Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "60. emmy ödülleri: adaylıklar açıklandı"




Etiket:

hüzün hakkındaki yazılar:

pala(Mustafa Yağcı) istiklal caddesinin pala bıyıklı adamı
pala(Mustafa Yağcı)

İstiklal Caddesi’nin sembolü haline gelmiş “Pala Şair” geçen hafta aramızdan ayrılmış. İstiklal müdavimleri, mekân olarak genelde Ağa Camii’nin önünü seçen “pala”yı bir haftadır göremiyor ve merak ediyordu.

Türlü renklerle bezenmiş şapkası, üzerinde taşıdığı çok sayıda madalyasıyla ve en önemlisi pala bıyığıyla zihinlere kazınmış Tokat doğumlu Mustafa Yağcı, geçimini fotoğraf çektirdiği turistlerden aldığı üç beş kuruşla sağlıyordu.

  • chattagush
  • 2 yorum var
  • 23 Mayıs 2008 09:34


Etiketler: , ,

Karanlık bir oda , mum ışığı ve gözyaşı.Nerden geldiği belli olmayan bir hüzün hissediliyor göğüs kafesinin üzerinde.Yüzeysel bakışlarda mutlu olmaya engel hiçbirşey görülmüyordu.Çünkü derinlerde - bilinmeyen kadar uzak - gizli olan , kendini arasıra dışa vuran bir acıydı bu.Uçurumun kenarına iten bir duygu, derinlerde bir kaygı.Ne kadar mutlu olunursa sonunda o kadar acı oluyor hayatta ve hiçbirşey istediğimiz gibi olmuyor ancak herşey yaşanılanlarla devam ediyor…

hüzün...

  • bluesband
  • 0 yorum var
  • 03 Mart 2007 23:32

Etiketler: , ,
  • LORDoftheNADA
  • 0 yorum var
  • 14 Şubat 2007 12:14

Ne zaman biri çıkıp, "kadınlar çalışmamalı evde oturmalı" türünden bir şeyler söylese, mutlaka bir kıyamet kopar.
Ben de 'otursunlar ellerinin hamurlarıyla evlerinde' demeyeceğim elbette. Belki de şimdi bana gelen bu hikayenin, bu konuyla hiç bir ilgisi yok... Belki de var...

Buyrun, beraber okuyup düşünelim.

"Kapidan içeri girer girmez neseyle bagirdi:
-Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?
-Görmüyor musun? Telefonla konusuyorum.

Hiç kimsenin sevdigi sey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babasi arabayi seviyordu. Herşey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu oldugunda. Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmiyordu. Nerelere gitsindi? Annesi kapatti telefonu. Mutfaktan tencere kasik sesleri geliyordu. Kosarak yanina gitti.
-Sana yardım edeyim mi? dedi en sevimli halini takinarak. Annesi manali manali bakti.
- Hayirdir. Bir yaramazlik filan? Bak bir de seninle ugrasmayayim. Çok yorgunum zaten...


hakkında iki farklı hikaye duyduğum nokta hala (veya nokta ana), bulabildiğim dizeleriyle içimde birşeyler sıkışıp kaldığında, ağlayıp-gülemediğimde, her seferinde acısına beni hüngür hüngür ağlatan vefakar bir karadeniz kadınıdır. ayağının altını öpmek istediğim anadır.

birinci hikaye şöyle ki;

kocasını da bir savaşta kaybeden nokta ana, oğlu ahmet 'i de kırım savaşında şehit verir. ardından memleketi rize/çamlıhemşin' den kalkar gider kırım'a ve oğlunun naaşını buraya getirerek toprağına gömer. sonrasında kendi de ölene kadar, hiç bitmeyen bir ağıt yakar oğlu ahmet' e.

ikinci hikayeyse,

kırım' a gurbete giden ahmet orda cezaevine girer ve ince hastalığa tutulup ölür. tüm yakınlarını çok erken yaşta yitiren nokta hala da ömrünün son gününe kadar, bu sonsuz ağıdı yakar..

  • onerty
  • 0 yorum var
  • 01 Nisan 2006 14:21

SEVGILI KARDEŞİM;


4 TEMMUZ 2003 GÜNÜ...

YAW NE DİYORUM BEN, KUSURA BAKMA GÜNLÜK, VADİNİN ETKİSİNDE KALDIM HERHALDE, AMA EN KÖTÜSÜTE BU ŞEKİLDE ASKERE GİTMEK!

EVEEET, NİHAYET HAYATIMIZIN EN GEREKLI VE ONEMLI ANINA GELMIS BULUNMAKTAYIIM.


ASKERE GIDIYORUM MILLET ALLAH'a EMANET OLUN!...

  • MyTh SaproX
  • 3 yorum var
  • 14 Şubat 2006 16:20

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.