Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "YEMELIK ARMUTLAR"




Etiket:

tartışma hakkındaki yazılar:

\

Daha önce bildirgeç'te de duyurulan e-fikrim yarışmasının sonuçları açıklanmış.

o bildiride eleştirenler arasında yer aldığım bu yarışmanın sonucunu düşündürücü buluyorum. Eleştirmeye de devam edeceğim sanırım.

Dereceye girenler:
  1. Nurettin Özdoğan - Beyin Avcısı projesiyle
  2. Mehmet Çakır - Hediyelik Bostan Patlıcanı projesiyle
  3. Emrecan Sagun - Sucugumafyondan.com projesiyle
Şahsi Eleştirilerime gelince:
  • Siteye girip baktığınızda, yarışmanın şartları, sponsorların logoları vb. için gösterilen özenin, yarışma bitince, sonuçlar için gösterilmemiş olması. Madem bir internet proje yarışmasıydı, sonuçların detaylıca yine internette paylaşılmamış olması inanılmaz bir çelişkili değil midir?
  • dereceye girenlerden Beyin Avcısı projesi ismi itibarı ile ilginç görünüyor. (ama tabii nedir ne değildir bilgimiz yok.)

peki ya hediyelik bostan patlıcanı ve sucuğum afyondan nedir sizce?

  • Punisher999
  • 22 yorum var
  • 07 Mayıs 2008 09:06


Elbette herkes gibi benim de siyasi ve dini görüşlerim var ama bu konularda tartışmaya girmekten nefret ederim. Hele bir de karşımdaki kişi sınırları aşıyorsa hiç bulaşmam. Sonuçta ne ben fikrimden dönerim ne karşımdaki döner. Geniş kapsamlı olduklarından bildirgec ve hafif'te sık sık bu tür tartışmalar çıkıyor. Kimileri havadan nem kapıyor. Olmadık yerlerden olmadık anlamlar çıkarıyor. Hatta bazen küfürleşmeler bile oluyor. aslında kişiler de belli. birkaç kişi sürekli her yazıda birbirine sataşıyor. bir önceki yazıda yazılan cümlelerin aynıları tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Her ne kadar bu durumları görmezden gelsem de bazen bildirgec'in tadı kaçıyor. wordpress'in yeni sürümünü, tarayıcıların acid3 testindeki durumunu incelerken sağ tarafta 40-50 ahkam kesilmiş bir yazının sürekli tepeye zıplaması beni ziyadesiyle rahatsız ediyor.
gelelim konumuza. ben küçük bir oyun oynuyorum böyle durumlarda ve genellikle eğer iki kişi 2-3 dakika arayla birbirine cevap vermiyorsa tartışmalar bitiyor. efendim tartışmalar genellikle uzun süre devam ettiğinden yazı birinci sayfadan gerilere düşüyor zamanla. sağda son yorumlar bölümünde göründüğünden tartışmalara sürekli yeni kişiler katılıyor. kimseye yararı olmayan bu saçma sapan konuların yanında sitelerde çok güzel yazılar da var.
yapmamız gereken tek şey yazıyı ana sayfadan düşürmek. bunun için öncelikle 15-20 güzel, tutulacak yazı açıyoruz. tümüne yorumlarımızı bir güzel yazıyoruz ama gönder butonuna basmıyoruz. eğer basarsak tartışma sürdüğünden konu yine üste zıplayabilir. 15-20 yorumun gönder butonuna yorumları yazdıktan sonra ard arda tıklıyoruz. bir anda sağ sütun bizim seçtiğimiz konularla doluyor. şanslıysanız tek seferde tartışma bitiyor. bitmezse aynı şeyi bir daha tekrarlıyorsunuz ve sağda konuyu göremeyenler çoğunlukla yeni yorum gelmediğini sanıyor. az önce bu şekilde, pek hararetli bir tartışmayı daha -tek seferde- bitirdim. eğlenceli oluyor. hiç mesaj yazmadan konuya son noktayı koyuyorsunuz. tavsiye ederim. :)

  • mentor
  • 0 yorum var
  • 02 Nisan 2008 07:56

\

tartışmayı biliyor muyuz? biliyorsak ne kadar biliyoruz, bilmiyorsak niye bilmiyoruz?

\

bu sorulara yönelik net olarak bildiğim tek şey bu soruların oldukça zor sorular olduğu...
tartışma demişken burada ve burada bazı ahkâmlara rastladım ve paylaşmak istedim. bu verdiğim linklerden bir tanesindeki bir tanımdan devam etmek istiyorum yazıma. Bakın ne demiş:"Tartışmak kişilerin bir konu üzerinde bilgi alış verişi yaparak sonuca ulaşılmasıdır.." bu tanım, beni kaçınılmaz olarak bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların çoğunlukta olduğu toplumlarda (sanki biz de mi öyleyiz ne?) bilgi'nin altını çizmeme yöneltiyor. bilgi ise kaçınılmaz olarak belge'yi çağrıştırıyor.
( yine bu yazıyı hazırlarken bulduğum/rastladığım bir adresi paylaşayım istiyorum: http://www.bilgi.com/ ) ( bir öğretmenimin sözleri hâlâ kulaklarımdadır : "Bilgi toplumu olmalıyız çocuklar, bilgi toplumu !" )
hele ki net ortamında hergün bir başka asparagas haber'e rastlamak mümkünken... hoş sadece bu nette olmuyor ya o da bir başka yazının konusu olsun. ne garip değil mi asparagas haber yazıp google'da arattırdığımda bu isimde bir de siteye rastladım. "garip ama gerçek değil !" mi demek gerek bilemiyorum.

  • biSGen
  • 12 yorum var
  • 22 Ocak 2008 16:40

Bazen aldığımız yada kullandığımız bir ürünün eksiklerini görürüz ve "Keşke şurası böyle olsaydı" deriz. İşte RedesignMe adlı site, dizayn olarak kötü bulunan bir ürünün tartışıldığı, yeniden tasarlanma fikirlerinin oluşturulduğu bir topluluk ve forumdur. İyi olan tarafı ise, ürünlerin çalışmayan veya yanlış tasarlanan kısımlarının, müşteriler tarafından görülüp, değerlendirilmesidir. Sorunlu bulduğunuz bir ürünün fotoğrafını yada videosunu çekip, şikayetçi olduğunuz, memnun olmadığınız kısmı, problemin ne olduğunu, önerinizi yazıp, siteye upload edin. Daha sonra değişik yaratıcı öneriler almaya başlayın veya kendinizin yada başkasının ürününün yeniden tasarımı için, yeniden tasarlama tuşunu kullanarak, öneride bulunun, her ay ödüller kazanın. Siteye buradan ulaşabilirsiniz.

\

  • spy1983
  • 3 yorum var
  • 16 Kasım 2007 10:12

valleywag'in haberine göre facebook çalışanlarından biri, sürekli profilini ziyaret ettiğini farkettiği bir arkadaşını arıyor ve bu ilginin nedenini soruyor. bunun üzerine anlaşılıyor ki facebook çalışanları hangi kullanıcıların hangi profilleri ne sıklıkla gezdiğini görebiliyor! bu durum facebook'un gizlilik poliçesine ne derece saygılı olduğu tartışmalarını başlattı.

  • kuzine
  • 15 yorum var
  • 30 Ekim 2007 15:00

Elbette bürokrasinin zaafları da vardır. Hayata karşı farklı durana saygı gösterilen, insanların özgürce düşünebildiği, kısıtlanmayan, kalıpsız toplumlar bürokrasiyi fena halde ürkütür. Kendini sağlama almanın yolları hususundaki tavizsizliği bu yüzdendir. Biraz olsun aydınlanmaya başlayan toplumların köhne sistemleri rahat bırakmayacaklarını bilir. Her yerde kulaklarının olması, düzene karşıt söylemler geliştirenleri yerinde yok etmesine yardımcı olur. Bu biçimde bir vakayla karşılaştığında demirden parmaklarını sözde zanlının etine geçirmeyi bir borç bilir. Tabii, işlediği bu suçun hemen ardından kendini kurtaran, durumu düzen nezdinde meşrulaştıran cümleler kurar: Bürokrasi, işini sağlama alır!


Bürokrasi, mum ışığına uçan kelebeğin elinde sadece kömürleşmiş bedeninin kalması gibi, fark ettirmeden yıllarca yakar ruhunuzu. Etrafınızdaki insanlar da muhtemelen aynı göstermelik hedeflere odaklanıp kaldıklarından her şey her zaman “normal” gelir. Hatta kabuğunu kırıp özgürleşmeye çalışanları hainlikle, düzene ihanetle suçlarsınız.
Herkesin anormalleştiği bir ortamda “normal”in gözünüze “anormal” görünmesi kaçınılmazdır. Bürokrasi toplumsallaşmanın en çok aile ayağından beslenir. Zira anne-babalar çocuklarının tıpkı örnek komşu çocukları gibi olmalarını isterler. “Salla başını al maaşını”larla büyüyen çocuklar düzenli bir hayatı, her ayın on beşinde banka hesaplarına yatırılan para olarak görürler.
Bürokrasi, birey lafını sevmez. Çarklarını daha kolay döndürmek, dişlilerini zorlanmadan batırabilmek için kendine hayat karşısında bükeç olan, bükülüp duran insan ister. Bürokrasi, yeri geldiğinde de öğütür. Sesi çıkan ayrıkotlarına hadlerini bildirmek için ara sıra dişlerini gösterir. Kendisine katılan çaylakları uyutması çok sürmez; uyutamasa bile oyalar. Bürokrasinin ağzı iyi laf yaptığı için, kendi argümanlarınızı sunmanıza dahi izin vermez. Yüksek sesle konuşmanın tartışmanın galibi olmak manasına geldiğini sanır. Bu tür sanıların nesilden nesle aktarımını sağlayarak kendini yeniden üretmeyi sürdürür.


css-discussion

Yalnızca css konusunda yeni bir forum açmışlar. Bu foruma cssdiscussion.com adresinden erişebiliyorsunuz. İster css'ye yeni başlamış olun ister bu işin piri olun. Herkesi foruma bekliyorlar.

  • eburhan
  • 0 yorum var
  • 02 Ağustos 2007 19:12

Amerika'da "daima düşük fiyat" sloganı ile müşteri çeken ünlü marketler zinciri walmart anime çizgiroman ve anime porno film satışına başlamış. Bu mevzu şuraya taşınınca 2318 kişi digglemiş ve yorumlar gelmiş falanmış...

işin enteresanı bildiğim kadarı ile bu hentai zerzevatını satan wall mart bildiğiniz porno film dvdlerini falan satmıyor.

  • zee
  • 0 yorum var
  • 06 Temmuz 2007 08:00

Tartışmalarımız sonlandırılıp bir sonuca bağlanamadığı için, yıllar önce tartışılmış, söylenmiş şeyleri yıllar sonra yeniden “aynı kelimeler” ve aynı argümanlarla tekrar tekrar tartışıp duruyor, vakit ve enerji kaybediyoruz. Toplumsal hafızamız zaten “Allahlık” durumda olduğu için, bu durum birkaç kişi dışında kimsenin dikkatini çekmiyor, o birkaç kişi de ya önemsenmiyor ya da boşa kürek çektiklerini hissettikleri için bir süre sonra kendilerini suyun akışına bırakıyorlar.

İşin kötüsü, tartışma, yine bir nihayete erdirilmeden, bir süre sonra aynı argümanlarla ve aynı kelimelerle, vakti geldiğinde tartışılmak üzere rafa kaldırılıyor.


bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.