Etiket: insanlar
insanlar hakkındaki yazılar:

fobiler
Korkularımız, yüzleşemediklerimiz, cesaret edemediklerimiz...Hepsi değişik olsa da hepsiyle yüzleşmek isteriz. Tabii ki öncelikle hangisinin ne olduğunu öğrenmekte fayda var.

Korkularımız, yüzleşemediklerimiz, cesaret edemediklerimiz...Hepsi değişik olsa da hepsiyle yüzleşmek isteriz. Tabii ki öncelikle hangisinin ne olduğunu öğrenmekte fayda var.
burada bildirgec yazarı arkdaşımın yazdığı ve şurda bildirgec yazarı olmayan başka bir blogcu arkdaşın yazdığı internet olmadan yapabilceğimiz 101 şey, %85 ini türkçe'ye çevirdim (ufak tefek yanlışlarım olmuştur mazur görün ) :)

işte liste
1. kart hilelerini(sihirbazlığını) öğren
2.0 kavramının objeler, insanlar, ülkeler, yemekler ve bunun gibi birçok tanım için ne anlama geldiğini oylama sistemi ile yanıt bulmaya çalışan eğlenceli bir site olan isit2.0? sade ve çekici tasarımı ile dikkati çekmekte. Vakit geçirmek ve değişik eğlenceli site arayanlar siteye buradan ulaşabilirler.


"HAYAT BIZE SUNULMUS BIR ARMAGANDIR"
Bahar geliyordu. Doga da insanlar da degisiyor, umutlar kapıdan iceri süzülüyordu. Agaclar meyve icin tomurcuga dururken ,insanlar ruhlarını yeniliyordu.Soguk, acı , yoksulluk bile ılık bir rüzgar karsısında tüm zalimligini yumusatıyor , gevsiyordu. Hatta hayatı terk etmeye hazırlanıyordu.
Kenan, elini cebine sokmus, koltugunun altındaki kitapları iyice bedenine bastırmıstı. Artık ceketi üstündeyken titremiyordu soguktan. Cünkü kıs bitiyordu. Okulun kapısından iceri girip sınıfın kapısını caldı. Icerde edebiyat ögretmeni dersini anlatıyordu. Ögretmeni kafasıyla iceri gir deyip, dersini anlatmaya devam etti. Kenan arka sıradaki yerine oturdu. Tüm dikkatini ögretmenine vermisti. Tahtadaki yazıyı sonradan görmüstü. ”Hayat bize sunulmus bir armagandır, ve biz de hayata sunulmus bir armaganız”. Ögretmeni bir müzigin melodileri gibi cıkan sözleriyle bu sözü sınıfa acıklarken Kenan kendisinin hayata nasıl bir armagan olabilecegini düsünüyordu. Sabah gün dogmadan calısmak icin sokaklarda dolasmıs, cuvalını sırtına vurup kagıt ,sise ne bulduysa cöplerden toplamıs, sonra gidip onları toptancıya satmıstı. Yorgundu. İci uyur gibiydi. Ama cebinde bugün icin ailesinin ekmek parası vardı. Her gün bin bir özürle derse gec giriyor, ögretmenleri ise onu affediyordu; cünkü o zeki , terbiyeli ve pırlanta gibi bir cocuktu. Kenan, dersi tüm dikkatiyle dinliyordu ve tane tane anlatılan edebiyat dersini gelecege acılan bir anahtar gibi benligine alıyordu. Ögrendiklerini önünde kilitli bir kapı olan üniversite icin saklıyordu. Tek umudu okumaktı Kenan’ın. Teneffüslerde arkadaslarıyla oturur sadece onların sakalarına güler ve her seferinde uzak cok uzaklara dalardı. Kenan bütün bunları düsünürken zil calmıstı. kilavuz,giris kilavuzu,Ögretmeni göz isaretiyle Kenan’ı yanına cagırmıstı. Elinde üniversiteye giris kılavuzu vardı. Kenan‘a uzatıp bu sınıftaki tek umudumsun, yüzümü kara cıkartma, sana güveniyorum diyerek gülümsedi ve eliyle omuzlarına hafifce vurdu. Kenan elindeki kitapcıga saskın saskın baktı. Ögretmeni ona her zaman destek oluyor, dergiler, kitaplar getiriyor. Moralini bozmamasını, calısıp okuyan yüzlerce insanın oldugunu, bunu onunda basarabilecegini her defasında söylüyordu. Kenan ne zaman ögretmeninin gülen yüzünü görse ici hep umutla doluyordu. Her gün oldugu gibi bugün de arkadasları okul cıkısında bilardo oynamaya gideceklerini söylediler ve Kenan‘ı da cagırdılar. Aslında her gün tekrarlanan bir olaydı bu. Kenan yine gözlerini yere dikmis. Size iyi eglenceler deyip tam tersi istikamette ki sokaga dogru yürümeye baslamıstı. Elini cebine atıp parasını cıkardı. Uzun uzun baktı bu kagıt parcalarına. Hayatı bu kagıt parcalarının elindeydi, sadece kendisinin degil tüm ailesinin. Hayat ona cok iyi davranmıyordu. İki kücük kardesine bakıyor, ölen babasının yerini tutmaya calısıyordu. Annesi her gün temizlige gidiyor, aksama kadar canı cıkıyordu. Ne icin? su elinde gördügü kagıt parcaları icin... Paraları avucunda öyle sıktı ki eger onlar canlı olsalardı coktan ölmüs, canları cıkmıstı. Dönüp tekrar arkasına baktı arkadaslarına...Her gün onlarla oyun salonlarına,pastanelere,sinemaya gitmek, gelecegi düsünmeden sadece o anı yasamayı istiyordu. Kahkahalarla ,icten pervasızca gülmek ...Bu umudu bogazında dügümleniyor, göz pınarları doluyor ve yutkunarak kırıs kırıs olan parasını yine sabırla cebine koyuyordu. Cünkü o cebinde, ailesinin yasama olan baglılıgını, onların gözlerindeki pırıltıyı, gelecegi tasıyordu. Ailesine duydugu sevgi her seyden cok daha fazlaydı. O belki bir cocuktu ama yasına göre koca bir cocuk. Olsun! Bugün de arkadaslarıyla eglenmesindi, Olsun! Bu gün de gencliginin hızlı akan kanı durulsundu, bu gün de gözleri bugulansındı. Ama sunu cok iyi biliyordu. Damla damla yasadıgı her sey bir gün deniz olacaktı. Onun cabasıyla ulastıgı yerlerde, cevresinde, bir cok kisiyi mutlu edecekti. Bir cok Kenan‘a umut kapısı bile olabilirdi. Kardesleri hayatın merdivenlerini kendisi gibi tek tek degil belki ucarak cıkabilirdi sayesinde.
Kenan’ın umutsuzlugu hic olmamıstı. Bu sokagı dönüp eve dogru yürürken hep bası dimdik olurdu. Her defasında arkasında arkadaslarını bırakırken icindeki burukluk an gibi gözlerinden gecer, kaybolurdu. Baharın tüm yesilligi ve tazeligi Kenan‘ın benligini sarıvermisti simdi. Ne güzeldi yasamak! Ne güzeldi var olmak.Ögretmeninin söyledigi gibi “Hayat bize sunulmus bir armagandır ve ben de hayata sunulmus bir armaganım “. Dudagında ıslık, yüzünde bir gülümsemeyle sessiz bir haykırısla sokaga söyle dedi: Hayatın bana ihtiyacı var ve sımsıkı sarıldı kitaplarına.
"Kendini tani"
Bu söz tüm ruh bilimin kaynagidir. Ama bu istek siradan bilgiyle, yalnizca düsünceyle kazanilan
bilgiyle doyurulamaz; cünkü istenen tümüyle insani, onun özündeki gizi bilebilmektir. Kendimiz
hakkinda bin kat cok sey bilsek, sonuca erisemeyiz genede. O zaman bile kendi kendimiz icin bir
bilmece olarak kaliriz; tipki öteki insanlarin bize birer bilmece olmalari gibi. Tüm bilgiye giden
tek yol sevme eylemidir; bu eylem düsünceyi de, sözcükleride asar. Bir olma yasantisinin icine
gözüpek bir dalistir bu. Gene de düsünce yoluyla bilgi edinmek, baska deyisle ruhbilimsel bilgi,
sevgi yoluyla tüm bilgiye erisebilmek icin gerekli bir ön kosuldur. Karsimdakini oldugu gibi
görebilmek, daha acik bir deyisle aldanmalardan, onun kafamda yanlis düsüncelerle bozulmus
imgesinden kurtulmak icin onu da, kendimi de nesnel olarak tanimam gerekir. Ancak bir insani nesnel
olarak tanidiktan sonradir ki, degismeyen özüyle, sevgi eylemiyle taniyabilirim.

Profesyonel amaçlarla üretilmiş birçok yazılım bulunmasına rağmen bu işi eğlencelik bir hale dönüştüren Monoface dikkatlerden kaçmıyor. Hazır karakterler üzerinde göz, burun, ağız ve yüz yapısını değiştirerek farklı eğlenceli yüzler oluşturulabiliyor. Belirttikleri üzere 759.375 adet farklı yüz oluşturulabiliyormuş.

*Dengem yok.Duman konserinden çıkıp fasıla gidiyorum.İşkembenin üstüne beyti yiyorum,yanında da ayran içiyorum.
*Feridun Düzağaç dinleyip,arakasından İbrahim Tatlıses'in cdsini takıp kavur balıklarında oynuyorum.
*Ayda bir kez odamdaki mobilyaların yerlerini değiştiriyorum.
*Saat sesinde uyuyamıyorum.
*Çok alkol alınca sızamıyorum.En kötüsü kusamıyorum.
*İnsanları sevmiyor ama onlara kızamıyorum.
*Sigaraları ucuca ekliyorum.
*"Deli gibi seviyorum" dediğim adamı bir hafta sonra tanımıyorum.
*Uyku arasında konustuklarımı hatırlamıyorum.
bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.