YILLAR SONRA 12 EYLÜL
İsmail Güneş’in filmi Gülün Bittiği Yer, iddialı bir yazıyla başlıyor: “Sakın şaşırmayın kendinizi göreceksiniz” Oysa tüm öykü, genç adamın (Tolga Tibet) yaşadığı işkencelere yapılan geri dönüşler üzerine kurulu. Genç adamın acı çekmesini, sayıklamadan uyuyamadığını izliyoruz sürekli. Peki bu genç adam eskiden nasıl yaşardı? Genç kız (Yağmur Kaşifoğlu) ile nikahlandıkları sahne dışında işkence öncesine dair çok veri yok. Özellikle filmin sonlarına doğru genç kızın yaşadığı hayal kırıklığını hissediyoruz, 12 Eylül hakkında somut çıkarmalar yapabilmemiz gerekirken filmin duygu yoğunluğu karşısında eziliyoruz. Filmografisinde her türden film bulunan Atıf Yılmaz’ın Eylül Fırtınası, bu duygu yoğunluğunun seviyesini daha da artırıyor. Yılmaz, Habib Bektaş’ın Gölge Kokusu adlı edebiyat eserinden uyarlanan senaryoyu filme çekmiş. Filmin dramatik yapısının güçlü olmasının sebebi bu olsa gerek. Türkiye’nin en kritik dönemine, bir askeri darbeye bir çocuğun, Metin’in (Kutay Özcan) bakış açısından bakan sıcak bir film, Eylül Fırtınası. Metin’in bağıra bağıra söylediği tekerleme, aslında otoriteye, mevcut düzene baş kaldırışıdır. Yılmaz, bu filmde özdeşleşme duygularımızla oynuyor. Verilen hisler, trajediye yol açan siyasi nedenlerin tespitinin önüne geçtiğinden dolayı kendimizi darbe veya darbenin topluma getirdiklerine değil sadece bireylerin duygusal yoğunluklarını takip ederken buluyoruz. Kamera adanın doğal güzelliklerine çevrildiğinde ya da sünnet düğünü, Metin’in ilk aşkı gibi bölümlerde film, naif bir havaya bürünüyor, zaten yetersiz olan filmin siyasi niteliği adeta toz olup havaya uçuyor.
« önceki yazı google arama teknikleri [1] |
sonraki yazı » 12 eylül türk sineması-4 (sonuç) |
Yorumlar
kötü birşey yapıyorum, makaleyi tersten okuyorum:)
| zerrindagistanli[pilli_silinen_hesap] | |
|
|
(0 puan) |
|
| 18 Nisan 2007 12:23 |
ama nitelikli bir makale gerçekten, bu
| zerrindagistanli[pilli_silinen_hesap] | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Nisan 2007 10:12 |
ismail güneş'in üçlemesinin ikinci filmi vizyonda. kötü bir filmmiş galiba sinema yazarlarına göre..
| asenasoykan[pilli_silinen_hesap] | |
|
|
(0 puan) |
|
| 16 Mayıs 2007 10:58 |
Konu 12 Eylül olmasa da,"Babam ve oğlum" da Hikayenin kahramanının darbe öncesinde, darbe sırasında ve sonraki dönemde yaşadıkları oldukça çarpıcı. Darbe nedeniyle duran sivil hayatın kritik durumlarda nelere sebep olabileceğini gösteren, eşinin doğum yaptığı ve öldüğü sahne çok etkileyici. Filmin sonuna doğru, darbeden önceki dava arkadaşları hakkındaki sözleri gerçekçi bir tespit.
Açıkcası Çağan Irmak 'ın güçlü bir anlatımı olduğunu düşünüyorum. Bahsi geçen filmlerin çoğu anlatımı büyük ölçüde ajitasyona dayandırmışlar. Ajıtasyon çoğu zaman insanlar üzerinde etkildir fakat uzun bir hikayede bu tarz sahneler inandırıcı olmaktan çıkıyor.
| poshet303 | |
|
|
(0 puan) |
|
| 16 Mayıs 2007 11:58 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.


