
Birden yirmi yasimi, otuz bes yasimin karsisina oturttum.
Kirk yasimin karsisina da, ben geçtim.
Yirmi yasim, otuz bes yasimi tutucu buldu.
Kirk yasim ikisinin de salak oldugunu söyledi.
Yatistirayim dedim.
"Sen karisma moruk" dediler. Büyük hir çikti.
Komsular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yasim kirk yasima bardak atti.
Evin de içine ettiler. Bende kabahat.
Ne çagiriyorsun tanimadigin adamlari evine.
Ömür dedigin üç gündür,dün geldi geçti yarin meçhuldür, O halde ömür
dedigin bir gündür,o da bugündür..

  • akdem
  • 1 yorum var
  • 19 Ekim 2007 17:52

akıl başa gelir,ömür biter
akıl başa gelir,ömür biter

Demir tava gelir, kömür biter
Akıl başa gelir, ömür biter…

Ne geceler gördüm, ışığı bol, karanlığa mum olmuş. Ne gündüzler yaşadım karanlığa eş … Işığını kaybetmiş, gündüzünü geceler çalmış geceler yaşadım isyanla karışık umutlar besledim yarına… Öyle insanlar gördüm, nasibini iyilikten, kardeşlikten, barıştan alamamış… Yüzünden atamamış kin gölgesini… Bahçesine umut çiçekleri uğramamış yıllarca. Olumsuzluk saçmış etrafına, temiz duyguları hiçe saymış…

  • siirimsi
  • 2 yorum var
  • 20 Eylül 2007 17:02

Araştırmaya göre kadınların strese daha dayanıklı olduğu belirlenmiş.
Kadınların; bazı hastalıklara daha az yakalandığının, ömürlerini daha uzun olduğunun yeraldığı haberi buradan okuyabilirsiniz.

  • NLPMaster
  • 0 yorum var
  • 02 Ağustos 2007 09:00

Öyle bir yağmur yağıyor ki gök delindi derler ya işte öyle. Akşam yavaş yavaş bastırmaya yüz tuttu. Bense camın kenarında
benim olmayacak bir aşk için yanıyorum. Şu an yağmurda, sırıl sıklam ıslansam umurumda olmayacak. Yağmur damlaları şiddetle cama vuruyor. Ben şiddetimi, içimde ki öfkeyi, kime göstereceğim. Bağırmak geliyor deliler gibi. O da mümkün değil. İçime ata ata hasta olacağım sonunda. Sevenler mutlu olmazmış. Bu mısraları şarkılarda ve şiir dizelerinde dinliyerek büyüdüm. Keşke büyümeseydim bu aşkla da tanışmasaydım. Yanan bir köz gibi kaldım burada. Hani beni seviyordun. Benim için ölüyordun. Ne bırakıyorsun ne de bensiz yapabiliyorsun. Böyle bir aşk olmasın. Sevgi dolu yüreğim seni sevdiyse suç mu işledi. Bir ömür kalbi boş, sevgisiz yaşadım. Sonunda aşk yolunu şaşırdı bana da uğradı. Keşke uğramasaydı. Ben zaten alışık değilmiydim yalnızlığa,
aşksızlığa. Ama öyle bir aşk verdin ki dünyam değişti nerdeyse. Ama sen yoksun yine. Hep sana hasret ve özlem dolu olarak mı yaşayacağım. Senin de adaletin bu mu yaşamımda.

  • beyrek
  • 0 yorum var
  • 22 Mart 2007 17:37

Etiketler: ,

Ben bu başlık cümlesine bugünler de çok takıldım . Herkes gibi bende anlasılmadan büyüdüğümü , anlasılmadan hayata devam etmediğini düşünüyorum . Bu kelimeyi kitabında Suna Inan Kıraç kurmus . Koç holding ile ilgili ideallerini anlatırken . Koç holding aile sirketinden profosyonel bir yönetime geçiş yapmasında büyük bir cabası var. Şüphesiz ki çok degerli bir iş kadını.

Bu aralar okuduğum Şahbaba kitabında , Mustafa Kemal'e çizilen potre gibi. Çevresindeki herkes onun ne kadar parlak bir geleceğe sahip olacağını biliyordu .Bu adam böyle bir ideal ve hırsla dünyaya gelmiş .Farzedelim Osmanlı Batmıyor ve hala devlet olarak yaşıyor olsaydı. Ben eminin biz Mustafa Kemal adını biliyor olurduk . Yakın türk tarihini öğrenmek için ittihat ve teraki , şahbaba vb. meraklısına okumasını önerirrim .

  • ion
  • 3 yorum var
  • 13 Haziran 2006 09:37

Can YÜCEL.... müthiş bir şiir, şiirlerinin tamamı gibi. okudukça kendinizden birşeyler bulacağınız bir şiir... okuyunca bana hak vereceksiniz....ruhu şad olsun...

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...

  • gul_caner
  • 0 yorum var
  • 18 Aralık 2005 17:34

Etiketler: 

Yaşamak değil beni bu telaş öldürecek."dediği gibi,şairin; O telaşla, bırakın paris yolunda ılık rüzgarlara taratmayı saçlarımızı, sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz... Gözümüz saatte söyleştik hep, Konuşur gibi seviştik,yarışır gibi çalıştık. Hep yetişecek bir yerler vardı,aranacak adamlar,yapılacak işler... Bir sonraki günün telaşı,bir öncekinin tersine bulaştı;başkalarının hayatı bizimkini aştı. Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine; kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu veya sevgili buseleriyle uyanma düşlerini ha babam erteledik. 20'li yaşlarda 30'lara kurduk saatin alarmını,30'larımızda 40'lara,belki sonra 50'lere... lakin öyle yanlış kurgulanmış ki hayat,kuşlukta uyanma fırsatı sunduğunda size artık uyku girmez oluyor gözlerinize... Doyasıya söyleşmek,telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda,söyleşecek,sevişecek kimsecikler kalmıyor yanınızda... Özenle yastığın altına sakladığınız sarı lira gibi ömrünüz; Vakit gelip sandıktan çıkardığınızda,birde bakıyorsunuz ki,tedavülden kalkmış...

  • gul_caner
  • 0 yorum var
  • 18 Aralık 2005 14:41

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.