ilk yazdigim yoruma iletişim üstatlarından ali saydam beyde katılmış.
eee aklın yolu bir.
Farklı iletişim kanalları üzerindeyiz lakin mantığı düzgün çalışan insanın takılacağı şeylere o da benim gibi takılmış.
demişki: (aynen copy&paste ediyorum)
" İki hafta sonra aynı kurumdan bu sefer imzasız bir mektup geldi. Tasarım Yarışması’nı anlatıyorlar. Bu yıl konu “Mutluluğun resmi” imiş...
Gülben Hanım, Katılım Koşulları ve Başvuru Formu’nu okumuşlar mı acaba? Bir pazarlamacı ya da iletişimciden çok, bir avukatın kaleminden çıktığını avazı çıktığı kadar bağıran iki matbu kâğıdı Gülben Hanım görüp onayladıysa yukarıdaki mektubu kaleme almış olamaz... Eğer yukarıdaki mektubu gerçekten Tuncaakar’ın kendisi yazdıysa, bu yarışma katılım belgeleri gözünden kaçmış ya da kaçırılmış olmalı... Her şeyi bırakın, belge “İşbu” diye başlıyor! İnanılır gibi değil... Bir okusanız, kölelik anlaşması gibi... Bir tür ‘Sakın katılmayın’ belgesi... Nazi Almanya’sında bile zor bulunacak türden bir ifade tarzı...
Gülben Hanım, “Katılım Formu” ve “Katılım Koşulları” yazan belgeleri hemen toplatıp imha ettirin. Hukukçuların “Böylesi vaciptir!” şeklindeki ukalalıklarına kulak asmayın. En ağır hukuki şart bile bir iletişimci gözüyle müşteriyi rahatsız etmeyecek şekilde kaleme alınabilir... Bu idam fermanının yerine, marka vaadinize yakışır beşeri bir form yazdırın ve adam gibi de bir ödül koyup öyle çıkın müşterilerinizin karşısına..."
gülben hanımda starbucks türkiye'nin pazarlama müdüresi..
websiteden de bakmak isteyenler için.