Etiket: beyin
beyin hakkındaki yazılar:

Rus Ruleti

Rus Ruleti

Rus Ruleti



UNİAN (Ukrayna Haber Ajansı) kaynaklı habere göre, Konstantin Rasin adlı Ukraynalı bir bilim adamı, Amerika'da ölümsüzlüğün önünü açan bir formül geliştirdiğini öne sürdü.
Tıp ve bilim dünyasında bu alandaki çalışmalara "biyosibernetik" deniyor ve bilim adamının teorisine göre beynin işlevini kaybeden parçalarının yerine atom çekirdeği yapımı teorisi ile protez yerleştirilmesine imkan tanınıyor.

Biyosibernetik alanda geliştirilen son teknoloji ile aynı zamanda ölen bir insanın kişiliğinin kopyalanması da sağlanacak.
Akıl Haritalama ve Şemantik web (Anlamsal Ağ) Nedir ?
İlk olarak akıl haritalamadan bahsetmek istiyorum , çocukluğumuzdan erişimimize yani yetişkin bir birey olana kadar kişisel gelişimimiz için bir çok eğitimden geçeriz , bunların en bilinenleri ilk ve ortaöğretim sistemidir tabiki… Yıllarca yeteneklerimiz ve algılarımız doğrultusunda eğitimler alır , sınavlara girer başarılı olduğumuz konularda ilerlememiz için tavsiyeler alırız. Hiç kimse ya da hiç bir çocuk diyeyim okul çağklarında başaramadığı bir konuda yönlendirilmemiştir…

Beyin fonksiyonları ve sorumluluklarımız, Yaşamımız içinde hiçbirşey tek ve bağımsız değildir.Ve olaylar o kadar birbirine zincirleme bağlıdır ki,bugün burada ruhsal ve fiziksel barışın beyin fonksiyonlarıyla iletişim kurularak nasıl sağlanabileceğini,ilk adımın nasıl atılabileceğini anlatmaya çalışacağım ve sanıyorum bugün görünen fiziksel savaşın sebebi,ruhsal bir takım gelişimsizliklerin nedeniolarak ortaya çıkmıştır.Yani kısacası geçmişin güne mirasıdır ve bu mirası da mutlaka yaşamamız gerekiyor.(devam edecek.)
çoğumuzun zevkle çözdüğü bir bulmaca türüdür sudoku. sudoku meraklılarına çözemedikleri bulmacalar için yardımcı olabilecek bir uygulama var burada. bulmacada verilen rakamlar, ait oldukları kutucukta üzerine tıklandığında kayboluyor. aynı zamanda kutucuğun bulunduğu 3x3'lük karedeki, satır ve sütunlardaki aynı rakamı otomatikman silerek sizi sonuca ulaştırıyor.
dilerseniz bu uygulamayı sudoku bulmaca hazırlamak için de kullanabilirsiniz.
Günlük yaşamımızda insan seslerini bozan veya karıştıran birçok durumla karşı karşıya geliriz, ama çoğu zaman söylenenleri sorunsuzca anlayabiliriz. Bunun nedeni, beynimizin kayıp ses parçalarını otomatik olarak yapıştırmasıdır, bu olgu “işitsel restorasyon” olarak adlandırılır. O kadar etkilidir ki bazı durumlarda kayıp seslerin gerçekten orada olmadıklarına inanmak zordur.

Bu olgunun güzel bir örneğini Makio Kashino’nun geçtiğimiz yıl yayımlanan çalışması göstermektedir. Kashino önce “Do you understand what I’m trying to say?” cümlesini kaydetmiş daha sonra da cümlenin içinden belirli kısımları kesip yerine sessiz parçalar koymuş. Bu durum cümleyi sanal olarak anlamsız hale getirmiştir. Fakat bu boşlukları sessiz parçalar yerine yüksek bir parazit sesi ile doldurduğunda cümlelerin mucizevi bir şekilde anlaşılır hale geldiğini keşfetmiş. (Acoustic Science and Technology, vol 27)
Kashino, duyduğumuz seslerin gerçek seslerin birebir kopyası olmadığını belirtiyor ve beynin boşlukları gelen bilgiye göre doldurduğunu söylüyor. Kashino’nun ses dosyalarını bu adresten dinleyebilirsiniz.

Ama ilginç bir şekilde herkes maskenin şeklini anlamakta zorlanmamaktadır. Yeni araştırmalar göstermektedir ki, şizofrenler bu efektten etkilenmemektedir. Sonuç olarak bu illuzyon şizofreni tespitinde yeni bir test olanağı sunmaktadır.
Deja Vu, Fransızca bir kelimedir ve anlamı “Zaten görülmüş olan” demektir. Deja Vu yaşayanlar bu deneyimi daha önceden yaşamadıkları bir olayı sanki daha önce yaşamış kadar yüksek oranda bir benzerlik hissi içinde deneyimlemek şeklinde tanımlamaktadır. Ayrıca bu deneyime “gariplik” “bir şeylerin ters gitmesi” gibi duygular da eşlik edebilir. Genellikle yaşanan şey muazzam derecede tanıdık gelen ama yine de yeni bir olay şeklinde olurken, bazı deneyimlerde yaşananlar geçmişte yaşanmış bir olaymış gibi de algılanabilir.

Araştırmalar insanların %70’inin bu deneyimi hayatlarında en azından bir kez yaşadığını göstermektedir. Yani bu yazıyı okuyanların çoğunluğu bu deneyimi şahsen yaşadı.
Deja Vu’nın kökeni çok eskilere dayansa da, konuyla ilgili bilimsel araştırmalar 20 yüzyılda başlamıştır. Her ne kadar bu olayın temeli tam olarak bilinmese de, bilimsel yaklaşım bu deneyimin doğa üstü bir olay olmadığını, hafıza ile ilgili yaşanan bir anomali sonucu deneyimlenen olayın daha önceden yaşanmış gibi algılanmasından ibaret olduğu yönündedir.
bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.