Etiket: koyun
koyun hakkındaki yazılar:

Gözlük takmış bir köpek, ya da şapka takmış bir kedicik...yemek isterken şirin hareketler yapan hayvanlar...koyunlar, fareler, ayılar, neredeyse tüm hayvanlar tüm şirinliği ile burada karşınızda.

Gözlük takmış bir köpek, ya da şapka takmış bir kedicik...yemek isterken şirin hareketler yapan hayvanlar...koyunlar, fareler, ayılar, neredeyse tüm hayvanlar tüm şirinliği ile burada karşınızda.
Pahalı benzin, pahalı iletişim, pahalı eğitim, sağlık, ulaşım derken şimdide pahalı canlı hayvan yani koyunla tanıştık. o kadar olmuş ki Dünyanın en pahalı 2. koyunu Türkiyemde satışa çıkmış. Dünyanın en ucuz koyununu siz tahmin edin, bildiniz tabiki ABD.


Köpeğinizi ya da kedinizi çok seviyorsunuz, ona özel bakımlar yaptırıp çok özel oyuncaklar alıp sadece sevdiği çok pahalı yiyecekleri yediriyorsunuz, ama bir gün öleceği gerçeği içinizi sürekli kemiriyor. Evcil hayvanınızı daha da şımartmanın bir yolu daha bulundu o da kendisini kopyalatmak. Yaklaşık 100.000 dolar civarı bir ücret karşılığında evcil hayvanınızdan alınan hücrelerin donör hayvana enjekte edilmesi yöntemiyle bir kopyasını oluşturabilir ve sonsuza kadar beraber yaşayabilirsiniz. Bu yöntem çok gaddarca ya da etik değilmiş gibi gelebilir ama bunu şimdiden çok zengin beş kişi yaptırmış bile, kaynakta isim verilmemiş o yüzden kim olduklarını bilemiyoruz. Bioarts International CEO'su Lou Hawthorne bu işlemi başarılı bir şekilde yaptığını ve önümüzdeki aylarda beş köpeğin kopyalanması için bir açık arttırma başlatacağını belirtmiş, hatta web sitesinde gelin kopyalayalım biz bunu hep yapıyoruz tarzında reklam da yapmış. Siz de köpeğinizi kopyalatmak için sıraya girebilirsiniz.
23.11.2007 tarihinde yani benim yazdığım bu tarihe göre dün İstanbul Üniversitesi basın toplantısından sonra ilk kez basının ve kamuoyunun karşısına çıkarılan oyalı yani ilkTürk kopya koyuyunu tanıttı.Sezaryenle dünyaya gelen oyalı Türkiye'nin ilk kopya koyunu.

Merhaba;
Ben sıradan bir insanım. Sıradanlığı sıradışı yapmaya çalışanlarla mücadele edecek kadar sıradanım. Mücadele etme şeklim de sıradandır benim; onların tanımladığı “sıradışı sıradanlığa” sığan laf oyunları yerine, kafalarına taş atmayı yeğlerim. Kelimelerle saldırdığım olsa da bazen, lafı ne yapar eder kaba kuvvete getiririm. Romantik de değilim ben. Sıradan insan romantik olmaz. “Ben senin benim seni sevdiğimi bildiğini biliyorum” bakışından başka bir şey bilmem. Oyunuma gelenle evlenir; hayatının kalanında ona baktığım nadir anlarda da bir şey ifade etmem bakışlarımla. Boş bakmayı severim. Boş bir adamım ben aslında. Boşlukları doldurmaya çalışanlara silah doğrultacak kadar boşum. Boş yere öyle hırslanırım ki “o adam nereye ateş ediyordu” diye sayıklarsınız boş anlarınızda. İçimi boşaltmak için yazı yazdığım zamanlar olsa da, yazdıklarıma anlam yüklemem. Saçmalarım. Saçma bir hayatım var aslında. Pompalı tüfekten çıkan sayısız saçma gibi her bir tarafa saçılmış, sayısız hobim var. Hiçbirini tam yapamıyorum ve başarısız olduğum anda da saçmalığa sığınıyorum. Sığınmayı seviyorum. Lider olmak yerine sıradan bir grup üyesi olmak ve sadece verilen göreve (hani şu katma değeri düşük olanlardan) odaklanmak çok basit. Basit güzeldir. Ben güzel olan her şeyi severim. Çiçekleri severim, sıradan kar tanelerini severim, çimlere boş boş bakmayı ve hâttâ (!) güzel kadınları severim. Bir süre sevsem de çabuk bıkarım çünkü mânâlar yüklenir, boş ve sıradan sevgime. Her şeye bir anlam yüklemeyi sevmem. Şair zırvasıdır bunlar. Şairler sıradan veya boş değildir. Sevmem onları ve yarattıklarını. Şairler güzel de değildir. Güzel şairler vardır elbet ama ben istisnaları da sevmem. İstisnalar sıradan değildir; onları görmezden gelirim. Görmezden gelerek, her sorunun üstesinden gelirim. Genelde işe yarar. İşe yaramazsa, bu durumun bir istisna olduğunu söyler ve yine görmezden gelirim. Sanırım yine sonsuz döngüye girdim. Sonsuz döngülerden nefret ederim.
the sheep market sitesindeki 10000 koyunun her biri amazon'un mechanical turk çalışanlarından biri tarafından yaratılmış.
Bazen banane demek geliyor içimden ...
Banane ülkenin batışından, Banane kaybolan ulusal kimliğimden , Banane unutulmuş örf ve adetlerimden, Musulda kerkük de Türkler öldürülüyormuş banane, Kuzey de benden olanlar zulüm içindeymiş banane, Dinime saldıryorlarmış dalga geçercesine banane, 20 yıl sonra ülkem ülkem olmayacakmış , Çocuklarım zengin ama kimliksiz olacakmış , Atalarımın kemikleri sızlayacakmış, Anam hakkını helal etmeyecekmiş, Hepimiz avrupalı olacakmış ama hiç birimiz biz olamayacmışız, Bayrağım dalgalanacakmış ama özgürlüğümü temsilen değil sallandığı topraklar üzerinde emeli olanlar birbirini yemesin diye,
yaw bu saatte ayakta olan başka kimse var mı ?
Uyumak için bildiğiniz yöntemler nedir arkadaşlar , koyun saymakla , süt içmekle olmuyo ...
önerisi olan varsa , lütfen buyrun .
bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.