Farkındasınızdır, eskinin en virütik oyunlarından biri olan Prince
of Persia bir kaç yıl önce çıkan Prince
of Persia 3D adlı hayal kırıklığından sonra asıl yaratıcısı olan Jordan
Mechner'in liderliğinde kurulan POP
Team sayesinde tekrardan hayat bulmuş ve bilgisayarımıza Prince
of Persia: The Sands of Time olarak akmıştı. Mechner'in asıl ilgi alanı
olan kısa filmlerle uğraştığı zaman edindiği tecrübeden kaynaklansa gerek prensin
yeni macerası şimdiye kadar bilgisayar oyunlarında görülmemiş bir senaryo anlatımına
ve bununla beraber son derece pürüzsüz tasarlanmış bir oynanışa sahipti. Sonuçta
gelmiş geçmiş en iyi platform aksiyon oyunlarından biri ile karşı karşıya kalmış,
Mechner ve ekibini oyunu oynadığımız süre içinde her 5 dakikada bir kalkıp ayakta
alkışlamak zorunda kalmıştık (Sizi bilmem ama ben yaptım, hatta bazı yerlerde
gözlerimden yaşlar bile geldi.)
Pek tabii ilkinin ulaştığı büyük satış rakamlarından sonra yayımcı Ubisoft
böyle bir franchise'ı devam ettirmek istedi, pek de iyi yaptı aslen, ilkinin
bıraktığı etkiden sonra insan böyle kaliteli bir oyun arıyor. Sonuçta bir yıl
gibi oyun geliştirme için kısa sayılabilecek bir süre zarfından sonra Prince
of Persia 2 Warrior Within bilgisayarlarımıza teşrif etti. Ama bu sefer
işin rengi değişmişti. Karşımıza, bir hatunun peşinde, yaptığı hatayı düzeltmeye
çalışan mavi gözlü, Ewan McGregor'vari
sesli mazmut prensten öte kaderin kendisine yaptığı oyunu kabul etmeyen, zamanın
kumlarının yaratıcısını yok etmeye çalışan ve aynı zamanda kendisini öldürmeye
çalışan kader "hasatçısının" pençesinden de kaçmaya çalışan umudunu
kaybetmiş ve bu umutsuzluktan ötürü herşeye savaş açmış vahşi bir prens çıktı.
Şaşkındık, gerçi oyunun geri kalanı ilkinin kalitesinde idi ama bu yeni prens
ve onun yaptıkları, söyledikleri bizi ters köşeden vurmuştu. Bazılarımız ise
çok da şaşırmadı...
Bence prensi bu hale getirmek kasıtlı yapılmış bir pazarlama hamlesinden başka
birşey değil. Ford'un Ka serisi ile internet
üzerinden yaptığı pazarlama
stratejisini farklı bir biçimde burada da görmek mümkün. Kısaca "evil
twin" öğesini memetik
bir biçimde kullanan bu stratejinin amacı biz insanların bu konsepte olan zayıflığımızdan
faydalanıp virütik olarak yayılmak. Yeni prensin satış rakamlarına
bakılırsa işe yarıyor gibi gözüküyor. Gerçi sırf bu virütik konsept sayesinde
değil satış rakamlarının böyle olması, işin içinde ilk oyun sayesinde kurulmuş
sadık bir kitlenin ve Star Wars
3: The Revenge of the Sith'in yani yeni Anakin'in ve Darth Vader'in geliyor
olması da var. Şüphesi olan varsa Warrior Within'in kapaklarının birinde prensin
bakışının nasıl da Anakin'in
bakışlarına benzetildiğine bir göz atsın.