Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Mikrop öldüren kapı kolu"

Etiket:

deney hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

İsrail’deki Hebrew University of Jerusalem’den araştırmacı Ari Rappoport bilgisayarların cümlelerdeki pozitif ve negatif duyguları ölçebilen algoritmalar sayesinde insan dilini anlama konusunda gittikçe iyileştiklerini söylüyor.

Fakat “alaycı” tavırları anlamak hala bir problem. Bırakın bilgisayarları insanlar için bile bir cümlenin içinde alay olup olmadığını anlamak kolay değil.
Rappoport ve arkadaşları duyguları analiz eden bir program yazmışlar. Daha sonra bu yazılıma insanlar tarafından “alaycı” tavır içerdiği belirtilen cümleleri öğretmişler.

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 26 Mayıs 2010 18:38 

İnsanların sözde ilahi güçleri olan kişilerin dualarına verdikleri tepkilerin ölçüldüğü bir araştırma sonrasında, karizmatik birinin etkisi altına girdiğimizde beynimizin şüphecilik ve dikkat ile ilgili kısımlarının etkisiz hale geldiği tespit edilmiştir.

Danimarka’nın Aarhus Üniversitesinden Uffe Schjodt ve ekibi karizmatik kişilerin etkisi altındaki beyin aktivitelerini incelemek için bazı insanların ilahi iyileştirme ve bilgelik güçleri olduğuna inanan Pentecostal Hristiyanlar üzerinde bir araştırma gerçekleştirmişler.

Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak 20 adet Pentecostalist ve 20 adet inançsız kişinin kayıtlı duaları dinlerken beyinlerinin taraması yapılmıştır. Deneklere dinledikleri dualardan 6 tanesinin inançsız kişilerce, 6 tanesinin sıradan Hristiyanlarca ve 6 tanesinin de özel iyileştirme güçleri olan kişilerce okunduğu söylenmiş. Fakat gerçekte bütün dualar sıradan Hristiyanlarca okunmuştur.Sadece dindar kişilerin beyin aktivitelerinde duaları dinlerken ölçülebilir değişimler gözlenmiştir. Dindar deneklerin sözde iyileştirme gücü olan kişinin dualarını dinlerken beyinlerinin bir kişinin söylediklerine önem verirken veya gerçekliğine karar verirken aktive olan prefrontal bölgeleri ve anterior cingulate cortices diye adlandırılan kısımlarının etkisiz hale geldiği görülmüştür. Bahsi geçen etkisizleşme normal bir Hristiyan olduğu iddia edilen kişilerin duaları sırasında daha düşük ölçüde gözlenmiştir.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 29 Nisan 2010 22:07 

Nasa bilim adamları 3 haftalık ve 10 gramlık bir fareyi uçurmayı başardıklarını açıkladı. Deneyde güçlü manyetik alan ve su molekülleri sayesinde farenin havada asılı kalmasını sağladılar.

\

Deneyde görev alan bilim adamlarından Y. Liu'nun açıklamasına göre havada asılı kalan ilk fare kontrolü kaybederek havada dönmeye ve sürekli hızlanmaya başladı. deneyi fareye yatıştırıcı ilaç vererek tekrarladıklarında ise, fare sürtünmesiz ortamda ağılıksız olmaya ve havada kalmaya kolayca alıştı ve rahat davranışlar sergileyerek yeme, içme gibi ihtiyaçlarını dahi karşıladı.

Deney nasıl gerçekleşti?
Vücuttaki su moleküllerinin sahip olduğu özellikler bu deneydeki en önemli rolü oynuyor. Çok güçlü süper iletken mıknatıslar yardımıyla farenin vücudundaki su molekülleri havaya kaldırılarak farenin uçması sağlanmış.

Spacer
Spacer
 | 14 yorum var 
 | 16 Eylül 2009 14:49 

Algı değişiklikleri ile kendi uzmanlık alanlarında bile çok basit testlerde hata yapan uzmanları duymuşuzdur: bir şarap uzmanının kırmızı ve beyaz şarabı ayırt edememesi (karartılmış bardaklar içinde) veya sanat eleştirmenlerinin bilgisayar tarafından rastgele çizilmiş çizgilere bakarak çok derin anlamlar görmeleri gibi. Böyle öykülerden hepimiz zevk alırız çünkü kişiler bir konuda gerçek otorite olduklarını iddia etmeyi arzularlar. Peki ama eğer gündelik seçimlerimizi nasıl yaptığımızı incelemeye kalkarsak.. Uzmanlar uzmanlıklarının el verdiği ölçüde ve bu limitler içinde hata yaptıklarında kabul görebilirler ama peki ya bizler kendimiz üzerine en uzman kişiler olarak hata yaptığımız zaman bu kabul edilebilir bir hata olur mu?

Gerçek seçimimiz gizlice değiştirilse bile sorulduğunda seçimimizi şiddetle savunuyoruz. Fotoğraf: Peter Cade / Getty
Gerçek seçimimiz gizlice değiştirilse bile sorulduğunda seçimimizi şiddetle savunuyoruz. Fotoğraf: Peter Cade / Getty

Bu sorunun cevabı bazı illüzyon numaraları kullanılarak bulunmaya çalışılmış. Katılımcılara sunulan alternatifler üzerinde bazı numaralar yapmaktansa habersiz olarak kişilerin seçim sonuçları üzerinde numaralar yapılmış ve nasıl tepki verdikleri kaydedilmiş. Örneğin, ön çalışma olarak katılımcılara insan yüzü fotoğrafı çiftleri gösterilmiş ve daha çekici olanı seçmeleri istenmiş. Bazı denemelerde kişilerden, seçim yaptıktan hemen sonra seçimlerinin arkasında yatan nedenleri açıklamaları istenmiş.
Habersiz olarak, bazı denemelerde çift-kart illüzyonu ile seçtikleri yüz aslında seçmedikleri yüze ait fotoğrafla değiştirilmiş. Genel yargı, böyle bir değişiklik olduğunda çok büyük ihtimalle hepimizin bunu hemen fark edeceği yönünde. Fakat sonuçlar %75 oranla katılımcılar illüzyona kandıklarını ve aslında seçmedikleri yüzü neden seçtiklerine dair açıklamada bile bulunduklarını gösteriyor. (deney videosu)

Spacer
Spacer
 | 7 yorum var 
 | 23 Nisan 2009 17:45 

Tatlı Bir Buse
Tatlı Bir Buse

Bilim adamlarının yaptığı bir araştırmanın sonucunda alkol tüketen erkeklerin cinsel aktivitelerinde iyileşme sağladığını ortaya koydu.

Araştırma avustralyada 1500 kadar erkek denek üzerinde yapılmış. Yüzde 30'luk bir oran ile alkol kullanan erkeklerin daha az cinsel problem yaşadıkları gözlenebilmiş.

Spacer
Spacer
 | 5 yorum var 
 | 06 Mart 2009 23:27 

Plazma Topu
Plazma Topu
Plazma dediğimiz olgu gaz halde bulunan elementlerin iyonlaşarak adeta bir çorba oluşturmasından ibarettir. Bilindiği gibi atomlar çekirdeğinde pozitif yüklü (+) protonlar ve protonları dengeye getirici nötronlar barındıran, dış yörüngelerinde ise negatif (-) yük barındıran elektronlardan oluşur. Eğer bir atomun çevresinde dolanan elektronların sayısı, çekirdekte bulunan proton sayısına eşit ise bu atoma yüksüz yani nötr atom denir. Protonlar, oluşturdukları çekim etkisi sayesinde, elektronları çevresinde tutabilmektedir.
güneş sistemi
güneş sistemi

Resimde görüldüğü gibi gezegenler yörüngelere yerleşmiş ve sıraya dizilmişler. yani arka arkaya gelmişler. Elektronlarda tıpkı bu gezegenler gibi yörüngelerde hareket halindedirler ve protonun çekim gücüne göre çekirdeğe en yakın elektronlar en güçlü bağlarla tutulmaktadır. Son yörüngede dolanmakta olan elektronlar ise en zayıf bağlarla çekirdeğe bağlıdır. Bu yüzden bir atomun son yörüngesindeki elektronlar, atomdan koparılması en kolay (görece az enerji ile kopartılabilir) elektronlardır.

Spacer
Spacer
 | 8 yorum var 
 | 27 Şubat 2009 15:00 

japonya'nın fiziksel ve kimyasal araştırma enstitüsünde (riken) bulunan araştırmacılar, yıllardır donmuş bir şekilde bekleyen ölü bir fareden başarılı bir şekilde klonlama gerçekleştirdiler.

\
riken araştırma ekibinden genetik uzmanı Teruhiko Wakayama tarafından denenen bir klonlama tekniği ile -20C derecede 16 yıldır bekleyen bir farenin hücrelerinden başarılı bir şekilde sağlıklı fareler klonlandı.
(video-youtube)
işlem sürecinde nükleer transfer tekniğini kullanan araştırmacılar klonlama sırasında, farenin zarar görmemiş beyin hücrelerinden yararlanmışlar.
bilim adamları bu tekniğin bir gün, hücreleri zarar görmeden, donmuş olarak bulunan ve soyu tükenmiş türlerin yeniden diriltilmesine olanak sağlayıp sağlayamayacağını tartışıyorlar.
\

Spacer
Spacer
 | 11 yorum var 
 | 10 Kasım 2008 08:33 

Deneyin yapıldıgı yerleri izlememiz için LHC'ye (Large Hadron Collider) kameralar konmuş.Buyursunlar burdan izleyin....

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 27 Ekim 2008 00:13 

1 2 3 ... 5 Sonraki
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu