Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Robert Downey Jr."




Etiket:

deneme hakkındaki yazılar:

Popüler Linux dağıtımlarından Ubuntu'nun 8.04 Hardy Heron sürümü bir süre önce kararlı versiyonuyla piyasaya sürülmüştü. Aradan uzun zaman geçmeden Ubuntu'nun 8.10 sürüm numaralı Intrepid Ibex isimli versiyonunun Alpha 1 sürümünün yayınladığı bildirildi. Ubuntu'nun bu sürümü için belirlediği takma ad "Intrepid Ibex", Türkçe'de "Korkusuz Dağ Keçisi" anlamına geliyor...

  • aynshtein
  • 6 yorum var
  • 04 Temmuz 2008 08:01


  • nzright
  • 0 yorum var
  • 24 Haziran 2008 09:26

PEYKit.com kolay reklam,ilan,basın bülteni,site tanıtımı veya aklınıza ne gelirse... tanıtım sitesi
(deneme aşamasındadır!)

PEYKit.com
PEYKit.com

Wordpress ile çalışmakta ve prologue teması üzerine çeşitli eklentiler ile ortaya çıkarılmıştır.

Deneyebilirsiniz.

  • sahip
  • 0 yorum var
  • 19 Şubat 2008 10:30

Etiketler: , ,

zamanın içine sıkışmış kalmış,hayır!aslında zaman yok sadece şimdi var ve her zamanda şimdi olacak.gelecek için dayıtılan hayatlar,hırslar..vs sadece kendinden uzaklaşıp yok olmaya sürükler.bilmediklerin umurunda bile değil zaten bildiklerinde bi boka yaramıyor ve hiçbir zamanda yaramayacak.sana sunulan gül bahçeleri sadece birer aldatmaca sen isimsiz bir varlıksın sen sadece güvenlik için sana verilmiş bir numaradan ibaretsin.kaçış,yok oluş... ne yaparsan yap yoksun.hayallerini gerçekleştirmek hiçbir halta yaramaz,çünkü ne yaparsan yap sen sen olamazsın,hırslarından arınmalı ve onlara göre olan dibe inmelisin.yükselmek zannettiklerin aslında birer düşüş;çok para,büyük ekran tv,büyük bir ev,amerikan aile arabası,çocuklar ve mutsuz bir sen yada defolmak,sorumluluk olmadan yaşamak,kafana göre takılmak,cebinde beş kuruş yok
ait olduğun hiçbir yer yok,yerleşik hayat yok ve mutlu bir sen ama onlara göre sadece bir serseri.....

  • uuuucar
  • 0 yorum var
  • 14 Şubat 2008 17:10

bazı yazarlar illa dost ederler kendilerini. sırdaş. arkadaş hatta. sürüklerler peşlerinden. bir iz gibi. işaret. içtikçe susarsınız. kana kana içmek yoktur sözlüklerinde.

en güzel fotoğraflarından birinde. murathan mungan.
en güzel fotoğraflarından birinde. murathan mungan.

oturup konuşasınız, gizlerinizi açasınız gelir onlara. çok değildir sayıları sizin için. çoğalmazlar zira. her cümleleri. her sözcükleri. harfleri.
kitaplarından kitaplarına koşmak istersiniz. işaretler toplarsınız satır aralarından.
paranın cinlerini okumak benim için tam da böyle bir deneyim oldu. murathan mungan. satır satır. sözcük sözcük murathan mungan. kana kana içmek, bitirememek üzerine..

KADINIM
KADINIM

Kadınım,

Yüreğim ipekten yumuşak, pamuk kadar beyaz, çiçek

kadar saf ve temiz…Ne sandığınız kadar masumum,

ne de düşünemediğiniz kadar güçlü…Yakama yapışınca

kederler,olumsuzluklar geldikçe peşim sıra, daha bir

bileyilenir sadece, yaşama tutunma umudum. Sizler gibi

değilim, bencilliği nefessizlik bilirim… Kaçmasını ,

saklanmasını, yok_ muş çasına yaşamasını ben, bilirim…

Saklanmak yok olmaktır, kendini hiçe saymaktır,

  • siirimsi
  • 0 yorum var
  • 08 Kasım 2007 09:14

\
Eski bir bilgisayarın, bir sunucu merkezi haline gelerek, veri depolama, herhangi bir bilgisayarlarınızın yedeğini alma, yazıcı paylaştırma, uzak bilgisayar bağlantısı ile ağınızı kontrol edebilme gibi imkanlar sunan Windows Home Server, 10$'a [her biri] elinizde. Windows Home Server Yükleme DVD'si, Windows Home Server Connector CD'si ve Kurtarma CD'sinden oluşan set, 120 günlük deneme sürümü, Microsoft tarafından tüm kullanıcılara DVD olarak, 10$ karşılığında gönderilmeye başladı.
  • KenanBalamir
  • 2 yorum var
  • 06 Kasım 2007 10:19

Belki de yaşamdan beklediğin her şey, burada, bu kelimeler arasındadır, kimbilir?...
Belki de yaşamdan beklediğin her şey, burada, bu kelimeler arasındadır, kimbilir?...
Yazmaya Dair,

İlk başlarken kendim için, diyordum, yeniden yazmanın, başlamanın mutluluğu yeterli, bu huzuru, bu ince köprüyü kurmak hayatıma bir anlam katacak, başarmanın yüceltilme duygusu bana yeterli diyordum… Her zaman kanaatkar bir insan olmama rağmen yazmakta bunu başaramadım sanırım… Başladım, devam ettikçe duygular başka yönlere kaydı sanki… Yazdıkça yenileniyor, her konuda, her cümlede yazacak bir yön keşfetmeye çalışıyor buluyorsunuz kendinizi… Hele de bir konuya, düşünceye odaklandıysan bir hayalet gibi beyninde kurtlar dolana dolana sarıyor sayfalarını, günlerini, düşüncelerini, beynini kemirir oluyor yazacakların, ister istemez… Nasıl yazsam, ne yazsam, çok güzel olmalı, çok okunmalı, beğenilmeli, beğenildikçe büyümeliyim düşüncesi, yazdıkça büyümenin hırsı ve arzusu kelimelerinin arasında hapsediyor yazılarını… Kendim için_leri aşan, özgürce yazmayı sınırlayan bir şey bu… Belki de ben yazmaya başlayınca dünya sallanacak, yazılarımla bir depremi yaşatacağım duygusu ve bencilce düşünceleri kapladı mütevazi düşüncelerimi… Halbuki ne yer sallanıyor, ne de gökte bir kıpırdanma var… Bu, insana has bir duygu da olsa, herkesin başına gelebilir, her insan ister bunu, deseniz de bu konumdan memnun olmadığımı söylemeliyim… Çünkü yazmak öyle bir şey ki, olağan, sıradanlığı yaşatan bir eylem olmalı, bir akıntıya atmalısın kendini, ama kurtarılmayı beklememelisin. Yazdıkça kendini yenileyen ve akıntıdan kendi çırpınışlarınla bir dala tutanabileceğin bir sel bu… Her yağmurda yıkanan, arınan bir saflık duygusu olmalı… Yoksa sahteciliği kelimelerin arasından kurtaramazsın… Yazmak bencilliği sevmiyor çünkü, hapsi sevmiyor, dünyada en çok özgürlüğü seven olgu bu yazma eylemi… Kelimelerin hapsi müebbet bir susuşa, arada bir de görüşe çıksan da, güneşe uzaktan bakmaya itiyor gitgide. Ne yazarsan yaz, istediğini aktaramıyorsun elinde olmadan, doğallığı kaybediyorsun çünkü… Saflığını kaybettikten sonra da yazdıklarının bir anlam taşıması mümkün değil… Tıpkı yaşamdan saydığın her an gibi, gerçekten hissetmedikçe yaşamış sayılmazsın çünkü… Yazmanın tutkusu ise ne aşka benziyor, ne evliliğe, ne sadakate, ne de kendine ihanete… Nasıl etmeli, ne yapmalı da bu hapsi özgürlüğe çevirmeli bilmiyorum ama, bunu da aşabileceğimden eminim… Hangi geçilmez köprüleri geçmedim ben, hangi ferkul’ u yenmedim ki… Bunu da başarabilirim, eminim…

  • siirimsi
  • 1 yorum var
  • 30 Ekim 2007 16:58

\
Vastpark, sizin kendi 3 boyutlu sanal dünyanızı birkaç dakikada oluşturmanızı sağlayan bir sanal içerik platformudur. Fikirlerle oynayın, fizik ekleyin, değişik konseptler deneyin ve onları online olarak sunun. Daha önce 3 boyutlu program kullanmamış olabilirsiniz ama bu çok kolay, rahatlıkla kullanabilirsiniz. Şimdilik beta sürümünde olan bu program için üye olabilir, 3 hafta içinde gelen cevap ile belki beta test edici olabilirsiniz. Buradan siteye ulaşabilirsiniz.
  • spy1983
  • 0 yorum var
  • 21 Ekim 2007 18:52

Tübitakın keşfinden ilk görüntü
Tübitakın keşfinden ilk görüntü

TÜBİTAK KEŞFİ OLAY YARATACAK.
Ne zaman kendimi teknoloji fuarına atsam önce ilk bakacağım yer daima tübitak standı olmuştur.Gelişmeler,akla sığmayan buluşlar,gizem dolu icatlar hep beni kendine çekmiştir.Gezinirken yine bir tübitak keşfine rastladım.İşde o keşifden sizler için kelimelere döküp birleştirdiğim ilk bilgiler.

TÜBİTAK, görüntülediği kişilerin yüzlerini veri tabanındaki yüzlerle karşılaştırarak zanlı teşhisi yapan kamera sistemi geliştirdi. Sistem, Ankara 19 Mayıs Stadı’nda denenecek.


1 2 3 Sonraki
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.