Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Tığ işleri"

Etiket:

sperm hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

Yazmaya yazmaya paslanmışız be arkadaş. Neredeyse klavyedeki tuşların yerini unutacakmışız. Neyse geçelim boş langırtılarıda gelelim asıl meseleye…

Spacer
Spacer
 | 6 yorum var 
 | 03 Temmuz 2009 00:37 

\
Hamileliğin 1. ayı yani ilk 4 haftası, henüz adet gecikmesi yeni yeni olmuştur. Anne adayının birkaç gün adeti gecikmiştir. Birey zaten gebelik testinin yapmış ve pozitif çıkmıştır. Gebelik testi idrarla ve kanla yapılabiliyor. Ama tavsiye edilen yöntem idrarla yapılandır, çünkü kanla yapılanda hem kan alınması gerektiriyor, hem de idrara göre daha zahmetli oluyor. İdrarla yapılan testte adet gecikmesi olduktan 3-4 gün sonra pozitif sonuç vermeye başlar.
\
İdrarla yapılan testte pozitif çıktıktan sonra, ana rahminde ki bebek henüz daha milimetreden bile daha ufak bir pozisyondadır. Daha yeni hücresel farklılaşma oluşmuştur, yani birkaç hücreden ibarettir ve organ farklılaşması daha yeni yeni başlamıştır. Yani henüz anarahmine yeni düşmüş spermle yumurta hücresi döllendikten sonra tek bir hücre haline geliyor. Sonrasında ise 2,4,8,16,32,64 şeklinde ki embriyo aşamasının en erken dönemindedir.

Anne adayı ise adet gecikmesi olması ile hamileliğinin henüz daha yeni farkında olmaktadır bu 1. ay döneminde.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 08 Mayıs 2009 17:46 

Doğum kontrol yöntemlerine bir yenisini daha ekliyoruz. Bu yöntem erkekler üzerinde etkili olacak. Daha önce erkekler üzerinde etkili olan doğum kontrol yöntemleri geri dönüşümsüz veya kullan at yöntemlerine dayanmaktaydı fakat bu biraz daha uzun ömürlü gibi.
Şöyle ki;
testislerden sperm taşıyan kanallara bir vana yerleştiriyoruz daha öncekilere benzemiyor bu vana adı üstünde açılıp kapanabilecek. Peki nasıl?
mikro vanamız uzaktan kumanda ile çalışıyor. araba alarmına benzeyen bir kumanda ile açıp kapatabiliyoruz.

uzaktan kumanda :)
uzaktan kumanda :)

Aygıtın son derece acısız bir yöntemle vücuda yerleştiğini belirten uzmanlar erkekler üzerindeki doğum kontrol yöntemlerinde yeni gelişmeler beklediklerini söylüyorlar ve ekliyorlar "10 yıl öncesine kadar erkekler doğum kontrol yöntemleri istemiyorlardı şimdi ise bu istekler arttı"...

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 24 Eylül 2008 08:43 

\
Cleveland kliniğinde yapılan araştırmaya göre; cep telefonu pantolon cebinde konuşma modunda taşındığı takdirde sperm kalitesini etkileyebiliyor. Cep telefonlarının güvenli olduğunu düşünebiliriz fakat vücudumuza yakın olmalarından dolayı zararlı etkileri de olabiliyor. Yapılan araştırmada 32 kişiden meni örneği alınmış ve labarotuvarda saklanmış. her örnek konik tüplere konularak iki kısma ayrılmış: kontrol ve test grubu. Cep telefonu emisyonuna maruz kalmayan kontrol grubu test grubuyla aynı sıcaklık ve koşullarda bulundurulmuş. Test grubuna ait bir örnek 850 mhz frekansında çalışan bir cep telefonun sadece 2.5 cm uzağına konmuş. 850 mhz çok kullanıldığı için, 2.5 cm ise pantolondaki telefonun testislere tahmini mesafesi olarak değerlendirilmiş. Bu denemenin sonucunda ise sperm kalitesi, canlılığı ve hareketliliğinde azalma olduğu gözlenmiş. Bunun yanında çalışmanın sonuçları tam kanıtlanmadığı için cep telefonu taşıma yerlerinin değiştirilmesi için henüz çok erken olduğu araştırmacılar tarafından belirtilmiş.Kaynak
Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 24 Eylül 2008 08:43 

sperm
sperm
Hepimiz, bizi dünyaya leyleklerin getirmediğini biliriz. Çağımız o kadar gelişti ve çocuklarımızın zihinleri o kadar hızlı genişliyor ki artık onlar bile bu küçük, tatlı hikayeye inanmıyor. Elbette böyle hikayeler şimdiye kadar haklı sebeplerle söylenmiştir çocuklarımıza. Ama bu bir çözüm değil ve aslında çoğu zaman olmadı. Tüm insanlık gelişiyor ve uygarlığımız her gün biraz daha medeniyetleşiyor. İşte bu yüzden artık bu konu eğitim içinde düzenli bir şekilde verilmeye başlanmalı. Şimdi size bu konuyu topladığım bilgilerle biraz açmak istiyorum. Spermatozoon ya da bizim bildiğimiz kısa adıyla Sperm hücresi, erkek bireylere ait üreme hücresi anlamına geliyor. Yumurtaya aktarılacak kalıtsal yapıyı oluşturan Spermin en önemli kısmı başıdır. Kuyruğu vardır ve resimde görüldüğü gibi hareketlidr. Bir çiftleşme sırasında bir insanda bile 100, 200, ya da 300 milyon sperm salındığı biliniyor. Tabi bunu öğrenince balıkların dişilerin üzerine denizde bıraktığı sperm sayısını hepimiz merak ederiz heralde. Çünkü onlar bir kere de binlerce balık doğruma yeteneğine sahipler. Ancak bunların bir kısmı dişi üreme organında vajinaya ulaşır ve yumurtayı yalnızca tek bir sperm dölleyebilir. Sperm üretimini hormonlar kontrol eder, yumurta zarından geçerek kalıtsal bilgileri yumurtaya ulaştıran sperm, burada artık genetik şifre ve DNA bırakır. Bundan sonra kromozomlar zamanla çoğalır ve bir takım olaylardan sonra çocuğun cinsiyeti belirlenir. Eğer kromozomlar XX şeklinde ise bireyin cinsiyeti dişi olduğu, eğer XY ise bireyin cinsiyeti erkek olduğudur.
sperm
sperm

Son olarak naçizane bir yorumumu katmak istiyorum. Eğer bu eğitim iyi bir şekilde okulda çocuklarımıza onların anlayacağı bir dilde verilmezse eğer, son dönemlerde gündeme oturan ve ülkemiz için en kötü olaylardan biri olan tecavüz ya da cinsel tacizlerin önüne asla geçemeyiz!
Spacer
Spacer
 | 3 yorum var 
 | 02 Mayıs 2008 14:02 

\

internette bulduğum bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.

olayı bulan, araştıran ve deneyler yapan prof; karim nayernia
Laboratuvar ürünü sperm
yapılan araştırmalar ve deneylerden sonra sanırım artık erkeklere ihtiyaç kalmadığı sonucuna varılmış. artık kadınlar erkeklersiz de hamile kalabilecekmiş. kadınların kök hücrelerinden elde edilen spermle gerçekleştiriliyor bu hamilelik.

\

fakat benim kafamı karıştıran şey şu; aynı kan bağından olan insanlarda ilişki söz konusu olduğunda doğan çocuklar zihinsel ya da fiziksel özürlü oluyor hep. acaba kendi kendinden hamile kalan ve doğumu gerçekleştiren kadınların çocukları nasıl bir şey olacak? işte soru bu.

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 08 Şubat 2008 12:04 

\
Fotonlar üzerine uzman Andrew Steckl, balıkçılıkta atık olarak görülen somon spermlerini kullanarak ledlerin ışık ve parlaklığını yoğunlaştırma üzerine çalışıyor. DNA'nın elektronların hareketini engelleyen bir bariyer olduğunu tespit ederek bu sayede daha kuvvetli ışık elde edildiğini burada resimlerle anlatıyor.
Spacer
Spacer
padodarc
 | 2 yorum var 
 | 23 Eylül 2007 12:07 

Şu kesin ki bu dünyaya herhangi bir seçeneğimiz olmadan geldik. Biz küçük birer sperm hücresi iken tek amacımız bizim gibi yumurtaya ulaşmaya çalışan diğer spermlerden daha hızlı olup onları alt etmekti. Durumun en kritik noktası ise bu denemeyi sadece bir kez yapabiliyor olmamızdı. Başardık. Şimdi ise yaşamda tek bir şansımız var. Bir kez daha yaşayamayacağız ve kimse de ölümsüz değil. Bu nedenle yaşamı eğlenceli kılmak ve her anımızdan keyif almaya çalışmak hakkımız. Her ne kadar "hakkımız" derken birinci çoğul şahıs eki kullansamda aslında şu anda kendi kendime konuşuyorum. Her neyse... Konuya geri dönersek, aslında kesinlikle "Carpe Diem" destekleyicisi veya uygulayıcısı olduğum söylenemez. Çoğu zaman sonrasını düşünürken bugünü mahvetmek gafletinde bulunmaktan kaçmam.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 23 Mayıs 2007 21:34 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

çok tutulan sperm yazıları

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu