Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "dizi müzikleri"




Etiket:

duygu hakkındaki yazılar:

\
bana diyor ki o ; "Sen yazmayan bir kaLemsin!"

bana diyor ki o ; "sen açmayan bir çiçeksin, dikenLere sevdaLı!"

bana diyor ki o ; "sen esmeyen rüZGar, tutmayan, dokunmayan eL, bakmayan göRmeyen göZsün ve kuLaksın hiç duymayan!"

bana diyor ki o ; "Sen bir yetişkinsin ama hiç doğmamışsın, doğmuşsan da yetişmemişsin!"

oysa ben insanım... sıradan mı sıradan kLasik bir insanım. Hiç biLinmeyenLi denkLemim. Her tarafı su(R)Larla çevrili bir adayım: ne yeraLtı, ne yerüsTü kaynakLarı olmayan biR adayım. Rüzgâr esmez ama fıRtınam eksik oLmaz içimde. Evet doğRudur, üzerimde insan da yaşamaz, yaşayamaz ! SuLarım çaĞLamaz, bir iki cıLız dere akaR sadece... içiLmez, kan renGi akar çünkü...

  • biSGen
  • 0 yorum var
  • 02 Aralık 2007 20:16


\

emotionally}vague, orlag o'brien'ın duygu, sansasyon ve hissetmek üzerine kurulu araştırmasının adı. 250 denekli araştırmanın sonuçlarına siteden ulaşmak mümkün.

Tantra bir Doğu Asya felsefesi aslında, tabii anlayıp kavramak gerekiyor. bakın şöyle

  • bahard17
  • 0 yorum var
  • 16 Eylül 2007 09:54

Sitenize Bayrak ya da bir resimekleyebilir; duygu düşünce ya da değerlerinizi yansıtabilirsiniz.
Sitenize Bayrak ya da bir resimekleyebilir; duygu düşünce ya da değerlerinizi yansıtabilirsiniz.
Web sitenize bağrak ya de bunun yerine bir logo, yazı kuşak eklemek ister miydiniz?
Hem istenizi daha çık kılabilecek hemde tavrınızı, duygu ve düşüncelerinizi, ideolojinizi, sevginizi iletebilecek bu şık ekleme için yapmanız gerekenler adımadım bu bağlantıd anlatılmış.
  • NLPMaster
  • 0 yorum var
  • 12 Temmuz 2007 18:02

Ben ölümsüz duygulara sahip olmayı hem öğrendim hem de öğrettim. Bazı insanlar sevgi, aşk vb. duyguları şaka gibi görmenin yanında, onlara göre bunlar hayatta yapılmaması gereken şeylerdendir. Ama ben düşündüm de eğer birilerine karşı aşk, sevgi ve saygı duymuyorsak hayat boş ve önemsiz gelir insana. eğer hayattan birşeyler bekliyorsak ve aklımızda bir boşluk yoksa sevmeye, aşka kendimizi bırakmalıyız. Bu sayede belki içimizde bazı şeyler ölümsüzleşebilir. o zaman insan kendini ölümsüz hisseder.

  • beyrek
  • 0 yorum var
  • 23 Mart 2007 20:46

Ben ölümsüz duygulara sahip olmayı hem öğrendim hem de öğrettim. Bazı insanlar sevgi, aşk vb. duyguları şaka gibi görmenin yanında onlara göre bunlar hayatta yapılmaması gereken şeylerdendir. Ama ben düşündüm de eğer birilerine karşı aşk, sevgi ve saygı duymuyorsak hayat boş ve önemsiz geliyor insana. Bence eğer hayattan birşeyler bekliyorsak ve aklımızda bir boşluk yoksa sevmeye, aşka kendimizi bırakmalıyız.Bu sayede belki içimizde bazı şeyler ölümsüzleşebilir ve o zaman insan kendini ölümsüz zanneder.

  • beyrek
  • 0 yorum var
  • 23 Mart 2007 17:17

We Feel Fine, Jonathan Harris ve Sepandar Kamvar tarafından yaratılmış, çok zekice bir uygulama.

MSN Spaces, MySpace, Bloglines, Wordpress benzeri bir çok blog sitesini 10 dakikada bir tarayarak önce içinde "i feel" ve "i am feeling" geçen cümleleri yakalıyor.

Daha sonra bu cümlelerin geçtiği postlarda bir resim varsa "bu duyguyu hisseden insanın resmi" olarak bunu kaydediyor. Daha sonra, eğer kullanıcı profili destekleyen bir blog sisteminde bulduysa cümleyi, kullanıcının profil sayfasına giderek kullanıcının yaşını, cinsiyetini ve yaşadığı yeri öğreniyor. Yaşadığı yer bilgisini hava durumu veritabanını sorgulayıp postun yapıldığı zamandaki hava durumunu öğrenmek için kullanıyor ve sonuçta, "Singapur'da yaşayan 19 yaşındaki Amy, havanın 23 derece olduğu 15.9.2006 günü kendini 'amaçsız' hissetmiş" gibi bir cümle kurabilecek veriye sahip oluyor.

  • menguzar
  • 9 yorum var
  • 16 Eylül 2006 15:12

Etiketler: , , , ,

Neye üzülüyorum biliyormusunuz...

Aşk kı unutuyoruz

Aşık olmayı , yüreğimizin yanmasını özlemeyi ve hatta dokunmayı unutuyoruz...

İlk aşklar vardır hepimizin hayatında yüreğimizin ilk pırpır edişi , daha çocuk yaşlarda kalp krizini yaşadığını hissetmek , onu görebilmek için sabah altılarda uyanıp servise binişini seyretmek , bazen ıslak yağmurun altında koşmak delicesine o hangemede haykırmak seviyorummmm diye , göz rengini bahane edip gözlerinin içine bakmak saatlerce ve bir ömür onu yanında istemek nasıl ve nerede olacağını hiç düşünmeden....

  • sbaskentli
  • 2 yorum var
  • 02 Mart 2006 00:32

Kiliselerin Almanya’da Kültür ve Sanat etkinliklerini duyuyor, gazetelerden haftalık, dergilerden aylık programları okuyor, fakat birtürlü izleme fırsatı bulamıyordum. Milyonlarca insanın ödediği Kilise vergilerinin nereye gittiğini merak eder dururdum.
80’li yılların başında, ülkemdeki faşizme karşı yapılan ve binlerce insanımızın katıldığı açlık grevlerine, başlangıçta karşı çıkan, ardından kiliselerinin kapılarını açan tanrıbilimcilerinin, insan kayıplarını önlemek için, başımızdan doktorları eksik etmeyen ve ısrarla vazgeçilmesini dileyen tavırlarını anımsamamak mümkün değil.
1981 yılında yazdığım ve yönettiğim “ Demokrasi Oyunu ” Lockum şehrindeki İlâhiyat Fakültesinde üç gün süren tartışma-bilgilendirme plâtformunda yüzlerce izleyici buldu. Daha sonraları birçok Kilise tarafından çağrılı olarak gittiğimizde gösterilen ilgi ve destek bizi güçlendiriyor ve daha aktif olmamıza neden oluyordu.
Kiliseler her mahallede bir iki İncil kursu açacaklarına, din çıkarcılığı gütmeyen sanat ve kültür çalışmalarını arttırarak, toplumuna karşı yüklenilmesi gereken sorumluluklarını yerine getiriyor, gençleri ve yetişkinleri çatıları altında toplamayı başarıyorlar. Tiyatroların yanısıra kurulan, küçük veya büyük orkestraları klâsik batı müziği konserleri veriyor, Kiliselerine üye olanların dışındaki insanlar da bu etkinlikleri beğeniyle izleyerek kendi toplumlarına örnek alıyorlar.

  • eskutk
  • 1 yorum var
  • 25 Ekim 2005 20:02

Etiketler: , ,

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!", Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim." Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş. "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:

  • doesdo
  • 9 yorum var
  • 23 Ekim 2005 15:14

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.