Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "canon yeni bir sınıf peşinde mi?: eos 1000d"




Etiket:

küresel ısınma hakkındaki yazılar:

\

kyoto protokolü imzalandıktan sekiz yıl sonra yani 2005 yılının başlarında Rusya'nın da katılımı ile yürürlüğe girmişti. protokole başlangıçta 160 ülke imza atmıştı. Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye protokolü imzalamayan ülkeler arasındaydı. 2005 yılından bu zamana e-posta kutularımızda "you won $1.000.000" konulu mesajların arasında sık sık "Türkiye kyoto'yu imzala" konulu mesajlar da görür olduk. Bu amaçla çeşitli kampanyalar düzenlendi.

  • mentor
  • 14 yorum var
  • 09 Mayıs 2008 15:51


Evet, İsveç ,Norveç ,Finlandiya turundayız.Tur dedim isede çantamızı belimize takıp çift tabanca (Eşimle) yola düştük.Kuzeye adım atar atmaz sürekli Türkiye'deki Avrupa özentili tipler aklıma geldi.''Hocam Avrupa'da yollar tertemiz,adamlar çok dürüst, felaket çevreciler'' gibi.Stockholm Havaalanına iner inmez ilk şoku yaşadık.Dedim ki;Herhalde sigara izmariti toplayan çöp kamyonu devrilmiş.Niye mi?Yollardaki izmaritten asfalta onudbasma şansınız yok.Taksi durağına geldik.Otel kaç para 160 Kron.Niye dedik tarifede 140 Kron yazıyor.Şoför Avrupa'lı dürüstlüğüyle cevap verdi.''Benim Taxi SAAB,diğerleri Volvo yani benim arabam kaliteli diye fiatı yüksek çekti.Birde tuvalet kültürleri varki sormayın .Hoşçakalın Büyük Avrupa hayranları. Her akşam TV de küresel ısınma için insanlar bilinçlendiriliyorlar.Ama tuvalet gittiğinizde popo yıkama kültürü olmadığından 3 rulo kağıtla poponuzu temizlemek zorunda kalıyorsunuz.En güzeli de iklim değişikliği programından sonraki Tuvalet kağıdı reklamı.Sonuçta Avrupa özentili bizler bankamatikten para çekerken bile bir uyarı var.Fiş istiyormusun? Ve altında daha da hoş bir yazı.Bir fiş için kaç ağaç katlediliyor biliyormusunuz? Evet selam size Avrupa hayranları selam.

  • memogen
  • 0 yorum var
  • 02 Mayıs 2008 16:48

bugün dünyanin en özel günü... Dünyadaki en özel çevre sorunları 175 ülkede 1 milyarı aşkın insanlarla dünya için harekete geçilecek.
küresel ısınma
enerji
kuraklık
küresel ısınmadan dolayı açlık krizi vs vs

kısa başlıklar halinde sorunun artık ne kadar büyüdüğünü ve herkesin en azından kendisi için birşeeyler yapması gerktiği malum,işte başlıklar

KÜRESEL ISINMADAN DOLAYI 1 MİLYON CANLI TÜRÜ TEHDİT ALTINDA

2030 YILINA GELİNDİĞİNDE DÜNYADAKİ OTOMOBİL SAYISI %50 ARTICAK BUNDAN DOLAYI 2030'DAN İTİBAREN CİDDİ BİR PETROL KRİZİ KAPIDA..

  • eisenheimx
  • 0 yorum var
  • 23 Nisan 2008 15:30

Bu konuyu olabildiğince fazla kişiyle paylaşmanın gerektiğini düşünüyorum; "Terbiye ve eğitimin etkili olması için küçük yaşta başlamak gerektiğini ve alışkanlıkların kişi genç yaştayken daha kolay kazanılacağını biliyoruz" diyen norm enerji Türkiye'de ilk defa yapılan kampanya başlattı; ağaç yaşken eğilir ! yarışma koşullarını belki de hepimiz okumalıyız ? Küçük temiz enerji dostları duygu ve düşüncelerini kağıtlara döküyor, bunu hepimizle paylaşıyor, sonra da çok şık ödüller kazanıyor. Başvuru formu sitede mevcut. Konu ne mi dediniz ? Güneş enerjisi ve küresel ısınma tabii ki. Bu arada siz ne yaptınız bugün ?

  • mondeo
  • 0 yorum var
  • 16 Nisan 2008 09:56

\
\
Ey Tasarımcılar Hiç bunları düşündünüz mü?
" Küreselleşen, hızla değişen, iletişimin çılgın boyutlara ulaştığı ve hatta kirlilik boyutuna vardığı, insanoğlunun teknolojik olarak hayal bile edemeyeceği kadar gelişkin bir dünyada yaşıyoruz. Bu gelişkinliğe rağmen yaşadığımız dünyada doğal yaşama yönelik bir sürü felakete de maalesef tanık oluyoruz. Bu felaketlere yönelik bir sürü önlem alınmasına ve her türlü uyarı yapılmasına rağmen bu durum azalacağına katlanarak artıyor. Küresel felaketler tüm yaşamı tehdit eder boyuta ulaştı ve geçiyor. Bir sürü canlı türü yok oluyor, soluduğumuz hava, içtiğimiz su hızla kirleniyor. Yediğimiz besinlerin bir çoğu hormonlu, yapay ortamlarda yetiştirilmiş meyve ve sebzelerden oluşuyor. Tarım yapılan topraklar bol ürün almak uğruna yapay, zehirli kansorejen maddelerle kirletilmiş durumda. Ekolojik tarım yapacak topraklar hızla azalıyor. Tatlı su kaynakları nükleer sızıntı, zehirli atıklar, sunni gübreler ve asit yağmurları nedeniyle hızla kirleniyor. Uzun ömürlü gıda maddelerinde bozulmayı geciktiren, kansorejen, koruyucu maddeler kullanılıyor.
İşin tuhafı tüm bunlar bilindiği halde hâlâ bu şekilde üretime ve de tüketime devam ediliyor. Hepimiz bu konu hakkında az ya da çok bilgi sahibi olmamıza rağmen gereksiz tüketim çılgınlığı sürüyor. Tek tip insanlara dönüştürülüyoruz. Pazarlama taktikleri ve teknikleri her geçen gün o kadar hızla değişiyor ki bütün bunların farkında olan kişiler bile tuzağa düşürülüyor.
Evlerimiz kullanamadığımız eşyalar, giysiler, aksesuvarlarla dolup taşıyor. Alışverişlerde ihtiyacımız olmamasına rağmen hayatımızda hiç kullanmıyacağımız şeyleri almaya zorlanıyoruz. Tüketemeyeceğimiz kadar yiyecek alıp yarısını bazen çoğunu bozup çöpe atıyoruz. Bizim ziyan ettiğimiz gıda maddeleri, başka yerlerde ihtiyacı olan toplumların hayatını kurtaracak olmasından haberdar olmamıza rağmen, hayatımıza hiç bir şey olmuyormuşcasına devam ediyoruz. Her şeyi kanıksıyoruz, üzüntülerimizi ve sevinçlerimizi yapaylaştırıyoruz.
Bu durumu değiştirecek ne yapmalı? İnsanlık bu gidişi nasıl tersine çevirecek? Dünyamızda yaşayan tüm canlıların en büyük sorunu. Yani bu sorunun başlıca kaynağı olan insan, doğal yaşamı tehdit eder durumda. "
  • runaway
  • 0 yorum var
  • 10 Nisan 2008 13:00

'Dünya Saati' (Earth Hour)
Earth Hour

Earth Hour (Dünya Saati) eyleminin ilki geçen yıl Avustralya’nın Sidney kentinde düzenlenmiş ve eyleme yaklaşık iki milyon iki yüzbin kişi katılmıştı.Bu yıl Avustralya dışı ülkelerde de geniş bir katılımın olması bekleniyor.Earth Hour küresel ısınmaya karşı bir saatlik elektrik kesintisi diye tarif ediliyor.Küresel ısınmaya karşı insanların daha duyarlı olmasını amaçlamakta.Eylem bu yıl 29 Mart Cumartesi günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek.eyleme katılmak isteyenler bir saatliğine evlerindeki ışıkları kapatabilir ve elektrikli cihazların çalışmasını bir saatliğine durdurabilirler.Ayrıntılı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

  • xvolvox
  • 5 yorum var
  • 29 Mart 2008 17:48

\

Kirliliğin artık iyice boy gösterdiği Küresel ısınmanın dünya için önemli bir tehdit oluşturduğu günümüzde, DESIGN 21 düzenlediği yarışma ile bisikleti insanların ayrılmaz bir parçası haline getirmeye uğraşıyor.

Online olarak başvurabileceğiniz yarışma için son başvuru tarihi 30 Nisan.
1. : 5000$
2. : 3000$
3. : 1000$
populerlik ödülü : 500$
olarak belirlenmiş.
Yarışma hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler buradan faydalanabilirler.

  • fReewave
  • 0 yorum var
  • 25 Mart 2008 15:10

Küresel iklim değişikliği ve artık kesin olarak öngörülebilen olumsuz etkileri konusunda millet olarak ne kadar bilinçliyiz pek bilemiyorum. Sanki bu konuyu pek üzerimize alınmıyoruz gibi geliyor bana. Bize bir şey olmaz diyemi düşünüyoruz yoksa elle gelen düğün bayram modundamıyız anlamış değilim. Ancak kesin olarak bildiğim şey bu konunun Türkiye için yüksek öncelikli bir ulusal güvenlik sorunu olduğudur. Aslında beni bu konu üzerinde yazmaya iten şey bugün The Observer'da okuduğum bir haber oldu. haber'e göre küresel ısınmayı uzun süre inkar eden bush yönetimine, pentagon tarafından küresel ısınmanın gerçek olduğu ve 2020' ye kadar dünyayı ağır sorunlara yol açacak bir krize sürükleyebileceği yolunda gizli bir rapor verilmiş. Raporda bahsedilen sorunlar kısaca şöyle: eriyen kutuplar ve yükselen sular nedeniyle Avrupa'nın bazı önemli şehirlerinin sular altında kalması. Yükselen suların Gulf Stream akıntısına engel olmasıyla İngiltere ve daha bir kısım Avrupa ülkesinin Buzul çağına girmesi, Büyük kuraklık, Nükleer çatışma, açlık, büyük çaplı ayaklanma ve göçler ve nihayetinde küresel bir kaos.

\
Gelelim bu konunun neden türkiye için öncelikli ulusal güvenlik sorunu olduğuna. Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişiklikleri bütün ülkeleri olduğu gibi Türkiyeyi de kesin olarak olumsuz etkileyecek olmakla birlikte içinde bulunduğumuz cografya diğer ülkelere göre biraz daha şanslı. En azından önümüzdeki bu 10-12 yıllık süre de açlık ve kuraklık gibi sorunları çok ağır biçimde yaşamayacağımız kesin. Ancak raporda belirtilen bir husus bizim açımızdan çok önemli. ''Nükleer çatışma''. Raporda nükleer gücü olan ülkelerin kendi kaynaklarını korumak için nükleer silaha başvurabileceği belirtiliyor. Bizim nükleer silahımız yok ancak merak ettiğim husus nükleer silahı olup da su, besin ve enerji gibi yaşamsal kaynaklardan yoksun kalacak ülkelerin ne yapacağı. Konu açlık, susuzluk ve enerji kaynakları olunca sorunun cevabı da belli sanırım...

  • Gigabyte
  • 0 yorum var
  • 25 Şubat 2008 16:24

Türkiye'de Gerçek Tehdit Sunulduğu Gibi Siyasi Değil Aslında. Gerçek Tehdidin Tarihi Sanılandan da Yakın. İşte, Önemli Çalışmalar Sonucunda Belirlenen, Türkiye'nin Su Darboğazına Gireceği Tarih. 2030

  • slymnkck
  • 1 yorum var
  • 12 Şubat 2008 17:00

Bir Çevre Mühendisi olarak meslektaşlarımı yakından ilgilendiren bir haber.Ülkemizde ilk kez Balıkesir'de deniz suyu arıtımı yapılacakmış.Balıkesir Büyükşehir Belediye başkanı İller Bankası ile birlikte yürütülen projede saniyede 46 lt içilebilir su elde etmeyi amaçlıyorlar.Yazın turistlerin şehre akın etmesi sonucu değişken bir nüfusa sahip olması nedeniyle istenildiği takdirde saniyede 110 lt su arıtılabilecek şekilde kapasitenin arıtırılabileceği bir sistem geliştirileceği bildirildi.Ayrıca ihalenin 13 Mart'ta yenileneceği ve çalışmalara hemen başlanacağı belirtildi.kaynak

  • quintilis
  • 4 yorum var
  • 07 Şubat 2008 08:34

1 2 3 ... 7 Sonraki
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.