Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "LovellsShop sanal alemde yerini aldı"




Etiket:

hollywood hakkındaki yazılar:

\
comscore'un raporuna göre, ABD'deki yazarlar grevi internette video izleme sayılarında yeni bir rekora sebep olmuş. Aralık ayında 10 milyardan fazla video izlenmiş, 140 milyon tekil izleyici başına 72 video düşüyor. Raporun devamı burada
  • oliveolive
  • 0 yorum var
  • 10 Şubat 2008 13:36


Yüzlerce film izlemişsinizdir, ve bunu bir kaç katı kadar da fragman. Arka plandaki ses ki bu iş Ingilizcede "narrator" Türkçe'de ise "dış ses" şeklinde tabir ediliyor, hep aynı gibi gelir, kimi zaman bir programla mı yapılıyor diye düşünmüşsünüzdür.
Aslında bunun için dünyanın en tanınan 6 sesi kullanılıyor.
Tanıdık gelecektir ;
"Only one man can change the world"
"In a time there is a mystery"
"Long time ago ..."
"Adventure, romance, .."
gibi cümleler içerir hep fragmanlar.
Ilk sırada Hal Douglas ardından Don LaFontaine geliyor.
Bir diğer isim ise Disney filmlerinin sesi (ki örneğin karayip korsanları başlamadan önce disney filmleri şimdi dvd'de diyen ses kendisi) Mark Elliot var. Diğer tanıdık 3 isim ise Al Chalk, Nick Tate ve diğerleri kadar tanınmasa da John Leader.
Bu 6 kişinin 5'inin bir arada olduğu eğlenceli bir fragman tadında video ki çok eğlenceli. Bazılarının sitelerinden seslendirdikleri fragmanların seslerine ulaşabilirsiniz.
Bu araştırmadan sonra insan hayatım keşke seslendiriliyor olsa, yukarıdan bir ses eşlik etse diyor.
Bazı Videolar ;
Don LaFontaine, Hal Douglas, Million Dollar Voices

  • mnc
  • 8 yorum var
  • 07 Aralık 2007 09:04

ROSA PARKS OLAYI
42 yaşında siyahî bir kadın olan ve Alabama eyaletinin Montgomery kentinde yaşayan Rosa Parks, 1 Aralık 1955 günü, iş çıkışında Clevaland Caddesi otobüsüne binerek, " renkliler " ( zenciler) bölümüne oturdu. (Zencilere ayrılmış bu bölümün kapasitesi, kaydırılabilir bir işaretle belirlendiği için sabit değildi. Otobüs şoförü bu işareti zencilerin bölümünü daraltacak ve hatta tümüyle ortadan kaldıracak şekilde arkaya kaydırabilirdi). Bir süre sonra bir beyaza yer açmak isteyen şoför, Parks'ın da aralarında bulunduğu dört zencinin oturdukları hizaya geldi ve işareti bir sıra arkaya kaydırarak yerlerinden kalkmalarını istedi. Üçü buna uydu ama Parks yerinden kıpırdamadı. Şoförün, "Hemen kalk, yoksa polis çağırıp seni tutuklatırım" uyarısını umursamadı. Sonuçta Parks tutuklandı, yargılandı ve toplum düzenini bozmaktan hüküm giydi. İşinden atıldı. İş bulamadı. Öldürüleceği, evinin yakılacağı tehditleriyle karşılaştı.. ve sonunda kenti terketmek zorunda kaldı. Ne var ki, aynı kentte yaşayan ve daha sonraları Medeni Haklar Hareketi liderliğini yapacak (ve tabii, 1968'de vurulup ortadan kaldırılacak olan) Martin Luther King'in önderliğinde zencilerin bir yıl sürecek otobüs boykotu başlayıp tüm ülkede yankılandı. 1956 yılında ABD Yüksek Mahkemesi'nin otobüslerde ayırımcılığa son veren kararı ulaştığında, ırkçı beyazlar iyice azdılar. Keskin nişancılarla otobüslere, seri bombalamalarla siyahların ev ve kiliselerine saldırdılar. Parks'ı ırkçılık mücadelesinde simgeleştiren ve önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilen olay işte budur. Sonraki yıllarda siyahların kan ve gözyaşı dolu mücadeleleri yıllarca sürdü. Bazı güney eyaletlerinde siyah gençlerin beyazlarla aynı lise veya üniversiteye devam edebilmelerini sağlamak üzere, bizzat Başkan'ın emriyle ABD ordusunun müdahale etmesini gerektiren düzeyde olaylar yaşandı.
ABD IRKÇILIK DENEYİMİNDEN KESİTLE
ABD toplumunda siyahların pis ve aşağılık yaratıklar oldukları görüşü geniş bir taraftar kitlesi bulmuştur. "Buraya köpekler ve zenciler giremez" uyarılarıyla bazı yerlere sokulmamaları, otobüs/sinema/ okul gibi yerlere alınmamaları sıradan uygulamalardı. 1939 yılına ait yandaki resimde, Oklahoma'lı bir ABD yurttaşı tramvay terminalinde siyahlar için ayrılmış soğutucudan su içerken görülüyor.
Linç Şölen(!)leri
ABD'nin yakın tarihinde, aklı başında her kişiyi insanlığından utandıracak örnekleriyle yaygın bir linç geleneği vardır. Bu soysuz adamları yakından tanımak adına bazı belgelere bakmaya katlanmak gerekir.
909'da,Illinois kentinde, Will James'ın linç olayı... Olay yerine bir bakar mısınız ? Geniş katılım sağlayacak bir yer seçilip özenle ışıklandırılmış. Bir insanlık suçunu adeta sirk gösterisine dönüştürmüşler.
kaynak
burada Teksas'ın merkezindeki bir mahkeme binasının bahçesinden 3 Ağustos 1920 tarihli bir görüntü yer alıyor. Cinayet sanığı olduğu iddia edilen 16 yaşındaki bir siyahi çocuk linç edilmiş. Ağaçtan sallanan cesedin altında görüntüye sığmak için birbiri üstüne yığılmış olanlara bir bakar mısınız ? Sanki bir marifet yapmışlar gibi takındıkları mağrur ve mutlu ifadeye lütfen dikkat ediniz. Mensubu oldukları toplumun soysuzluğu ve utanmazlığı aşıp ruhsal bir hastalığa varan durumu şuradan da belli ki, bu sıradan bir fotoğraf değil. Bu bir posta kartı... Bir hoşluk olsun diye, bir bayram hatırası gibi insanların birbirine gönderdiği bir posta kartı...
Bu görüntü de Teksas eyaletinin Waco kasabasından ve 1916 tarihli. Kurban, beyaz bir kadının tecavüz ve cinayet sanığı olduğu iddia edilen 17 yaşındaki zihinsel özürlü Jesse Washington. İlkönce cinsel organı ve bacakları kesilmiş, daha sonra da belediye başkanı ile şerifin de dahil olduğu bir güruhun tezahüratı arasında diri diri yakılmış. Bir görgü tanığının anlatımı şöyle ; " Washington, kürek ve tuğlalarla dövüldü. Hadım edilip kulakları kesildi. Bir direğe geçirilmiş zincire bağlı olarak ateşin üzerine sarkıtıldı. Feryatlar içerisindeki çocuk can havliyle kızgın zincire tırmanmak isteyince de , zincire sarılan parmaklarını kestiler"... ve bu belge de sıradan bir fotoğraf değil. Bir posta kartı... Kartın arkasında da şunlar yazılı :" Bu bizim dün akşamki barbekü partimiz. Resimde solda görülen benim. Oğlunuz Joe".
ABD'de yalnızca siyahlara karşı ve de güney eyaletlerinde ırkçılık uygulanmış değildir. Her yöre kendine özgü ırkçılık çeşitlemesi geliştirmeyi başarmıştır.
Batı (Pasifik) Kıyısı ırkçılığı
Batı eyaletlerinde ırkçılık özellikle İrlandalıları, Asyalıları ve Meksikalıları hedef almıştır. Değişik göçmen yasalarıyla Asyalıların ve özellikle Çin kökenlilerin Birleşik Devletler'e girmesi, Çinlileri de kapsamak üzere beyaz ırktan olmayanların beyazlara karşı tanıklığı yasaklanmıştı. ( Etnik olarak Çin kökenli olanların ülkeye girişi 1882'den 1943'e kadar engellenmiştir). Çinliler ancak ağır ve (demiryolu inşaatında dinamitçilik gibi) riskli işlerde istihdam ediliyordu. İrlandalılara ve Çinlilere yönelik olarak sistematik kitlesel şiddet hareketleri görülmekteydi. II. Dünya Savaşı süresince, casusluk yapabilecekleri bahanesiyle Japon kökenli ABD vatandaşları özel kamplarda enterne edilmişlerdir. Daha küçük ölçekte de olsa, benzer uygulamanın Doğu kıyısı eyaletlerinde Alman ve İtalyan kökenlilere yapıldığı görülmüştür. 1943'te Los Angeles'te yaşananlar da ibret vericidir. Buradaki bir üsten izinli çıkan denizciler, Meksikalıların yoğun olduğu yöredeki bir yerleşimde, kıyafetlerini beğenmedikleri Meksika kökenlilere karşı günlerce süren vahşi bir insan avı
gerçekleştirmişlerdir.

  • biSGen
  • 10 yorum var
  • 19 Ekim 2007 07:30

\

\

hollywood filimleri teknolojiyi o kadar etkiledi ki cep telefonu firmalarıda bu bu pastadan pay almak için ürünlerini bunlardan esinlenerek tasarlamaya başladı. Bu firmalardan biride Motorola firması. normal kullanım halinde Motorola E6 ya benzeyen telafon açılınca Transformers robotuna dönüşüyor. her çocuğun rüyası olan bu Transformers robota dönüsen telefona ve ayrıntılı resimlerine burdan ulaşabilirsiniz.

  • akdem
  • 2 yorum var
  • 17 Ekim 2007 23:56

\

SON ZAMANLARDA TÜM DÜNYADA "FREE HUGS" YANI "BEDAVA SARILMAK" CILGINLIGI CIG GİBİ BÜYÜYOR.

Ispanya, Hollanda, Almanya ve Brezilya gibi ülkelerde binlerce kisi hic tanımadıgı bilmedigi insanlarla kucaklaşıyor. "Free hugs" yazılı pankartlar acan ya da tisörtler giyen bircok kisi, bu kampanya sayesinde kaybolan sevgi, ask ve güven gibi insani degerlerin yeniden kazandırılmasını amaclıyor. Internette bulusan ve "free hugs" etkinliginin görüntülerine 'youtube' gibi sitelerde yayınlayanların bu görüntüleri, en cok tıklananlar arasında yer alıyor. 2007 yılının basında Miami kentinde yapacaklarını acıklayan "free hugs" üyelerine en büyük destek Hollywood'un güzel aktrisi Charlize Theron'dan geldi. 'Youtube'daki free hugs görüntülerinden cok etkilendigini dile getiren Theron, "Miami'deki etkinlige katılıp ben de isteyen herkesle kucaklasacagım" dedi.

  • xNicox
  • 0 yorum var
  • 30 Ağustos 2007 10:57

NXP Semiconductors ve Kestrel Wireless firmalarının geliştirdiği yeni bir teknolojiye göre dvdlerin üzerinde bulunan bir çip, dvd playerların disc üzerindeki bilgileri okumasını engelliyor. eğer dvdniz lisanslıysa yani satın aldıysanız, dvdnizi kaydettirerek, (muhtemelen satın aldıktan sonra kasaya, bkz. 'cash register') dvdnizi aktif hale getirebiliyormuşsunuz. Bu iki şirket, bu yeni tekolojiyi uygulamak için Hollywood'la da şu aralar görüşüyormuş. Teknolojinin uygulanmaya başlama tarihi ise bu yaz olarak öngörülmüş.

  • afs
  • 0 yorum var
  • 15 Mayıs 2007 12:25

S'NEK kısa film yarışması

kısa kes
kısa kes

kim / ne katılır
18 yaşından büyük, İngilizce bilen, farklı bir bakış açısına sahip, yapılmamışı yapan, yapılmışı farklı yapan, söylemek istediğini doğru anlatan herkes...

ne kazanıcam
New York Film Academy’nin Los Angeles, Hollywood kampüsünde hayallerinin eğitimini.

daha fazla bilgi ve kayıt

  • eminkeles
  • 4 yorum var
  • 15 Mart 2007 11:45

şurada, hollywood yapımlarında pek rağbet görmeyen fizik kurallarının bir listesi verilmiş. buyrun size listenin kısa bir özeti:

1) patlayan arabalar: filmlerde basit çarpışmalar ya da benzin kaçaklarının ani ve büyük patlamalara sebep olduğu sıkça görülür. gerçek hayatta bu pek de öyle olmaz. o şeylerin tutuşup alev alması ve "patlamaya" sebep olacak denli yayılması zaman alır. bununla birlikte karakterlerin patlama endişesiyle araçtan son anda can havliyle fırladıklarını da görürüz ki, bunu yapmayın. daha ciddi yaralanmalara sebep olabilir.

  • becksullah
  • 6 yorum var
  • 07 Mart 2007 12:58

\

bu reklamı hatırlamışsınızdır :) peki yaratıcısının bir türk olduğunu biliyormuydunuz?
HP Jay-Z reklam filmi tüm dünya ile aynı zamanda Türkiye’de de gösterime girdi. “Bilgisayarın hayatındır” konsepti üzerine kurulan ve görsel olarak el teması kullanılan uluslararası reklam kampanyasının senior art direktörlüğünü Amerika’da yaşayan bir Türk üstlendi; Kaan Atilla.
  • emsvizyon
  • 2 yorum var
  • 20 Kasım 2006 09:29

Pure Video isimli siteden tek komutla 9 ayrı video paylaşım sitesinden arama yapabiliyorsunuz. Bu siteler neler mi?

\
\
\
\
\
\
\
\
\

Arama motoru henüz beta. Yakında daha iyi olması dileğimle :)

  • angelofmercy
  • 3 yorum var
  • 05 Kasım 2006 18:06

1 2 3 Sonraki
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.