Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Furuğ Ferruhzad- dünya sevmek için çok küçük"




Etiket:

zeki hakkındaki yazılar:

Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.

  • meryem99
  • 2 yorum var
  • 20 Haziran 2008 12:45


facebook'taki ilginç gruplar.
  • beyrek
  • 1 yorum var
  • 25 Nisan 2008 19:00

Saat gecenin üçüydü ve ben hala death note isimli animeyi seyrediyordum. animeleri biliyorsunuzdur herhalde. oldum olası çizgi filmleri sevmişimdir. animelerin her yaştan insana hitap ediyor olması onları sevdiren etken belki de. death note bir anime serisi ve bir çok hayranı var bu serinin. hakikaten de çok sürükleyici... senaryosu çok zekice kurgulanmış. etkileyici bir taktik savaşı, bir satranç oyunu. kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. ben bitirdim sırada başka animeler var. bu arada blood+ isimli anime de çok güzeldi.

  • DDeveloper
  • 1 yorum var
  • 04 Mart 2008 13:33

\

dikovery TV ve neyşınıl çoğrafik belgesellerinde
0-6 arasından insanın beyni herşeyi 1é1 kopya aldığı anlatılmakta, dahası osmanlı zamanında bile bu öyle bilinen bir şeydiki kuranı bile bu yaşlarda çocuklara ezberletirlerdi. bu şekilde sayısı hafız yetiştirilmiştir

insan beyninin kalıcı bellek kısmına bu bilgiler bir kere yazılır ve asla unutulmaz bu açıdan çocuklar
okumayı yazmayı daha hızlı öğrenmesi için özellikle avrupa ülkelerinde bu tarz kişinin hayatı için önemli olacak uyaranların basılı olduğu duvar kağıtları bulmak olası ama ne iş se türkiyede çocuklar için basılan duvar kağıtlarında ayıçık mayıcık gökkuşağı var ama bunun dışında aradığım şekilde basit alfabetik simgeler içeren duvar kağıdı bulamadık

  • taninmayan-68170
  • 2 yorum var
  • 21 Kasım 2007 09:02

\

"HAYAT BIZE SUNULMUS BIR ARMAGANDIR"

Bahar geliyordu. Doga da insanlar da degisiyor, umutlar kapıdan iceri süzülüyordu. Agaclar meyve icin tomurcuga dururken ,insanlar ruhlarını yeniliyordu.Soguk, acı , yoksulluk bile ılık bir rüzgar karsısında tüm zalimligini yumusatıyor , gevsiyordu. Hatta hayatı terk etmeye hazırlanıyordu.
Kenan, elini cebine sokmus, koltugunun altındaki kitapları iyice bedenine bastırmıstı. Artık ceketi üstündeyken titremiyordu soguktan. Cünkü kıs bitiyordu. Okulun kapısından iceri girip sınıfın kapısını caldı. Icerde edebiyat ögretmeni dersini anlatıyordu. Ögretmeni kafasıyla iceri gir deyip, dersini anlatmaya devam etti. Kenan arka sıradaki yerine oturdu. Tüm dikkatini ögretmenine vermisti. Tahtadaki yazıyı sonradan görmüstü. ”Hayat bize sunulmus bir armagandır, ve biz de hayata sunulmus bir armaganız”. Ögretmeni bir müzigin melodileri gibi cıkan sözleriyle bu sözü sınıfa acıklarken Kenan kendisinin hayata nasıl bir armagan olabilecegini düsünüyordu. Sabah gün dogmadan calısmak icin sokaklarda dolasmıs, cuvalını sırtına vurup kagıt ,sise ne bulduysa cöplerden toplamıs, sonra gidip onları toptancıya satmıstı. Yorgundu. İci uyur gibiydi. Ama cebinde bugün icin ailesinin ekmek parası vardı. Her gün bin bir özürle derse gec giriyor, ögretmenleri ise onu affediyordu; cünkü o zeki , terbiyeli ve pırlanta gibi bir cocuktu. Kenan, dersi tüm dikkatiyle dinliyordu ve tane tane anlatılan edebiyat dersini gelecege acılan bir anahtar gibi benligine alıyordu. Ögrendiklerini önünde kilitli bir kapı olan üniversite icin saklıyordu. Tek umudu okumaktı Kenan’ın. Teneffüslerde arkadaslarıyla oturur sadece onların sakalarına güler ve her seferinde uzak cok uzaklara dalardı. Kenan bütün bunları düsünürken zil calmıstı. kilavuz,giris kilavuzu,Ögretmeni göz isaretiyle Kenan’ı yanına cagırmıstı. Elinde üniversiteye giris kılavuzu vardı. Kenan‘a uzatıp bu sınıftaki tek umudumsun, yüzümü kara cıkartma, sana güveniyorum diyerek gülümsedi ve eliyle omuzlarına hafifce vurdu. Kenan elindeki kitapcıga saskın saskın baktı. Ögretmeni ona her zaman destek oluyor, dergiler, kitaplar getiriyor. Moralini bozmamasını, calısıp okuyan yüzlerce insanın oldugunu, bunu onunda basarabilecegini her defasında söylüyordu. Kenan ne zaman ögretmeninin gülen yüzünü görse ici hep umutla doluyordu. Her gün oldugu gibi bugün de arkadasları okul cıkısında bilardo oynamaya gideceklerini söylediler ve Kenan‘ı da cagırdılar. Aslında her gün tekrarlanan bir olaydı bu. Kenan yine gözlerini yere dikmis. Size iyi eglenceler deyip tam tersi istikamette ki sokaga dogru yürümeye baslamıstı. Elini cebine atıp parasını cıkardı. Uzun uzun baktı bu kagıt parcalarına. Hayatı bu kagıt parcalarının elindeydi, sadece kendisinin degil tüm ailesinin. Hayat ona cok iyi davranmıyordu. İki kücük kardesine bakıyor, ölen babasının yerini tutmaya calısıyordu. Annesi her gün temizlige gidiyor, aksama kadar canı cıkıyordu. Ne icin? su elinde gördügü kagıt parcaları icin... Paraları avucunda öyle sıktı ki eger onlar canlı olsalardı coktan ölmüs, canları cıkmıstı. Dönüp tekrar arkasına baktı arkadaslarına...Her gün onlarla oyun salonlarına,pastanelere,sinemaya gitmek, gelecegi düsünmeden sadece o anı yasamayı istiyordu. Kahkahalarla ,icten pervasızca gülmek ...Bu umudu bogazında dügümleniyor, göz pınarları doluyor ve yutkunarak kırıs kırıs olan parasını yine sabırla cebine koyuyordu. Cünkü o cebinde, ailesinin yasama olan baglılıgını, onların gözlerindeki pırıltıyı, gelecegi tasıyordu. Ailesine duydugu sevgi her seyden cok daha fazlaydı. O belki bir cocuktu ama yasına göre koca bir cocuk. Olsun! Bugün de arkadaslarıyla eglenmesindi, Olsun! Bu gün de gencliginin hızlı akan kanı durulsundu, bu gün de gözleri bugulansındı. Ama sunu cok iyi biliyordu. Damla damla yasadıgı her sey bir gün deniz olacaktı. Onun cabasıyla ulastıgı yerlerde, cevresinde, bir cok kisiyi mutlu edecekti. Bir cok Kenan‘a umut kapısı bile olabilirdi. Kardesleri hayatın merdivenlerini kendisi gibi tek tek degil belki ucarak cıkabilirdi sayesinde.
Kenan’ın umutsuzlugu hic olmamıstı. Bu sokagı dönüp eve dogru yürürken hep bası dimdik olurdu. Her defasında arkasında arkadaslarını bırakırken icindeki burukluk an gibi gözlerinden gecer, kaybolurdu. Baharın tüm yesilligi ve tazeligi Kenan‘ın benligini sarıvermisti simdi. Ne güzeldi yasamak! Ne güzeldi var olmak.Ögretmeninin söyledigi gibi “Hayat bize sunulmus bir armagandır ve ben de hayata sunulmus bir armaganım “. Dudagında ıslık, yüzünde bir gülümsemeyle sessiz bir haykırısla sokaga söyle dedi: Hayatın bana ihtiyacı var ve sımsıkı sarıldı kitaplarına.

  • xNicox
  • 0 yorum var
  • 28 Ağustos 2007 14:54

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

etiket menüsü

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.