Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Iğne oyaları"

Etiket:

babam ve oğlum hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın
Babam ve Oğlum
Babam ve Oğlum
En iyi Türk Yapımı Sizce Hangisi

Gelmiş geçmiş en iyi Türk filmi bence Babam ve Oğlum

Kaliteli oyuncuların dışında iyi bir yapımdı ama bence en önemlisi reklam vermeden dilden dile kulaktan kulağa yaptığı reklam sayesinde izleyicisini arttırmıştır. Bence reklam yapmadan en çok seyirci sayısını bu film yapmıştır.

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 28 Aralık 2009 12:30 

En çok izlenen 25 Türk filmi:
1.href="http://www.imdb.com/title/tt0493264/"> Kurtlar Vadisi: Irak 4.256.567

2. G.O.R.A. 4.001.711

3. Babam ve Oğlum3.831.567

4. Vizontele 3.308.120

5. Vizontele Tuuba 2.894.802

6. Organize İşler2.618.244

7. Hababam Sınıfı Askerde2.587.824

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 31 Ocak 2008 22:17 

Kaç zamandır sersem gibiyim. Üstüne bir de, "artık yaşım kemale erdi nasılsa duygulanmam." diye düşünerek bu filme gitmiş bulundum.

Babam ve oğlum aslında tam bir arabesk film.. İzleyenin duygularına göndermeler yapılıyor. Hani bir dönem yasemin'in penceresinden programında Yasemin hanım, ünlüleri konuk edip, onların geçmişte yaşadıkları acıları anlatıp ağlatıyordu ya; işte aynı bu programdaki gibi ağlatmaya yönelik sahneler çekilmiş. Eliniz mahkum, ağlayacaksınız! olmadı dolu gözler de kabulumüzdür.

Konu "baba" olunca soğukkanlı yaklaştım olaya.. Küçük yaşta babasını kaybetmiş ve uzun yıllar babası olan çocuklara ölesiye özenmiş bir yetişkin olarak, filmde benim sessiz hıçkırıklarla ağlamam kadar normal bir şey yoktu. Tek sorun filmin amacının da ağlatmak olduğunu bilmemdi. Bunu bile bile avlandım ve ağladım. gece boyunca çocukluğuma, çocukluğumun geçtiği yerlere ve elbette babama dair onlarca rüya gördüm. Sabah uyandığımda da sanki babam henüz vefat etmiş gibi içim acıyla doldu ve yine ağladım. Kısacası bu film bana hiç iyi gelmedi. Benim gibi içinizde derin bir yaranız varsa, kesinlikle bu filmi izlemeyin. Benden söylemesi...

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 10 Şubat 2006 22:48 

Sevgili günlük,

Arkadaşlarımın aylarca “babam ve oğlum” filmini övmesine kulak asmadım, direndim ve filmi izlemeye gitmedim. Ama ben de insanım. Sabır da bir yere kadar! Gittim sonunda..

Ortalık yerde en son dokuz yaşındayken ağladığımı hatırlıyorum. Yaramaz ve söz dinlemez bir çocuk olduğum için, deliler gibi koşardım ve sık sık düşerdim. Sonra da “anneeeea” diye ağladım her çocuk gibi... Aradan onca yıl geçti ve ben, yazılı olmayan, herkesin içinde ağlamama sözleşmesini, tek taraflı bozmanın verdiği sıkıntıyla, bir sürü insanın içinde ağlamaya başladım. Genellikle ağlarken; ben, kendim ve şahsım dışında dördüncü bir kişinin bulunmamasına dikkat eder(d)im. Ama heyhat, bir sinema salonunda, beyaz perdede resimler gözümden beynime, beynimden gönlüme doğru hızla akıyor, kulağıma sözcükler takılıyor ve ben ağlıyordum. Diğer izleyenlerin üzerinde de izledikleri film, benzer etkiyi bırakmış olacak ki, oradaki herkes ağlıyordu. Güya “cool” takılacaktım. Filmi izledikten sonra, elimi çeneme koyup, “Hmm, minimalist yaklaşımlar ana temayı ön plana çıkarırken; optimist ve pesimist düşünceler kaotik bir sarmalla sentezlenerek sürrealizme yaklaşmış. Bu bağlamda izleyenin tepkileri hededir.” gibi anlaşılmaz sözcükler kullanıp kendime “entel kuntel” dedirtecektim. Ama ne oldu? Babam ve oğlum filminin neredeyse başlarında ağlamaya başladım. İlk ağlama ihtiyacının ardından önce gözlerimi yukarı çevirip içimden, “la la la la, seni duymuyorum. hem acımadı ki, acımadı ki!” dedim içimden arsızca. Ardından dikkatimi dağıtmak için olsa gerek, “yeni nesil gençlik ne yapıyor, film onları da ağlatıyor mu?” sorusuna cevap bulmak düşüncesiyle, çaktırmadan arkaya baktım. Daha sonra kaçacak bir yerim kalmadığından olacak, iki sıra önde oturan teyzenin acı hıçkırıklarına dayanamayarak ben de ağlamaya başladım. Sonra da film boyunca hep ağladım. Anneme, babama, küçüklüğümde tv’den hayal meyal duyduklarımdan hatırladıklarıma, bir devrin başlamasından bitimine kadar hep acı çekmiş insanlara, geçmişe, hatalara, zihniyetsizlik yüzünden ağır bedeller ödeyenlere ağladım, ağladım. Tüm bulara ağlarken aslında kendime de ağladığımı farkettim. Kaybettiğim aile büyüklerime ve kaybedeceklerime ağladım. Meğer ne çok gözyaşım varmış da, benim haberim yokmuş. Sonra işi abartıp ailemi her şeye rağmen çok sevdiğimi düşünüp yine ağladım. Hızımı alamayıp, neden artık “Donald Duck” gösterimde değil diye ağlamaya devam edecektim ama, ne yazık ki film bitti.

Spacer
Spacer
 | 8 yorum var 
 | 06 Şubat 2006 09:17 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu