Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Tığ işi şallar"

Etiket:

ege hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

Her tatil beldesinin tıpkı bir canlı organizma gibi doğuşu, serpilip büyümesi ve sonra şu ya da bu nedenle yavaş yavaş yokoluşu izlenir. Sayıp oralardaki dostların canlarını sıkmak istemeyiz, ama sizin bile bu satırları okurken aklınızdan kaç tane örnek yer geçti, yalan mı?

Bozcaada doğdu, serpilip büyüdü...E, peki niçin yavaş yavaş yok oluşunu izlemek yerine hala popülerliğini koruyor, bir gelen bir daha gelmek istiyor? Bozcaada'yı diğer örneklerden farklı kılan nedir?

Bozcaada
Bozcaada

Aslında çok basit: Bozcaada her nekadar giderek profesyonelleşse de, amatör ruhunu koruyor, konuklarına kendinde bulunmayan yabancı unsurları sunmak yerine daha çok kendinin olanı veriyor. Gelenler kendileri için yapay olarak hazırlanmış ortamlar yerine samimi, doğal, kendiliğinden olan ortamlar içinde gunlerini geçiriyorlar. Her anları değişik bir deneyim olmaya aday. Her Ada'lı kendine özgü bir kişilik- önceleri biraz tedirgin etse de-
Bozcaada'da Bir Bağevi
Bozcaada'da Bir Bağevi

Gelenler Ada'da ve Ada'lıda kendinden birşey bulabiliyorlar, Ada insanın kendini keşfetmesi için olanaklar sunuyor büyükkentliye...
Tadı damakta kalıyor Ada'nın sunduğu bu imkanın ve büyük kentte pek de rastlanılmayan özgürlük ortamının.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 10 Kasım 2010 13:00 

aklıma tek gelen olimpiyat koşularında kullanılan temsili kurusıkı tabancalar !? :(

Spacer
Spacer
taninmayan-68170
 | 11 yorum var 
 | 09 Kasım 2007 18:55 

Üç milyon kere yuh!
Abi vicdan azabı çekiyorum. Güneyde otelde çalışıyorum. Müşterilere leblebi çekirdek gibi domuz eti yediriyoruz dana eti diye...
Hiçbir şeyden haberleri yok. Allah rızası için haber yap bunu. İnsanlar öğrensin" diyordu telefondaki ses...
Arayan Antalya'dan bir otel personeli... Aranan ise Deşifre'nin yapımcısı usta haberci Mehmet Ali Önel'di...
Mehmet Ali Önel, yeni yayın dönemine işte bu ortalığı sarsacak haberle gireceğini söylüyordu...
Güney sahillerinden gelen ihbarla ilgili yüzlerce telefon almıştı bugüne kadar. Ancak bu konuda kendilerine yardımcı olacak
birilerini bulamamışlardı. İlk defa bu kadar ciddi bir ihbar vardı. Karşıdaki ses "Ben yardım ederim" diyordu...
Atladı uçağa Antalya'ya gitti Mehmet Ali...
Dağlara çıktı domuz avcısı timlerle konuştu... Sahile indi otellerde çekimler yaptı. Ve önceki akşam bana olayı belgelediğini söyledi.
Tüylerim diken diken oldu M.Ali'yi dinlerken. Aman Ya Rabbi... İş bu kadar çığrından çıktı mı yani?...
"Herşey dahil 20 milyon liraya tam gün konaklama veriyor çok sayıda otel. 20 milyona her şey nasıl dahil olur" sorusu beynini
kemirmiş M.Ali'nin. Diyor ki;
"İhbarı araştırmaya başlayınca olayın dehşetini gördüm. Bazı oteller dağlarda köylülerden domuz avlama timleri kurmuş.
Yüzlerce köylü oteller için domuz avına çıkmış. Kilosunu üç milyon liradan otellere satıyorlar. Dana etinin kilosu 16-17 milyon,
domuz etinin 3 milyon lira. Merminin fiyatı 1 milyon lira... İşte ucuz tatilin perde arkası..."
Üç milyona domuz eti alırsan... Bir müşteri bir öğün yarım kilo et yese... Yemeğin maliyeti 1.5 en fazla 2 milyon... Biraz sıksan
20 milyona değil 15 milyona da düşürürsün günlük konaklamayı...
Bir otelin mutfağına girmişler sağlık ekipleriyle. Ahçıya önündeki eti sormuşlar. Adam "Halis muhlis dana eti" cevabını vermiş.
"Kokla" diye çağrı yapmışlar. Ahçı koklayıp "Mis gibi dana kokuyor" demiş. Alıp kesmişler eti, içinden mermi çıkmış. Tahlil yapılmış.
Sonuç; domuz eti...
"Bazı otellere sağlık ekipleriyle yaptığımız baskınlarda müşterilere dana diye yedirilen etler domuz eti çıktı" diyor M.Ali Önel...
Ve ekliyor;
"Akdeniz'den Ege'ye her yerde bazı otellerde insanlar aldatılıyor... Onların maskesini düşürüp, bu skandalı teşhir edeceğiz"...
Deşifre ucuz tatilin ve ucuz etin yahnisini deşifre edecek yakında...
Üç milyona domuz eti alıp insanları dana diye kandıranlara...

Üç milyon kere yuh!

Spacer
Spacer
 | 3 yorum var 
 | 01 Ekim 2007 21:15 

yunan ve türk savaş uçakları havada çarpıştı...

Spacer
Spacer
 | 13 yorum var 
 | 23 Mayıs 2006 13:32 

Haber sitelerinde yer alan bir habere göre Rusya 70 ülkede bulunan yaklaşık bin adet gayrimenkulün iadesi için yasal girişimde bulunmaya hazırlanıyormuş.Eğer bu gerçekleşirse her halde bütün ülkeler artık gayrimenkulleri için listeler hazırlamaya başlar.
Bu listelerin ilk başında yer alan ülkelerden biri olur Türkiye. Ermenistan varolduğu topraklar için,Yunanistan yaşama gayesi olan Ege toprakları için,ABD İran'ı vurmak amacıyla üst olarak kullanmak için bazı! yerleri,Almanya 'bunca yıl size iş sağladık en güzelini biz hakederiz'deyip Akdeniz bölgesini,İngiltere geçen sene maç dolasıyla geldiğimizde g.t.müzü en iyi gösterdiğimiz yer olan Taksim Meydanı'nı biz isteriz diye tutturmaz mı?
Bir şey olsa zaman geri aksa herkes istediği yerde dursa ne soykırım,ne işkence,ne de vahşet terimleri bir yerlerde anlam bulmasa.Benim kimliğimde 'Gilda'nım 'DHV(Dünya halkı vatandaşı)dır yazsa,çocuğum bir zenci olsa,en yakın arkadaşım kızılderili.Öyle bir yerde otursam ki,canım sıkıldığında bir yerlerden Küba müzikleri yükselse,karnım pek aç değilse Amerikalı komşum bana Amerikan usulü fast-food yapsa,alt kattaki Uzak doğulu ise beni sütlü çay içmeye davet etse,Rus olan en değerli kitaplarını benimle paylaşsa,yan dairedeki Arap komşumla aynı şalı takmaktan hiç çekinmesem,en kibarı üst katta oturan Fransız komşum olsa,Afrikalı olan bana değişik yemek tarifleri anlatsa açlıktan bahsetmesek hiç... Nolor sanki olsa Bush,Blair,Putin,Şaron vb... olmasa nolur.Hepimiz aynı dili konuşsak,mutlu olsak nolur sanki... Bizde Cemal Süreyya gibi '... ayrıca aldığın şu hayat. Fena değildir...Üstü kalsın' desek...nolur?

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 04 Nisan 2006 22:04 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu