Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Yazılarınız "yorumsuz" kalmasın"




Etiket:

hikaye hakkındaki yazılar:

geçen hafta, hesabımın bulunduğu iki farklı sosyal ağ sitesinde, aynı gün içerisinde, iki farklı kişiden birer mesajım olduğunu farkettim.
bu iki mesajda da, 'profilinizi inceledim, çok dikkat çekici bir profil yapmışsınız, sizden çok hoşlandım, sizinle uzun süren dostluklar kurmak istiyorum' gibi (farklı üsluplarda fakat benzer) ifadeler bulunuyordu. halbuki iki sitedeki profilim boştu ve hatta resmim bile yoktu. gariplik burda başladı. mesajlarda bana mail adresleri verilmiş ve söz konusu mesajlara, bu mail adreslerine yanıt vermem istenmişti. benden, kendimden bahsetmemi ve bir de fotoğrafımı göndermemi istediler ve mailimi alınca bana kendi fotoğraflarını göndereceklerini söylediler.
dedikleri gibi, cevabımı bana verdikleri mail adreslerine yolladım.
gelen birinci mail Maye Mak'tan (muhtemelen takma ismi) geldi. mailde, Dakar'daki savaş sonucu ailesini kaybettiğini, Şuan Senegal'de bir mülteci kampında yaşadığını söylemiş ve kendimden bahsetmemi istemiş. bir de fotoğraf göndermiş.
ben de ailesi için üzüldüğümü belirten ve kendisi için ne yapabileceğimi soran bir mail gönderdim.
ikinci mail mariah Mories'den (bu da muhtemelen bir takma isim). o da aynı şekilde dakar'daki savaşta ailesini kaybettiğini, bir mülteci kampına yerleştirildiğini söylemiş, kendinden biraz bahsettikten sonra, oradaki bir kilisenin papazı olan Benjamine Devine adlı bir kişiden bahsetmiş. bu kişinin telefon numarasını, bir de mail adresini yazmış. kendisiyle konuşmak istersem, bu kişiyi (Benjamine Devine) aramamı ve kendisiyle (mariah Mories) bu şekilde görüşebileceğimizi belirtmiş, ve mailin devamında; ölen babasından $6.7 M ( altı milyon yedi yüz bin amerikan doları) miras kaldığını, ve bu parayı benim hesabıma göndereceğini ve bu paradan birazını kendisine göndermemi (seyahat masrafı ve uçak bileti için) istemiş. bu sırrı kampta kimsenin bilmediğini ve böyle bir paraya sahip olduğu öğrenilirse öldürülebileceğini, bana aşırı derecede güvendiğini (bu güveni nasıl yarattıysam artık) de belirtmiş.
aynı gün gelen ikinci mail Maye mak:
hikaye üsttekinin (mariah morries'in) hikayesi ile aynı. yalnız, papazın ismi Peter Adams , kalan miras miktarı $2.6 m (iki milyon altı yüz bin amerikan doları) olarak değiştirilmiş.
gelen maillerde bir ortak nokta da, ana dillerinin ingilizce olmadığı halde, neden çok iyi derecede ingilizce bildiklerini belirtmeleri.
bu kişinin (ya da kişilerin) amaçlarının ne olduğunu çözemedim. ya bir şaka, ya da bir dolandırıcılkla karşı karşıya olduğumu farkettim.
bu aldatmacaya sizin de düşmemeniz için sizlerle paylaşayım dedim.
ilgilenenler, buna benzer bir olayla karşılaşanlar, bu konuda fikri ya da sorusu olanlar varsa.

  • beyrek
  • 7 yorum var
  • 22 Nisan 2008 18:19


\
Çanakkale Zaferini andığımız bugünlerde özellikle yazanların dikkatini çekebilecek bir yarışma var.

Çanakkale Savaşları isimli yarışmada hikayeler yarışıyor.

Yarımada Yayınları tarafından düzenlenen ve Mart 2008 sonuna kadar katılım serbest.
Yarışmanın ödül töreni nisanda yapılacakmış.

Yarışmanın haber olmuş hali de burada...

  • NLPMaster
  • 0 yorum var
  • 19 Mart 2008 11:42

"Herkesin anlatacağı bir hikayesi vardır. Hayatın, en önemli hikayendir. Biz sana, hikayeni yayınlama fırsatı sunuyoruz hem de görsel olarak!
Nasıl mı? Çok basit..."

Bu şekilde tanımlanmış proje. Buradan Microsoft 'un bu projesine ulaşabilir, buradan da ne olduğu hakkında bilgi edinebilirsiniz.

  • mydizayn
  • 0 yorum var
  • 03 Mart 2008 12:00

Etiketler: , , ,
Gece masalları
Gece masalları
Okuma alışkanlığınız yok mu ? Bir de bunları deneyin..
Her bir hikayede, içinizde bir parça eksiksiklik hissediyorsunuz sanki, garip bir tat bırakıyor. Gece hikayelerini
Buradan okuyabilirsiniz... veya korkunç hikayelere bir göz atabilirsiniz.. Daha basit masallar mı arıyorsunuz ? eğlenceli ? ozaman burası tam da size göre..
  • hashmet
  • 0 yorum var
  • 26 Şubat 2008 13:09

storytop ile hikaye oluştur
storytop ile hikaye oluştur
Eskiden karikatür çizmek ,resim yapmak yada bir kompozisyonu A4 kağıda çöp adamlar çizip kuru boya takımlarıyla renklendirmekle başlardı…
Ardından arka plana bir dağ , birkaç küçük ağaç ve dağın eteklerinden gelen bir akarsu resmi tamamlar ve bizim hikayemizi renklendirirdi …
storytop ile hikaye oluştur
storytop ile hikaye oluştur

Hepimiz çocukluğumuzda böyle resimlerle uğraşmışızdır.Fakat şimdi devir değişti , çok yakın olmasa da internet bu konuda da kabiliyeti olmayanlara kolaylıklar sunuyor …
İşte online olarak kendi Hikayenizi anlatıp , renkli karakterler ve hazır bileşenlerle renklendirebileceğiniz bir site. Storytop
storytop ile neler yapabiliriz...
storytop ile neler yapabiliriz...
Story top ile neler yapabiliyorsunuz ?
Storytop çok basit görünümlü bir karikatür hazırlama sitesi gibi bir şey diyebilirim öncelikle
storytop ile neler yapabiliriz...
storytop ile neler yapabiliriz...
Creat new story butonuna basarak asıl çizim ortamına ulaşıyorsunuz.
Daha sonra resminize bir arkaplan seçmek için sol üstte görünen menüleri kullanıyorsunuz, bir de çizmiş olduğunuz hikayeyi arkadaşınıza gönderebiliyorsunuz, gerisi storytop’ın yeteneklerine ve hayal gücünüze kalmış :D
  • mglass
  • 3 yorum var
  • 30 Ocak 2008 23:53

Komiser – Anlat?

— O gün hava kararmak üzereydi. Ben MİNE’ yi güç bela okulun ön bahçesine getirdim. Gerçekten kuvvetli ve kontrol edilmesi zor bir kız, elini tutup da voleybol direğine bağlayıncaya bana kadar yapmadığını bırakmadı, neyse ki saha oldukça ıssız bir yerdeydi ve MİNE’nin çığlıklarını kimse duymuyordu… Ağzını bağlamakta zor oldu, neredeyse parmağımı koparıyordu. Karşılıkta vermiyordum çünkü hem arkadaşımdı hem de bir şey yaparsam KARTAL benim canıma okurdu.
Az sonra karşıdan KARTAL’ ın geldiğini gördüm. Tabii yanında o … BURAK’ta vardı. Biraz daha yaklaştıklarında BURAK’ ın suratının kan içinde kaldığını fark ettim. Bize yaklaşmalarına birkaç metre kala KARTAL BURAK’ın ensesinden tutarak sanki bir bez parçası gibi diğer direğin önüne fırlattı. MİNE’ yi bağladığım direğin karşısına bu kez de BURAK’ ı bağladım. Bağlarken de MİNE’ ye olan bütün hıncımı ondan çıkartıyordum. Suratını darmadağın edene kadar vurdum ha vurdum…
KARTAL ise olanlara boş boş bakınıyordu. Ben BURAK’ı bağlamayı bitirince, “ yeter! ” diye seslendi. Bende son bir tekme atıp durdum ama soluk soluğa kalmıştım. Bir iki kez daha nefes aldım ve o sırada KARTAL belinden bir silah çıkardı.
BURAK’ı tepelerken inleyip duran MİNE, bu kez çılgınlar gibiydi ve gözyaşları hiç durmuyordu… KARTAL ise silahını doğrultmadan MİNE’ye “hâlâ cevap vermemekte ısrarlı mısın?” diye sordu ama kendine bir cevap bulamadı, halen çırpınmakta olan MİNE’ ye yüksek bir sesle “kes şunu” diye bağırdı -aslında korkuyordu, tetiği asla çekemem demişti- ve silahını BURAK’a doğrulttu. Bir süre sonra susan MİNE, KARTAL’ın sorusuna cevap vereceğini başıyla işaret etti. KARTAL bana; “ NEJAT, MİNE konuşmak istiyor? ” dedi.
MİNE’nin yanına gelip ağzındaki bağı açtım korka korka, çünkü parmağım hâlâ acıyordu. Açar açmaz MİNE bağırmaya başladı. Bende ağzını kapatmak istedim fakat elimi biraz hızlıca MİNE’ye yaklaştırınca -ya da çarpınca- dudağı kanadı. KARTAL ise bunu fark eder etmez hemen MİNE‘ye yaklaşıp dudağına baktı. Kanı görünce hızla dönüp hiddetli bir şekilde yüzüme baktı ve bir anda -ben onun can dostuydum ki- sert bir tokat patlattı bana. KARTAL “Ona zarar veren kim olursa olsun cezasını çeker”, dedi. MİNE ise ağlamaklı bir halde ancak “defol, pislik” diyebildi.
KARTAL, MİNE’ yi o an hâlâ seviyordu, dolayısıyla ona hiçbir karşılık vermedi. Birkaç dakika sonra olacaklarıysa ben hayal bile etmemiştim.
KARTAL “Bana, ne seni seviyorum, ne de seni istemiyorum, demedin lanet olsun bir cevap ver, yoksa ya kendimi ya da (BURAK’ ı göstererek) bu salağı vuracağım” dedi MİNE’ ye ve ağır bir konuşma başladı. O ara yarı baygın olan BURAK, konuşmaya karışarak; “Artık o benim benden alamazsın” dedi. KARTAL nedenini sorduğunda aldığı cevap “çünkü o artık benim kadınım ” oldu. Sanırım bu kelimeler yapacaklarının ilk habercisiydi. KARTAL kısa bir an donakaldı… Soluna, artık iyice kopmuş ve umursamazca bir bakışla MİNE’ ye döndü “söyledikleri doğrumu?” diye sordu. “Tabi ki doğru seni ahmak, sana ahmak diyorum çünkü o senin yapamadığını yaptı” dediğinde ise…
İşte bu cevap KARTAL’ ın -ben onu birazcıkta olsa tanıyorsam- anlayabildiğim kadarıyla, o zamana kadar hayal ettiği her şeyi yok edip geçmişti. KARTAL, önce duraksadı sonrasında ise silahı kaldırıp BURAK’a doğrultu ama ne düşündü bilmiyorum aniden silahı çevirip “üzgünüm” diyerek MİNE’yi vurdu. Ben hayret ve şaşkınlıkla olanları izliyordum. Her şey o kadar kısa zamanda oldu ki Hemen sonrasında KARTAL silahı çığlık çığlığa kalan BURAK’a çevirdi ve hiç gözünü kırpmadan onu da vurdu, sanırım ona 4–5 kez ateş etti. Ben ne yapacağımı bilemiyordum belki korkudan belki de gereğinde fazla soğukkanlılıktan, bakakalmıştım.
BURAK’ı vurduktan sonra birkaç saniye daha bekleyen KARTAL sonunda başını kaldırıp bana baktı. Beni de vuracağını sandım, -yapmaz diye düşündüm- korktum. Silahı kaldırdı, çenesinin altına dayadı. Ben zamanı durdurmak, yapmaması için tüm gücümle haykırmak istedim ama beceremedim ve KARTAL tetiği çekti...

  • k3skin
  • 2 yorum var
  • 22 Ocak 2008 12:33

\

bir balina avı belgesi olarak fotoğraf malzemesi sizce en etkili nasıl işlenebilir? Jonathan Harris'in buna harika bir cevabı var : www.thewhalehunt.com.

bir fotoğraf dizisinin ve bu fotoğrafların içerdiği datanın şairane işleyişini bu sitede tecrübe edebilirsiniz. Tüm çalışmanın kendisi tarafından yapıldığı söylenmekte ( ancak buna bir türlü inanamıyorum işin sahip olduğu kalite ve ayrıntı seviyesini gördükçe)

  • delizade
  • 5 yorum var
  • 21 Aralık 2007 16:00

İnsanların bir siteye saplanıp kalması hakkında Global Equities Securities analisti Trip Chowdhry'nin söylediği bir söz var. Aynen şöyle; "Bir site tüm insanlar için herşey değildir."
Peki insanlar neden farklı bir konuda ısrar etiiği zaman daha iyisini veya daha özgününü bulma şansını tepmek ister ki?
Biz de bu söze dayanarak birkaç siteye göz atalım...

Orato:

\
Büyük şirketlerinin tekelindeki internet siteleri facebook, myspace ve youtube'dan bıktıysanız bir de orato'ya göz atın. Kullanıcı hikayelerine dayalı bir teması var orato'nun. video, ses, resim ve başta hikaye olmak üzere yazıları paylaşabileceğiniz. itiraf.com tarzı bir site. zaten sloganından da anlaşılıyor;
"True stories from real people."

  • sku
  • 9 yorum var
  • 18 Kasım 2007 09:14

Mut'lu olmayla ilgili olan bu hikaye, Musa hoca'nın (Eroğlu) adıyla anılır. Ama ne kadar doğru bilemiyorum. Birilerinin başına geldi de halka mal olduğu için Musa hocayı mı özne olarak kullandılar oRasını biLemem ?

Neyse geçelim hikayemize.
Hoca birgün konser vermek için Almanya'ya gidiyor. Konser bittikten sonra bir grup arkadaşıyla beraber bir yerlerde birşeyler içmeye gidiyorlar. Orada o grubun içinde bir de bayan var ve sürekli hocayı kesiyor. Bayanı da beğeniyor hani. Neyse bunlar gecenin ilerleyen saatlerine kadar içiyorlar. Tabii o bayanla da bayağı geliştiriyorlar muhabbeti. Öylesine o kadar ki, sabah aynı yatakta uyanıyorlar! Kadın uyandıklarında gece olanlar için olsa gerek, "Nasıl mutlu musun?" diye sorunca, hoca saf bir şekilde cevap veriyor :"Heee, içinden, sen nerelisin?"

NOT : Musa Eroğlu Mersin Mut'ludur.

  • biSGen
  • 2 yorum var
  • 15 Ekim 2007 17:52

tarihteki ilk müstehcen fotoğrafın hikayesi.

  • beyrek
  • 4 yorum var
  • 07 Mayıs 2007 23:49

1 2 3 Sonraki
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.