Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Derya baykal"

Etiket:

eylem hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

iyi olmuş valla.gerçi işlevsiz.ne için kullanıcan.o zaman neye diyosun..iyi olmuş..ayaklar arasına takılmış,yerden 10-15 cm yükseklikteki çıtaya.işte o işlevli.ayaklarını koyabileceğin bi yükseklik oluşmuş..büyük bi ekseriyetle olumlu anlama geliyo.arabası olma durumu için mesela.mutluluk için de kullanılıyo sanki;ayakları yerden kesilmek..bunun için..vapur için yani..sanmıyorum..kepi bi yana savurup,içine iki kat çorap giydiğim botlarlı ayaklarımı kaldırıp oturduğum sandalyenin önüne getirdiğim ikinci sandalyeye uzatıyorum.önce bi sigara yakalım.ne sigarası içtiğimi merak ediyosun.vigor.burda tanıştım bende.ucuz burda;bütün askerler bunu içiyo.hatta belki komutanlarda.ben diyorum ki eylemdir sebep.cebinden paketi çıkart,bazen çorabından;elin hareketi.içinden bi dal çek,ağzına yerleştir;dudakların hareketi.bi başka cepte tutuşturucuyu bul.tutuştur ve eşzamanlı olarak içine tütünün içinden geçirerek hava çek;ciğerlerin hareketi.tutuşturma dışında,tekrarlanan hareketler.en son üstüne bas,ez;ayağın hareketi.işte bi dolu eylem..mevzide yasak tabii.şu an yerine getirmeye çalışıyomuş gibi göründüğüm görevin orjinali için bi resmi gözünün önüne getirmeni istiyorum.dolmabahçenin hiç açılmayan abidevi kapısının önündeki iki asker.hareketsiz..burda da yasak.ama bırakmamış olsam gizlenerek falan içerdim heralde.alt katta,kıçta bi ölü nokta var.orda içilir mesela.hiç beklemiyosun desem yeri.o kadar sık aralıklarla ki.başka var mı bilmiyorum.bu kadar sık aralıklarla hareket eden.toplu taşıma aracı.istanbul'un.gazeteyi çıkartsam mı.boş ver.o ikisine sun şu manzarayı:al gözüm seyreyle..farkettin heralde.iki farklı mekan ve o iki mekanı barındıran iki ayrı zaman.mekanlardan biri ülkenin doğusunda,biri batısında.iki zaman arasında da bi dört rakamı var.artık dört gün mü desem,dört ay mı desem,dört mevsim mi desem,dört sene mi desem..göze güzel gelecek bi manzaradan bahsedilemez.mevzinin enine geniş,boyuna dar penceresinden karşıki tepenin çorak toprağı görülüyor sadece.burada bulunma amacına yardım eden bi görüntü bu.ormanların yakıldığı aynı amaç için.tabii tasvip edilemez.gözetleme.benim yapmadığımdır.kitabımı alıyorum elime.bol küfür,bol kadın,bol alkol..ve bir porno dergiyi aratmayacak derecede ayrıntılı anlatılmış sex sahneleri..evet..evet.doğru tahmin ettin.bay chinaskinin maceralarından bahsediyorum.okumak için artı motivasyon sağlayan öyle güçlü nedenler var ki burda.düşünceleri,zorunlu olduğu için bulunduğun bu yerden(siirtpervaripalamutlu) uzaklaştırabilmek,sonra yasak olan bi eylemi gerçekleştiriyo olmanın damarlarında alevlendirdiği asi ateş..nöbetten dönerken görüyorum elinde,başka yerde okuyamazsın zaten.senin dolapta buldum,diyo;çok güzeldi,hemen bitirdim.ömrü-hayatında almamıştır eline kitap,burdaki diğer yüzde doksan beş gibi.chinaski'nin erotik kadınlarının etkisini de gözardı etmemeli.çok güzel de diildirler..bunlar için aynı şey söylenemez.kıçta iki kıçı güzel.şu giydikleri..ne diyolar ona..tunik mi..elbise işte.ama belsiz olıcak.çok yakışıyo kızlara.bunun ki oldukça kısa.bak şu köşede oturanlar da aynısından giymişler.otururken sorun yok da ayaktayken rüzgar esti mi.tutuyolar uçuşmasın diye.rüzgarın erkek olduğunu kimse tartışmasın benimle.sen diyceksin ki,başımdan şapkamı alıp uçurması...erkek şakası işte..benim üstümdeki kamuflajın parkasının boyu yazın kızların giydiği o belsiz elbiselerin bazılarının boyundan daha uzun.tam yeni bi sigara yakmıştım.işte o zaman oldu.chinaski beni alıp götürmüştü.sürüklenmiştim.bi tim asker.on kişi civarı işte.komutanı karşımda buldum.elimde kitap.arkalardan bi er-sızma başarıyla tamamlanmıştır,diye dalga geçiyo durumumla.intikale çıkan askerler kestirme olsun diye mevzinin önündeki dikenli tellerin arasından girmişlerdi.kitap okumayı vatanı korumaya tercih etmiştim.sonrasını anlatmıycam.ama aklına gelen şey olmadı.vapur yanaşırken aklıma geliyo müzik dinliyebileceğim..hafif bi akrobasi yeteneği şart.yoksa pekala mümkün atlarken düşmek denize.kulaklıkları kulağıma yerleştirmeye çalışırken uzaktan r harfini farkediyorum.sevinçle koşturmaya başlıyorum.yargılayan düşünce devreye giriyo.sen alışkanlıklarından ve bi anlamda kişiliğinden ödün vermemek adına ağır bi cezayı göze alarak nöbette kitap oku,sonra gel bi otobüsü yakalamak için kişiliği mişiliği bi kenara bırakıp,bi şorolo gibi koştur..

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 26 Ağustos 2008 20:10 

Sansürün en kötü yanı --------
Sansürün en kötü yanı --------

Yasakçı, sansürcü zihniyetin sonu yok. Bir video için koca YouTube'u kapatan, bir blog yüzünden bütün WordPress'i yasaklayan bir ülkenin evlatları olarak bunu bizden iyi kimse bilemez diye düşünmeyin. Biz YouTube nihayet açıldı diye sevinirken Çin sansür konusunda tarih yazmaya devam ediyor.

Son olarak, iTunes'da satılan "Songs for Tibet" albümünün, Çin'in iTunes'u kullanıcıların erişimine kapatmasına neden olduğu konuşuluyor. Art of Peace Foundation tarafından çıkartılan albümde Sting, Alanis Morissette, Garbage gibi sanatçıların Tibet için söylediği şarkılar ve Budist kültürünü korumak için Himalaya bölgesine daha geniş özerklik isteyen, sürgün lider Dalai Lama'nın 15 dakikalık bir konuşması yer alıyordu. Olimpiyatlar sırasında, 40 atletin bu albümü indirmesinin, sansürü tetiklediği de iddia ediliyor.

Spacer
Spacer
 | 10 yorum var 
 | 26 Ağustos 2008 13:03 

son zamanlarda ardı arkası kesilmeyen engelleme, kapatma, sansürleme olaylarına artık kullancılar daha fazla ses çıkarmaya başladı.

\

youtube engellemeleriyle başlayan süreç, hukuki çatlaklardan sızarak kendini gösterdi. şimdi ise türk internet kullanıcısının sınırsız sanal ağ içersinde gezme özgürlüğü sinir bozucu derecede artarak devam ediyor.

internet dünyasını bir takım sansür ve yasaklarla dar edenlere karşı protestolar, kampanyalar, görsel tepkiler var, bunlardan bazıları;

Spacer
Spacer
 | 3 yorum var 
 | 21 Ağustos 2008 14:53 

15 Mayıs Japonya - Nisshin Maru mürettebatına ait kişisel kutu. Japonya yazılış konşimento detayında içeriğin
15 Mayıs Japonya - Nisshin Maru mürettebatına ait kişisel kutu. Japonya yazılış konşimento detayında içeriğin "mukavva" olduğu belirtiliyor. Oya gerçek daha farklı, kutunun derinliklerinde 23,5 kilo balina eti gizlenmiş.
Japonya — Güney Okyanusu’ndaki balina programını destekleyen Japon hükümetinin de karıştığı çalıntı balina eti skandalını ortaya çıkaran iki Greenpeace eylemcisi tutuklandı! Junichi Sato ve Toru Suzuki balina eti kaçakçılığının bir kanıtı olarak sundukları bir kutu balina etini çaldıkları iddiasıyla tutuklandı. Balina eti içeren bu kutu, balina fabrika gemisi Nisshin Maru mürettebatı tarafından gemiden yasadışı yollarla çıkarılmıştı. Greenpeace eylemcileri bu kutuyu Güney Okyanusu’nda hükümet desteği ile sürdürülen sözde “bilimsel araştırma” programındaki skandalı ortaya çıkarmak için Tokyo’da kanıt olarak sergilemişti. Greenpeace ortaya çıkarılan bu skandal sonucunda hükümetin konuyla ilgili derin bir araştırma yapmasını talep etmişti. Tokyo Halk Savcılığı’nın konuyla ilgili araştırması hala sürüyor.
Olyla ilgili daha kapsamlı bilgi için burdan..
Sanal eyleme katılmak için şurdan..
Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 23 Temmuz 2008 21:08 

'Dünya Saati' (Earth Hour)
Earth Hour

Earth Hour (Dünya Saati) eyleminin ilki geçen yıl Avustralya’nın Sidney kentinde düzenlenmiş ve eyleme yaklaşık iki milyon iki yüzbin kişi katılmıştı.Bu yıl Avustralya dışı ülkelerde de geniş bir katılımın olması bekleniyor.Earth Hour küresel ısınmaya karşı bir saatlik elektrik kesintisi diye tarif ediliyor.Küresel ısınmaya karşı insanların daha duyarlı olmasını amaçlamakta.Eylem bu yıl 29 Mart Cumartesi günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek.eyleme katılmak isteyenler bir saatliğine evlerindeki ışıkları kapatabilir ve elektrikli cihazların çalışmasını bir saatliğine durdurabilirler.Ayrıntılı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

Spacer
Spacer
 | 5 yorum var 
 | 29 Mart 2008 17:48 

\

dünyada sorun çıkartan ülkelere ya da şahıslara tepkinizi iletin! artık giymediğiniz ya da sevmediğiniz ya da gördükçe sinir olduğunuz ya da ...herneyse, işte bu iç çamaşırlarınızı o insanlara ya da ülkelere gönderiniz ve barışı daim eyleyiniz!

"iç çamaşırı temiz olmalı, hastalık riski taşımamalı ya da bilinçli olarak bir kimyasal içermemeli (bizler terörist değiliz öyle değil mi?)" sitede bize verilen notlardan biriydi bu.

bir iç çamaşırı markası, bjorn borg, bu kampanyanın sahibi.

Spacer
Spacer
 | 11 yorum var 
 | 04 Ocak 2008 17:38 

earth hour, wwf ve sydney morning herald ortaklığında 2007 yılında başlamış bir girişim. ilk icraatlarını avustralya'da 31 mart 2007 tarihinde 19:30-20:30 saatleri arasında elektrik kullanmayarak gerçekleştiren topluluk, küresel ısınmaya farklı bir yolla dikkat çekmek arayışında. 2008 yılı için katılımınızı bekliyorlar.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 04 Ocak 2008 12:25 

\

"Kendini tani"

Bu söz tüm ruh bilimin kaynagidir. Ama bu istek siradan bilgiyle, yalnizca düsünceyle kazanilan
bilgiyle doyurulamaz; cünkü istenen tümüyle insani, onun özündeki gizi bilebilmektir. Kendimiz
hakkinda bin kat cok sey bilsek, sonuca erisemeyiz genede. O zaman bile kendi kendimiz icin bir
bilmece olarak kaliriz; tipki öteki insanlarin bize birer bilmece olmalari gibi. Tüm bilgiye giden
tek yol sevme eylemidir; bu eylem düsünceyi de, sözcükleride asar. Bir olma yasantisinin icine
gözüpek bir dalistir bu. Gene de düsünce yoluyla bilgi edinmek, baska deyisle ruhbilimsel bilgi,
sevgi yoluyla tüm bilgiye erisebilmek icin gerekli bir ön kosuldur. Karsimdakini oldugu gibi
görebilmek, daha acik bir deyisle aldanmalardan, onun kafamda yanlis düsüncelerle bozulmus
imgesinden kurtulmak icin onu da, kendimi de nesnel olarak tanimam gerekir. Ancak bir insani nesnel
olarak tanidiktan sonradir ki, degismeyen özüyle, sevgi eylemiyle taniyabilirim.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 27 Ağustos 2007 13:24 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu