Gazi Üniversitesi tarafından yaptırılmış olan "Türkiye üniversiteleri öğretim elemanları profili" konulu bir araştırma var.
Televizyon, bazı gazete ve dergiler Şubat ayı içerisinde bu araştırma sonuçlarına yer verdiler.
Derin Sular da blogunda haber ve sonuçlara bağlantı verdi.
Buna göre, 2003 yılında anketi yanıtlayan 3.412 öğretim görevlisinin yüzde 46'sı hiç yurtdışına çıkmamış, yüzde 40'ı hiç yabancı dil bilmiyor (araştırma, bilmediği halde biliyorum diyenleri ayıklayamıyor), yüzde 16'sı ders kitabı dışında hiç okumuyor.
Aradan üç yıl geçti. Aynı anket bugün yapılsa, anket soruları arasında web2.0, weblog, podyayın, del.icio.us, flickr ya da wiki gibi eğitim dünyası için de önemi tartışılmaz internet araçlarının bilinirliği ve kullanılırlığı mutlaka yer alırdı.
Üç yıl, henüz Türkiye’de olmasa da, dünya’da eğitim araçlarında önemli değişiklikler yarattı.
1.alıntıların fotokopileri yerine url’ler
2.Ansiklopediler yerine vikipedi
3.Bir masa etrafında toplanıp proje yapan gençler yerine dijital ortamda biraraya gelerek bir wiki’nin içinde proje oluşturan gençler
4.Halk kütüphaneleri yerine dijital kütüphaneler
5.Ders sunumu yerine podyayın
6.Sınırlı derslik bilgileri yerine zengin içerikli derslik atmosferi
7.Üniversitelerin web sayfası yerine Üniversitelerin RSS kaynakları
8.Metinler yerine bloglar
9.Sınırlı katılım yerine herkesin katılımı
10.Ders kitapları yerine wikitap’lar
11.Bireysel zeka yerine kollektif zeka
12.Tek bilgi sağlayıcı eğiticidir yerine herkes bilgi üretendir
13.Sınıftaki plastik yer küre yerine google earth
14.Poster ya da slaytlar yerine flickr
15.Kaynak ve referans listeleri yerine del.icio.us
16.Kontrol yerine yetkelendirme
Bu günden üç yıl sonra bu liste uzayıp gitmiş olacak.
Bugün, Türkiye için birer eğitim fantazisi gibi görünen bu kavramlar, üç yıl sonra standard eğitim araçları haline gelecekler.