Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Bebek battaniyeleri"

Etiket:

ebeveyn hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın
\

Sevgili oğlum Rüzgar Bebek az profesörlük yapmıyor bizlere... Hani ne oldum değil , ne olucam de derler ya , şimdilerde ise , ne biliyorum değil , neler bilmiyormuşum modunda yaşatıyor hayatı bize...
Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 27 Temmuz 2010 23:56 

İnternetteki kaliteli veri arttıkça sağlıklı ve doğru bilgiye ulaşımımız daha hızlı oluyor. Bu her konu için böyle.
Bebek konusuda bunlardan birisi. Bebek büyütürken kazandığınız tecrübe ve doğru bilgi birikimini sanal ortamda paylaşmanız birçok yeni ebebeyne yardımcı oluyor.
Bunun için birçok site ve blog var. Bloglar sanki bu iş için biraz daha iyi. Bebeğe hangi ay ne yedir meliyim? Gaz sancısını nasıl geçiririm? Ninniler, hikayeler, yemek tarifleri vs...
Kişisel günlükten ziyade yukarıda bahsedilen bilgileri de içermesi bir bebek bloğunda aranılan özelliklerden.
Biradambirbebek tüm bunları içeriyor. Bebeğe kullandığımız ve kullanacağımız bez vakit ve zamanları gibi esprili konulardan, sayısız yemek tarifine. Faydalanabileceğimiz internet sitelerinden, küçük oyun ve hikayelere...

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 02 Nisan 2010 14:37 

\
venture capitalist David Hornik sosyal ağların 3. versiyonunu yaşadığımızı söylerken artık tabana yayılan ve ikili ilişkilere dayalı sosyal ağlar, web kültürünün en alt seviyelerine düşmüş durumda. buna paralel olarak yeni nesil sosyal ağ kavramı, dikey çerçevelere oturtulmakta ve gelişimini belirli sınıflara ait servisler olarak sürdürmekte. Artık belirli zümrelere özel sosyal ağlar kullanıcılar için yeni trend olmuş durumda. Bu yönelimi ele almak üzere ilk olarak hazır sömestr tatilindeyken "aile ve çocuk" konusundaki dikey ağları masaya yatırdım.
\

Spacer
Spacer
 | 5 yorum var 
 | 31 Ocak 2009 18:21 

Etiketler: , , ,
\
çocuklar ile ebeveyinler arsı anlaşmazlıklar oldukça sıktır.peki ebevinler çocuklarını mutlu etmek için neler yapabilir işte onlar.
Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 04 Aralık 2008 09:57 

\

\

Çocuklar bizim yarınlarımız, umutlarımız,en çok sevdiklerimiz.Hiç birimiz onlara en ufak bir zarar gelmesini istemeyiz.Onlar düşse bizim canımız yanar.Yanımızda olmadıklarında aklımız hep onlardadır.Sanki yanlarında olursak onları tehlikelerden daha iyi koruyabileceğimizi düşünürüz.Peki sizce çocuğunuz evde yanı başınızda uslu uslu oyuncaklarıyla oynarken yeterince güvende mi? İşte bu sorunun cevabını bir tek siz verebilirsiniz.Çünkü oyuncaklarını ona siz alıyorsunuz. Polyester maddesinden içi doldurularak üretilmiş oyuncaklar çocuğunuzun astım olmasına sebep olabilir. Çocuğunuzun sağlıklı büyümesi için her şeyine olduğu gibi kullandığı oyuncaklara da dikkat etmelisiniz. Burada çocuğunuz için organik ve çevre dostu oyuncaklar alabileceğiniz yerlerin ufak bir listesi var.İlgili sitelere doğrudan ulaşmak isterseniz; bir, iki,üç,dört,beş,altı,yedi. Umarım ilginizi çeker.
\
\

\
Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 04 Temmuz 2008 17:45 

\
youtube'un desteğiyle, yetişkinlerden sonra şimdi de çocuklar için bir video sitesi hazırlanmış. totlol adındaki bu site, 0-6 yaşları arası çocukların beğenecekleri şekilde tasarlanmış. ebeveynlere filtreleme ve dil seçeneği sunan site, çocuklara eğitici ve eğlenceli videoları izleme olanağı sağlıyor. sitenin kurucusu, bilgisayar hakkında meraklı olan oğlunu ve onun yaşındakileri düşünerek bu projeyi hayata geçirmiş.
Spacer
Spacer
 | 7 yorum var 
 | 25 Haziran 2008 21:40 

\

Newcastle üniversitesi bilim adamları üç ebevenynli bir embriyo yaratmayı başardılar. Bu metodun birgün Mitokondriye bağlı hastalıkların tedavisine yardım edeceğini umut ediyorlar.
Ekip bu tekniğin, bazı epilepsi türleri dahil, ırsi hastalıkların ortadan kaldırılmasında büyük rol oynacağı inancında.
\

Embriyo laboratuar testlerinde bir erkek ve iki kadının DNA’ları kullanılarak yaratıldı.
Genetik hastalıkları olan kadından çocuklarına geçmemesini sağlıyor.
Mitokondriye bağlı DNA hataları bazıları ölüme kadar gidebilen bilinen 50 kadar hastalığa sebep oluyor.
Her 6500 insandan biri; diyabet, sağırlık, körlük, ölümcül akciğer rahatsızlığı, kalp krizi vb. rahatsızlığından etkileniyor.
Şu anda Mitokondriye bağlı rahatsızlıklar için herhangi bir tedavi yok.
Kaynak
Spacer
Spacer
 | 5 yorum var 
 | 10 Şubat 2008 12:50 

Uyuşturucu kurbanı olan 16 yaşındaki Melis Akpınar'ın babasının açıklamaları (Radikal, 12 Temmuz 2006) son derece çarpıcıydı: "...kendi işlerimiz ile çok meşguldük. Birçok işi de para ile halletmeye çalışıyorduk. Diğer aileler bizim hatalarımızı yapmasın lütfen çocuklarınız ile konuşmayı deneyin..." Bu noktadan sonra insanları suçlamak yerine durumdan ileriye dönük dersler çıkarmamız daha mantıklı olacaktır. Değinmemiz gereken ilk nokta, psikologlara deli doktoru gözüyle bakmamamız gerektiğidir. İşimizle, aile fertlerimizle veya çevremizden herhangi birisiyle sorun yaşadığımız takdirde konunun uzmanı profesyonellerden yardım almamız, her çeşit sorunumuzu çözerken bize fayda sağlayacaktır. Hiçbir anne-baba ilgilenemeyeceği, gerekli vakti ayıramayacağı, gereken sevgiyi, özeni gösteremeyeceği çocuğu yapmamalı. Ülkemizde pekçok aile, sırf "evliliklerine heyecan gelsin" diye; pekçok kadın, evlendikten sonra gözü dışarıda olan kocalarını eve bağlayabilmek amacıyla çocuk yapıyor. Yani evlilik sürsün, boşanılmasın diye. Bahsettiğim bu durumun kırsal kesime, eğitimsiz ailelere özgü olduğunu sanmayın sakın. Zira eğitim seviyesi ve gelir düzeyi yüksek, dışarıdan pembe mutluluk tablosu çizen birçok ailenin de söz konusu sebeplerle çocuk sahibi olması, düşündürücü. Anne-babaların çocuklarıyla ilgilenmesi, çocuğun cebine harçlığını koymak, her istediğini almak, talep ettiği parayı anında çocuğa vermek anlamına gelmez sadece. Bu, işin maddi tarafı. Ya madalyonun diğer yüzü? Oğlunuzu ya da kızınızı en son ne zaman karşınıza oturtup, can kulağıyla anlattıklarını dinlediniz? Onu ne kadar tanıyorsunuz? Peki ya arkadaşlarını? Elbette zehir hafiye gibi çocuklarınızın peşinde her dakika koşmayacaksınız ama onunla etkin bir iletişim içinde olmanız şart. İçi boş televizyon programlarının karşısında saatlerimizi tüketiyoruz da, çocuklarımıza ayıracak zamanımız olmuyor nedense.
Fikirlerine saygı gösterin Çocukların her yaşta ilgiye ihtiyaçları vardır. Çok küçük yaşlarda, yedirip-içirmek yeterli olabilecekken (ki aslında yeterli değildir), ergenlik döneminde çocuğunuzla olan ilişkinizi farklı bir boyuta taşımalısınız. Zira ergenlik dönemi, çocukların kendilerini boşlukta en çok hissedebilecekleri, aynı zamanda herşeyi sorgulayacakları, "beğenilme, takdir edilme" isteklerinin en üst düzeyde olduğu çalkantılı bir süreçtir. Ailelere en çok görev bu dönemde düşer. Bu süreçte yeterli ilgiyi göstermediğiniz çocuklarınızın zararlı ilgi alanlarına yönelmeleri, zararlı alışkanlıklar edinmeleri işten bile değildir. Ailesinde aradığı ilgiyi, mutluluğu bulamayan çocuğun, söz konusu ilgi ve sevgiyi başka yerlerde araması kaçınılmazdır. Çocuklarınıza vakit ayırın, her konuda görüşlerini alıp, fikirlerine değer verdiğinizi davranışlarınızla belli edin. İş arkadaşlarınız, komşularınız veya dostlarınızla nasıl sohbet ediyorsanız, konuşurken aynı saygıyı çocuklarınıza da gösterin, çocuklarınızı adam yerine koyun. Durmadan uyuşturucu tacirlerinden yakınmak yerine, anne-babalar olarak sorumluluklarımızı ne derece yerine getirebiliyoruz, önce bunu düşünelim.

Spacer
Spacer
 | 5 yorum var 
 | 17 Mart 2007 08:37 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu