Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "ahşap boyama, yeni örnekler"




Etiket:

demokrasi hakkındaki yazılar:

Ak parti hakkında hali hazırda devam eden kapatma davasına karşılık bir web sitesi hazırlanmış. Hedef 1.000.000 imza desdek veya köstek olabilirsiniz. Buradan

  • netci1
  • 0 yorum var
  • 22 Haziran 2008 11:26


\
Daha önce dinler tarihi ile ilgili bir bildirim olmuştu. Geçen gün aynı siteyi ziyaretimde yeni çalışmalar gördüm. Bunlardan biri demokrasinin geçmişini 90 saniyede gösteren bir çalışma. 'Demokrasinin Yürüyüşü, 90 saniyede demokrasinin 4.000 yılı' şeklinde sunulan çalışma ilginizi çekecektir. Doğru olup olmadığına izledikten sonra karar verin derim. Bu çalışma sizi tatmin etmediyse sizi Ortadoğu'nun 5.000 yıllık macerasına alalım. Diğer turlar içinse şuraya. Daha fazlasını aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz:
  • Sonrisa
  • 2 yorum var
  • 29 Mayıs 2008 07:42

ünlü Mankenlerden Aysun Kayacı'nın "Benim oyumla neden dağdaki çobanın oyu eşit? kelimesi günlerdir yankılanıyor ve laikliğin, hukukun tartışıldığı Türkiye'de artık demokrasinin de tartışılır hale geldiğini gösteriyor...

Aysun Kayacı'nın bu tehlikeli açıklamasına halktan büyük tepki gelirken. Mankenler dünyasının "aptal sarışınlarının" nasıl oluyorda kendilerini elit tabakadan görüyorlar.

PROFESÖRLE DE SENİN OYUN EŞİT AMA..

Aysun Kayacı'nın demokrasi dışı sözleri karşısında Çiğdem Anad araya girerek Aysun Kayacı'yla dalga geçti. Anad'ın "Profesörle de senin oyun eşit ama.." sözü arada kaynadı. Aysun Kayacı kendisiyle alay edildiğini fark edemedi.

video izle

  • Pascha
  • 0 yorum var
  • 30 Mart 2008 04:05

bildiğimiz bütün değerlerin birbirinin içine geçtiği günümüzde demokrasi kavramı da aynı talihsiz çıkmazda.demokratik koşullar altında üç kişiden ikisinin oy verip başa getirdiği bir partiyi kapatmak sözkonusu olabilir mi? aksi, demokrasi kavramına sığar mı? sözde demokrat "aydın"ların bile kapatma fikrini desteklemesi makul ve kabul edilebilir bir davranış mı? bu çifte standart ülkeyi kaosa götürmez mi?

  • jemjum
  • 45 yorum var
  • 24 Mart 2008 11:01

democracy2
democracy2
Ülkeyi şu an iktidarda olanlardan daha iyi yönetebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Aptalca kararlar alıp kendileri için çalışıp duran politikacılardan bıktınız mı? Toplumun büyük çoğunluğunu siyasetiniz ile memnun bırakıp tekrar seçilebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Hemen söylemeliyim ki bu o kadar da kolay değil!

Sitesindeki yazıda bu cümlelerle çok "gaz" bir giriş yapan democracy 2, bir siyaset simülasyon'u oyunu. Geliştiricisi ise simülasyon oyunları geliştiren ingiltere'li positech games.

  • Alpharabius
  • 4 yorum var
  • 01 Ocak 2008 19:40

açık konuşayım herkez yaptığı işin karşılığın bekler.
ama bir çok yazı çeviri yazısı olarak olduğu gibi
alınmış ve yazılmış ! bu şekilde davranışlar kaliteyi düşürmekte , geçenlerde okurlardan birinin isteği üzerine msn adresimi verdim ardında patır kütür bir çok kişi msnenime aktı desem yeri konu konuşulduktan sonra konu bildirgeç mevzusuna geldi.
sonra bir çok kişi yarım yamalak yazılan bir çok mesaj var devamı okumak için ille linkemi basmamız ve konuyu o sitedemi bitirmemiz gerekiyor deniliyordu. doğruda söylüyorlardı. yani
eğer düzenli takip ettiğiniz ve sizin ilgi alanınıza giren bir şeyi paylaşacaksanız ! daha doğrusu
eğer iyilik yapıyorum diyorsanız kardeşim bunu adam gibi tam yapın yarım yamalak bir özeti
google arama sayfası bu şekilde yapanlardan daha iyi yapıyor onun için yaptığın işin hakkını verki
o işte senin hakkını verebilsin.

  • taninmayan-68170
  • 0 yorum var
  • 23 Ekim 2007 21:11

ROSA PARKS OLAYI
42 yaşında siyahî bir kadın olan ve Alabama eyaletinin Montgomery kentinde yaşayan Rosa Parks, 1 Aralık 1955 günü, iş çıkışında Clevaland Caddesi otobüsüne binerek, " renkliler " ( zenciler) bölümüne oturdu. (Zencilere ayrılmış bu bölümün kapasitesi, kaydırılabilir bir işaretle belirlendiği için sabit değildi. Otobüs şoförü bu işareti zencilerin bölümünü daraltacak ve hatta tümüyle ortadan kaldıracak şekilde arkaya kaydırabilirdi). Bir süre sonra bir beyaza yer açmak isteyen şoför, Parks'ın da aralarında bulunduğu dört zencinin oturdukları hizaya geldi ve işareti bir sıra arkaya kaydırarak yerlerinden kalkmalarını istedi. Üçü buna uydu ama Parks yerinden kıpırdamadı. Şoförün, "Hemen kalk, yoksa polis çağırıp seni tutuklatırım" uyarısını umursamadı. Sonuçta Parks tutuklandı, yargılandı ve toplum düzenini bozmaktan hüküm giydi. İşinden atıldı. İş bulamadı. Öldürüleceği, evinin yakılacağı tehditleriyle karşılaştı.. ve sonunda kenti terketmek zorunda kaldı. Ne var ki, aynı kentte yaşayan ve daha sonraları Medeni Haklar Hareketi liderliğini yapacak (ve tabii, 1968'de vurulup ortadan kaldırılacak olan) Martin Luther King'in önderliğinde zencilerin bir yıl sürecek otobüs boykotu başlayıp tüm ülkede yankılandı. 1956 yılında ABD Yüksek Mahkemesi'nin otobüslerde ayırımcılığa son veren kararı ulaştığında, ırkçı beyazlar iyice azdılar. Keskin nişancılarla otobüslere, seri bombalamalarla siyahların ev ve kiliselerine saldırdılar. Parks'ı ırkçılık mücadelesinde simgeleştiren ve önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilen olay işte budur. Sonraki yıllarda siyahların kan ve gözyaşı dolu mücadeleleri yıllarca sürdü. Bazı güney eyaletlerinde siyah gençlerin beyazlarla aynı lise veya üniversiteye devam edebilmelerini sağlamak üzere, bizzat Başkan'ın emriyle ABD ordusunun müdahale etmesini gerektiren düzeyde olaylar yaşandı.
ABD IRKÇILIK DENEYİMİNDEN KESİTLE
ABD toplumunda siyahların pis ve aşağılık yaratıklar oldukları görüşü geniş bir taraftar kitlesi bulmuştur. "Buraya köpekler ve zenciler giremez" uyarılarıyla bazı yerlere sokulmamaları, otobüs/sinema/ okul gibi yerlere alınmamaları sıradan uygulamalardı. 1939 yılına ait yandaki resimde, Oklahoma'lı bir ABD yurttaşı tramvay terminalinde siyahlar için ayrılmış soğutucudan su içerken görülüyor.
Linç Şölen(!)leri
ABD'nin yakın tarihinde, aklı başında her kişiyi insanlığından utandıracak örnekleriyle yaygın bir linç geleneği vardır. Bu soysuz adamları yakından tanımak adına bazı belgelere bakmaya katlanmak gerekir.
909'da,Illinois kentinde, Will James'ın linç olayı... Olay yerine bir bakar mısınız ? Geniş katılım sağlayacak bir yer seçilip özenle ışıklandırılmış. Bir insanlık suçunu adeta sirk gösterisine dönüştürmüşler.
kaynak
burada Teksas'ın merkezindeki bir mahkeme binasının bahçesinden 3 Ağustos 1920 tarihli bir görüntü yer alıyor. Cinayet sanığı olduğu iddia edilen 16 yaşındaki bir siyahi çocuk linç edilmiş. Ağaçtan sallanan cesedin altında görüntüye sığmak için birbiri üstüne yığılmış olanlara bir bakar mısınız ? Sanki bir marifet yapmışlar gibi takındıkları mağrur ve mutlu ifadeye lütfen dikkat ediniz. Mensubu oldukları toplumun soysuzluğu ve utanmazlığı aşıp ruhsal bir hastalığa varan durumu şuradan da belli ki, bu sıradan bir fotoğraf değil. Bu bir posta kartı... Bir hoşluk olsun diye, bir bayram hatırası gibi insanların birbirine gönderdiği bir posta kartı...
Bu görüntü de Teksas eyaletinin Waco kasabasından ve 1916 tarihli. Kurban, beyaz bir kadının tecavüz ve cinayet sanığı olduğu iddia edilen 17 yaşındaki zihinsel özürlü Jesse Washington. İlkönce cinsel organı ve bacakları kesilmiş, daha sonra da belediye başkanı ile şerifin de dahil olduğu bir güruhun tezahüratı arasında diri diri yakılmış. Bir görgü tanığının anlatımı şöyle ; " Washington, kürek ve tuğlalarla dövüldü. Hadım edilip kulakları kesildi. Bir direğe geçirilmiş zincire bağlı olarak ateşin üzerine sarkıtıldı. Feryatlar içerisindeki çocuk can havliyle kızgın zincire tırmanmak isteyince de , zincire sarılan parmaklarını kestiler"... ve bu belge de sıradan bir fotoğraf değil. Bir posta kartı... Kartın arkasında da şunlar yazılı :" Bu bizim dün akşamki barbekü partimiz. Resimde solda görülen benim. Oğlunuz Joe".
ABD'de yalnızca siyahlara karşı ve de güney eyaletlerinde ırkçılık uygulanmış değildir. Her yöre kendine özgü ırkçılık çeşitlemesi geliştirmeyi başarmıştır.
Batı (Pasifik) Kıyısı ırkçılığı
Batı eyaletlerinde ırkçılık özellikle İrlandalıları, Asyalıları ve Meksikalıları hedef almıştır. Değişik göçmen yasalarıyla Asyalıların ve özellikle Çin kökenlilerin Birleşik Devletler'e girmesi, Çinlileri de kapsamak üzere beyaz ırktan olmayanların beyazlara karşı tanıklığı yasaklanmıştı. ( Etnik olarak Çin kökenli olanların ülkeye girişi 1882'den 1943'e kadar engellenmiştir). Çinliler ancak ağır ve (demiryolu inşaatında dinamitçilik gibi) riskli işlerde istihdam ediliyordu. İrlandalılara ve Çinlilere yönelik olarak sistematik kitlesel şiddet hareketleri görülmekteydi. II. Dünya Savaşı süresince, casusluk yapabilecekleri bahanesiyle Japon kökenli ABD vatandaşları özel kamplarda enterne edilmişlerdir. Daha küçük ölçekte de olsa, benzer uygulamanın Doğu kıyısı eyaletlerinde Alman ve İtalyan kökenlilere yapıldığı görülmüştür. 1943'te Los Angeles'te yaşananlar da ibret vericidir. Buradaki bir üsten izinli çıkan denizciler, Meksikalıların yoğun olduğu yöredeki bir yerleşimde, kıyafetlerini beğenmedikleri Meksika kökenlilere karşı günlerce süren vahşi bir insan avı
gerçekleştirmişlerdir.

  • biSGen
  • 10 yorum var
  • 19 Ekim 2007 07:30

"itidal" aşırı olmama durumu,ılımlılık,ölçülülük. mecaz anlamda da soğukkanlılık.

abd bizden sınır ötesinde itidalli olmamızı istemiş.

abd'nin mantığına göre, kuzey ırak ve sınır ötesi konusunda itidalli olursak aşağıdakileri hemen uygulamamız gerekir.

- üçe bölünmüş bir ülkeyi birkaç parçaya daha ayırmak.
- yalandan demokrasi ve özgürlük adına binlerce yıllık bir halkı yok etmeye çalışmak, birbirine kırdırmak, ve öz kaynaklarına el koymak.
- kendisinden kat be kat zayıf bir ülkenin üzerine suç ortağı ingiltere ile birlikte çullanmak.
- klasik silahlar yetmezmiş gibi, uranyum çekirdekli cephane kullanarak, hem ırak halkını, hem de kendi askerlerini radyasyon etkisi altında bırakmak.
- insanlığın gördüğü en çılgın ve aşırı sistemlerine para ve kaynak yetiştirmek için, akla gelebilecek her türlü kötülüğü yapacak kadar gözü dönmek.

  • siberorion
  • 0 yorum var
  • 17 Ekim 2007 19:52

İçinde bulunduğumuz yüzyılda su savaşlarının çıkması kaçınılmaz bir gerçek. Dünya üzerindeki her türlü kaynağı, her yolu deneyerek ele geçirmeye çalışmak ABD'nin birinci önceliğidir. Çünkü ABD ekonomik gücünü ve sınıfsal yapısını koruyabilmesi için yeni dış kaynaklara muhtaçtır. Petrol için Irak'ın gerçek dışı ve sudan sebeplerle işgal edilmesi ve daha kolay hakimiyet kurabilmek için de, parçalara ayrılması gibi. Suyun petrolden daha önemli hale geldiği bu dönemde ABD'nin Fırat ve Dicle üzerinde planları olmaması mümkün mü?
Hele Avrupa Birliği'nin Fırat ve Dicle Yönetimini istediği düşünülürse.

  • siberorion
  • 0 yorum var
  • 10 Ekim 2007 09:30

Bürokrasi, toplumsal riyakârlığımızı beslerken, hiyerarşiyi desteklemekten geri durmaz. İçimizden küfürler ede ede üstlerimize yapmacık da olsa saygıda kusur etmemeye çalışırız. Bürokrasi, köreltir. Yaratıcılığınızı, farklı taraflarınızı görünmez törpüsüyle düzleştirir; bürokrasi tektipleştirir. Hepimizin düzene itaât etmesini isterken koyunlaşmaktan kurtulmaya çalışanları demir parmaklarıyla korkutur. Kendi bildiği doğruları sorgulamadan kabul etmemizi bekler. Düşünmemizi istemez çünkü düşünen insan, değişik yollar bulur, “mevcut”u “öteki”yle kıyaslar; etrafındaki çerçevelerden kurtulmanın yollarını arar. Bürokrasi, hepimizi basamaklara yerleştirir. Basamakları tırmanırken güçsüz, savunmasız olanı ezmeniz, onun için önemli değildir. Nihai hedef bulunulan ortamın “en”i olmaktır. En yüksek mertebede olanı, en zengini, en hırslısı… Sistem en çok şeye sahip olanı kutsarken, toplumun geri kalanını içinden çıkılmaz hezeyanlara sürükler. Oysa arada olmanın, gri bölgelerde yaşamanın hatta en alttaki olmanın da küçümsenmemesi gereken bir gururu vardır. Bürokrasi, yenilgiyi kabullenme tahammülünü göstermez. Tamamen kendi amaçları doğrultusunda bütün benliğinizi kullanır, yıllar sonra elinizde kalan posanızla ah, vah
edersiniz. Geçen yılların aynılığı ve size hiçbir anlam ifade etmeyişi kara bulutlar gibi iner zihninize. Bürokrasi, sizi kendi avucunda tutmanın yolunu bilir. Önünüze göstermelik hedefler koyar fakat bu hedeflerin asla sonu gelmez ve her konuda kendinizi “neden daha fazlasını ele geçirmeyeyim ki” diye düşünürken bulursunuz.


bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.