Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "jacob silberberg"




Etiket:

rüzgar hakkındaki yazılar:

güneş enerjisi kullanan cüzdan
güneş enerjisi kullanan cüzdan

Son yıllarda teknoloji sebepli çevre sorunlarını çözmek için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması hızla artmakta. Güneş, rüzgar gibi doğal enerji kaynaklarını insanların amaçlarına hizmet etmesi için şekillendiren teknolojiler her geçen gün gelişiyor. Bununla birlikte insanların bir ürünle bir çok iş yapabilmek istemesi sebebiyle farklı platformların birleştirilmesiyle oluşturulan multi-platform ürünlerden yenilenebilir enerji teknolojileri de nasibini almış gözüküyor. İşte rüzgarla çalışabilen mp3 playerdan güneş enerjisiyle batarya şarj eden cüzdana en iyi 10 yenilenebilir enerji tasarımı.

  • baygoogle
  • 2 yorum var
  • 07 Mayıs 2008 22:42


\
Bir küçük kar tanesiydi, bulutların arasında, özgürdü, her gün açıp kapattığı gözünün önünde serilip giden bir yaşamın içindeydi sadece... Nerede olduğunun, nasıl olduğunun önemi yoktu... Özgürlüğün, kar olup yağmanın ne olduğunu bilmeden yaşıyordu... Henüz düşmemişti toprağa, kokusunu bilmiyordu... Soğuk bir mevsimin parçasıydı, çimenlere düşmeyi düşünemezdi bile, görmemişti ki hiç, yaz nedir, sıcakta terlemek,baharda papatyalar arasına konmak nedir, anlayamazdı, düşleyemezdi bile... Yeryüzü onun için uzaktı, çok uzak, sadece bakıyordu, bakmanın anlamını düşünmeden seyrediyordu dünyayı... Koşuşturan insanlar, uçurtmasını savuran bir çocuk, evlerinin beyaz ışıkları içinde kararan yüzler... Hepsini yukarıdan izlemek hoşuna
gidiyordu.Dokunmadan yaşamak, seyretmek, onun için en güzeliydi... En çok sevdiği de, güneşin doğuşunu bulutların arkasından gülümseyerek, sıcaklığını hissetmeden ışıltısını görebilmekti... Ne kadar doğasına ters de olsa, güneşi seviyordu, ayrı bir aşktı onun için ışığında kaybolmak, kızıllığında kendini bulmak, kaybedeceğini bile bile güneşe karşı bir kumar oynamak istiyordu sanki... Bulutların arasında, milyonlarca kar tanesinden sadece biriydi, küçücüktü, aralarında kayboluyordu, kimse farketmemişti güzelliğini...Beyaz bir yüreği vardı, yüzüne yansıtmıştı rengini... Zaten başka renk de tanımamıştı, bir kendi beyaz saf rengi, bir de güneşin kırmızısı...

Soğuk bir kış günüydü, rüzgar titretiyordu bulutları, aşağıya baktı, sokaklarda insanlar üşüyordu, hepsi de bir an önce evine ya da sıcak bir ortama gitmek için acele ediyor, şapkaları , atkıları rüzgarda savruluyordu... Güneş saklanmıştı bir kara bulutun arkasına, baktı, baktı, göremedi... Soğuğu içinde hissetti, daha bir sertleşti yüreği...

  • siirimsi
  • 0 yorum var
  • 20 Mart 2008 22:17

Etiketler: , ,
\
Enercon adlı şirket "e-126" adını verdiği dünyanın en büyük rüzgar türbinini kullanmaya başladı. 126 m uzunluğundaki bu türbin 7 megawatt elektirik üretebiliyor . Bu üretim yaklaşık 5000 tane evin ihtiyacını karşılayabiliyor. e-112 modeline göre daha kolay ve kuruluma sahip. Kaynak
  • webdedektifi
  • 4 yorum var
  • 06 Şubat 2008 16:52

google map biraz daha zeki hale geldi. google weather.com hava durumu kanalı ile işbirliğine giderek google map ile etkileşimli bir katman sunuyor. Böylece haritaya bakıldığında bölgedeki hava durumuyla ilgili bilgileri de öğrenebiliyoruz.

google map - weather.com
google map - weather.com

Aynı zamanda haritadaki hava durumu baloncuğuna tıklarsanız bulut durumunu, nem oranını, rüzgar hızını ve yönünü gibi bir çok hava durumu bilgisini elde edebiliyorsunuz. Peki bu bilgilere nasıl ulaşacaksınız.

  • sekanet
  • 1 yorum var
  • 16 Ocak 2008 19:24

  • taninmayan-68170
  • 0 yorum var
  • 08 Kasım 2007 22:22

\
\

Orange firması, cep telefonlarını, dışardan elektrik enerjisine ihtiyaç duymadan şarj edebilen minik rüzgar türibini Gotwind'i tasarladı. Gotwind şarj aleti, içinde türbin bulunan minik bir vantilatör aslında. Aletin ağırlığı 150 gram ve 0,5 vatlık enerji toplayabiliyor. Elde ettiği enerjiyi jeneratörde depolayan Gotwind, şarj işlemini telefona bağlanan kabloyla gerçekleştiriyor. hemen hemen tüm telefonlara uygun olan ve yaklaşık iki saat içinde şarj edebilen bu aletin, Orange firması tarafından ne zaman şatışa sunulacağı ise bilinmiyor.
detaylı bilgi için..
  • xerre
  • 3 yorum var
  • 31 Ağustos 2007 13:48

\

"HAYAT BIZE SUNULMUS BIR ARMAGANDIR"

Bahar geliyordu. Doga da insanlar da degisiyor, umutlar kapıdan iceri süzülüyordu. Agaclar meyve icin tomurcuga dururken ,insanlar ruhlarını yeniliyordu.Soguk, acı , yoksulluk bile ılık bir rüzgar karsısında tüm zalimligini yumusatıyor , gevsiyordu. Hatta hayatı terk etmeye hazırlanıyordu.
Kenan, elini cebine sokmus, koltugunun altındaki kitapları iyice bedenine bastırmıstı. Artık ceketi üstündeyken titremiyordu soguktan. Cünkü kıs bitiyordu. Okulun kapısından iceri girip sınıfın kapısını caldı. Icerde edebiyat ögretmeni dersini anlatıyordu. Ögretmeni kafasıyla iceri gir deyip, dersini anlatmaya devam etti. Kenan arka sıradaki yerine oturdu. Tüm dikkatini ögretmenine vermisti. Tahtadaki yazıyı sonradan görmüstü. ”Hayat bize sunulmus bir armagandır, ve biz de hayata sunulmus bir armaganız”. Ögretmeni bir müzigin melodileri gibi cıkan sözleriyle bu sözü sınıfa acıklarken Kenan kendisinin hayata nasıl bir armagan olabilecegini düsünüyordu. Sabah gün dogmadan calısmak icin sokaklarda dolasmıs, cuvalını sırtına vurup kagıt ,sise ne bulduysa cöplerden toplamıs, sonra gidip onları toptancıya satmıstı. Yorgundu. İci uyur gibiydi. Ama cebinde bugün icin ailesinin ekmek parası vardı. Her gün bin bir özürle derse gec giriyor, ögretmenleri ise onu affediyordu; cünkü o zeki , terbiyeli ve pırlanta gibi bir cocuktu. Kenan, dersi tüm dikkatiyle dinliyordu ve tane tane anlatılan edebiyat dersini gelecege acılan bir anahtar gibi benligine alıyordu. Ögrendiklerini önünde kilitli bir kapı olan üniversite icin saklıyordu. Tek umudu okumaktı Kenan’ın. Teneffüslerde arkadaslarıyla oturur sadece onların sakalarına güler ve her seferinde uzak cok uzaklara dalardı. Kenan bütün bunları düsünürken zil calmıstı. kilavuz,giris kilavuzu,Ögretmeni göz isaretiyle Kenan’ı yanına cagırmıstı. Elinde üniversiteye giris kılavuzu vardı. Kenan‘a uzatıp bu sınıftaki tek umudumsun, yüzümü kara cıkartma, sana güveniyorum diyerek gülümsedi ve eliyle omuzlarına hafifce vurdu. Kenan elindeki kitapcıga saskın saskın baktı. Ögretmeni ona her zaman destek oluyor, dergiler, kitaplar getiriyor. Moralini bozmamasını, calısıp okuyan yüzlerce insanın oldugunu, bunu onunda basarabilecegini her defasında söylüyordu. Kenan ne zaman ögretmeninin gülen yüzünü görse ici hep umutla doluyordu. Her gün oldugu gibi bugün de arkadasları okul cıkısında bilardo oynamaya gideceklerini söylediler ve Kenan‘ı da cagırdılar. Aslında her gün tekrarlanan bir olaydı bu. Kenan yine gözlerini yere dikmis. Size iyi eglenceler deyip tam tersi istikamette ki sokaga dogru yürümeye baslamıstı. Elini cebine atıp parasını cıkardı. Uzun uzun baktı bu kagıt parcalarına. Hayatı bu kagıt parcalarının elindeydi, sadece kendisinin degil tüm ailesinin. Hayat ona cok iyi davranmıyordu. İki kücük kardesine bakıyor, ölen babasının yerini tutmaya calısıyordu. Annesi her gün temizlige gidiyor, aksama kadar canı cıkıyordu. Ne icin? su elinde gördügü kagıt parcaları icin... Paraları avucunda öyle sıktı ki eger onlar canlı olsalardı coktan ölmüs, canları cıkmıstı. Dönüp tekrar arkasına baktı arkadaslarına...Her gün onlarla oyun salonlarına,pastanelere,sinemaya gitmek, gelecegi düsünmeden sadece o anı yasamayı istiyordu. Kahkahalarla ,icten pervasızca gülmek ...Bu umudu bogazında dügümleniyor, göz pınarları doluyor ve yutkunarak kırıs kırıs olan parasını yine sabırla cebine koyuyordu. Cünkü o cebinde, ailesinin yasama olan baglılıgını, onların gözlerindeki pırıltıyı, gelecegi tasıyordu. Ailesine duydugu sevgi her seyden cok daha fazlaydı. O belki bir cocuktu ama yasına göre koca bir cocuk. Olsun! Bugün de arkadaslarıyla eglenmesindi, Olsun! Bu gün de gencliginin hızlı akan kanı durulsundu, bu gün de gözleri bugulansındı. Ama sunu cok iyi biliyordu. Damla damla yasadıgı her sey bir gün deniz olacaktı. Onun cabasıyla ulastıgı yerlerde, cevresinde, bir cok kisiyi mutlu edecekti. Bir cok Kenan‘a umut kapısı bile olabilirdi. Kardesleri hayatın merdivenlerini kendisi gibi tek tek degil belki ucarak cıkabilirdi sayesinde.
Kenan’ın umutsuzlugu hic olmamıstı. Bu sokagı dönüp eve dogru yürürken hep bası dimdik olurdu. Her defasında arkasında arkadaslarını bırakırken icindeki burukluk an gibi gözlerinden gecer, kaybolurdu. Baharın tüm yesilligi ve tazeligi Kenan‘ın benligini sarıvermisti simdi. Ne güzeldi yasamak! Ne güzeldi var olmak.Ögretmeninin söyledigi gibi “Hayat bize sunulmus bir armagandır ve ben de hayata sunulmus bir armaganım “. Dudagında ıslık, yüzünde bir gülümsemeyle sessiz bir haykırısla sokaga söyle dedi: Hayatın bana ihtiyacı var ve sımsıkı sarıldı kitaplarına.

  • xNicox
  • 0 yorum var
  • 28 Ağustos 2007 14:54

Affet bizi ATA'M beceremiyoruz...
Affet bizi ATA'M beceremiyoruz...

Beceremiyoruz...,

Ne bir acinin yasini tutmayi, ne insanca kinamayi, ne de konulari tartismayi.

Beceremiyoruz...,

Her seyi konusuyoruz da, her seyin cilkini cikariyoruz konusa konusa...

Ve her ne varsa daha dün, zaman ve zamanin disleri icin henüz sert olan; sarkar bugün, kazinmis ve
kemirilmis bir halde, bugünkülerin dislerinin arasindan.

Her sey konusulur, her sey ele verilir; Bir zamanlar derin gönüllerin sirri ve gizli saklisi oldugu
söylenen, bugün sokak cigirtkanlarinin ve baska kellelerin dilinde.

  • xNicox
  • 0 yorum var
  • 26 Ağustos 2007 16:19

\

İngiltere küresel ısınmaya neden olmayan ilk evin tasarımını bitirdi.Kendi enerjisini üretebilen evde su yağmur suyundan sağlanıyor. Siz tatildeyken üretilen enerji satılıyor. İşte o evin özellikleri:
1. Evin serinletilmesi için rüzgar kullanılıyor
2. Evin çatısı ve arka duvarında güneş enerji panelleri var ve kendi enerjisini üretip sıcak su banyo ve mutfaklara veriliyor.
3. Duvarda yüksek miktarda ısı yalıtımı
4. Biyolojik kaynatma kazanı
arıntılar için buraya tıklayınız.
  • mesuthayat
  • 0 yorum var
  • 19 Haziran 2007 11:05

Londrada solar paneller ile yapılan bina tam olarak 10 milyon dolara mal olmuş. Bina paneller sayesinde ihtiyacı olan elektrik enerjisini kendisi üretiyor. Ayrıca kapalı ve rüzgarlı havalarda paneller elektrik ihtiyacına cevap vermez ise bina çatısında tam 24 adet rüzgar elektrik santrali mevcut.
İlginç istatistikler mevcut; Mesela binanın ürettiği elektrik ile 9 milyon fincan çay yapılabiliyormuş. Güneş panelleri ve rüzgar santralleri sayesinde binada karbon salınımında çok yüksek oranda azalma göstermiş. Küresel ısınmanın önüne geçmek için güzel ama pahalı bir proje. Daha fazla bilgi için tükçe site burada. Meraklıları için ingilizce kaynak burada. Ayrıca buradada yine ingilizce olarak solar tower ile ilgili quiz'ler var. bulabilisiniz.

  • chinar
  • 0 yorum var
  • 25 Mayıs 2007 22:12

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.