Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Iğne oyaları"

Etiket:

psikoloji hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

İnsanların sözde ilahi güçleri olan kişilerin dualarına verdikleri tepkilerin ölçüldüğü bir araştırma sonrasında, karizmatik birinin etkisi altına girdiğimizde beynimizin şüphecilik ve dikkat ile ilgili kısımlarının etkisiz hale geldiği tespit edilmiştir.

Danimarka’nın Aarhus Üniversitesinden Uffe Schjodt ve ekibi karizmatik kişilerin etkisi altındaki beyin aktivitelerini incelemek için bazı insanların ilahi iyileştirme ve bilgelik güçleri olduğuna inanan Pentecostal Hristiyanlar üzerinde bir araştırma gerçekleştirmişler.

Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak 20 adet Pentecostalist ve 20 adet inançsız kişinin kayıtlı duaları dinlerken beyinlerinin taraması yapılmıştır. Deneklere dinledikleri dualardan 6 tanesinin inançsız kişilerce, 6 tanesinin sıradan Hristiyanlarca ve 6 tanesinin de özel iyileştirme güçleri olan kişilerce okunduğu söylenmiş. Fakat gerçekte bütün dualar sıradan Hristiyanlarca okunmuştur.Sadece dindar kişilerin beyin aktivitelerinde duaları dinlerken ölçülebilir değişimler gözlenmiştir. Dindar deneklerin sözde iyileştirme gücü olan kişinin dualarını dinlerken beyinlerinin bir kişinin söylediklerine önem verirken veya gerçekliğine karar verirken aktive olan prefrontal bölgeleri ve anterior cingulate cortices diye adlandırılan kısımlarının etkisiz hale geldiği görülmüştür. Bahsi geçen etkisizleşme normal bir Hristiyan olduğu iddia edilen kişilerin duaları sırasında daha düşük ölçüde gözlenmiştir.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 29 Nisan 2010 22:07 

Son yıllarda revaçta olan bir meslek var bunun adı yaşam koçluğu.

Nedir yaşam koçluğu, kişinin gelecegini, kariyerini, ilişkilerini kurgulayan bir yardımcı (menejer gibi), özgüven sorunu olan, sağlık problemine sahip veya hedefine ulaşmak için gerekli destegi bulamayan olan kişilerin, bu sorunların hiçbirine sahip olmayanların bile sık sık yanlarında olmasını isteyebilecekleri bir yardımcı.

Yaşam koçunu kabullenmenin öncelikle çok kolay olmadıgını belirtmek gerekir (benim kendi düşüncem) kusurların, yanlış yapılma ihtimallerinin,kendinize bile söylemeye cesaret edemeyeceginiz şeylerin bir başkası tarafından açıga çıkarılıp size belirtilmesi , hedeflerinizdeki şeylerin değil de aslında gerçek yetenek, korku, özellik veya arzularınızın ortaya çıkarılması, bir karar alırken alternatif başka bir kararın veya planın daha olması ne kadar kabullenilebilir, kendinle ilgili yeni bir bakış açısı gibi birşey.('yaşam koçu'yla keyifli hayat)

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 20 Ekim 2009 12:10 

öğrenilmiş çaresizlikten kurtulma yolları
öğrenilmiş çaresizlikten kurtulma yolları
Öğrenilmiş çaresizlik başarısızlık nedenlerinden birisidir.
Okul başarısı, iş başarısı gibi pek çok konuda başarsısızlığa neden olan bu pisikolojik terimi öğrenerek iş hayatında başarılı olmanın yolları için bir adım atabilirsiniz. Genç Gelişim dergisi sitesinde yer alan bu yazıyı çok beğendim. Bakmak isterseniz burada: öğrenilmiş çaresizlik
Spacer
Spacer
 | 4 yorum var 
 | 12 Ekim 2009 13:01 

Bir ÖSS derdinin de bittiğine şahit olduk. Kalp krizi geçiren arkadaşlarımı dahi düşündüğüm zaman anlıyorum ki büyük bir yükün altından kalkmışız. Ne kadar büyük bir komedidir bilmiyorum ama ucuz hastalıklarım da oldu bu ağır yükün altında bir ömür sürecek olan. Güvensizlik, kendine dair kayıplar ve dahası...

Diliyorum ki yeni nesil bunun yine bu coğrafyada yaşanması zorunlu olan bir olgu olduğunu anlamış ve aslında o kadar önemli bir mevzu olmadığını çözecek zihne ulaşmıştır. Keza hayat en dipte olanı tepeye taşıyabilen, en tepede sandığımızı da aslında ömrü boyu bodruma kilitleyebilen bir yapı. Hayat onların hikayelerini yazdı biz gözlerimizi kapamayı seçtik. ÖSS'den çıkan arkadaşlarıma ve geleceğinde bir yerde onu barındıranlara tavsiyem odur ki gözlerinizi açın.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 18 Haziran 2009 21:22 

Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleşen intihar bombacısı olayından sonra aklı başında olan herkes bombacıya lanet okumuştur, hatta keşke ölseydi diyenler bile çıkmıştır. Peki ama bu insanlara bu kadar radikal bir eylemi yaptıran nedir?

\
fotoğraf: milliyet.com.tr

Tahmin edilenin aksine çoğu intihar bombacısı normal diyebileceğimiz insanlardır. Sürekli güncellenen çalışmalar gösteriyor ki intihar bombacıları çevrelerinde ortalamanın üzerinde başarı gösteren ve daha iyi eğitim görmüş kişiler olmaktadır. Patolojik anlamda nadiren intihar eğilimi gösteren insanlardır. Tel Aviv Üniversitesi’nden psikiyatrist Ariel Merari 1983 yılından bugüne orta doğu bölgesinde intihar saldırısı yapan kişileri incelemiş ve çok azında ruh hastalığı, uyuşturucu veya alkol bağımlılığı tespit etmiştir.

Ayrıca intihar bombacılarının radikal İslamcı veya radikal din görüşü olan kişiler olduğu genellemesi de doğru değildir. 1980’lerde lübnan’da yapılan intihar saldırıları tutucu hristiyanlar tarafından gerçekleştirilmiştir, günümüzdeki anlamıyla intihar saldırısı kavramının yaratıcıları ise marxist-leninist görüşteki tamil kaplanları isimli gruptur.

Peki nasıl oluyor da sağlıklı ve iyi eğitilmiş genç insanlar sivilleri öldürmek uğruna kendilerini kurban ediyorlar? Cevap bombacılardan çok onları bünyelerine alan ve eğiten organizasyonlarda saklı.

Spacer
Spacer
 | 18 yorum var 
 | 01 Mayıs 2009 12:02 

Algı değişiklikleri ile kendi uzmanlık alanlarında bile çok basit testlerde hata yapan uzmanları duymuşuzdur: bir şarap uzmanının kırmızı ve beyaz şarabı ayırt edememesi (karartılmış bardaklar içinde) veya sanat eleştirmenlerinin bilgisayar tarafından rastgele çizilmiş çizgilere bakarak çok derin anlamlar görmeleri gibi. Böyle öykülerden hepimiz zevk alırız çünkü kişiler bir konuda gerçek otorite olduklarını iddia etmeyi arzularlar. Peki ama eğer gündelik seçimlerimizi nasıl yaptığımızı incelemeye kalkarsak.. Uzmanlar uzmanlıklarının el verdiği ölçüde ve bu limitler içinde hata yaptıklarında kabul görebilirler ama peki ya bizler kendimiz üzerine en uzman kişiler olarak hata yaptığımız zaman bu kabul edilebilir bir hata olur mu?

Gerçek seçimimiz gizlice değiştirilse bile sorulduğunda seçimimizi şiddetle savunuyoruz. Fotoğraf: Peter Cade / Getty
Gerçek seçimimiz gizlice değiştirilse bile sorulduğunda seçimimizi şiddetle savunuyoruz. Fotoğraf: Peter Cade / Getty

Bu sorunun cevabı bazı illüzyon numaraları kullanılarak bulunmaya çalışılmış. Katılımcılara sunulan alternatifler üzerinde bazı numaralar yapmaktansa habersiz olarak kişilerin seçim sonuçları üzerinde numaralar yapılmış ve nasıl tepki verdikleri kaydedilmiş. Örneğin, ön çalışma olarak katılımcılara insan yüzü fotoğrafı çiftleri gösterilmiş ve daha çekici olanı seçmeleri istenmiş. Bazı denemelerde kişilerden, seçim yaptıktan hemen sonra seçimlerinin arkasında yatan nedenleri açıklamaları istenmiş.
Habersiz olarak, bazı denemelerde çift-kart illüzyonu ile seçtikleri yüz aslında seçmedikleri yüze ait fotoğrafla değiştirilmiş. Genel yargı, böyle bir değişiklik olduğunda çok büyük ihtimalle hepimizin bunu hemen fark edeceği yönünde. Fakat sonuçlar %75 oranla katılımcılar illüzyona kandıklarını ve aslında seçmedikleri yüzü neden seçtiklerine dair açıklamada bile bulunduklarını gösteriyor. (deney videosu)

Spacer
Spacer
 | 7 yorum var 
 | 23 Nisan 2009 17:45 

\

Bir insan psikolojisi ve çalışmanın temel önemi bilinçaltı ve bilinçli düşüncenin analizidir. Sigmund Freud bizim ruhsal enerji akışını ilk açıkça tanımlayan kişi oldu.

Bir fikir edinmeye kalktığımızda düşüncelerimiz, duygularımız, kararlarımız ve motivasyonumuz işin içine girer. Bilinç; mantıklı ve kontrol edilebilir ama bilinçaltına göre çok küçük. Bilinçaltı; karışık, mantıksız ve irrosyonel ve büyük.

Bilinçaltını ve bilinci programlama üzerine uygulayıp var olan 4 aşamada inceleyelim.

1- Bilinçdışı Yetersizlik

Hakan genç bir web geliştiricisidir. Hakan eski bir hukuk öğrencisi, ve arkadaşlarının bilgisayarlarını iyi tamir edebildiği için evinin yakınlarında bir bilgisayarcıda işe girdi. Ve orada 6 ay içinde web geliştirmeyi, programlama dillerinini, yazılım uygulamalarını öğrendiğini idaa etti.. Hakan aslında çılgın ve acımasız bir kopyala/yapıştırcıydı. O sadece başarılı olmayı düşünen hırslı birisiydi. Burada ki problem Hakan, bunları öğrenebileceğinden beyni habersiz, bundan dolayı asla öğrenemez. Şartlanmış. O genellikle boş forumları ve sosyalleşme sitelerini ziyaret eder. Ne yazık ki Hakan şuan bu yazıyı okuyan bilgisayar kurtlarından daha fazla para kazanıyor.

Hakan bir bilinçsiz beceriksiz.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 20 Nisan 2009 12:19 

zombi bebekler
zombi bebekler

geçen sene bu zamanlarda korkunç oyuncaklar başlıklı bir paylaşımım olmuştu. çocukların psikolojisini bozacak türden oyuncaklardı. Bu paylaşımdaki resimler yine o korkunç oyuncaklardan, hatta bu seferkiler daha da korkunç diyebiliriz çünkü onlar birer zombi (bazı inançlara göre yaşayan ölüler).
zombi
zombi
zombi
zombi

zombi
zombi
seksi tasarımlı olanlar,

Spacer
Spacer
 | 4 yorum var 
 | 16 Nisan 2009 12:20 

1 2 3 ... 5 Sonraki
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu