Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "60. emmy ödülleri: adaylıklar açıklandı"




Etiket:

ebeveyn hakkındaki yazılar:

\

\

Çocuklar bizim yarınlarımız, umutlarımız,en çok sevdiklerimiz.Hiç birimiz onlara en ufak bir zarar gelmesini istemeyiz.Onlar düşse bizim canımız yanar.Yanımızda olmadıklarında aklımız hep onlardadır.Sanki yanlarında olursak onları tehlikelerden daha iyi koruyabileceğimizi düşünürüz.Peki sizce çocuğunuz evde yanı başınızda uslu uslu oyuncaklarıyla oynarken yeterince güvende mi? İşte bu sorunun cevabını bir tek siz verebilirsiniz.Çünkü oyuncaklarını ona siz alıyorsunuz. Polyester maddesinden içi doldurularak üretilmiş oyuncaklar çocuğunuzun astım olmasına sebep olabilir. Çocuğunuzun sağlıklı büyümesi için her şeyine olduğu gibi kullandığı oyuncaklara da dikkat etmelisiniz. Burada çocuğunuz için organik ve çevre dostu oyuncaklar alabileceğiniz yerlerin ufak bir listesi var.İlgili sitelere doğrudan ulaşmak isterseniz; bir, iki,üç,dört,beş,altı,yedi. Umarım ilginizi çeker.
\
\

\
  • Chat Noir 1
  • 0 yorum var
  • 04 Temmuz 2008 17:45


\
youtube'un desteğiyle, yetişkinlerden sonra şimdi de çocuklar için bir video sitesi hazırlanmış. totlol adındaki bu site, 0-6 yaşları arası çocukların beğenecekleri şekilde tasarlanmış. ebeveynlere filtreleme ve dil seçeneği sunan site, çocuklara eğitici ve eğlenceli videoları izleme olanağı sağlıyor. sitenin kurucusu, bilgisayar hakkında meraklı olan oğlunu ve onun yaşındakileri düşünerek bu projeyi hayata geçirmiş.
  • xerre
  • 1 yorum var
  • 25 Haziran 2008 21:40

\

Newcastle üniversitesi bilim adamları üç ebevenynli bir embriyo yaratmayı başardılar. Bu metodun birgün Mitokondriye bağlı hastalıkların tedavisine yardım edeceğini umut ediyorlar.
Ekip bu tekniğin, bazı epilepsi türleri dahil, ırsi hastalıkların ortadan kaldırılmasında büyük rol oynacağı inancında.
\

Embriyo laboratuar testlerinde bir erkek ve iki kadının DNA’ları kullanılarak yaratıldı.
Genetik hastalıkları olan kadından çocuklarına geçmemesini sağlıyor.
Mitokondriye bağlı DNA hataları bazıları ölüme kadar gidebilen bilinen 50 kadar hastalığa sebep oluyor.
Her 6500 insandan biri; diyabet, sağırlık, körlük, ölümcül akciğer rahatsızlığı, kalp krizi vb. rahatsızlığından etkileniyor.
Şu anda Mitokondriye bağlı rahatsızlıklar için herhangi bir tedavi yok.
Kaynak
  • mturkmen
  • 5 yorum var
  • 10 Şubat 2008 12:50

Uyuşturucu kurbanı olan 16 yaşındaki Melis Akpınar'ın babasının açıklamaları (Radikal, 12 Temmuz 2006) son derece çarpıcıydı: "...kendi işlerimiz ile çok meşguldük. Birçok işi de para ile halletmeye çalışıyorduk. Diğer aileler bizim hatalarımızı yapmasın lütfen çocuklarınız ile konuşmayı deneyin..." Bu noktadan sonra insanları suçlamak yerine durumdan ileriye dönük dersler çıkarmamız daha mantıklı olacaktır. Değinmemiz gereken ilk nokta, psikologlara deli doktoru gözüyle bakmamamız gerektiğidir. İşimizle, aile fertlerimizle veya çevremizden herhangi birisiyle sorun yaşadığımız takdirde konunun uzmanı profesyonellerden yardım almamız, her çeşit sorunumuzu çözerken bize fayda sağlayacaktır. Hiçbir anne-baba ilgilenemeyeceği, gerekli vakti ayıramayacağı, gereken sevgiyi, özeni gösteremeyeceği çocuğu yapmamalı. Ülkemizde pekçok aile, sırf "evliliklerine heyecan gelsin" diye; pekçok kadın, evlendikten sonra gözü dışarıda olan kocalarını eve bağlayabilmek amacıyla çocuk yapıyor. Yani evlilik sürsün, boşanılmasın diye. Bahsettiğim bu durumun kırsal kesime, eğitimsiz ailelere özgü olduğunu sanmayın sakın. Zira eğitim seviyesi ve gelir düzeyi yüksek, dışarıdan pembe mutluluk tablosu çizen birçok ailenin de söz konusu sebeplerle çocuk sahibi olması, düşündürücü. Anne-babaların çocuklarıyla ilgilenmesi, çocuğun cebine harçlığını koymak, her istediğini almak, talep ettiği parayı anında çocuğa vermek anlamına gelmez sadece. Bu, işin maddi tarafı. Ya madalyonun diğer yüzü? Oğlunuzu ya da kızınızı en son ne zaman karşınıza oturtup, can kulağıyla anlattıklarını dinlediniz? Onu ne kadar tanıyorsunuz? Peki ya arkadaşlarını? Elbette zehir hafiye gibi çocuklarınızın peşinde her dakika koşmayacaksınız ama onunla etkin bir iletişim içinde olmanız şart. İçi boş televizyon programlarının karşısında saatlerimizi tüketiyoruz da, çocuklarımıza ayıracak zamanımız olmuyor nedense.
Fikirlerine saygı gösterin Çocukların her yaşta ilgiye ihtiyaçları vardır. Çok küçük yaşlarda, yedirip-içirmek yeterli olabilecekken (ki aslında yeterli değildir), ergenlik döneminde çocuğunuzla olan ilişkinizi farklı bir boyuta taşımalısınız. Zira ergenlik dönemi, çocukların kendilerini boşlukta en çok hissedebilecekleri, aynı zamanda herşeyi sorgulayacakları, "beğenilme, takdir edilme" isteklerinin en üst düzeyde olduğu çalkantılı bir süreçtir. Ailelere en çok görev bu dönemde düşer. Bu süreçte yeterli ilgiyi göstermediğiniz çocuklarınızın zararlı ilgi alanlarına yönelmeleri, zararlı alışkanlıklar edinmeleri işten bile değildir. Ailesinde aradığı ilgiyi, mutluluğu bulamayan çocuğun, söz konusu ilgi ve sevgiyi başka yerlerde araması kaçınılmazdır. Çocuklarınıza vakit ayırın, her konuda görüşlerini alıp, fikirlerine değer verdiğinizi davranışlarınızla belli edin. İş arkadaşlarınız, komşularınız veya dostlarınızla nasıl sohbet ediyorsanız, konuşurken aynı saygıyı çocuklarınıza da gösterin, çocuklarınızı adam yerine koyun. Durmadan uyuşturucu tacirlerinden yakınmak yerine, anne-babalar olarak sorumluluklarımızı ne derece yerine getirebiliyoruz, önce bunu düşünelim.


çocuk
çocuk
çocuklar ne görürlerse onu yaparlar , şu videoyu izleyin...aslında onları nasıl şekillendirdiğimizi buradan görebilirsiniz !
bu video http://www.childfriendly.org.au/
tarafından sunulmakta...
  • neoturk
  • 0 yorum var
  • 25 Şubat 2007 12:40

Rtük resmi web sayfasında çocuklarımız için internet güvenliği başlığı açmış. Çocuk Bölümü ve Ebeveyn Bölümü bulunan başlıktan bazı makaleler: internet ve çocuk istismarı, Ebeveynlere öneriler

  • modela
  • 0 yorum var
  • 08 Şubat 2007 17:35

\
yine bir tebessüm belirdi yüzünüzde... aslında can alıcı bir gerçek var yine ortada: kandırılıyor ve sonuçta kandırıyoruz!

"seni leylekler getirdi yerine gerçekleri mi söyleyelim yani?" dediğinizi duyar gibiyim... yok canım, onu demek istemiyorum. daha önce de anne baba olmanın hassasiyetinden bahsetmiştim, yine bahsedeceğim. ben doğruları göstermeye çalışıyorum, ama yanlışlara parmak basarak...

ben psikolog ya da sosyolog değilim, böyle mevzularda da derin bilgim olduğunu söyleyemem ama her doğrunun her yerde söylenmeyeceğini biliyorum.


resim bir
resim bir
anne ördek, ardına aldığı yumurcaklarıyla peşi sıra gidiyor, gittiği yolun ne gibi felaketlerle dolu olduğunu bilmeden...
resim iki
resim iki
ve problemli yollara geliyor, aklı ermediğinden... gözü görüyor ama bilmiyor, devam ediyor yoluna...
resim üç
resim üç
ve sonunda olan oluyor... problemli yollarda niyazi olan çocuklar...

bakınca bu resimlere belki tebessüm ediyoruz, belki sadece gülüp geçiyoruz... belki de uydurmadır deyip, düşünmüyoruz bile...


bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.