Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Annemin Yeni Sevgilisi ( My Mom’s New Boyfriend)"




Etiket:

11 eylül hakkındaki yazılar:

Zamanın Ruhu
Zamanın Ruhu

İlk kez 2007 yılı Haziran ayında Google Video’da yayınlandı. Yayınlanır yayınlanmaz günde 70 bin,ayda yaklaşık 2 Milyon izleyenle internet üzerinde en çok izlenen ve toplamda en çok indirilen film oldu. 15 Mart 2008’de dünya genelinde gösterim günü ilan edildi ve 1800 noktada özel gösterimler düzenlendi. Aynı gün Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Atlas Pasajı Nefes Cafe’de gösterildi. IMDB’de 8.8 puan aldı.

  • yunusss
  • 25 yorum var
  • 28 Mayıs 2008 15:00


ROSA PARKS OLAYI
42 yaşında siyahî bir kadın olan ve Alabama eyaletinin Montgomery kentinde yaşayan Rosa Parks, 1 Aralık 1955 günü, iş çıkışında Clevaland Caddesi otobüsüne binerek, " renkliler " ( zenciler) bölümüne oturdu. (Zencilere ayrılmış bu bölümün kapasitesi, kaydırılabilir bir işaretle belirlendiği için sabit değildi. Otobüs şoförü bu işareti zencilerin bölümünü daraltacak ve hatta tümüyle ortadan kaldıracak şekilde arkaya kaydırabilirdi). Bir süre sonra bir beyaza yer açmak isteyen şoför, Parks'ın da aralarında bulunduğu dört zencinin oturdukları hizaya geldi ve işareti bir sıra arkaya kaydırarak yerlerinden kalkmalarını istedi. Üçü buna uydu ama Parks yerinden kıpırdamadı. Şoförün, "Hemen kalk, yoksa polis çağırıp seni tutuklatırım" uyarısını umursamadı. Sonuçta Parks tutuklandı, yargılandı ve toplum düzenini bozmaktan hüküm giydi. İşinden atıldı. İş bulamadı. Öldürüleceği, evinin yakılacağı tehditleriyle karşılaştı.. ve sonunda kenti terketmek zorunda kaldı. Ne var ki, aynı kentte yaşayan ve daha sonraları Medeni Haklar Hareketi liderliğini yapacak (ve tabii, 1968'de vurulup ortadan kaldırılacak olan) Martin Luther King'in önderliğinde zencilerin bir yıl sürecek otobüs boykotu başlayıp tüm ülkede yankılandı. 1956 yılında ABD Yüksek Mahkemesi'nin otobüslerde ayırımcılığa son veren kararı ulaştığında, ırkçı beyazlar iyice azdılar. Keskin nişancılarla otobüslere, seri bombalamalarla siyahların ev ve kiliselerine saldırdılar. Parks'ı ırkçılık mücadelesinde simgeleştiren ve önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilen olay işte budur. Sonraki yıllarda siyahların kan ve gözyaşı dolu mücadeleleri yıllarca sürdü. Bazı güney eyaletlerinde siyah gençlerin beyazlarla aynı lise veya üniversiteye devam edebilmelerini sağlamak üzere, bizzat Başkan'ın emriyle ABD ordusunun müdahale etmesini gerektiren düzeyde olaylar yaşandı.
ABD IRKÇILIK DENEYİMİNDEN KESİTLE
ABD toplumunda siyahların pis ve aşağılık yaratıklar oldukları görüşü geniş bir taraftar kitlesi bulmuştur. "Buraya köpekler ve zenciler giremez" uyarılarıyla bazı yerlere sokulmamaları, otobüs/sinema/ okul gibi yerlere alınmamaları sıradan uygulamalardı. 1939 yılına ait yandaki resimde, Oklahoma'lı bir ABD yurttaşı tramvay terminalinde siyahlar için ayrılmış soğutucudan su içerken görülüyor.
Linç Şölen(!)leri
ABD'nin yakın tarihinde, aklı başında her kişiyi insanlığından utandıracak örnekleriyle yaygın bir linç geleneği vardır. Bu soysuz adamları yakından tanımak adına bazı belgelere bakmaya katlanmak gerekir.
909'da,Illinois kentinde, Will James'ın linç olayı... Olay yerine bir bakar mısınız ? Geniş katılım sağlayacak bir yer seçilip özenle ışıklandırılmış. Bir insanlık suçunu adeta sirk gösterisine dönüştürmüşler.
kaynak
burada Teksas'ın merkezindeki bir mahkeme binasının bahçesinden 3 Ağustos 1920 tarihli bir görüntü yer alıyor. Cinayet sanığı olduğu iddia edilen 16 yaşındaki bir siyahi çocuk linç edilmiş. Ağaçtan sallanan cesedin altında görüntüye sığmak için birbiri üstüne yığılmış olanlara bir bakar mısınız ? Sanki bir marifet yapmışlar gibi takındıkları mağrur ve mutlu ifadeye lütfen dikkat ediniz. Mensubu oldukları toplumun soysuzluğu ve utanmazlığı aşıp ruhsal bir hastalığa varan durumu şuradan da belli ki, bu sıradan bir fotoğraf değil. Bu bir posta kartı... Bir hoşluk olsun diye, bir bayram hatırası gibi insanların birbirine gönderdiği bir posta kartı...
Bu görüntü de Teksas eyaletinin Waco kasabasından ve 1916 tarihli. Kurban, beyaz bir kadının tecavüz ve cinayet sanığı olduğu iddia edilen 17 yaşındaki zihinsel özürlü Jesse Washington. İlkönce cinsel organı ve bacakları kesilmiş, daha sonra da belediye başkanı ile şerifin de dahil olduğu bir güruhun tezahüratı arasında diri diri yakılmış. Bir görgü tanığının anlatımı şöyle ; " Washington, kürek ve tuğlalarla dövüldü. Hadım edilip kulakları kesildi. Bir direğe geçirilmiş zincire bağlı olarak ateşin üzerine sarkıtıldı. Feryatlar içerisindeki çocuk can havliyle kızgın zincire tırmanmak isteyince de , zincire sarılan parmaklarını kestiler"... ve bu belge de sıradan bir fotoğraf değil. Bir posta kartı... Kartın arkasında da şunlar yazılı :" Bu bizim dün akşamki barbekü partimiz. Resimde solda görülen benim. Oğlunuz Joe".
ABD'de yalnızca siyahlara karşı ve de güney eyaletlerinde ırkçılık uygulanmış değildir. Her yöre kendine özgü ırkçılık çeşitlemesi geliştirmeyi başarmıştır.
Batı (Pasifik) Kıyısı ırkçılığı
Batı eyaletlerinde ırkçılık özellikle İrlandalıları, Asyalıları ve Meksikalıları hedef almıştır. Değişik göçmen yasalarıyla Asyalıların ve özellikle Çin kökenlilerin Birleşik Devletler'e girmesi, Çinlileri de kapsamak üzere beyaz ırktan olmayanların beyazlara karşı tanıklığı yasaklanmıştı. ( Etnik olarak Çin kökenli olanların ülkeye girişi 1882'den 1943'e kadar engellenmiştir). Çinliler ancak ağır ve (demiryolu inşaatında dinamitçilik gibi) riskli işlerde istihdam ediliyordu. İrlandalılara ve Çinlilere yönelik olarak sistematik kitlesel şiddet hareketleri görülmekteydi. II. Dünya Savaşı süresince, casusluk yapabilecekleri bahanesiyle Japon kökenli ABD vatandaşları özel kamplarda enterne edilmişlerdir. Daha küçük ölçekte de olsa, benzer uygulamanın Doğu kıyısı eyaletlerinde Alman ve İtalyan kökenlilere yapıldığı görülmüştür. 1943'te Los Angeles'te yaşananlar da ibret vericidir. Buradaki bir üsten izinli çıkan denizciler, Meksikalıların yoğun olduğu yöredeki bir yerleşimde, kıyafetlerini beğenmedikleri Meksika kökenlilere karşı günlerce süren vahşi bir insan avı
gerçekleştirmişlerdir.

  • biSGen
  • 10 yorum var
  • 19 Ekim 2007 07:30

ipod nano ateş aldı
ipod nano ateş aldı

Burada yazılana göre Olay atlanta havaalanında gerçekleşti .Cebindeki aşırı ısınmayı farkeden Danny Williams kısa bir süre sonra pantolonunun tutuştuğunu gördü.Olayın havaalanında gerçekleşmesi ve 11 eylül sonrası terörist eylem korkusu Danny Williams'ın pantolonun tutuşmasından çok terörist sanılarak vurulabileceği ihtimalini akla getiriyor.Ayrıca Danny Williams bu olay uyurken yada araba sürerkende başıma gelebilirdi dedi.

  • nehuse
  • 2 yorum var
  • 06 Ekim 2007 23:46

11 Eylül 2001 saldırıları hakkında yapılmış çok iyi belgesel Loose Change belgeselinin 2nd Edition bölümünü izlemek isterseniz türkçe altyazıları ile birlikte buradan indirebilirsiniz. İzlemenizi şiddetle öneririm. Şahsen benim 11 Eylul saldırılarına bakış açım tamamen değişti...

  • junip
  • 2 yorum var
  • 05 Eylül 2006 10:19

Etiketler: , ,

Akşam'ın bugünkü manşeti : ABD'de üç genç, 6 bin dolar maliyetle çektikleri 11 Eylül belgeseli ile kafalardaki terör algısını bütünüyle değiştirdi. İkiz Kuleler'e ve Pentagon'a çarpan uçaklarla düşündürücü komplo teorilerini sıralayan 'Loose Change' belgeseli, internetin bir numaralı arama motoru Google tarafından da ücretsiz servise kondu.


9/11 ile ilgili öğrenciler tarafından çekilmiş amatör bir belgesel.

  • hikikomori
  • 0 yorum var
  • 28 Temmuz 2006 13:01

\
11 eylül saldırıları ile yıkılan newyork'un sembolü dünya ticaret merkezi ikiz kulelerinin yerine yapılacak yeni gökdelenin temeli atılmış.
  • moroccom
  • 4 yorum var
  • 26 Mayıs 2006 08:22

tesadufmu acaba nette dolasan bir maili paylasmak istedimde

11 Eylul olaylarinda ikiz kulelere carpan ucaklardan birinin ucus numarasi Q33 NY imis. Simdi bir word belgesi aciyorsunuz tertemiz, bu rakam ve harften olusan ucus numarasini aynen yaziyorsunuz buyuk harfle. Daha sonra bu yazinin karakter buyuklugunu 72 (en buyuk) yapiyorsunuz. ve de...

yazi karakterini "Wingdings" olarak ayarliyorsunuz. Dikkat edin webdings değil wingdings..


asıl adres bu...

Avrupalılar, Amerika kıtasına ayak basmıştır. Kızılderililer ticaret bilmemektedir. Avrupalılar yol gösterir. "Biz size değerli eşyalar vereceğiz, buna karşılık sizde bize kendi değerli eşyalarınızı vereceksiniz. Böylece sizin daha önce hiç görmediğiniz eşyalarınız olacak, biz de evimize sizden aldığımız değerli eşyaları götüreceğiz."

Beyazlar kıyıdaki küçük ada üzerinde bir pazar yeri açarlar ve kızılderilileri beklemeye başlarlar. Avladıkları hayvan postlarını getiren kızılderililer, karşılığında ayna, tarak gibi beyazların getirdiği ve gerçekten de daha önce hiç görmedikleri eşyalara sahip olmaktadırlar. Derken, iki sarhoş beyaz pazar yerine gelen bir kızılderiliyi öldürür ve mallarına el koyar. Kızılderililer şaşkındır... "Siz neden arkadaşımızı öldürdünüz? Buna gerek yoktu ki!... O zaten elindeki eşyaları size vermeye gelmişti..." Gerçekten de böyle bir ticareti anlayamazlar. Pazar yeri lanetlenir...

  • esatergun
  • 0 yorum var
  • 11 Eylül 2005 22:20

çoğumuzun kullandığı flickr fotoğraf paylaşım sistemi üzerinde bir test yapılmış. çıkan sonuç flickr'ın kötü amaçlar için kullanılabileceği yönünde. orjinal yazıdan özetlersek;

steganography (siteganografi) adında bir yöntem bulunuyor. bu yöntem ile bir ses / görüntü / video / metin dosyası içerisine başka bir dosyayı gizleyebiliyorsunuz. mesela bir mp3 dosyası içerisine jpg dosyası saklayabiliyorsunuz. mp3 normalmiş gibi dinlenebiliyor. incelendiğinde jpg'nin izine rastlanmıyor. ancak ayırıcı algoritma uygulanarak mp3 içerisinden jpg tekrar çıkarılabiliyor.

  • kuzine
  • 8 yorum var
  • 23 Ağustos 2005 14:37

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.