Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "The Fades -- tanıtım"

Etiket:

oyyla hakkındaki yazılar:

sadece bildiriler gösteriliyor, tüm yazıları görmek için tıklayın
\
2004 yılında duyurulmasından bu yana Digg * ayda 30 milyon tekil ziyaretçiyi kendisine çekmeyi ve yine aylık 327 sayfa gösterimine ulaşmayı başardı. Uygulamanın sosyal imleme özellikleri sayesinde kullanıcıları, İnternet üzerinde görüp beğendikleri resimleri, videoları ve yazıları; arkadaşlarının oylaması için siteye gönderdiler. Digg'in algoritmasına göre en popüler ve konusuyla en çok ilgili olan içerikler ise, Digg'in ana sayfasında görüntülenerek tüm ziyaretçilerin kullanımına sunuldu.

Digg, kullandığı algoritmasının yanısıra, sürekli gelişmeye ve öneri motorunun yanısıra son zamanlarda eklediği, alakalı anahtar kelimeler bazında önerilen içerikler gibi yeni özellikleri uygulamaya dahil etmeye devam ediyor. Biz de bu gelişmeler ışığında ister acemi ister uzman bir Digg kullanıcısı olun, bu sosyal imleme uygulamasından en yüksek seviyede faydalanabilmenin yollarını listeledik.

Ekleyeceğiniz bir şey var mı? Yorumlarınıza eklemekten çekinmeyin.

Araç çubuğunu indirin, bana sonra teşekkür edersiniz

Digg deneyiminizden sonuna kadar faydalanmanıza yardımcı olacak pek çok araç bulunmaktadır. Eğer bir Firefox kullanıcısı iseniz ilk yapmanız gereken şey, araç çubuğunu indirmek olmalıdır. İnternet üzerinde gezinirken, araç çubuğu gezdiğiniz sayfanın Digg'e gönderilip gönderilmediğini söyleyecek ve eğer gönderilmişse, kaç kez "digglendiğini" ve kaç adet yorum aldığını belirtecek.

\

Araç çubuğu ayrıca tarayıcının alt kısmında küçük bir pencere içerisinde, siteye yeni gönderilen içerikler popüler olmaya başladığında da sizi uyaracak bir ayara da sahip. Ayarlardan ilgilendiğiniz kategorileri belirleyerek bu pencere içerisinde sadece beğendiğiniz kategorilere dahil olan içeriğin görüntülenmesini sağlayabilirsiniz. Bunun yanısıra araç çubuğuna Digg kullanıcı adınızı vererek, arkadaşlarınız herhangi bir içeriği Digglediğinde, siteye yeni içerik gönderdiğinde ya da diğer içeriklere yorum bıraktığında bilgilendirileceksiniz. Tüm bunların hepsi elbette tümüyle özelleştirilebilir. İstemediğiniz herhangi bir özelliği kapatabilirsiniz.

Spacer
Spacer
 | 4 yorum var 
 | 02 Nisan 2009 14:27 

\

Bu yazının çıkış fikri, Hürriyet gazetesinin geçen pazar günküinsan kaynakları ekinde ersan özer ile yapılan röportaj oldu. böyle röportajları çok severim hele ki işin içinde başarılı bir türk (girişimci) varsa. Ersan özer’i belki hatırlamayanlar olabilir hemen hatırlatayım; kendisi aralarında itiraf.com(haber), siberalem.com, ideefixe.com (haberi), İstanbul.net ve şu sıralarda da uzmantv.com projesi ile yer alan çok başarılı biri. son günlerde işler iyi gitmese de. Bakmayın siz bazı dünya insanlığının bazen bizi Arap gibi görmesine, zannetmesine; halbuki dünya çapında bir çok sporcumuz, iş adam/kadın larımız, markalarımız, bankalarımız, kulüplerimiz (Fenerbahçe, g.saray ve Beşiktaş, efes pilsen) var ve herkes onları, yaptıkları işleri, markalarını tanıyor. Örnek mi istiyorsunuz? Alın size dayanıklı tüketim alanında ülkemizin en büyük 2 firması arçelik ve vestel. Kendi alanlarında En büyük 500 firma arasındalar. Ha keza bankacılıkta öyle. Akbank, iş bankası, finansbank(yunanlılara gitti), oyak bank(Hollandalı ing bank satın aldı), dışbank (sonradan fortis oldu) ve Garanti bankası. üst düzey bankalar ve hepside bu konuda çok başarılılar. bazılarının yabancılara satılması iyi mi, kötü mü oldu konusu ayrı ama benim şahsi fikrim soruyorsanız pek iyi olmadı derim.. Gelelim sporcularımıza nbade oynayan hidayet(hedo) Türkoğlu ve Mehmet okur (memo resmi web sitesi). Artık onları bilmeyen yok sanırım. İşadamlarımız rahmetli olanVehbi koç ve Sakıp sabancı arkalarında dev markaları yeni kuşaklara bıraktılar.mustafa koç, Ferit şahenk ve sayamadığım diğerleri hepsi çok başarılı.
\
Her şey iyi güzel de her yerde üst düzey konumdayız ama bilgi teknolojisi olma yolunda uçar hızla(!) giden ülkemizde internette durum ne peki? Yani işin özü ülkemizden çıkan bir web uygulaması, web sitesi interneti sallayabilir mi? İşte yukarıda yazdığım güzel örnekleri burada maalesef göremiyoruz ve maalesef cevap (şimdilik) hayır bunun belli başlı kısa sebepleri var onları yazalım:
1. elinde projesi olan kişilerin ekonomik yetersizlikleri
2. uygulamaya dönük sıkıntılar
3. özgün, yaratıcı fikirler bulamamak
4. yabancı dil sıkıntısı (halbuki dünya türk olsa hepsi çözülecek(!) )

Elbette ülkemizden bir google, yahoo, microsoft gibi devlerin çıkmasını zaten beklemiyoruz ama alanında da özgün siteler bulmakta çok zor, çıkan olunca da işi yüzüne gözüne bulaştırıyor. Örneklerle başlayalım isterseniz. Herkesin tanıdığı blograzzi mesela.ilk açıldığında herkesin çok büyük ümit bağladığı yeni nesil (web 2.0) bir toplist olmaktan öteye gidemeyen, adam kayıran ve başlangıcından bugüne kadar sürüsüne bereket yanlış adımlar atan blograzzi. Hadi işi bilen biri (arda kutsal) yapmasa bunu acemiliğe vereceğim ama işi bilen(!) birisi yapınca vahim bir durum alıyor. Şu sıralar herkes blograzziden şikayetçi. Webrazzi ne kadar güzelse blograzzi de o kadar kötü durumda. Acı ama gerçek. Yanılıyorsam lütfen düzeltin.

\
Geçelim oyyla.com sitesine buraya yerli malı digg diyebiliriz. burada da durum aynı ilk başlarda durum fena değildi ama sonradan havası kaçan gazoz sendromu burada da kendini gösteriyor. digg etkisi hiçbir zaman olmayacak, olamaz. her zaman ilk yapılan, ilk bulan malı götürdüğü için oyyla.com da maalesef başarısız kalıyor. Tusul.com ve webiket.com da bulunuyor ama şu sıralarda tusul.com lider gibi. Webiket ise düşüşlerde. Gelelim sosyalleşmeye çalışan web sitelerimize. İlk başlarda ortalığı yonja.com (haber) ve zurna.com silip süpürüyordu sonra şehre facebook adında biri geldi pir geldi hiçbiri artık eskisi gibi iş yapamaz oldu. Evimizin bakkalı Sosyomat dahil. Halbuki etiketleme (tag) mantığı üzerinden sosyomat daha da farklı olabilir. Orkut.com da durum biraz farklı alman gurbetçi stili gibi ne desem yalan olur ama oldukça popüler olduğu su götürmez bir gerçek. netlog ise profile bakıp kız bulmak isteyenlerin adresi istiyor.us ve webdeki.net ise var mı yok mu belli değil? Gittigidiyor’a bakalım hah evet belki de elle tutulur birkaç siteden birisi ebay sağolsun o da olmasa ne kullanacaklardı değil mi? Her ne olursa olsun başlı başına bir başarı örneğidir. Sonra bir mynet var ki kendisini çok severim nette hiç aklıma bile gelmez bırakın hiç gelmesin. youtube popüler olunca hemen tam türk işi pikniktube çıktı sonra izlesene.com, vidivodo.com vs vs. cember.net vardı o da satıldı nokta.com var ki epey şirket satın aldılar ama onlarda Türkiye sınırlarında büyük olmaya oynuyorlar gibi, çözemedim. İnşallah devamını getirirler. Fotokritik.com var epey güzel, tutuluyor ama onda da bir şeyler eksik gibi yerelleşelim güzelleşelim muhabbeti. belki de tek güzel olan site yemeksepeti.com.konuyla ilgili haberi.

Spacer
Spacer
 | 49 yorum var 
 | 28 Şubat 2008 08:05 

\

öncelikle "sosyal imleme nedir?","nelere yarar?","yenilebilecek birşey mi?" gibi türlü türlü sorulara cevap arayanlara hafif.org da yazmış olduğum sade dilli yazımı takdim edeyim. benim bu yazım dışında, link ekleme siteleri adlı bildirgec.org yazısında eburhan adlı arkadaşımızın yorumunda gördüğüm ve gene birazdan bahsedeceğim sosyal imleme sitelerinde rastladığım bu yazısını okumanızı önerebilirim.

Spacer
Spacer
 | 49 yorum var 
 | 12 Kasım 2007 16:48 

  1. yapılan önemli hatalardan bir tanesi başlıkta okuyucu yararını gözetmemek. mükemmel, inanılmaz, harika bir şey bu gibi konunun ne ile alakalı olduğunun tam anlaşılamadığı, okuyanın vaktini çalmak üzere atılmış başlıklardan sakının. başlık atmadan önce bu yazının okuyucuya ne faydası olacağını kendinize sorun ve ona göre uygun bir başlık atın.
  1. başlıkta okuyucu ilgisini çekememek. Başlığı uygun seçmiş olasanız bile yazı içinde okuyucunun ilgisini çekecek bilgilerin yer aldığını bir şekilde başlıkta okuyucuya hissettirin. başlıkta istatistiklere, sayılara, o konuda bilgili insanların konu hakkındaki düşüncelerine gibi. okuyucu yararını gözetmesinin ötesinde okuyucunun merakını da çekebilmeli yazı.
  1. Spesifik olun. Başlık yazarken okuyucuya yazı içinde spesifik bir bilgiye ulaşacağını, hissettirin. Genellemelerden kaçının, kesin ve net cümleler kurun.
  1. Başlık yazarken ne demek istediğinizi tam olarak anlatacak sade ve yalın cümleler kurun. okuyucu gözünü yazının üzerinde geçirdiği 2-3 saniyede karar verebilsin yazınızı okuyup okumayacağına, yada işine yarayıp yaramayacağına. Yazıda birden fazla konu varsa sadece bir tanesine, okuyucuya en faydalı olacığını düşündüğünüze yoğunlaşın ve mecazlı cümleler kurmaktan kaçının.
  1. Yazının hemen okunması gerektiğini vurgulayın. Herkesin başına gelmiştir sanırım, bir başlık görürsünün, daha sonra okumak için bir işaret koyarsanız o daha sonra asla gelmez. Atacağınız başlık okuyucuya yazdığınız yazıyı hemen o an okuması gerektiğini söylemeli. Bunun için yukarıdaki dört maddenin tam olarak yerine getirildiğinden emin olun. eğer başlığınız, yazının okuyucuya olan faydasını belirten, ilgi çekici, sade, ve merak uyandıran bir başlıksa okuyucu bunu hemen okuyacaktır, şu an sizin okuduğunuz gibi.

kaynak

Spacer
Spacer
 | 6 yorum var 
 | 21 Nisan 2007 10:08 

Etiketler: , ,

önceleri limkçi ve yakın zamanda linkibol ile Türkçe içerikli sosyal imleme sitelerine aşina olmaya başladık. birkaç gün önce sosyal imleme sitelerinin arasına beta yayınıyla oyyla!com katıldı. oyyla, önceki benzerlerine oranla daha belirgin bir puanlama sistemi geliştirmiş. kategori ve etiket yapılarının bir arada kullanılmasının da içeriğe ulaşmada etkin bir rol oynadığını düşünüyorum. beta yayınına başlamasının hemen ardından webrazzi gibi platformlarda, Türk digg'i ilan edilmesini biraz abartılı bulsam da, oyyla'nın geleceğini parlak görüyorum.

Spacer
Spacer
 | 61 yorum var 
 | 26 Mart 2007 06:19 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu