Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Bebek battaniyeleri"

Etiket:

politika hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

İdeal bir dünyada seçimlerin iki özelliği olmalı: bağımsız ve adil. Birkaç mantıklı istisna dışında her yetişkin kendi seçtiği bir adaya oy verebilmeli ve verilen oyların her biri aynı değerde olmalıdır.

Bağımsız oy vermeyi sağlamak hukuk alanının konusudur. Fakat oylamayı adil kılmak ise aslında daha çok matematik alanının bir konusudur. Yüz yıllardır bireysel oyların değer oranlarını bozan kaynaklar tespit edilmeye ve önlenmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmalar bir çok paradoksu ve sürprizi ortaya çıkarmıştır. Yapılamayan tek şey ise bir cevap bulabilmektir. Büyük ihtimalle böyle cevap yoktur.

İmaj: Peter Nuhly / Getty Images
İmaj: Peter Nuhly / Getty Images

Dünya genelinde uygulanan bir çok demokratik sistem matematiksel adaleti ve güvenilir ve sağlam bir hükümet oluşturmak gibi politik hedeflere ulaşmaya çalışır. ABD, Kanada, Hindistan ve İngiltere’de kullanılan “adaylar arasında çoğunluk oyu alma” yöntemini ele alalım. Prensibi çok basittir: her seçim bölümü en çok oyu alan adayı seçer.

Sistem güvenilirlik olarak düzgün gözükse de matematiksel adalet anlamında bir fiyaskodur. Kazanan adaya verilen oyların dışındaki bütün oylar göz ardı edilmektedir. Kanada, Hindistan ve İngiltere’deki gibi birbirine çok yakın birçok adayın olduğu durumlarda adaylar kazanmak için asla %50 gibi bir oran elde etmek zorunda değillerdir ve bu durumda oyların büyük çoğunluğu göz ardı edilmektedir.

Bir ülke veya şehri seçimler için çok küçük parçalara bölmekte farklı tip yanılgılar oluşturan başka bir kuşkulu konudur. Bir politik parti her bölgede rakiplerinden sadece biraz daha fazla oy alarak genelde seçimleri kazanabilir. 2005 İngiliz seçimlerinde İşçi Partisi toplam oyların sadece %35’ini alarak parlamentodaki koltukların %55’ine sahip olmuştur. Eğer bir parti seçim bölgelerinin çoğunda rakibinden sadece biraz daha fazla oy almış, ama diğer bölgelerde çok geride kalmışsa toplamda daha az oy alarak bile seçimleri kazanabilir. Bu durum 2000 yılında George W.Bush’un Al Gore’u yendiği seçimlerde gerçekleşmiştir.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 29 Nisan 2010 19:47 

eRepublik
eRepublik

eRepublik, web browser üzerinden oynayabileceğiniz politika, savaş üzerine kurulu bir strateji oyunudur. Oyunda ülkenizin sanal vatandaşı olabiliyorsunuz. Gerçek siyasi uygulamalar gibi, darbelerden, hortumlamalara herşeyi yapmak mümkün. Gazeteler, organizasyonlar kurabilir, siyasi partiler yönetebilirsiniz. Vatandaşların oyları ile başkan seçilebilir, savaşlar açabilir, vergileri düzenleyebilir, anlaşmalar yapabilirsiniz. Askeri gücünüzü geliştirip askere katılabilir, ülkeniz işgal altındaysa ayaklanmalar, direniş savaşları çıkarabilirsiniz.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 15 Haziran 2009 20:50 

\
Her yerde karşımıza çıkan mikro bloglama servisi Twitter, İsrail'in New York Konsolosu'nun düzenleyeceği "Vatandaş'ın Basın Toplantısı" etkinliği duyurusunun yayımlanmasıyla yeni politik haber gündemine oturdu. Medya ve Kamu İşleri Konsolosu David Saranga, İsrail ve Gazze'de olanlara yönelik soruları Twitter üzerinden yanıtlayarak bir ilke imza attı. 140 SMS-dostu karakter dahilinde sorulan sorular İsrail Konsolosluğu'nun Blogu'nda yayımlanacak.

İsrail Konsolosu, etkinliğin tamamlanmış olmasına rağmen halen bazı soruları twitter.com/IsraelConsulate üzerinden cevaplıyor.

Eğer Tweet ve Yanıtla sistemine halen yabancıysanız, kısa bir ders verelim: Twitter'da kullanıcılar herkese açık olan "tweetler" gönderebilirler (temel Twitter iletileri 140 ya da daha az karakterden oluşuyor). Diğer kullanıcılara yanıt vermek için ise kullanıcı adının başına @ sembolünü eklemeniz yeterli.

Spacer
Spacer
 | 18 yorum var 
 | 05 Ocak 2009 09:54 

Arap ayakkabıyı fırlattı da Bush çevik bir hareketle bu saldırıdan kurtuldu sanıyorsunuz değil mi?
Güdümlü medyanın oyununa geldiniz, farkında değilsiniz.
Bush ayakkabıyı yedi gözünün üstüne. Sadece size göstermediler.
İşte size yeni yıl armağanı burada

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 02 Ocak 2009 22:57 

Twitter bu aralar ABD tribünlerine oynuyor gibi gözüküyor. Ateşli bir şekilde ülkenin her alanında tartışılan başkanlık seçimleri, sanal ortamların da işine yarıyor gibi gözüküyor...

Yeni açtığı bir servisi duyuran Twitter
twitter
twitter
üyelerin bu sayfadan başkanlık seçimlerini takip edebileceklerini ve gelişmeleri yorumlayabileceklerini söylüyor.

5 farklı anahtar kelime hakkında yorumların yayınlandığı özel Twitter sayfasında seçenekler şöyle; Baracak Obama, John McCain, Joe Biden, Sarah Palin ve hepsi bir arada
Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 28 Eylül 2008 22:16 

emirgan çınaraltında,çaybahçesinde oturuyorum,yanımda insanlar..şimdi iyice zor..gerçi şu kızlar.leman falan okumuşlukları var onların.yine de genel düzeyin düşüklüğünden bahsedilebilir.bana göreliğini de ekliyelim.biraz komik görünüyolar.onlar farkında değiller tabii.kıyafetlerinin çizgisi hemen hemen aynı her zaman.bir tek renkleri.. biri ne renk giymişse,diğeri zıt renk giyiyo,giymeye çalışıyo.bu zıtlık bi tür bağımlılığı peşisıra getiriyo sanki.hissediyosun yani.bi kızkardeş ben şunu giyiyim dediyse,diğeri bakıp hee o bu renk giydiyse ben de şu renk giyiyim diyo.birbirine görelik.efe kucağımda bi sağa bi sola eğiliyoruz.bunu tekrarlıyoruz.çok hoşuna gidiyo efe'nin.annesini haberdar etmek istiyo bu hoşnutluktan.bi süre uğraşıyo bunun için.sonunda beceriyo.annesi bize dönüp gülümsüyo.ama yapmacık bi gülümseme bu.efe'nin kahkahalarla gülmeye devam etmesi..sonunda anlıyo anne efe'yi güldüren olayı.annenin bi süre durumu kavrayamamasına hak veriyorum.çünkü ben de pek ihtimal dahilinde diye düşünmüyodum efe'nin bu kadar hoşuna gideceğini bu sağa sola sallanmaların.sen de sallanarak oku bu yazıyı..nasıl okunuyo o ya.yani ingilizce mantığıyla çözmek gerekiyo heralde.yolda durup hangisine oturalım dediklerinde de ben bu ismi zor mekanı seçmiştim.bank benzeri tahta koltukların üzerine turuncu minderler koymuşlar hem kıçının altına hem sırtının yaslanacağı yere.çok rahatmış gibi duruyo ya.kıçımın aklı o koltuklarda kaldı valla.isim ve koltuklar değil yalnız fark.bir sosyal statü farkından da bahsedilebilir.tikimekanı diyo bizimkiler.koltuklardan üzerinde oturanlara çeviriyorum bakışlarımı.pek şaşırtıcı bi görüntüyle karşılaşmıyorum.hani söyledikleri doğru ama,bu tür mekanların genel profili budur ki..tavla oynayan yaşlı insanlar.işte bu görüntü asıl farkı yaratan ve bizim mekanın diğerinden ayrılığını vurgulamaya çalışırken 'halk' kavramını kullanmaya götüren bizi.yandaki mekanın adı mı ne..tamam söylüyorum.ama dikkat et çözmeye çalışırken moralin bozulmasın;sheesha..aynen böyle yazılmış..iki bardak çaydan sonra bi fincan da sütlü kahve geliyo.sütlü içerim ben.sütlü ve şekerli.o sabah baktım evde nescafe kalmamış.markete gitmeye de üşeniyorum.hızır gibi yetişen türk kahvesini buluyorum buzdolabında ve çocuklar gibi seviniyorum.içince farkediyorum ki bu türk kahvesinin tadı nescafeden daha hoş.yok üstüne içimi yumuşak falan yazmışlar da..hayır efendim,ne kadar yırtınarsan yırtın bu türk kahvesinin yerini tutmaz senin nescafen.ha duyanı ağzını bi karış açık bırakacak bi hayretle başbaşa bırakacak olan türk kahvesine süt katma durumu var..sen ne diyosun bilmiyorum ama ben pekala orjinallik diyebilirim ve diyorum buna..sen bunca öv türk kahvesini sonra ertesi sabah evde hala türk kahvesi bulunmasına rağmen markete yollan nescafe almak için..ne diyim..alışkanlık diyim mi..kafamı sağa çevirip,kucağımdaki ali efe'den uzakta tumaya çalıştığım elimdeki fincan sabit dudaklarımı fincana doğru uzatıyorum..biraz sonra tepsiyle yeni çaylar geliyo isteğimiz dışında,hiçbirimiz almıyoruz..bu zorla çay içirtme politikasından rahatsız söyleniyo içimizden bir kaçı..kimbilir belki de o an karar veriyoruz ortak bir içgüdüyle,bi daha gelirsek ismi zor sheesha'da oturmaya..

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 09 Eylül 2008 17:11 

Etiketler: , , , , , ,
\

Metropol Stratejik ve Sosyal Araştırma Merkezi tarafından yapılan 'Bu pazar seçim olsa kime oy verirdiniz?' anketinde yüzde 40'lık oranla akp birinci çıktı. sıralama şu şekilde:
AK PARTİ % 40,4
CHP % 14,4
MHP % 7,6
DTP % 1,0
KARARSIZ % 13,6
GEÇERSİZ % 8,9
Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 04 Temmuz 2008 12:18 

\

Yalnızca Amerikan sinemasının değil, ABD emperyaliziminde kalbi HOLLYWOOD Amerika hollywood endüstrisi sayesinde fikirlerini bütün dünyaya sunar.Film senaryolarını kendi istedikleri gibi yazarlar.Diğer dünya sinemalarında ise bireyler kendi duygu ve düşüncelerine göre film yaparlar.Dünya politikasında konuşma hakkı sadece Amerikaya bağlıdır.Diğer ülkeler ise bu hakka sahip değillerdir. Çünki amerika kendi ürettiği politik filmler için millyetçilik, diğer ülkelerin filmleri ise faşizm olarak adlandırılır.HOLLOWOOD; dünya gerceklerini sadece kendi istedikleri gibi,kendi belirledikleri koşullar altında yapmaktadır.Bütün müslümanları dünyaya terörist olarak tatırken,bizim ülkemizde yapılan filimler(Kurtlar Vadisi) için faşizim olarak nitelendirirler.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 29 Nisan 2008 16:52 

1 2 3 4 Sonraki
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu