Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Hayvanlar felaketi hissediyor ..!"

Etiket:

biyografi hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

Okulumuzun çıkacak dergisini neredeyse tek başıma yapıyorum.Burada yayınlanmak amacıyla derlenen bir yazı çok hoşuma gittiği için paylaşmak istedim.

Ağzımızdan çıkan ilk kelimeyle yüreğimizi ısıttık,yüzünüzü güldürdük,neşeniz olduk.Bize neden cümle kurmanın ızdıraplı,çetrefilli,riskli bir yol olduğunu söylemediniz de,kelimenin mutluluğuyla avunduk yıllarca. Cümle kurmanın acemisi olduk,muzdaribi,yorgunu olduk.Bir cümle kurarak,bir kalbi kırdık.Bir cümle kurarak,bir başlangıca imza attık.Bir cümle kurarak bir filmin "SON" yazısının harflerini oluşturduk. Bir özne ve bir yüklemin yeterli olduğunu söyleyen dilbilgisi kitaplarının basitliğinin aksine,hayatımız hangi cümlelerde özne olmanın ve hangi yüklemleri yüklenmenin ağır tercih sınavlarıyla geçti.Hangi cümlede 'ben' olacaktık?Hangi 'biz'e katılacaktık?Kim için 'sen',kim için 'siz',kim için 'o' olacaktık?'-Di'li geçmiş zamanlarımıza eklenecek,'-yor' ekli fiiler belirleyecekti,'-ecek'lerimizi.Ve bizi asla ilgilendirmeyecekti,elalemin '-miş'leri.Bizim için '-dır'ların kesinliği olacaktı,gözümüzle gördüğümüz ya da gözümüzle görmüş kadar kesin olan. Kimi zaman 'gizli özne' olsak da bir 'ben' olarak var olacak,faili olmadığımız filleri üstlenecektik.Kimi zaman 'edilgen' bir fiilde gizleyecektik kendimizi.'Ben' diye yükseltecektik sesimizi,gurur duyulası cümlelerde ve kısık sesle dile getirilen bir savunma cümlesindeki yarım ağızla söylenecekti yine aynı 'ben'. İlk 'anne',ilk 'baba' kelimeleri dökülürken ağzımızdaniaklınızdan uçuverdi söylenen sözlerin geri alınamazlığı.Ve biz,müfredat lisanıyla konuşan öğretmenlerimizden bir kompozisyon konusu olarak öğrnedik,dilin kemiğinin olmadığını bir atasözü olarak. Biz, 'seviyorum' cümlesinin öznesi olmanın ağırlığı kadar, bu cümlenin söyleyicisi ve muhatabı olmanın ayakları yerden kesici başka bir ağırlığını da bizzat yaşayarak öğrenmek zorundaydık.Yürümeyi düşerek öğrendiğimiz gibi, cümle kurmanın zorlu güzergahını da, yanlış zamanda, yanlış muhatablara, yanlış kelimelerle kurulmuş cümlenin pişmanlık raporuna eklenmesiyle öğrendik.Ama dizimizdeki yaralar kadar kolay geçmedi,dilimizdeki ve kalbimizdeki yaralar. İlk cümlelerimiz kalbimizle paraleldi.Kalbimizde ne varsa, cümlelerimizde de o vardı.Sonra kalbimizi gizlememiz gerektiğini öğrendik,nerden öğrendiysek.Bu ayrışma o kadar yoğunlaştı ki, kalbimiz sızlar, cümlelerimiz yalanlarla kirlenir oldu. Hayat, cümle kurma satrancı haline geliverdi.Her kelime bir hamle, her imalı söz bir 'şah', her cevap verilemeyen cümle bir 'mat' oluverdi. O insanın içini ısıtan, yüreğine su serpen, aklını karışıklıklardan, beynini bulanıklıklardan, hayatı karamsarlıktan kurtaran cümleler azaldı. 'Seni seviyorum'lar çoğaldı ama, kalpteki sevgilerden çok daha fazla. 'Ben'ler arttı, benliklerin şımarması oranında. Hayatı, cümle kurmanın, kuramamanın, cümlelere muhatap olmanın ızdıraplı, çetrefilli, riskli yolu biçimlendirdi. 'Anne' sözcüğünün sevimliliğiyle başlayan hayat, her zaman aynı sevimlilikte bitmedi.Yapılacak hesaplar arasına, kurulan cümlelerin sorumluluğu da eklenerek verildi son nefesler.

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 19 Şubat 2008 15:30 

"who is who" unlu kisilerin yer aldigi bir ansiklopedi ve bu ansiklopedide kendi otobiyografinizi yazdırmak icin super bir fırsat:) tabii birascık cep yakacak ama:)
haberin devamı buradan..

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 30 Eylül 2007 19:15 

logo
logo

sitede üyelerin her eklediği bilgi (biyografi, şarkı sözü, aktivite, haber vb.) kendi haznesinde puan olarak birikerek, ilerleyen günlerde süpriz olarak belli puanlar altında geri dönüşüm olarak kullanılacak olup, sitenin alt yapisi, php kendi kodlamamızdır. forum olarak phpbb kullanılmaktadır. tasarım ise belli bir kaç siteden esinlenmiştir.

site, bir çok tarza (indie, rock, alternative, punk, oldies vb.) hitap eden müzik üzerine kurulmuş, Kullanıcı ve okurlarına bilgi vermek/sunmak amaçlı web projesidir.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 11 Eylül 2007 21:27 

Bu ay aldığım chip dergisinde tanıtımını görüp, neymiş diye girdim Biyografi.info'ya. İlk karşıma çıkan isim Michael Jackson oldu. Tıkladım ve şaşırdım. Biraz daha kurcalarken farkettim ki sadece Jackson değil bir çok özgeçmiş özene bezene yazmış.

Bir çok kişinin fotoğrafının olmaması, üyeliğinin pek bir işe yarmaması her ne kadar canımı sıksada, Türkçe içerik için baya güzel bir gelişme. Umarım devamı gelir.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 13 Şubat 2007 09:08 

Hak dostu diye de bilinen Hayatlarını iyiliğe ve Allaha adamış insanların , hep bir internet sitesi olsun istemiştim...biri yapmış işte burda http://evliyaullah.com

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 21 Ocak 2007 09:56 

Sang Shin'den ajax dersleri
Sang Shin'den ajax dersleri

Burada biyografisi yayınlanan sun çalışanı Sang Shin'in bedava ajax derslerini web'de ajax framework'leri ile ilgili bilgi ararken buldum.

Eminim bir çok ajax meraklısına ilaç gibi gelecektir.

yumulun.

Spacer
Spacer
tachyon
 | 0 yorum var 
 | 19 Ocak 2007 19:53 

Etiketler: , ,

Rock Music 1965 to 1978. Gösterdiğim sitede 1965-1978 arasındaki bütün popüler rock grupları ve onlar hakkında bilgi mevcut.

 Eric Clapton
Eric Clapton
David Bowie
David Bowie

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 30 Ekim 2006 09:18 

\

cem yılmaz , Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünde okurken Leman dergisinde karikatür çalışmalarına başladı.ardından stand-up gösterileri ile modern çağın meddahı olmaya soyundu.ilk gösterisini ağustos 2005'te Leman Kültür'de sahneledi.ve oldukça beğenildi.bu beğeni daha sonraları katlanarak büyüdü ve stand-up gösterileri Leman Kültür'e sığmayıp Beşiktaş Kültür Merkezi'ne taştı.
beşiktaş kültür merkezi
beşiktaş kültür merkezi

aralık 1995 - 2001 tarihleri arasında BKM'de 1200'den fazla gösteri sahnelemiş ve bunların büyük bir çoğunluğu kapalı gişe sahnelenmiştir.bu bakımdan kırılması güç bir rekorunda sahibidir.
leman
leman

stand-up gösterilerine devam ederken diğer taraftan Leman'da çizmeye devam ediyordu.hatta Leman'da yayınlanan karikatürlerini "Karikatürler" isimli bir çalışmada kitaplaştırdı.
cem yılmaz & karikatürler
cem yılmaz & karikatürler

BKM ve Leman'daki çalışmalarının yanısıra reklam ve sinema dünyasındaki çalışmalarınıda arttıran cem yılmaz panasonic,telsim,mavi jeans,opet,vs... birçok çalışmaya imza attı.hatta "Panasonic" reklamlarının radyo spotlarıyla iki yıl üst üste Kristal Elma ödülüne layık görüldü.reklam dünyasındaki çalışmalarında kaydettiği başarılar ona "beyaz perde" yolunu açtı.
1998 yılında Mazhar Alanson ve Ceyda Düvenci ile Herşey Çok Güzel Olacak adlı komedi yapımda hem başrol oyuncusu hemde senarist olarak görev yaptı.yurtiçinde ve yurtdışında oldukça başarılı olan yapım cem yılmaz'ın sinema dünyasındada iyi işler başaracağının sinyallerini veriyordu.
bu ilk çalışmada alınan olumlu sonuçlar onun sinema dünyasına daha fazla ısınmasını sağladı.
2000 yılında Yılmaz Erdoğan ve Ömer Faruk Sorak yönetiminde çekilen Vizontele adlı yapımda oyuncu olarak görev yaptı. artık sinema perdesine oldukça ısınan cem yılmaz 2004 yılında Ömer Faruk Sorak yönetmenliğinde çekilen G.O.R.A.'da Senarist, Oyuncu: Arif/Kom. Logar/Erşan Kuneri/Kom. Kubar rollerinde yeteneğini beğenilerimize sundu.
G.O.R.A.
G.O.R.A.

G.O.R.A. yurtiçinde ve yurtdışında izlenme rekorları kırarak 4 milyon seyirci barajını aştı.ayrıca imdb'de 7.4/10 kaydadeğer bir yer edindi.
büyük yankı uyandıran bu çalışmadan sonra Vizontele'de birlikte çalıştığı Yılmaz Erdoğan ile 2005 yapımı Organize İşler'de Müslüm Duralmaz rolünde karşımıza çıktı.
Organize İşler
Organize İşler

oyuncu ve/veya senarist olarak görev aldığı bu yapımlardan sonra 2006 yılında kendi filmini yazdı,yönetti(Ali Taner Baltacı ile birlikte) ve hatta kendi oynadı.komple cem yılmaz filmi diyebileceğimiz bu yapımın adı : Hokkabaz
filmin konusu kısaca şöyle:
İskender, kendisinin sihirbaz olduğunu iddia etse de, yakın arkadaşı Maradona haricinde hiç kimse bunu kabul etmez ve onun hokkabaz olduğunu söylerler. İskender'in babası Sait de, oğlunu hiç bir zaman takdir etmemiştir, çünkü o da oğlunun yaptığı işten gurur duymamaktadır. Mecburi nedenlerden ötürü, İstanbul'dan kaçarcasına turneye çıkmak zorunda kalan ikili, yanlarına Sait'i de almak zorunda kalırlar. Baba ve oğul, bu turne sayesinde biraz olsun yakınlaşsa da, yaşanacak birbirinden ilginç olaylar, herşeyin farklı bir seyirde gitmesine neden
olacaktır.
via:bp
20 ekim 2006 tarihinde sinemalarımıza konuk olacak olan hokkabaz'da Mazhar Alanson ve Özlem Tekin dikkat çeken isimler.bu adresten filmin fragmanını izleyebilirsiniz ön hazırlık olması açısından.
Hokkabaz
Hokkabaz

Modern Çağımızın Meddahı olarak nitelendirebileceğimiz cem yılmaz'ın kısa bir biyografisini içeren bu bildiriye son noktayı üstadın birkaç güzel espirisiyle koymak istiyorum:
  • Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun.
  • Çocuğun biri bir gün kafasını ıslatmadan yıkamaya başlamış. Annesi de "oğlum hiç saç ıslatılmadan şampuanlanır mı?" deyince çocuk: ama anne bu şampuanda kuru saçlar için yazıyor.
  • Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya babasıyım.
  • Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına yapın, çok zevkli.
    daha fazlası için .:
Spacer
Spacer
MerovingiaN
 | 39 yorum var 
 | 14 Ekim 2006 17:42 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu