Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Sakallı ip"

Etiket:

sultan hakkındaki yazılar:

tüm yazılar gösteriliyor, sadece bildirileri görmek için tıklayın

geçenlerde bir arkadaşımın önerisiyle gazeteci ve yazar hıfzı topuz'un ocak 1999'da remzi kitabevi'nden çıkan "Taif'te ölüm" isimli tarihi romanını okudum.

mithat paşa
mithat paşa
kitap kısaca, iki kez sadrazamlık yapmış Mithat Paşa’nın, Osmanlı imparatorluğunu çağdaşlaştırmak,sağlamlaştırmak için yaptığı çalışmaların, uğradığı haksızlıkların ve dönemin gaflet içinde olan yöneticilerinin hayatlarından önemli olan kesintileri bize sunuyor.
kitap hakkında şurada epey bir bilgi verilmiş. ilgilenenler bakabilir.
Kitabı okurken son osmanlı sultanlarından 2. abdülhamit hakkında bilgi toplamaya başladım ve ilgimi çeken değişik yorumlara rastladım.
sözgelimi mustafa kemal onun için :""Abdülhamid'in idare tarzı azami müsamahadır. "(Kaynak : Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 327 , Mustafa Armağan) derken, Enver Paşa, Beylerbeyi Sarayı’nda hapis olan sabık sultanı ziyaretten dönerken Talat Paşa’ya ağlaya ağlaya şu itirafta bulunur: “Başımıza ne geldiyse bu adama yaptıklarımızdan geldi ve daha ne gelecekse o yüzden gelecek.
yine günümüz tarihçilerinden prof.ilber ortaylı ise;"Dünyanın son hükümdarı , son evrensel imparator 2.Abdülhamid Han'dır." demiş.
II. Abdülhamit
II. Abdülhamit

bu araştırmalarım sırasında 2. abdülhamit'in fotoğrafçılıkla da ilgilendiğini öğrendim.
şurada bu konuda bir yazı var.
derken üye olduğum bir gruptan Abdülhamit'in tüm fotoğraf albümlerine ulaşabileceğim bir link yolladılar. oh ne âlâ...
biraz daha araştırınca 2.Abdülhamit'in ABD kongre kitaplığına hediye ettiği (tarihini bulamadım) 36 adet fotoğraf albümü( albümde 1200'den fazla fotoğraf var) olduğunu ve bunların bir abd üniversitesinin sitesinde sergilendiğini öğrendim. linke tıkladıktan sonra karşımıza çıkan arama kutusuna "ABDUL-HAMID 2 COLLECTION" yazıp tıklayınca albüme ulaşılabiliyor.
örnek fotoğraflar:
beyoğlu
beyoğlu

sirkeci limanı
sirkeci limanı

son olarak Abdülhamit'in boğaz köprüsü projesini yaptıran ilk kişi olduğunu biliyor muydunuz?...
II. Abdülhamit'in köpRü pRojesi...
II. Abdülhamit'in köpRü pRojesi...

( umarım asparagas değildir, zira net ortamında her yazılan doğru olamayabiliyor!)
bakalım bu yazıdan sonra kitabı kimler okuyacak, ya da önceden kimler okumuş?
selamlar/sevgiler/saygılar

Spacer
Spacer
 | 8 yorum var 
 | 03 Eylül 2008 14:38 

YAVUZ SULTAN SELİM ihanetin karşılığının ne olması gerektiğini çok güzel izah etmiş.
Şöyleki;
Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafet yapmış, Kuşlar
Çarşısı'nı geziyormuş.

Avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkları maharetli,
eğitimli, güzelim kuşları satıyorlar.

Bir ara gözü kekliklere ilişir padişah'ın.

Bir grup kekliğin üzerindeki varakta, 'Tane işi satış fiyatı 1
altın' yazıyor.

Hemen yanı başlarında asılı, adeta altın kafes içinde bir keklik
daha var ki, fiyatı; 300 altın.

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 19 Mart 2008 13:14 

Kumdan Masallar 2007
Kumdan Masallar 2007

Şimdilerde Carrefour İçerenköy alışveriş merkezine gidenler otoparkın hemen girişindeki platformu farketmiştir. Ancak farketmeyenler için bildiri görevini üstlenelim.

Bu sergi nedir diyecek olursanız Türkiye ile ilgili figürlerin, olayların kumlarla yeniden canlandırılması diyebiliriz. Padişahlardan tutun da İstanbul'un fethine kadar pek çok unsur kumlar üzerinde hayat bulmuş.

Sergi 30 Eylül 2007 tarihine kadar gezilebilir. Giriş ücreti yetişkinler için 5 ytl, 12 yaşından küçük çocuklar için ise 2.5 ytl olarak belirlenmiş.

Spacer
Spacer
 | 8 yorum var 
 | 23 Temmuz 2007 21:55 

Bilirmisin ki kadın bizim ananemizde beyaz bir çiçek gibidir .Mavi bir ışık gibi,hani el değince bozulan ve gölge düşünce küsen...Gülü solmaz kadının ve asla leke konmaz böyle kavlü karar kılınmış ezelden.
böyle yazılmış alnımıza emanet kaderleri , bereket fidanlarını büyüten süslü bahçelerce verimli kıldılar kendilerini kadınlar,serdiler ayaklarımıza mutluluğu sevinci..Kahkahalarında papatyalar açtı hep.
Evren yüklü çağrıların başlığıdır bir kadın , hayat yüklü şiirlerin kafiyesidir...En kara ilk akşamlarda bahtımıza doğan en parlak ilkyıldızlardır onlar.Şen sahnelerin perdesini açan da kapayan da hep bir kadındır yüreklerde.Bir kadın mutlu ise elbet mutludur erkekde .Ev yapan ve ev yıkanda; karları toprak eden de ve yeşili yaprak eden de O'dur ...Hanım da hanımcık da sevgili de sultan da ...
Gözüm , canım bitanem , sevdiğim,devletlü sultanım ... Düşün bir hangi kara geceydi terkettiğinde seni ya ki ihmal ettiğinde onu .Düşün bir adını hangi kurşuni gecede silmiştin kitaplardan ve hangi çiçekti onu sana hatırlatan lacivert akşamlarda?...Bir şarkı varmıydı mehtaba karşı birlikte söylediğiniz ya bir türkü ıssız tarlalarda?...Çoğalan hangi salıda bağırmıştın yüzüne karşı ilkin ve hangi pazarda çatılmıştı kaşlar, düşün bir?...Sığ rüzgarlardan kaçırıp ^^Evim evindir!^^ peri masallarını vadettiğini ne vakit unuttun? yalnızlığın tenhalaşan sokaklarında hangi ayın hangi gününde çalmıştın kimliğini yeni bir kimlik vadederek?...Hatırlıyormusun dostum hangi mevsimdi atları çalınmış arabalarda yapayalnız bıraktığın onu?Ne kadar da erken unutulmuş o sözler,şu yeminler , öteki hayaller dostum ne kadar da erken...
Cemrelerdi umutlarınız hani dostum,birlikte havaya ve suya ve toprağa düşürülecek?...Yağmalanmış kentlerin kapısında o halde neden ağlıyor bir kadın dostum?Neden ağlıyor;gözyaşları inci mercan?Paramparça damarların yanık türküsünde seni okuduğunu bilmezmisin dostum ?Azgın hecelerin konuştuğu sayfalarda seni yazdığını duymazmısın?...ya zebercetlerden hareli ağıtlar yazdığını kaldırımlarda nicedir ve nicedir hicranın böğrüne ciritler sapladığını savaş meydanlarında? Ertelenmiş hayatları ariyet umutlara karıştırıp bebesine süt yaptığı gecelerde söndürülmüş kandillerin fitilince yandığını ve kırk kere kırdığın kalbinin kırbirinci defa seni anarak bütünlendiğini farketmez misin?...
Ecel akıncıları gelmeden dostum durma var git tut ellerini ve sevgini söyle ona, sevgini söyle.Kerpetenlerle bir bir sökülmeden çivileri yapının ve bir çocuk belki bir kilim deseninde damperli kamyonuyla şevkat kumlarını toplamaya çalışmakta. Bir baba nedir ki dostum bir anne olmadan?Gülü solan bir dal nedir ki ?...
Dostum var git aklını bulandırmadan zulümleri yıka elinden ve ver hakkını her dem taze baharın.Yakasına bir beyaz çiçek tak;yaprağı tebessüm tomurcuğu sevgi olsun. Son baharlarca savrulan hasretleri topla bir bir, saman sarısı rüzgarlar alıp götürmeden . Son kuşlarda göçmeden bir sıcaklık sun kadına, bir ışık yak ruhuna...Bir mavi ışık.
Senin gibi nazenine nazenin işler münasiptir. Ayetlere adanmış bir doğum sonrasında dostum, kır saçlı kentlerin yorgun düşüncelerini sil hafızandan ve her günü bir tesbih tanesi gibi zikrederek yıldız topladığın gecelere yaz. Masanın en trajik yerinde çatıver iki tel sihirli saçı birbirine ve yağsın üzerinize çareler, umutlar, ihsanlar, lütuflar ve keremler...
Havai fişeklerin renkleri yağıyor üstüne bitanem hissediyormusun_?..........

Dipnot: Yazı Başlığı, Tevfik Fikret'in bir özdeyişidir.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 25 Mayıs 2007 15:28 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu