Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Alexis Zorbas (1964)"

Etiket:

algı hakkındaki yazılar:

sadece bildiriler gösteriliyor, tüm yazıları görmek için tıklayın

Algı değişiklikleri ile kendi uzmanlık alanlarında bile çok basit testlerde hata yapan uzmanları duymuşuzdur: bir şarap uzmanının kırmızı ve beyaz şarabı ayırt edememesi (karartılmış bardaklar içinde) veya sanat eleştirmenlerinin bilgisayar tarafından rastgele çizilmiş çizgilere bakarak çok derin anlamlar görmeleri gibi. Böyle öykülerden hepimiz zevk alırız çünkü kişiler bir konuda gerçek otorite olduklarını iddia etmeyi arzularlar. Peki ama eğer gündelik seçimlerimizi nasıl yaptığımızı incelemeye kalkarsak.. Uzmanlar uzmanlıklarının el verdiği ölçüde ve bu limitler içinde hata yaptıklarında kabul görebilirler ama peki ya bizler kendimiz üzerine en uzman kişiler olarak hata yaptığımız zaman bu kabul edilebilir bir hata olur mu?

Gerçek seçimimiz gizlice değiştirilse bile sorulduğunda seçimimizi şiddetle savunuyoruz. Fotoğraf: Peter Cade / Getty
Gerçek seçimimiz gizlice değiştirilse bile sorulduğunda seçimimizi şiddetle savunuyoruz. Fotoğraf: Peter Cade / Getty

Bu sorunun cevabı bazı illüzyon numaraları kullanılarak bulunmaya çalışılmış. Katılımcılara sunulan alternatifler üzerinde bazı numaralar yapmaktansa habersiz olarak kişilerin seçim sonuçları üzerinde numaralar yapılmış ve nasıl tepki verdikleri kaydedilmiş. Örneğin, ön çalışma olarak katılımcılara insan yüzü fotoğrafı çiftleri gösterilmiş ve daha çekici olanı seçmeleri istenmiş. Bazı denemelerde kişilerden, seçim yaptıktan hemen sonra seçimlerinin arkasında yatan nedenleri açıklamaları istenmiş.
Habersiz olarak, bazı denemelerde çift-kart illüzyonu ile seçtikleri yüz aslında seçmedikleri yüze ait fotoğrafla değiştirilmiş. Genel yargı, böyle bir değişiklik olduğunda çok büyük ihtimalle hepimizin bunu hemen fark edeceği yönünde. Fakat sonuçlar %75 oranla katılımcılar illüzyona kandıklarını ve aslında seçmedikleri yüzü neden seçtiklerine dair açıklamada bile bulunduklarını gösteriyor. (deney videosu)

Spacer
Spacer
 | 7 yorum var 
 | 23 Nisan 2009 17:45 

Günlük yaşamımızda insan seslerini bozan veya karıştıran birçok durumla karşı karşıya geliriz, ama çoğu zaman söylenenleri sorunsuzca anlayabiliriz. Bunun nedeni, beynimizin kayıp ses parçalarını otomatik olarak yapıştırmasıdır, bu olgu “işitsel restorasyon” olarak adlandırılır. O kadar etkilidir ki bazı durumlarda kayıp seslerin gerçekten orada olmadıklarına inanmak zordur.

\

Bu olgunun güzel bir örneğini Makio Kashino’nun geçtiğimiz yıl yayımlanan çalışması göstermektedir. Kashino önce “Do you understand what I’m trying to say?” cümlesini kaydetmiş daha sonra da cümlenin içinden belirli kısımları kesip yerine sessiz parçalar koymuş. Bu durum cümleyi sanal olarak anlamsız hale getirmiştir. Fakat bu boşlukları sessiz parçalar yerine yüksek bir parazit sesi ile doldurduğunda cümlelerin mucizevi bir şekilde anlaşılır hale geldiğini keşfetmiş. (Acoustic Science and Technology, vol 27)

Kashino, duyduğumuz seslerin gerçek seslerin birebir kopyası olmadığını belirtiyor ve beynin boşlukları gelen bilgiye göre doldurduğunu söylüyor. Kashino’nun ses dosyalarını bu adresten dinleyebilirsiniz.

Spacer
Spacer
 | 9 yorum var 
 | 17 Nisan 2009 20:29 

\

Eğer bu adamların nasıl olup da örümcek adam gibi duvarda durabildiklerini anlamadıysanız, hemen söyleyelim: örümcek adam değiller tabii ama biraz 'kaçık' :) oldukları kesin.

Bu arkadaşlar düşüncelerini özgür bırakmış ve fotoğrafta görüldüğü gibi yanlamasına bir oda tasarlamışlar. Zamandan ve biraz da masraftan kaçmayıp yukarıda görüldüğü gibi bir oda yaratmışlar. Bu odada eşyalar duvarlara asılı olarak duruyor ve dolayısıyla 'normal' algımızı bir hayli zorluyor.

Spacer
Spacer
 | 5 yorum var 
 | 07 Ağustos 2007 09:56 

Etiketler: , , ,
hadi quirk
hadi quirk

Sitede online olarak yapılan araştırmalara , anketlere katılıp kendinizi hafıza ve algı testleriyle deneyebilir , youtube daki videolarla hayretler içinde kalabilirsiniz.
Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 12 Haziran 2007 11:52 

Etiketler: , ,

ilginç bir karşılaştırma olmuş. türkiyenin de nasıl algılandığına dikkatinizi çekerim.

Spacer
Spacer
 | 10 yorum var 
 | 01 Temmuz 2006 08:15 

resimlerde iç içe geçmiş şeyler görüyoruz ve beynimiz düzenleme takıntısı gereği bu şeyleri ayırmaya, ayrıştırıp algılamaya çalışıyor. bu yüzden göz bozucu bir etkisi bile olabiliyor, bu tür çalışmaları uzun bir süre incelemenin.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 06 Mayıs 2006 12:31 


zaman zaman çok kısa süre farkedebildiğiniz ve kimseyi inandıramadığınız resimdekine benzer uçan cisimler görüyor musunuz? siz görmüyorsanız da bir çok insan görüyor!

bu uçan cisimlere "floater" deniyor. korkacak bir şey yok. bunlar ne cin ne peri ne de ufo.

gözün üzerinde bulunan saydam sıvı içerisindeki hızlı yoğunluk değişimlerini bazen beyin algılayamıyor ve gözün hareketiyle bu sıvı içerisindeki kalın tabakalar görüntüyü deforme edip uçan bir cisim hissi yaratıyor. çeşitli tipleri (pdf) ve çok çeşitli oluşma nedenleri var.

evet ben de bir uçan cisim görücüsüyüm.

Spacer
Spacer
Mert Mavis
 | 13 yorum var 
 | 09 Eylül 2005 09:34 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu