Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Gülcemal"


Etiketler: ,

blog sitelerini geziyordum.

kafama takıldı, tamam; arkadaşlarımla biz kendi aramızda hayata dair aklımıza takılanları tartışıyoruz, kimi arkadaşlarımız pazarlama, kimileri tasarımdan bahsediyor, bazıları yemek bilgileri veriyor, hikaye kabiliyetlerini sergileyenler, duygularını paylaşanlar, kendine kendini anlatanlar, anlamaya çalışanlar, sorular soranlar var..

ama bazı bloglar var ki.

"bugün ütü yaptım, evi süpürdüm, tezimle ilgili bilmemkimle (onunda blog sitesi var) bütün gün konuştuk, akşam kocam geldi ay ne olacak nasıl yemek yetiştiricem ona, akşam televizyon seyretti uyuduk, yıl sonunda türkiyeye gelsekmi gitsekmi"

"hafta sonu arkadaşlar geldi, geyik yaptık çantadan tavşan çıkardık. bitti"

"ben pariste iki kısa saçlı kız gördüm, ne zamandır insanlarla konuşmuyordum, konuştum, içtim başım döndü kustum"

bu ne yaaaaa dedim kendi kendime. bu tür blogların yayıldığını bir düşünün! sonra google'ın tüm bunları indekslediğini. siz ütü yazacaksınız, karşınıza ütü markaları veya yorumlar değil bugün ütü yaptım diyen binlerce site çıkacak.

hayat rutininizden bize ne? insanlara birşeyler kattığını, bakış açılarını değiştirdiğini hadi bunu bir yana bırakın; size, sadece kendinize birşeyler kattığını dahi düşünmediğiniz birşeyi, çöplerinizi neden internete atıyorsunuz?

sıcak gözlemeler


  • tipyedi
  • 19 yorum var
  • 15 Haziran 2005 09:52

sonraki yazı »
değişim!

Yorumlar

alınanlar olmuş. tepki fikiride doğurur. hadi bakalım..

sıcak gözlemeler

ütü yaptım evi süpürdüm,bitti türünden bloglar takip edilmeyen bloglar olur zaten, ya da eş dost bir kaç kişi ancak takip eder. sıkı takip edilen ve bağımlılık yapan bloglar ise her girdiğimizde bizi farklı bişeyler bekleyen, her girişimizde yeni bişeyler gördüğümüz öğrendiğimiz bloglar. mesela ben anitez'in bloguna bayılıyorum, adam sabahtan akşama kadarki yaptıklarını da anlatsa ilginç bişeyler oluyor okuması eğlendiriyor insanı.

hayatımın aptallığı bir eş dost bloğuna laf anlatmaya çalışmak oldu:)) odunu kapan atladı üstüme. vuruuun.

anitez çok eğlenceli. tnx

sıcak gözlemeler

sanirim bu sadece blog sorunu degil, insanlar ne yasarsa yasasin kendilerini onemli hissetmek icin bu yolu deniyorlar. cagimizin sorunu diye dusunuyorum, ne kadar siradanlasirsak o kadar kendimizi abartmaya ihtiyacimiz oluyor...biz dedimde ben yapmamaya calisiyorum:)

nereye dogru...

aklımdan geçenleri satırlara dökmüşsün. bana diyorki annem okuyor blogu, o zaman blogkardeşliğine üye olmak, linkler dağıtmak nedir.

durum blog popülerliğinden faydalanıp bir özel hayatım gözler önünde, en rutin aksiyonuma birçok yorum yağıyor düşüncesiyle mini-celebrity psikolojisi yaşamak.

bunu sitede söylesem oracıkta öldürürlerdi beni:))

zaten arkadaşlarından bir gazeteci hanım küfür etti. isimlerimizi bilseydik, basın toplantılarımıza falan katıldığında beni görse yüzü kızarmaz mıydı acaba.

internetin arkasına saklananlarda ayrı bir günlük konusu.

sıcak gözlemeler

dedikodu yapmayın bakayım. :S :)

"internette herkes haklıdır."

benbenben başlıklı yazı yazan biri konuşmamalı herhalde.sustum.(çok haklısın tipyedi.)

tartışmaların daha rahat takip edilmesi adına linkleri bu yorum altında topladım. daha sağlıklı bir fikir edinebilir okuyanlar.

enschede havadisleri, koyubeyaz, aklımızdan tavşanlar, mtlda ve komünite.

plasticwings ~ değişik konularda yazan birkaç kişinin web günlüğü. blogkardeşliği ~ blog yumağı

acikcasi @tipyedi, elestirme amacli yaptigin yorumunda uzerine oyle sortiler gelmis ki, birak yaptigin yorumun arkasinda durmayi, "Koray" denilen kisinin dedigi gibi, anlatmak istedigin seyin yanindan gecip durmussun.

anlatmak istedigin seyin hakliligina inaniyorum bir yerde ama, konu enteresan bir noktaya cekilmis ve ardi ardina tokatlar yemissin.

enteresan bir tartisma olmus.

Yazilanlari okuduktan sonra: Bir tek kufurle iyi kurtulmussun acikcasi tipyedi :) seni tanisalar, yolda falan gorseler kesin oldururler:)) Umarim olayin icine mafya falan karismaz. senmisin o yorumlari yapan? Senmisin dusuncelerini aciklikla soyleyen, al sana iste. 'dead man walking' :)

Bir daha sen sen ol kesinlikle 'fikrini soyle' me.

Ne diyim. can yucel'in bir siirindeki gibi 'ask olsun sana'

oyle oldu valla. topuktan vurduracaklar yerimi tespit etseler:))

@enemy: haklısın dostum, o kadar sinirlendirdiler ki savunma psikolojisinden ne dediğimi bilmez oldum, halbuki bence çokta güzel bir tartışma konusuydu. tartışacaklarına saldırmasalar güzel yerlere gelirdik. ucuz hakaretler, çocukça yok efendim tesbit yerine tespit yazmışsınlar:)

tez, antitez ve sentez. bunu öğrenemedik hala.

bizim blogtada baya yazıştık ama kaldırdım. yok, baktıkça hafakanlar basıyor. lafı evirip çevirip sen bize hakaret ettin asıl sensin çöpçüye getiriyor. iyide sen kimsin diyorum adama, tanımıyorum etmiyorum niye hakaret ediyim. ne alıp veremediğim olacak sizinle.

sıcak gözlemeler

bu arada sinirlerim yatıştığından tavşanlarda yazılan yorumları merak eden ve fikir beyan etmek isteyenler için yorumları tekrar açtım.

sıcak gözlemeler

insanların ütü yapmış olmaları seni ilgilendirmez, evet. ama sanal dünyada da sansür yapmak anlamsız geliyor bana. aynı şekilde düşünürsek, şimdi google senin blog'unu da indeksledi ve "ütü" diye aratınca senin blog'unu bulacaklar, sence de ironik değil mi? bence bloglar, herşeyin anlatılabildiği yerler olmalı. nedenine gelince blog eklemeye çalışırken okuduğun açıklamayı hatırlatırım: "...istediğiniz herşeyi paylaşabileceğiniz bölümdür...". bu yüzden kraldan çok kralcı olmanın fazla bir getirisi yok zannımca... _________________________ geldim; gidiyorum...

bak ona tamamen katılıyorum. zaten sansürleyelim engelleyelim demiyorum. bu tür sitelerinde blog olarak adlandırılması ve rüzgarından yararlanıp insanların bir tür televole bilinçaltı(m) için kendi hayatlarının sıradan detaylarını yazması yanlış bence. eğer biraz sorumluluk sahibiyseler meta tagına indexleme engelleyici koysunlar.

bu arada ütü deyince bende çıkacağım malesef:)) ama unutma, benim dediğim salt o örnekle modellenemez. daha genel düşün. şu marka ütüm bozuldu pekte kalitesizmiş dese veya ütüyü yetiştiremiyorum pöf dese biri arkadaşlarının da nasıl yetiştirebileceğine dair tavsiyeleri olacağından emin olsa yine fayda vardır.

faydalı, faydasız bilgi var ve faydasız birşey yazmadan çöp üretmeden önce iki kez düşünelim diyorum. yazmasın yazanları afaroz edelim cadı avına çıkalım demiyorum. hatta türk bloggerlar için bir manifesto olsun diyorum.

şimdi sorun yok, ama çok kalabalıklaştığımızı düşün. onbinlerce türk blogcu. örnek aldıkları bloglar insanların fayda paylaşımı yaptığı bloglar olsa daha iyi olmaz mı? bence olur.

sıcak gözlemeler

oraya yazdım buraya da yazayım.. (ama bir şekil yapıp bu tartışmayı tamamıyla ortak platforma taşımak lazım. burası ya da başka bir yer. )

google (blogger) diyor ki;

A blog is a personal diary. A daily pulpit. A collaborative space. A political soapbox. A breaking-news outlet. A collection of links. Your own private thoughts. Memos to the world.

Your blog is whatever you want it to be. There are millions of them, in all shapes and sizes, and there are no real rules.

In simple terms, a blog is a web site, where you write stuff on an ongoing basis. New stuff shows up at the top, so your visitors can read what's new. Then they comment on it or link to it or email you. Or not.

Yazıyı yerinde görmek için...

bir de aklıma gelen what dreams may come adlı film vardır. filmde, cennet herkesin kendi dünyasını yaratabildiği bir yer olarak tasvir edilmişti. kimisi prenses, kimisi genç vs vs. isteyen diğer bir kişinin cennetine, mekanına gidebiliyordu. isteyen gitmiyordu. gidenlerden hiçbiri (atıyorum) "aa sen şövalye mi oldun?" demiyordu. "buraya bir kılıç daha asarsan güzel durur diye düşünüyorum.." diyordu. ya da susup etrafı geziyorlardı.

benim bugün neler yaptığımın kimsenin* umrunda olmaması umrumda değil sanırım. ama yine de;

"ben bilmem beyim bilir." google.com

dipnot : "interneti kirletmeye hakkınız yok" diyenlere cevaben "fazla nefes alma, oksijenim tükeniyor" giriş cümlemdir. (google bile böyle bir istekte bulunmaz. bu yüzden komik geliyor bu savunma)

ek olarak; yazdığım her yazıda google ı düşünecek değilim. google hangi sıfatla kısıtlayabilir böyle beni? kategorizasyonunu geliştirsin. yapacaktır da.

iyi de boylesi bir tercih bencillik bence. sana boyle bir platform veriliyor, bir suru insanla bir suru seyi ozgurce paylasabilecegin bir yer, sana ait bir yer, sen senin icinde pek onemli olmayan gunluk aklindan gecen herseyi yaziyorsun, eger insanlarin umurunda olmadigini biliyorsan o zaman niye buraya yaziyorsun, kendine ozel bir defter al, yazmak istediklerini oraya yaz...bu istek bana gore seni kisitlamak degil. yazi kalitesinin arttirilma cabasi ve hicte sacma degil... ben buraya milyonlarca sey yazabilirim, hic durmadan aklimdan gecen herseyi yazabilirim. ama bunun bana ne yarari var ve okuyacaklara ne yarari var, herseyi yararsizlastirmak yerine elimizdekileri faydali sekilde kullansak daha iyi olmaz mi?

nereye dogru...

sahsen registration gereken sitelerde hal, hareket ve tavirlarin varsa(ki mutlaka vardir) site kurallari cercevesinde dikkat edilmesi gereken onemli tipler oldugunu dusuyorum.

bireysel sitelerde ise, -buna ister gunluk deyin, ister blog deyin- icerik kriterlerinin ne oldugunun belirlenmesi yada belirlenmemesi tamamiyle site sahibinin insiyatifine birakilmalidir, birakilmasa bile birakmak gibi bir hak ziyaretcinin zaten elinde degildir.

internet bir yol ise, herkes kendi guzergahini kendi belirler. ütü yapilan duraklarda durmamak internet yolcusunun kendi elindedir. elestirebilir mi? neden olmasin?

bununla birlikte, "zamani durdurmanin yolu", "organik et" ve "son veda", elestirilen "utu yaptim bulaik yikadim blog oldu" benzeri seyler. ayrica, "yaw" ve "ewet" ise belkide bircok kisinin hosuna gitmeyen kelimeler.

fakat, @deniz ve @koray o kadar guzel bir dille yazmislar ki. anlatmak istediklerini o kadar guzel suslemisler ki, ailelerine kendileri ile ilgili havadislerden cok, herkesi biraz daha ilgilendirebilecek konulardan boylesi guzel bir dille yazsalar, baslangic sayfam yaparim vallahi. hollanda'da yasiyor olmalarida ayri birsey tabi :)

bak sana bunları hissettiriyorlarsa benim eleştrilerimin muhatabı değiller. ne de olsa ben salt faydacı bir karakterim.

onlarada iki kez söyledim. ben çin hükümeti değilim sizler çinli değilsiniz. bir yaptırım uygulayacak insan değilim. çok dengesiz bir adam olsaydım en fazla fabrikanın intranetinden çıkarttırırdım:)) (sonra tavşan dağa küsmüş diye bir yazıyı hak ederdim..)

eleştirimi üstlerine alınacaklarına yok arkadaşım ya bu adam bizi anlamamış ya akşam akşam çok üstün körü okumuş ya da bizden bahsetmiyor demelerini ve tepkisiz kalmalarını veya nazikçe bunu bana iletmelerini beklerdim.

yazımı yüzeysel okuduklarını düşünüyorum. çünkü öylesine üzerlerine alınmışlar ve kendilerini bilemişler ki kızgınlıklarıyla hem beni kırdılar hem de eminim yoktan yere kendilerini üzmüşlerdir. bende bu kadar alındıklarına göre bu arkadaşların mottosu "faydasız olsun benden olsun" gibi birşey herhalde diyerek ikna etmeye çalıştım:)

herkes her istediğini yazabilmeli, yazacakta zaten. Ama sen çıkıp tipbirin ewet yaw ifadelerini eleştirirsen ben sonuna kadar desteklerim, bir hatamı yakalar tavsiyelerde bulunursan başım üstünde yerin var.

hatta kafan bozukken ne bu türkçeyi katletmişsiniz katiller desen baya sinirli bugün der güler geçerim.

ben asıl endüstri mühendisleriyle ilgili yazdıklarımdan sonra tepki almamama şaşıyorum:))

@11: komünite forumlarında bu tür düşüncelerimizi dile getirsek güzel olabilir. blog konusunu bol bol tartışalım ki güzel temeller oluşsun. herkes taktir etsin (taktir t iledir:) yurtsan gibi arkadaşların bu konuda söyleyecek sözü kalmasın bence.

hala bir mottodan yanayım. en azından blogkardeşliğinde. yani blog kardeşliğine giren biri bilmeli ki ben işe yaramaz birşeyle vakit kaybetmeyeceğim veya ben şu şu hassas olduğum konularda ahkamlar görmeyeceğim. ortak hassasiyetleri belirleyelim. çok geniş kurallar koyalım ki esneyebilelim;) blog kardeşliği bloglar için güzel bir garanti markası olabilir bence.

selamlar..

sıcak gözlemeler

karşımda yorum olarak çok güzel bir yazı okudum. bu açıdan tipyedi'ye teşekkür ederim.

iki şey söylemek istiyorum.

1 herkesin doğruları, güzelleri, yararlı olduğunu düşündüğü şeyleri, bakışları, kokuları farklıdır. o yüzden daha yararlısını, daha "işe yaramaz"'ını ayırt ederken biraz daha empatik olmaya özen gösterelim. ben empatik olamadığımı düşündüğüm kısımları hoşgörü ile dolduruyorum. bütün dünya buna inansa vs vs.. :)

2 allah aşkına "bir şey"'i ayrı yazın. sonra "hiçbir şey" yazamazsınız mazallah. :)

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.