Etiket: oyyla
oyyla hakkındaki yazılar:

Bu yazının çıkış fikri, Hürriyet gazetesinin geçen pazar günküinsan kaynakları ekinde ersan özer ile yapılan röportaj oldu. böyle röportajları çok severim hele ki işin içinde başarılı bir türk (girişimci) varsa. Ersan özer’i belki hatırlamayanlar olabilir hemen hatırlatayım; kendisi aralarında itiraf.com(haber), siberalem.com, ideefixe.com (haberi), İstanbul.net ve şu sıralarda da uzmantv.com projesi ile yer alan çok başarılı biri. son günlerde işler iyi gitmese de. Bakmayın siz bazı dünya insanlığının bazen bizi Arap gibi görmesine, zannetmesine; halbuki dünya çapında bir çok sporcumuz, iş adam/kadın larımız, markalarımız, bankalarımız, kulüplerimiz (Fenerbahçe, g.saray ve Beşiktaş, efes pilsen) var ve herkes onları, yaptıkları işleri, markalarını tanıyor. Örnek mi istiyorsunuz? Alın size dayanıklı tüketim alanında ülkemizin en büyük 2 firması arçelik ve vestel. Kendi alanlarında En büyük 500 firma arasındalar. Ha keza bankacılıkta öyle. Akbank, iş bankası, finansbank(yunanlılara gitti), oyak bank(Hollandalı ing bank satın aldı), dışbank (sonradan fortis oldu) ve Garanti bankası. üst düzey bankalar ve hepside bu konuda çok başarılılar. bazılarının yabancılara satılması iyi mi, kötü mü oldu konusu ayrı ama benim şahsi fikrim soruyorsanız pek iyi olmadı derim.. Gelelim sporcularımıza nbade oynayan hidayet(hedo) Türkoğlu ve Mehmet okur (memo resmi web sitesi). Artık onları bilmeyen yok sanırım. İşadamlarımız rahmetli olanVehbi koç ve Sakıp sabancı arkalarında dev markaları yeni kuşaklara bıraktılar.mustafa koç, Ferit şahenk ve sayamadığım diğerleri hepsi çok başarılı.

1. elinde projesi olan kişilerin ekonomik yetersizlikleri
2. uygulamaya dönük sıkıntılar
3. özgün, yaratıcı fikirler bulamamak
4. yabancı dil sıkıntısı (halbuki dünya türk olsa hepsi çözülecek(!) )
Elbette ülkemizden bir google, yahoo, microsoft gibi devlerin çıkmasını zaten beklemiyoruz ama alanında da özgün siteler bulmakta çok zor, çıkan olunca da işi yüzüne gözüne bulaştırıyor. Örneklerle başlayalım isterseniz. Herkesin tanıdığı blograzzi mesela.ilk açıldığında herkesin çok büyük ümit bağladığı yeni nesil (web 2.0) bir toplist olmaktan öteye gidemeyen, adam kayıran ve başlangıcından bugüne kadar sürüsüne bereket yanlış adımlar atan blograzzi. Hadi işi bilen biri (arda kutsal) yapmasa bunu acemiliğe vereceğim ama işi bilen(!) birisi yapınca vahim bir durum alıyor. Şu sıralar herkes blograzziden şikayetçi. Webrazzi ne kadar güzelse blograzzi de o kadar kötü durumda. Acı ama gerçek. Yanılıyorsam lütfen düzeltin.

- wanadooo
- 48 yorum var
- 28 Şubat 2008 08:05

öncelikle "sosyal imleme nedir?","nelere yarar?","yenilebilecek birşey mi?" gibi türlü türlü sorulara cevap arayanlara hafif.org da yazmış olduğum sade dilli yazımı takdim edeyim. benim bu yazım dışında, link ekleme siteleri adlı bildirgec.org yazısında eburhan adlı arkadaşımızın yorumunda gördüğüm ve gene birazdan bahsedeceğim sosyal imleme sitelerinde rastladığım bu yazısını okumanızı önerebilirim.
- SCAR TISSUE
- 32 yorum var
- 12 Kasım 2007 16:48
- yapılan önemli hatalardan bir tanesi başlıkta okuyucu yararını gözetmemek. mükemmel, inanılmaz, harika bir şey bu gibi konunun ne ile alakalı olduğunun tam anlaşılamadığı, okuyanın vaktini çalmak üzere atılmış başlıklardan sakının. başlık atmadan önce bu yazının okuyucuya ne faydası olacağını kendinize sorun ve ona göre uygun bir başlık atın.
- başlıkta okuyucu ilgisini çekememek. Başlığı uygun seçmiş olasanız bile yazı içinde okuyucunun ilgisini çekecek bilgilerin yer aldığını bir şekilde başlıkta okuyucuya hissettirin. başlıkta istatistiklere, sayılara, o konuda bilgili insanların konu hakkındaki düşüncelerine gibi. okuyucu yararını gözetmesinin ötesinde okuyucunun merakını da çekebilmeli yazı.
- Spesifik olun. Başlık yazarken okuyucuya yazı içinde spesifik bir bilgiye ulaşacağını, hissettirin. Genellemelerden kaçının, kesin ve net cümleler kurun.
- Başlık yazarken ne demek istediğinizi tam olarak anlatacak sade ve yalın cümleler kurun. okuyucu gözünü yazının üzerinde geçirdiği 2-3 saniyede karar verebilsin yazınızı okuyup okumayacağına, yada işine yarayıp yaramayacağına. Yazıda birden fazla konu varsa sadece bir tanesine, okuyucuya en faydalı olacığını düşündüğünüze yoğunlaşın ve mecazlı cümleler kurmaktan kaçının.
- Yazının hemen okunması gerektiğini vurgulayın. Herkesin başına gelmiştir sanırım, bir başlık görürsünün, daha sonra okumak için bir işaret koyarsanız o daha sonra asla gelmez. Atacağınız başlık okuyucuya yazdığınız yazıyı hemen o an okuması gerektiğini söylemeli. Bunun için yukarıdaki dört maddenin tam olarak yerine getirildiğinden emin olun. eğer başlığınız, yazının okuyucuya olan faydasını belirten, ilgi çekici, sade, ve merak uyandıran bir başlıksa okuyucu bunu hemen okuyacaktır, şu an sizin okuduğunuz gibi.
- eminkeles
- 6 yorum var
- 21 Nisan 2007 10:08

