Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "hasselblad h3dii-50"




Etiket:

uzay hakkındaki yazılar:

\

Uzay taşımacılık sağlayıcılarından Rocketplane Kistler Japan şirketi düğün planlayıcısı First Advantage şirketi ile düğünlerin Rocketplane XP uzay aracında yapılabilmesi için işbirliği yapmış. 2.2 milyon dolar maliyet ile yaklaşık 100 km yükseklikte 1 saatlik uçuş ile düğünlerin yapılması planlanıyormuş. Bu fiyata 4 günlük provalar, yeryüzündeki akrabalarınıza canlı yayın ve ineceğiniz yerin planlaması da dahilmiş. Bu düğünlerin 2011 yılında başlaması planlanıyor, başvurular ise önümüzdeki birkaç ay içerisinde kabul edilecek.Kaynak
  • webdedektifi
  • 1 yorum var
  • 30 Haziran 2008 17:49


İnsanoğlunun yaklaşık 1 milyon yıldır yeryüzünde olduğu tahmin ediliyor. Yeryüzündeki bu uzun ömrümüze rağmen maddenin tam olarak ne olduğu keşfedilemedi. Atom denilen parçacıkların varlığının bulunması maddenin üzerindeki esrarı bir parça kaldırdıysa da atomu oluşturan parçacıkların ne olduğu, atom içerisindeki hareketleri, momentumları problemler çözüm bekliyor. Bu problemlere çözüm bulmak için 20. yüzyılda yeni yeni gelişen bir bilim olan parçacık fiziği, maddenin yapısını oluşturan bu tanecikler arasındaki ilişkiyi konu alır.
Günümüzde parçacık fiziğinin en önemli deney parçası hızlandırıcılardır. Maddenin yapısının derinlerine inmek için hızlandırıcı adı verilen deney düzenekleri kurulmasının en iyi yol olduğu Ernest Lawrance'ın kiklotronu icadından sonra anlaşıldı.

Ernest Lawrance
Ernest Lawrance
Ancak hızlandırıcılar öylesine büyük ve pahalıydı ki Avrupa'nın bu düzenekleri tek başına kurması ve bu teknolojiyi elde etmesi ancak 20. yüzyılın 2. yarısında gerçekleşti. Avrupalı fizikçiler 1954'te İsviçre Cenova'da merkezi bir laboratuar kurmaya karar verdiler ve böylece CERN (Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire) kurulmuş oldu. Bu tarihten sonra CERN yüksek enerji fiziğindeki teknik ve bilimsel gelişmelerde başrolü oynamaya başladı. CERN 'in kurulmasından sonra parçacık fiziği bilgilerimiz hızla gelişti ve pek çok atomaltı denilen parçacık keşfedildi.
CERN logosu
CERN logosu

Hızlandırıcılarda parçacıklar elektromıknatıslarla hızlandırılıyor ve bir engele çarptırılıyorlardı. Çarpmışmadan sonra etrafa saçılan parçacıkların momentumlerı ölçülerek veriler toparlanıyor ve inceleniyordu. Büyük hızlandırıcılar macerasının başlamasından hemen sonra fizikçiler fark ettiler ki hızlandırılmış bir parçacık demeti sabit bir hedefe çarptığında, enerjinin çoğu hedefin geri tepmesinde harcanıyor ve asıl amaç olan parçacık çalışmaları ve parçacıkların etkileşim araştırmaları için geriye sadece küçük bir yüzde kalıyor, bu da gerçekçi sonuçlar vermeyebiliyordu. Bunun yerine eğer iki parçacık demeti birbiriyle kafa kafaya çarpıştırılırsa geri tepme için hiç enerji harcanmayacak, tüm enerji deneye kalacaktı. Bu düşünce ile çarpıştırıcı denilen deney düzenekleri kullanılmaya başlandı ve çarpıştırıcılar, atom hakkındaki bilgilerimizi sınırların çok ötesine taşıdı.
LHC'deki mıknatıslar....
LHC'deki mıknatıslar....

Diğer laboratuarlar elektronları çarpıştırmaya yoğunlaşırlarken, CERN protonlar üstünde çalışıyordu. Bu elektron çarpıştırmaya göre daha zor ve yüksek teknoloji isteyen bir işti. Ancak CERN fizikçileri pek çok teknolojik zorluğun da üstesinden gelerek ilk proton-proton kafa kafaya çarpışmasını 1971 yılında gerçekleştirdiler.
Dünya parçacık fiziği tarihinde çok önemli bir yerde bulunan CERN’in bu gün 20 asil ve Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 gözlemci üyesi vardır.
CERN'de yüzlerce bina, 3000 kişilik destek personeli ve nöbetleşe kısa süreler için çalışan 2500 kadar fizikçi vardır. Bunlardan 100 kadarı teorik fizikçilerdir. Diğerleri ise, teorisyenlerin fikirlerinin tecrübe edildiği deney düzeneklerinin (mekanizmalarının) projelerini hazırlayan, yapımını sağlayan ve deneyleri yürüten tatbikatçılardır.
CERN, parçacık fiziği alanında olduğu gibi günlük hayatın daha çok içinde yer alan bazı buluşlarda da etkili olmuştur. Örneğin; web kavramı, CERN'de bir bilgisayar programcısı olan Tim Berners Lee'nin HTML adlı bilgisayar dilini bulup geliştirmesiyle oluşmuştur.
çarpışma sonrası parçacıkların hızını ölçecek dedektör
çarpışma sonrası parçacıkların hızını ölçecek dedektör

  • kursatt
  • 13 yorum var
  • 30 Haziran 2008 09:01

  • nzright
  • 0 yorum var
  • 29 Haziran 2008 22:10

Etiketler: , , , , ,
\

aya ilk ayak basan Neil Amstrong, "Bu benim için küçük, insanlık için büyük bir adım" demişti.Neil Amstrong'dan sonra aya ayak basan kişi ise aydan e-posta atmaya hazurlanıyor.
X PRIZE Foundation googlenin hazırladığı Lunar X Prize projes , 31 Aralık 2012'de aya birkaç robot gönderecek. proje kapsamındaki yarışma dünyanın heryerinden katılan takımların,kendi çabalarıyla ve mali destek yardımıyla yapacağı robotların uzaya gönderilmesi üzerine kurulmuş.
aya robot göndermeyi başaran,robotun 500 metre ya da daha fazla hareket etmesini sağlayan ve robotun çektiği fotoğraf ya da videoları Dünya'ya göndermesini sağlayan takıma 20 Milyon Dolar verilecek.takımlar 31 Aralık 2012'den sonra robıt göndermeyi başarırsa 15 milyon dolar ödül verilecek.
\

Ay'a robot gönderme fikri, X PRIZE Foundation'ın başkanı Peter Diamandis ve Google'ın kurucuları Sergey Brin ve Larry Page arasında geçen diyaloglar sonucu ortaya çıktı.
aya robot göndermek için 13 takım başvurdu.
resimler
video
kaynak
  • kemal118
  • 0 yorum var
  • 21 Haziran 2008 12:23

güneş sistemi
güneş sistemi

Daha önce, 2006 yılında gezegen statüsünden çıkarılan Plüton, ve buna benzer küçük gezegenlere 'plütoid' adı verilecek.

Alınan bu karar, Uluslararası Astronomi Birliğinden, birliğin idari komitesinin Oslo’da yaptığı toplantıda alınmış olduğu belirtildi. Bu karar ile Güneş yörüngeside bulunan Neptünün daha uzağında olan gök cisimleri artık 'plütoid' adını alacak. Bunların 'plütoid' ismini alabilmeleri küresel denebilecek bir şekle sahip olmaları gerekiyor.

  • cavo
  • 4 yorum var
  • 16 Haziran 2008 23:54

Etiketler: , , ,
\
\
\
\
\
  • guney01
  • 0 yorum var
  • 16 Haziran 2008 07:24

\

Dünya’nın en üst düzey uzay çalışma ve araştırmalarının yürütüldüğü nasa oldukça cüretkar bir göreve imza atmaya hazırlanıyor. 400 yıldan uzun bir süredir araştırmacılar güneşi sadece uzaktan incelemekle yetiniyorlar. Ancak nasa güneşe giderek bu durumu değiştirmeyi planlıyor. Nasa güneşe göndereceği ısıya dayanıklı bir uzay aracı vasıtası ile solar rüzgarlar ve güneşi çevreleyen manyetik alanlar hakkında ilk elden bilgi edinmeyi hedefliyor. Henüz geliştirilme aşamasında olan uzay aracının 2015 yılına kadar fırlatılması planlanıyor. 1400 derece ve üzeri ısıya dayanabileck
\
olan keşif aracı güneşe 7 milyon km kadar yaklaşacak. Bu mesafeden güneş dünyadan görülebildiğinden 23 kez daha büyük görülecek. Enerjisini sıvı soğutmalı iki güneş panelinden alacak olan uzay aracı, güneşin yakıcı etkisini artırdığı bölgelerden emniyetli bölgelere geçişi sağlayacak bir oto kontrol sistemi ile donatılacak. 7 yıl sürmesi beklenen görev süresince insanoğlu için gizemini korumaya devam eden iki önemli sorunun cevabı da bulunmaya çalışılacak. Bunlardan birincisi Corona olarak adlandırılan güneşin dış atmosferi. Eğer güneşin yüzeyine bir termometre koyarsanız ölçeceğiniz sıcaklık ortalama 6000 derece olcaktır. Normalde beklenen termometrenin yüzeyden uzaklaştıkça ısınında azalacak olmasıdır. Oysa tam tersine artmaktadır. güneşin dış atmosferinde ölçülen sıcaklık 1 milyon dereceden fazladır. Bu fenomen ilk kez saptandığı 60 yıl öncesinden bugüne gizemini korumaya devam etmektedir. Cevap bulunması hedeflenen ikinci sorunsal ise solar rüzgarlar. Miyonlarca kilometrelik hızlarla ifade edilebilecek olan bu rüzgarların etkileri güneş sisteminin her tarafından hissediliyor. Ancak bu rüzgarlar güneşin yüzeyinde değil tıpkı bir önceki örnekte olduğu gibi güneşin dış atmosferinde meydana geliyor. Bilim adamları güneşin yüzeyi ile dış atmosfer arasında olan bir şeyin solar rüzgarların bu inanılmaz hızlara ulaşmasını sağladığını düşünüyorlar ve bu görevin sonunda buna neyin yol açtığı sorusunun da cevabını alabilmiş olmayı umuyorlar.
  • Gigabyte
  • 19 yorum var
  • 13 Haziran 2008 12:02

Sergey Brin
Sergey Brin
Google’ın uzaya olan yoğun ilgisinin nedeni anlaşıldı. Newyork Times’ın haberine göre Google’ın kurucularından Sergey Brin uzaya gitmeye hazırlanıyor. Haberde yolculuğun 2011 yılında Rus yapımı soyuz roketlerinden biri ile gerçekleştirileceği ve uluslararası uzay istasyonunda son bulacağı belirtiliyor. Yolculuğun planlandığı soyuz roketinin, roketi kullanacak olan tek kişilik mürettebatın dışında iki kişi daha alabilme kapasitesi bulunuyor. Sergey Brin yolculuğu organize edecek olan Space Adventures şirketine depozit olarak 5 milyon dolar yatırmış. Kısa bir süre önce nasa ile ortak bir araştıma merkezi kuracağını duyuran google aynı zamanda xprize isimli amatör yarışmanın da sponsorluğunu yapıyor.
  • Gigabyte
  • 3 yorum var
  • 12 Haziran 2008 09:09

türksat
türksat

Türksat 3a son anda bir yazılım sorunu ile fırlatılmadı.Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ''Bu şartlar altında da uydu normalde fırlatılır ama milyonda bir ihtimal de olsa da riske atamayız'' dedi.detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

  • guney01
  • 3 yorum var
  • 06 Haziran 2008 18:42

\
Yakında bir mekiğe Google ismini verirlerse şaşırmamak lazım. Ya da daha iyisi belki google kendisi bir tane yapar gönderir. Nasa tarafından yapılan açıklamaya göre Google, Nasa'ya ait olan Ames araştırma merkezinde büyük bir kampüs kurmaya hazırlanıyor. Oldukça büyük bir alana kurulacak olan kampüste Nasa ile ortak bilimsel ve teknolojik çalışmalar yürütülecekmiş. Çalışmaların merkezinde uzay keşif görevleri, bilimsel keşifler ve havacılık mühendisliği ile ilgili konular yer alacakmış. Aslında bu ilk işbirliği değil. 2005 yılında başlatılan planetary content adlı ortak proje ile Nasa ve Google bilim adamlarına internet üzerinden online veri sağlıyor.
  • Gigabyte
  • 9 yorum var
  • 06 Haziran 2008 08:34

1 2 3 ... 12 Sonraki
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.