Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Ben Yaşadığınız Dünya - 1"




Etiket:

kafa hakkındaki yazılar:

\

Dünya Kupası'nda Zinedine Zidane'ın İtalyan oyuncu Materazzi'ye attığı kafa gündeme sürekli birtakım yeniliklerle tekrar geliyor.
Konu hakkında yapılan oyun, sonrasında Zidane için yapılan şarkı noktayı koydu derken şimdide İtalyan oyuncu Marco Materazzi "what I actually said to Zidane" adlı bir kitap çıkaracağını duyurdu.
100 sayfadan oluşan Kitapta olayın yaşandığı anda
Zidana söylediği sözler üzerine olası 249 dialog yeralıyor. (sanırım gerçeğinide dahil) 13$ dan satışa sunulacak kitabın gelirleri Unicefe bağışlanacak.
  • erususre
  • 0 yorum var
  • 11 Ekim 2006 11:58


Etiketler: , ,

yeni ve birbirinden salak gelişmeler olunca yine yazmaya karar verdim. hatırlanırsa ilk bölümde kız arkadaşımın beni ne kadar mantıklı bir sebeple terkettiğini anlatmıştım. Bir arkadaşın tavsiyesi (yagmurbaz) üzerine bir konuşayım dedim gerçekten bu neyin gururuydu, hem de ortada hiçbir şey yokken. telefonda konuştuk uzun çabalardan sonra, kendisi bana eski sevgilimin yanına gitmeme kızmadığını, benim hep mutlu olmamı istediğini, onu unutamadığımı bildiği için bunu normal karşıladığını, benim için hep dua ettiğini !!! ama bir anda yeni bir kız arkadaş bulmama dayanamadığını söyledi. Ona bir saat kadar öyle bir şey olmadığını, bir anlık kızgınlıkla başka biri olduğunu söylediğimi anlatmaya çalıştım ama anlayamadığım bir sebepten dolayı bunu kabul etmedi. lafı döndürüp durdu, bu kadar çabuk yeni birini nasıl bulursun, bunu nasıl yaparsın diye. ya devreleri yakmaya ilerliyorum gene, bir nasıl bir takıntı. yok birini bulmadım, sende aynı şeyi söyledin, ben sadece öylesine söyledim diyorum, o hala aynı nakarat, buyur ara diyorum o arkadaşın numarası şu, için rahat etsin, sen onla anlaşmışsındır diyor bu kez. sizi yüz yüze görüştüreyim diyorum, yok olmaz buna dayanamam diyor, ya neye dayanamayacaksın, beni suçladığın şeyin gerçek olmamasına mı diyorum, duruyor, nasıl bunu bu kadar çabuk yapabildin diyor hala. !!! devreleri yakmama az kaldı. sbaskentli, sanırım dediğini yapacağım yeni birini arayacağım, garip sorgulamalar yapmayan. yoksa olay ben bu salaklığa nasıl tahammül etmişime gidecek hiç çekilmeyecek.
Not: çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz. ama olay neticelendi sanırım. ben her ne kadar devreleri yakmaya bu kadar yaklaşsamda. kızların takıntılarıyla mücadele etmek gerçekten zor, yok zor değil imkansız.

  • janus96
  • 7 yorum var
  • 06 Eylül 2006 12:19

Böyle oynuyorsunuz
Böyle oynuyorsunuz
Bu sitede webcaminizle baketbol oynayabiliyorsunuz. Sistem eyetoy gibi çalışıyor. Siz elinizle, kafanızla (hatta hareket eden herhangi bir uzvunuzla) topa vuruyorsunuz (en rahatı kafayla bence). Gösterilen potaya basket atıp, paraları topluyorsunuz. Tabi flash size webcamini kullanmayı istediğinde kabul etmeyi unutmayın.
  • farkob
  • 0 yorum var
  • 14 Ağustos 2006 14:18

Etiketler: , , , , ,

Pek çok kez yayınlandı bildirgeçte zidane kafası.İşte bazı arkadaşlar da boş durmamış zidane'nın kafasını çeşitli şekillerde ele almışlar.

\
\
\
\
\

  • oceangray
  • 1 yorum var
  • 30 Temmuz 2006 12:00

üç noktalı cümleler yazmak istiyorum yine, ama vaktim çok yok. insan, arasıra kafasına takılan şeyleri bir yerlere yazarak kafasını biraz boşaltabiliyor. günlükleri bu yüzden seviyorum.

bu yüzden de kısa bir hayat özeti yazıyorum yine: - "karabasan arkadaşım"la karşılaştım yine. böyle bir ismi başka kimsenin birisi için kullanabileceğini sanmıyorum; çünkü her kullanışımda bana da hâlâ garip geliyor. anlamına gelince: yurtta kaldığım o depresif günlerde (10 yıllık o sürenin 8-9. yıllarında sanırım) geceleri uyuyamaz olmuştum. çünkü nedenini bilmediğim bir sebepten, karabasan tabir edilen "şey"(ler) musallat olmuştu ve okulu da epey kötü etkiliyordu bu durum. geceleri uyuyamıyordum. uyuduğumda ise, üzerimde tahminen 200 kiloluk görünmez bir sumocunun ağırlığıyla uyanıp çıkmayan sesimle yardım istiyordum. kimseler duymuyordu. çare olaraksa, gündüz uyuyup akşam uyanık kalmayı buldum. epey idare ettim bu şekilde. bu yönteme başlamadan önceyse, gece gelen karabasandan sonra sinirlenip yataktan kalkıyordum; sigaramı, gitarımı, ders notlarımı alıp koridorun başındaki masaya geçip gün doğuşuna kadar vakit geçiriyordum küfrederek. yalnız dikkatimi çeken şuydu ki, o masada tanımadığım bir genç daha oturuyordu. başlarda soğuk davrandık birbirimize. derken bir gece (atıyorum 04.00 sularında) sordu "ne işin var bu saatte her gece burda?" diye. - "inanmazsın söylesem de" dedim. güldü, "inanırım" dedi. - "hoca, gülersen uçarım ama bak. anlatıyorum." deyip anlattım hayali arkadaşları. sordum sonra, "sen ne geziyorsun peki bu saatte?" diye. o da güldü: - "aynı nedenden!" epey güldük orda. sonra epey gün doğuşu izledik karabasanlara küfrederek. takip eden günlerde derslerimi epey kötü etkilediğinden çözüm yolu aradım, ve psikolojik olduğunu farkettikten sonra bir daha böyle bir sorunum olmadı. ama hâlâ aklıma geldiğinde gülerim. geçen gün metroda karşılaştık kendisiyle. yanında bir eleman daha vardı. biz yine eski günleri anlatıp güldük, yanındaki de bizlere "pathetic loser" bakışı fırlattı, ifrit oldum. yine de güldüm.

  • impala
  • 0 yorum var
  • 07 Mart 2006 17:58

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.