2020 biraz hayali. hatta tahmin ediyorum hükümetin vatandaşı uyutmak için kullandığı bir taktik bu. dikkat ederseniz verdikleri tarihler hep ileriye sarkıyor, hesapta 2-3 sene önce başlayacaktı müzakereler. bizi uyuttukları bu sürede kıbrıs rum kesimi avrupaya girdi, eskiden adı bile geçmeyen ermeni soykırımı avrupada bir çok ülkede resmen tanınıp günlük gündem haline geldi, kürt sorunu gibi meseleler yeniden hortlardı (bunlar en bilinenler daha onlarcası var). yani herşeyin bir zamanı ayarlı. taktik şöyle; vatandaşa bunu anlatıyorlar ve ikna ediyorlar. vatandaşı ikna ettikten sonra verdikleri süreler uzuyor ve bu arada bir çok yeni şey ekleniyor. ilk başta olsa halkın kesinlikle karşı çıkacağı şartlar daha sonradan teker teker yavaş yavaş ekleniyorlar. basınında desteğiyle halka yavaş yavaş sindirtiliyorlar. aslında trajikomik bir durum. 10 sene önce öcalan'nın yakalanıp devlet tarafından özel muamele görerek konforlu bir hayat yaşayacağına kimi ikna edebilirdiniz? bu şekilde en ağır şartlar zamanla kabul edilip halk'ı uyutarak, kandırarak yavaş yavaş sindirilecek. korkunç bir durum bu. bu gün basında çıkan ermeni, kıbrıs, kürt sorunu haberleride tamamen bu doğrultuda. bunları okadar çok konu ediyorlarki halkı zamanla tepkisiz hale getiriyorlar, bıktırıyorlar. birden bunları duysa kıyameti koparacak halk zamanla zamanla bunlara karşı duyarsız hale geliyor.
ayrıca ben avrupalının işi gelişine bırakacağını hiç sanmıyorum. onlar iğne deliğinden geçecek kılın hesabını yaparak yüzlerce yıldır dünyayı sömürüyorlar. neyin ne zaman olacağı çoktan belirlenmiştir.
daha hükümetteyken, vatandaşa 2012'de gireriz açıklamaları yapılırken bir ingiliz televizyonunda derviş'i gördüm, söyleşi yapıyorlardı ve direk kendisi 2040'dan önce üyelik mümkün değil dedi. basında mevzusu bile geçmedi bunun, ingiliz vatandaşlarına özel bilgilendirme olarak kaldı.
asıl beni en çok ürküten ingiltere'nin bize koltuk çıkması ve sonuna kadar destekleyip önümüzü açması. uzak yakın bütün tarihe bakın ingiltere'nin bu şekilde yaklaştığı hiç bir ülke'nin sonu pek hayır olmamıştır. sonunda önemli çıkarı olmadığı sürece ingilizler kimseye iyilik yapmaz. neden yapmaz? çünkü ingiliz iyilik yaparak boşa harcayacağı zamanı başka entrikalarla paraya, çıkara çevirmeyi tercih eder. iyilik yapmak ingiliz için para kaybıdır, zarardır, ziyandır. hatta şöyle söyleyeyim; ingilizler bize ne kadar karşı çıkıyorsa okadar doğru yolda oluruz. (bu arada ingiliz düşmanı değilim)