Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Gerçekleşme Yolundaki Bilim-Kurgu Silahları!"




Etiket:

gençlik hakkındaki yazılar:

\
Alkolizm gençlerde daha hasar yaratıyor. Araştırmacı Thomas Heffernan yaptığı araştırma sonucunda (denekler, beynin gelişme safhasında bulunduğu 17 ile 19 yaş arasında) gençlerde aşırı alkolün ve içki alemlerinin, beyinde günlük hafızayı destekleyen bölüme zarar verdiğine dair kanıt bulunduğunu belirtti. İşin can alıcı noktası gençlerin hâlâ 'büyüme' durumunda olmaları. Bu bağlamda; gençlerin beyinlerinin de gelişme safhasında olduğunu düşünecek olursak aşırı alkol tüketerek hafızalarına yıllarca zarar verebilecekleri aşikâr. Haberin detayı burada ve şurada
  • makaleci
  • 47 yorum var
  • 06 Nisan 2008 13:22


tecavüz hakedelir mi? işte size hakeden bir konu!
bu yozlaşmanın hakkını gasp etmenin zamanı geldi...

bir kızınız ve ya kız kardeşiniz var ve hiç tanımadığı bir şehire üniversite okumak için ya da iş nedeniyle gidiyor.
korkar mısınız?
kızıma güveniyorum da ah bu hain dünya!
tuzağa düşürülen genç kızların haberlerini ne çok duyar olduk. aşkın sevginin neler için kullanıldığına hayretle bakan gözler, maalesef gün geçtikçe azalıyor.
avrupaya özenti,medya, dogu-batı arasında sıkışan bir toplum yada, bilemiyoruz nedir ne değildir.
yakın zamanda duymuş olduğum bir tecavüz olayı yazdıyor bana bunları. elini öpüp saygı duyduğunuz bir amcanızın bir mal gözüyle baktığı körpecik bir kıza üzülüyoruz bazen ya da beyefendi bir genci bastan cıkartan şeytani ruhlu bir kızla karşılaşıyorsunuz eğitimin küflenmiş sıralarında. mideniz bulanıyor hissiyatımı paylaşıyorsanız. bu ne biçim dünya diye haykırmak geliyor içinizden. bunlar yetmezmiş gibi hastalık diye türettikleri aynı cinslerin karşılıklı ilgileri çatlatacak oluyor beynimizi. yeter..! bu kadar basit bir toplum olmamalıyız. satılmış yazarların, satan tv programlarının, eğitimden habersiz eğitimcilerin, ahlaksızlığı benimsetmeye çalışanların karşısına dikilip ne yapıyorsun haddini bil demenin vakti gelmedi mi artık!

  • eratnow
  • 50 yorum var
  • 31 Mart 2008 13:13

Bir grup genç arkadaşımızın bir araya gelerek oluşturduğu Düşün Taşın kulübü anadoludaki okullarımıza kitap yardımı yapıyor. Projelerinin adı da Kitap Kumbarası yakında köylerde kitap okumanın önemine dair sempozyumlar bile düzenleyeceklermiş. Destek olmak isteyenler içinde bir web sitesi açmışlar www.dusuntasin.net iletişim bölümünden destek olmak isterseniz yazabiliyorsunuz. Ayrıca iletişim bölümünden kitap'a ihtiacınız var ise gençlerden istiyorsunuz gönderiyorlar. Teşekkür ederiz.

  • MesutCelik
  • 0 yorum var
  • 22 Mart 2008 19:24

şimdi Burak Kut
şimdi Burak Kut
geçenlerde youtube'ta gezinirken 90lar türkçe pop diye bir seriyle karşılaştım. teker teker hatırladım bütün şarkıları. nasıl da özlemişim. burak kutun, özlem tekinin, şebnem ferahın ilk çıktığı vakitler... şimdi 1990 doğumlular ünivesite koridorlarında koşuşturuyorlar. vakit nasıl da hızlı geçiyor..

Hep söylenir "Ben sana cinsel bakmıyorum, duygusal seviyorum" bu da nasıl bir önermeyse Hem cümle kurulumu, hem mantıksal hem de biyolojik olarak ne hatalı bir yaklaşımdır böyle.Ya da "Bu ilişkinin temelinde cinsellik var bir daha görüşmeyelim" Gibi yaklaşımlar tamamıyla civcivlerin yeme şartlanması gibi alışkanlık yapmış bir durum halini almış. Genellikle bu şikayetleri dişi camiasından duyarız. Erkek hep "cinsel gözle" bakan., kadın da buna mağruz kalıp kendini korumak zorundahisseden -hissettirilen- zavallı bir nesneye dönüşmüş. Her ikiside son derece aşağılayıcı bir zavallılık içerinde. Erkek kendine hakim olamayışıyla düştüğüacınası hali yüzünden Kadınsa erkeğin kaba kuvveti altında ezilen bedeni ve gururuyla. Yani şimdi hepimiz birer zavallı gibi dolaşıyoruz bizbize caddelerde. Sevgi ve cinsellik birbirinden ayrılamaz bir bütün aslında. İkisi de aynı şey Yani sadece "cinsel bakmak" ya da "duygusal sevmek" diye bir şey varsa "beni iyice bir yıkayın ama sakın ıslatmayın" diye de birşey vardır.Cinselliğe hep korkarak ya da iğrenerek baktık -baktırıldık-. Yalnış öğrendik biz bu cinselliği, sorunlar hep buradan başlıyor galiba.Cinsellik en başta kadın erkek farklılığı anlamına geliyor. Cins olarak kadın ve erkek arasında fark var demektir bu. Bu bu farklılıktan doğan bir sonuç olarakta karşı cinse ilgi duyarız Bir erkek, erkek olduğu için kadına yönelir. Aynen kadının erkeğe yöneldiği gibi. Eğer "cinsel" farklılığımız olmasaydı karşı cinse ilgi duymazdık, aşık olmazdık ki. Yani aşık olmamız tamamıyla cinsel bir durumdur. Aşık olduğumuz zaman cinsel bir süreç başlıyor. Onun için "her ilişkinin temelinde cinsellik vardır" değil "her ilişkinin kendisi cinsel bir olgudur" söylemi daha doğru sanki? Yani sen ne kadar "duygusal" seversen sev, ortaya cinsel bir durum çıkmasına sebep olursun. Erkeği kadına, kadını erkeğe bağlayan şey budur. Küçükken annem, televizyonda küçükte olsa bir kadın ayrıntısı, bir öpüşme sahnesi çıktığı zaman "pisliklere" diyerek kanalı değiştirirdi. Bende, eğer kanal değişmeseydi çok korkunç şeyler göreceğimi sanırdım. Neredeyse lise yıllarına kadar devam etti bu durum. Neyseki sosyal bir birey olmaya başlayınca kurtuldum bundan. Özellikle kız çocuklarına, cinsellik ve erkek, korkunç bir olgu olarak gösterilir. Bu, kuşaktan kuşağa aktarılır sonra birbirlerine ırz düşmanı gözüyle bakan, insan grupları çıkar ortaya. Gelişim psikolojisi eğitimi almış biri olarak derimki; Belli bir yaştan sonra ve ölçülü olmak kaydıyla kız ya da erkek çocukların kadın erkek farklılığını ayırt etmesi gerekir. Kadın ile erkek arasında geçebilecek farklı insan ilişkisini kavraması gerekir. Bunun sıkıntısını çekmiş bir nesil olarak bizler, gelecek kuşaklara daha iyi bir yaşama alanı sağlayabiliriz. Belki bizim çocuklarımız çözümsüzlük yumağına dönmüş ilişkiler yaşamak zorunda kalmazlar...

  • delidrama
  • 0 yorum var
  • 08 Ekim 2007 12:49

Dünyanın yerlisi olmadığına inandığım insan ırkının çılgınlıklarından biri olan internet'in gençler üzerine yansımalarından en önemlisidir myspace. Arkadaş olalım, kaynaşalım mantığıyla başlayan ve profillerin şekilden şekile sokulabilmesiyle çılgınlığın hat safhasına ulaşan Tom'un sitesi bedava reklam kapısı halinede dönüşüyor. Myspace beraberinde birçok farklı siteye de ekmek kapısı olmuş, binlerce tasarım kodu sağlayıcı, tasarım editörü, kod çalıcı site türeyivermiş. Hatta bazı kızlar bu sayede zengin olmuş. Kimi müzik grupları ise patlamış, albüm yapmış, meşur olmuş, turnelerde ter döküyor.

  • ecolips
  • 3 yorum var
  • 24 Eylül 2007 09:46

Etiketler: , ,

Türkiye'nin bu sancılı günlerinde hiç birşey yapılmıyor değil. Bazen gençliğin gidişi kötü desek de bu genellemenin yanlış olduğunu gösteriyor asgm. Eskişehir'deki bu yerel oluşum genç bir takımdan oluşan bir STK. Genel koordinatörün fikriyle şekillenmiş sitede belirtildiğine göre. Umuyorum Atatürk'ün çocukları bu arkadaşlarımızı örnek alarak devam ederler.

  • purpleboy
  • 0 yorum var
  • 01 Mayıs 2007 15:59

\
eskişehir yazılım üssü genç girişimciler arasında teknolojiye ve yenilikçiliğe dayalı girişimciliği teşvik etmek ve desteklemek amacıyla bir yarışma düzenliyor : Genç Patronlar Yenilikçi İş Fikri Yarışması
  • mentor
  • 0 yorum var
  • 02 Temmuz 2006 10:23

  • buak
  • 3 yorum var
  • 01 Temmuz 2006 06:54

bızzzz
bızzzz

Bir süre önce şu firma, sivrisinek sesine benzer sesler çıkararak (18khz-20khz arası) sadece 20-25 yaş altının duyacağı bir rahatsızlık verme makinesi icat etmişti.
İngiliz çocuklar boş durmamışlar, benzer bir tonu cep telefonu melodisi olarak atamışlar. Böylece sadece gençlerin duyabileceği şekilde çalıyor cep telefonları.
İndirdim denedim, açıkçası pek birşey duyamadım. Yaşlanıyoruz demek ki. Gerçi tüm haberin yalan olduğu üzerine de spekülasyonlar yok değil.
  • sendorm
  • 9 yorum var
  • 31 Mayıs 2006 08:38

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.