Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Patikler"

Etiket:

acı hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

bunu neden yapıyorum kendime ya??
baştan alalım..
neden ayrıldığımızı bilmediğim,hatta ayrıldığımızı bile kendi kendime farketmek durumunda kaldığım,kendi kendime kafamdan atamama sebebimin aşk deil saplantı olduğunu kanırta kanırta kabul ettirdiğim eski sevgilimin sürekli kullandığı linkini google'da arattım dün.. ne sebeple??pas..
çıkan sonuçlardan bi tanesine tıkladım programlanmış bi şekilde.. bi forum sitesine mart ayında yazdığı ve muhtemelen benden başka kimsenin okumadığı -nerden biliyorum??pas..- bi yazı çıktı karşıma.
okudum..
iyi halt ettim!!
babasına yazmış..
doğmadan kaybettiği bebeği hakkında!!
'bi daha torunun olmayacak baba..'

Spacer
Spacer
quodquidest
 | 1 yorum var 
 | 06 Eylül 2006 13:48 

*Dengem yok.Duman konserinden çıkıp fasıla gidiyorum.İşkembenin üstüne beyti yiyorum,yanında da ayran içiyorum.
*Feridun Düzağaç dinleyip,arakasından İbrahim Tatlıses'in cdsini takıp kavur balıklarında oynuyorum.

*Ayda bir kez odamdaki mobilyaların yerlerini değiştiriyorum.
*Saat sesinde uyuyamıyorum.

*Çok alkol alınca sızamıyorum.En kötüsü kusamıyorum.
*İnsanları sevmiyor ama onlara kızamıyorum.

*Sigaraları ucuca ekliyorum.

*"Deli gibi seviyorum" dediğim adamı bir hafta sonra tanımıyorum.

*Uyku arasında konustuklarımı hatırlamıyorum.

Spacer
Spacer
 | 6 yorum var 
 | 16 Ağustos 2006 15:23 

Tuttum

O

sevgili günlük
bugün bir yara daha aldım.sanmıştım ki zamanla acıya alışılır..zaman geçiyor,acı hep duruyor ama ben hala alışamadım..hep yanı başımda duran,ne zaman ve nasıl geleceği belli olmayan bu şeye alışılmıyor..o geldikçe umurlar,mutluluklar azalıyor,azalıyor ve daha çok azalıyor..korkuyorum..çok korkuyorum..bir gün elimde mululukla ilgili birşeyin kalmamasından korkuyorum..
ne yapmam lazım bilemiyorum..yapmam gereken herşeyi yaptığımı düşünüyordum..sırf o gelmesin diye..bana uğramadan geçsin diye..ama o hep yanımda..beni çok seviyor biliyorum ama ben onu hiç sevemedim..kim sever ki zaten onu..
birini hayatına aldığın zaman iki kişilik yer ayırman lazım..biri o kişiye diğeri ise acıya..artık böyle düşünüyorum günlük..zamanla karamsar bir insan oluyorum galiba..bana yakışmayan birşey bu ama elimde değil..
nereye gidersem gideyim,kimi seversem seveyim o hep var olacak biliyorum..onun olmadığı bir yer bulmak diye birşey yok biliyorum..
ya hayatım ondan ibaret olursa..geldiği zaman yalnız gelmiyo ki..o gelince gözyaşı geliyor..umutsuzluk geliyor..mutsuzluk geliyor..yalnızlık geliyor..ya hayatımı bunlar kaplarsa..ya bunlardan güzel şeylere yer kalmazsa..
korkuyorum..hemde çok..hayatta ilk defa korkuyorum..büyüdükçe korkuyorum..
çünkü o hep burda,tam yanımda biliyorum...

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 15 Ağustos 2006 10:28 

Bir tek seni sevdiğim doğruydu... Ve bu doğru yüzünden hayatım yalana battı... Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin... Tepeden tırnağa aşka,tepeden tırnağa özleme batmış bir hayalet... Kimisi senin beni beklettiğin kapıda beni bekledi.Seni beklemekten yorulur, onunla birlikte çekip giderim diye buralardan... Ve ben en çok onların sevgisine inandım.En çok onlara derinden üzüldüm. Ve hep merak ettim, karşılıksız ve onca yıl bir hayaleti nasıl böylesine sevebildiler diye... Dünyanın iyi bir yer olduğuna ve yaşamak için çok sebep bulunduğuna, bu insanların bir hayalete duydukları o akıl almaz, o sonsuz sevgileri yüzünden bir kez daha inandım... Seni unutmak için başladığı her aşkı yine seninle aladatan bir hayalete... Seninle kendini, bütün düşlerini, çocukluğunu, yaşadığı bütün acıları aldatan bir hayalete... Bir tek sana duyduğu sevgisi doğru olan, bu yüzden bütün hayatı bir yalan olan hayalete...

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 20 Şubat 2006 00:27 

İnsan hayatı boyunca varolışuna mahkum edilmiştir ve bu bilinçli veya bilinçsiz mahkumiyet , sonlanabilir veya sonlandırılabilir karabasan , varolmak , zorunlu yaşamak gibi bir hapsoluşu da beraberinde getiren bir tutsaklığa , spiritualistlere göre ruhun bedene , materyalistlere göreyse bedenin kendine mahkumiyetini zorunlu kılmıştır. Varolmak , insanın yaşamaya kendini tutsak etmesi dışında dolayısıyla , kendine de tutsak düşmesidir. Bu , şüphesiz insanın kendine , özünün temelinde yatan o özgürlüğe karşı bir amansız ve altını şizerek söylemek isterim zorunlu bir başkaldırış , bir yıkıcı isyandır. İnsan , bu içindeki , benliğindeki ve sürekli görmezden geldiği bu eylem,isyan dünyasında kendini kaygan bir zeminde hisseder.Bu karamsarlık insana , artık içindeki bu büyük eylemleri bastıramamasının yorgunluğunda ansızın gelir ve bir daha uzun süre de yok olmaz.İşte karamsarlık varoluşun en büyük acısının kaynağıdır.

Spacer
Spacer
 | 4 yorum var 
 | 24 Temmuz 2005 18:53 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu