Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "chainfire dslr controller"

\

Diyarbakır'da geleneksel hale gelen Kültür ve Sanat Festivali'nin bu sene 'Dilin ve Kültürün varlığındır' temasıyla sekizincisi yapılıyor. Festival ile ilgili bilgiler düzenlenen bir basın toplantısı ile büyükşehir belediye başkanı Osman Baydemir tarafından duyuruldu. Festival programına şuradan ulaşılabilir.
Spacer
Spacer
 | 37 yorum var 
 | 24 Mayıs 2008 08:01 

Yorumlar

Hangi dil, hangi kültür kasttedilen. Neden çıkan sanatçılar hep kürtçe gruplar. 19 senedir d.bakırda yaşıyorum. Ve bu festivalin amacınında nerelere vardığını iyi biliyorum.

Yüceltilecek bişey varsa Türk dili ve Türk Kültürüdür.

Goodbye to All That
agentbb  |  (0 puan) 24 Mayıs 2008 08:48

Bence tüm kültürleri içinde barındıran bir kültür-sanat festivali yapılmalı.....

Bu arada günlük olarak eklemiştim galiba, sanırsam :)

Sonrisa  |  (1 puan) 24 Mayıs 2008 10:24

"Dilin ve kültürün varlığındır." çok anlamlı olmuş, hele agentbb'nin yorumunu da okuyunca...

antepian  |  (0 puan) 24 Mayıs 2008 11:37

@agentbb Bende tam tersin düşünuyorum.Yüceltilmesi gereken türk dili kültürü değil.Demokrasi , özgürlükler ve çok kültürlülük olmalı.Bunu nasıl bir yaklaşımdır anlamıyorum.19 yıldır o topraklarda hiçbir şey öğrenemişsin ne yazık ki..

Hangi dil, hangi kültür kasttedilen. Neden çıkan sanatçılar hep kürtçe gruplar. 19 senedir d.bakırda yaşıyorum. Ve bu festivalin amacınında nerelere vardığını iyi biliyorum.
Yüceltilecek bişey varsa Türk dili ve Türk Kültürüdür.

Shew  |  (0 puan) 24 Mayıs 2008 14:56

@Shew
Demokrasi demokrasi diye bağırıyorsunuz, Türkiye'de demokrasi yokmu tabiiki var yönetim şeklimiz demokrasi hatta bu kadar serbest bir demokrasi başka hiçbir ülkede yok demokrasi yüceltilmez korunur. Rejimdir, gereği nasılsa öyle davranılır. Türkiye çok kültürlü tamam doğru
Ama kürt çerkez laz hepsi Türktür. eğer Türkiye kültürü benimsenir ve yüceltilirse içinde bulunan kültürlerde beraberince yüceltilir. Ama gördüğüm kadarıyla türk-kürt diye bir ayrım yapmışsınız ve kültürleri ayrı çatılarda yorumluyorsunuz.

Ve yorumun neden bu kadar sert. Festival içerğine bakın. Renklerden başlayın yazılara kadar. Acaba türkiye geneli bir festival mi yoksa kürt kültürünü içinde bulunduğu türk kültüründen ayırt eden bir festival mi anlarsınız.

Goodbye to All That
agentbb  |  (0 puan) 24 Mayıs 2008 15:06

açıkcası renkleri görünce kendi kendime "yok canım artık ben öküzün altında buza arıyorum heralde dedim kötü niyetli bakıyorum herşeye ondan öyle gibi geldi"

arkadaşlar türkçede karşılığı olmayan bir kelimemidir acaba Şêxmûs (sehmuz okunur anlamak için özel bir kursa ihtiyac olacağını sanmıyorum, "Xanî, Kürt Emirliklerinin Onursal Şairi:Burjuva Milliyetçi Teorilerinin Basitliği Üzerine" nerede acaba bu kürt emirlikleri kim acaba kürt emirleri
bi arkadaş demokrasi kültüründen bahsetmiş yorumlarda.hiçbir sistem kendi özkaynaklarının kendisinin tüketilmesi için kullanışmasına müsade etmez.demokrasi başlığı altında demokrasiye saldırılmaz.iyi niyetli bir festival de bu şekilde olmaz bunun adı açıkca tahriktir.
pilli nin böyle bir oyuna alet olacağına açıkcası hiç ihtimal vermemiştim...
canı gönülden yazıklar olsun bu linkler nereye çıkıyo acaba diye bakmadan veya bakıp kaale almadan buraya koyan editör de dahil olmak üzere

demokrasi meselesine geri dönecek olursak bizden daha demokratı da yok isteyen kontrol edebilir.türkiye topraklarını kuzey kürdistan diye bahseden roj tv nin internet sayfası hala yayında
(youtube kapalı kurban olduğum güzel ülkem benim :)

eveeetttt :) (olumlu bakmak lazım)
scythe  |  (0 puan) 24 Mayıs 2008 15:50

way be!! ne bildiriymiş herkes dökmüş için biri laz, çerkez, kürt hepsi türktür demiş biri hele şu renklere bakın bunlar ağır tahriktir :()
Arkadaşlar bence almanlar, ingilizler, araplar, farslar da türk :)Yani bütün dünya türk olsa ne olcak ki ve kaldı ki bütün türklerde aynı dili konuşmuyor aynı kütürel yapılara sahip değil büyük farklar var aralarında.Ama onlar türk buna kimse karşı çıkmıyor.Kimse siz türk değilsin demiyor.Ama Türkiyede malesef bu durum tam tersi bir halde ya türksün yada türk.Bu hangi demokrasi anlayışına sığıyor.Hangi demokrasi anlayışı evrensel gökkuşağı renklerin altında bozağı arıyor.kendinize demokrat demeyin nederseniz deyin.
Bence; türk türktür, kürt kürtür, laz lazdır, arap araptır... kısacası birilerin dayatmasıyla kimseni ırkın değiştirilemez.

Shew  |  (0 puan) 24 Mayıs 2008 19:21

evet zaten bizde hayatımızda hiç gökkuşağı görmedik.onca yazıdan renkerin tahrik olduğunu anlıyosan doktor sana ne yersen ye demiştir daha anlatmaya gerek yok
kimse ırkını değiştirsin dememiş okuyorum.yazılanlardan söylenmeyen anlamlar çıkarılırsa üzerine de demokrasi çığlığı olursa varacağımız yer şu anki durduğumuz yerden bir adım gerisi olur

hata mesajı :dinlemek için hatalı organ kullanımı lütfen doğru organla bir daha deneyiniz

eveeetttt :) (olumlu bakmak lazım)
scythe  |  (0 puan) 24 Mayıs 2008 20:58

shew trajiksin körsün algılama bozukluğuna sahipsin

eveeetttt :) (olumlu bakmak lazım)
scythe  |  (0 puan) 24 Mayıs 2008 23:53

Olaya bir de başka açıdan bakmanızı tavsiye ederim. Diyarbakır'da tanıdığım çoğu kişi (ben de dahil) sürekli bu festivalden ve belediyenin çalışmalarından 'sıkılmış' durumdayız. Festivaller tamamen art niyetle kullanılıyor. Öyle olmasaydı bir kere de Türkiye'nin en saygın yazarlarından Diyarbakırlı Cahit Sıtkı Tarancı'yı görürdük. Üstüne bu yetmedi bir de alt belediyeler de festival düzenliyor. Allahtan gençlik spor ve kültür festivali daha iyiydi, maçlar falan vardı. Bunda ciddi söylüyorum katılacak hiç bir şey bulamıyorum. Bu nasıl bir festival programıdır böyle? Doğma büyüme Diyarbakırlıyım ve hala burada yaşıyorum. Eğer bu yerin bir festivali benim gibi birine hitap etmiyorsa çekip gidelim yani. Adına konferans yapılan adamı hiç tanımam bilmem, bilen varsa da Allah aşkına söylesin.

Gökkuşağında art niyet aramayın arkadaşlar, eski festivallerde de kullanılmıştı bu renkler. Bence bir sorun yok.

Burada yaşamadığınız halde bu tür yorumlar yapıyorsunuz, burada yaşasaydınız ne yapardınız merak ediyorum doğrusu. Anlayın halimizi artık.

Sonrisa  |  (1 puan) 25 Mayıs 2008 01:33

bazıları önyargılarından arınmadan yapamazlar.. ve bu bir adım öteye gidememek oluyor ülkemiz adına.

diyarbakır denilince, kürt denilince, osman baydemir denilince bizim insanımıza birşey oluyor. atatürk büyük nutukta doğu ve güneydoğu için kürdistan lafını kullanır. bundan "bi haber" konuşur durur atatürk gençliği..

eğer ülkemizde müslümanım diyen müslüman gibi yaşasaydı, atatürkçüyüm diyen atatürkçülüğü anlasaydı (istisnalar kadie dışı) bu ülke zaten gül olurdu.

nereye baksan ayrım nereye baksan dışlama.. maalesef ülkemiz kendi içinde sorunlar yaşıyor. ve kendi insanımız yine kendi ülkemizin altındaki dinamit olmaktan öteye gidemiyor.

kurtuluş savaşında nasıl bir olmuşsa milletimiz, bunu anlamak lazım. milliyetçiyim diyenler şu çılgın türkleri okusunlar ve yanlış düşüncelerden sıyrılsınlar. bu ülkenin her karışı için kan döküldü. bu kadar basit telkinler ile karalamayın millet dirliğini.

doğu sorunumuz ise önceki yılların bir sonucudur. herkes elini vicdanına koysun da düşünsün. yıllardır oralarda neler yaşandı biliniyor mu? hoyrat memleketler oralar. biraz olsun sahiplenseydik yöre halkını bugün böyle itilmiş hissetmeyeceklerdi kendilerini belki de.. çok fazla kürt kökenli arkadaşım. ve çok fazla uğrunda canımı vereceğim kürt kökenli arkadaşım var..

herkes hatalar yapmıştır. ama ülkesini seven insanını sevendir. bu topraklarda yaşayan herkes bizim insanımızdır. ya sev ya terket değil önce sahiplen! önce toprağını sonra insanını.. eğer zamanında yatırımlar olsaydı bugün bu sonuçları tartışıyor olmazdık. tarlanla ilgilenmezsen istediğini alamazsın. bugün sonuçları konuşuyoruz. ama nedenler daha önemli. yargılamadan önce düşünmek lazım. yarının sonuçları ise bugünün nedenlerine bağlıdır. buna göre sağduyulu olmak lazım. artık anneler ağlamasın.. çok üzücü durumlar yaşanıyor.

www.40dk.com
taneru  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 02:23

"trajiksin körsün algılama bozukluğuna sahipsin" öylesen bundan sane yani benimde bir adım öteye gidip sana hakaret etmemi senin yaşına inmemi bekliyorsan avuçun yalarsın scythe.
Konu nerden nereye geldi.Arkadaşlar kabul etsenizde etmesenizde bu ülkede başka halkalarda var ve bunlarda en az sizin kadar söz sahibi her konuda.Diyarbakırda festival yapılacaksa kürt dilli tarihi felsefesi üzerine yapılır.Barış kardeşlik içinde yapırlır.Ama bazıları bunu hazımedemezler o başka.Bende diyarbakırda yaşıyorum festivallerin oluşundanda çok memunum.programı ve üstlendiği misyon çok önemli.unutulmuş bastırılmış bir halkı yenide diriltiyor.İşte eleştirilerin nedenleride bu.Kürt halkın varlığın birliğin dillin yenilemesin hazımedememe.

Shew  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 02:44

bir zaman sonra umarım, "bu ülkede önce laz çerkes kürt tük vardı, siz ingiliz amerikalı alman çinli japon avustralyalı fransızlar sonradan geldiniz" tartışması çıkmaz

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 03:31

@taneru

atatürk büyük nutukta doğu ve güneydoğu için kürdistan lafını kullanır. bundan "bi haber" konuşur durur atatürk gençliği..

kürdistan dediğin coğrafi bir bölgeyi de tarif eder. mezopotamya demek gibi, burdan çine kadar türkistan demek gibi.
nutukta siyasi ve coğrafi olarak farklı farklı anlamlarda kürdistan kullanılmıştır. direkt başlık olarak alınıp sevr'den bahsedildiği yerde siyasi, kurtuluş savaşı derkenki kürdistanda yurttaşlar bahsedildiği zaman coğrafi...

nutukta 5 - 6 yerde geçer kürdistan.
2 tanesi aktarımdır, sevr falan bahsederken.

şu dediklerime en güzel destek de yine içerdedir : kürdistan, sevr - lozan karşılaştırılması ile ilgili bölümde
lozanda tabi ki sözü ettirilmemiştir diye geçer. burada da kayıtlara geçsin.

diğer söylediklerinin çoğuna katılıyor olsam da, kimi yerlerde bu şekilde laf kalabalığı yaparak bir şeyler öğütleme yolu çizmeni kınıyorum. aynı şey ajitasyon ile sunulmuş şekilde okuma kitabı tavsiyende de yer alıyor. rahatsız edici.

11  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 03:58

shew sen benim yaşımı ve nerede yaşadığımı nereden biliyorsun...
işte bu yüzden körsün ve algılama bozukluğuna sahipsin
söylenen ne olursa olsun kendi anlamak istediklerini anladığın için
ben ne söylersem söyleyeyim dar sloganlarla karşılık vereceksin çünkü düşünsel derinliğin yok. daha önceden başka birinin belirlediği sloganları tekrar ettiğin zaman kendini bir topluluğa ait hissederek mutlu oluyorsun.gerçek dünyadan uzaksın
gerçek dünyada çıkar menfaat ve güç ilişkisi vardır. menfaat sahipleri çıkarları doğrultusunda finansman yaratır ve düşünme kabiliyietinden yoksun piyonları oyalanacakları güçlü kuvvetli fakat çok ta bi anlam ifade etmeyen sloganlarla sahaya sürerler.
yankee go home , türkiye iran olmaycak (evet ötesine bile geçecek),canlı kalkan eylemi, anneler ağlamasın, barış kardeşlik hede hödösü piyonlar lafların arkasına takılıp giderken düşünenler anlatmaya çalışır piyonlar söylenenleri dinlememesi gereken yerleri ile dinler görmesi gerekenleri puslu sisli görür..en olmadı Atatürke referans gösterir o da kürdistan dediydi anası da baş örtülüydü gibi o yüzden algılama bozukluğuna sahipsin sen ne istersen onu yiyebilirsin sana herşey serbest pehriz yapmana gerek yok artık sana cevap vermeyeceğim

taneru arkadaşım
Atatürk kürdistan dedi peki kabul dedi ama bunun bu şekilde dillendirilmesi kaçak gecekondusu yıkılacak adamın çatıya çıkıp Atatürk posteri açmasından farkı nedir acaba. o zaman alkollu araba kullanırken polisa yakalanan vatandaşta "Atatürk te içerdi arkadaş" desin ne güzel değilmi bi yerden Atatürke bağlarsan çözüyorsun meseleyi

eveeetttt :) (olumlu bakmak lazım)
scythe  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 10:05

@ 11

değerli arkadaşım, yazdıklarımdan rahatsız edici dediğin kısımlar, senin gibi kaç kişiyi rahatsız eder acaba? yani kaç kişi senin gibi saldırmak yerine anlamaya çalışır merak ediyorum. türkiye bir linç kültürünün eline düşmüş. daha bugün yine karışmış ortalık.

eğer yazdıklarım rahatsız edici geldiyse üzüldüm. ama inan ki yine bir çok tanıdığım, arkadaşım kürt lafını duyunca bile küfür veya hakaret eder. yani benim sözlerim pek minik kalıyor diye düşünüyorum. ama yine de senin gibi "düşünen" insanlar için üzülürüm açıkcası. sayınız çok az çünkü.

@ scythe

naçizane bir laf sadece bahsettiğim laf. orada 80 yıl önce geçmesi bugün o lafı legal veya anlamlı gösterecek değil. ama Atatürk hiç olmazsa o bölgedeki değişik etnik unsurların farkındaydı. ülkenin kurtuluşunun milleti birleştirmekten geçtiğini düşünüyordu. problem burada.

anneler ağlamasın sözünü yürekten söylemiştim "scythe".. üzüldüm doğrusu onu da klişe sözler içine almana. eğer şehit cenazelerine bakarsan veya terör saldırılarında ölenlere bakarsak, biraz da empati kurarsak ne zor şeyler olduğunu belki biraz hissedebiliriz. empati benden öğrenilecek birşey değil ama düşüncelerimi yazmak istiyorum. yani umarım rahatsız edici değildir bu sözlerim.

açın bakın forumları. kürtler hakkında neler yazılmış. çok acı şeyler. ülkemizin her şehrinde kürtlerin olması gibi hemen her forumda da kürt kökenli arkadaşlarımız var. ancak böylesi hassas konular açıldı mı vay haline insanların. bazen büyükler bazen de yaşı eminim ki çok küçük olan kendini bilmezler ne kelimeler kullanıyorlar (sözüm meclisten dışarı). ben kendi adıma çok utanıyorum. işte bu hareketler ülkemizin altındaki dinamitlerdir.

- sonuç olarak sağduyuya ihtiyacımız var. yanlış yanlışla çözülmez. bunu anlamamız lazım. filistin, çeçenistan, karabağ, ırak, afganistan, kamboçya, türkiye... hangisi olursa olsun "anneler ağlamasın".. ben milletimi sevgiyle kucaklıyorum. çünkü bu ülkeyi seviyorum. olaya düşünsel yaklaşan arkadaşlarımı ise haddime düşmese de kutluyorum. çünkü genelde bu konular çirkin sözlere yol açıyor. bu seviyeyi burada görmek beni mutlu etti. darısı diğer ortamların başına. bunu başarırsak ne ab ne başka arayışalara gerek kalmayacak.
selamlar

www.40dk.com
taneru  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 11:52

sonuç olarak sağduyuya ihtiyacımız var. evet sağduyu bu festivalle sağlanmaz bende onu diyorum
anaların nasıl ağladığını ben gayet iyi biliyorum.şehitlerin annesine gösterilmesi esnasında yanı başında diyazem yapılabilmesi için sıkı tutmaya çalıştım çok kereler,o yüzden diyorum "analar ağlamasın" çok boş ucuz ve komik bir temenni çekilen ızdırabın yanında. sadece demokrasi adına demokrasiyi yiyip tüketen bunu kendi lehine kullanmak istiyecek bunun üzerinden rant sağlayabileceklerin kullanacağı basit bir slogandan ötesi bişey değil

eveeetttt :) (olumlu bakmak lazım)
scythe  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 12:32

alev alatlı schrödinger in kedisi (şrödingerin yazılışı doğru olmayabilir) kitabında afazi kavramından bahseder (rüya türkiye nin parçalandıktan sonraki hali anlatılır ve o günden bu günlere bakılır) nin normalde afazi kelimelerin anlamını bilememe kelime anlam bağlantısını kuramama ile ilgili bir rahatsızlık olmasına rağmen yazar ustaca artık cümle kuramama anlamını yüklemiştir.belli bir süre sonra türkiyedeki insanlar normal cümlelerle konuşamaz olmuşlardır kitaba göre sadece sloganlarla hareket ederler
eylem koy, tavır bildir,türkiye iran olmayacak,analar ağlamasın, tek yol devrim vs vs.
bu günkü hürriyette bile var arap kralı ile iletişim tavsiyesine "bak al hediyeni ver madalyayı..."berberin kelle gidiyor kimsenin umrunda değil
sloganlardan vazgeçip gözleri açmak lazım.özgürlük barış zart zurt diyerek özgürlüğün ve barışın altına dinamit koyanlara karşı 4 kez hemde

eveeetttt :) (olumlu bakmak lazım)
scythe  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 12:43

Daha fazla yorum yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Yorumu yazan yazar sayenizde para kazanıyor. Kazandığı parayla festivalde eğlenir artık. Buna müsade etmiyorum.

Goodbye to All That
agentbb  |  (-1 puan) 25 Mayıs 2008 14:05

eveeetttt :) (olumlu bakmak lazım) sizin gibilerine.çook merak!! ediyorum kaç yaşında olduğun ve nere yaşadığın ve tabi asıl ollrak neyi savunduğunu!!.Sen piyon olma tamam mı?Senin söylediklerin birilerin sloganları değil zaten.Neyse ki ben bu ülkede bir gün senin gibilerinde düzeleceğine inanıyorum.Senin ipe sapa gelemez lafların okumuyorum bile.

Shew  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 15:50

İşte sizin zihniyetiniz....Lafa gerek bırakmıyor.

Daha fazla yorum yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Yorumu yazan yazar sayenizde para kazanıyor. Kazandığı parayla festivalde eğlenir artık. Buna müsade etmiyorum.

Shew  |  (1 puan) 25 Mayıs 2008 15:51

çarpıtılıyor ise provakatif yönde kullanılıyor ise bu kullananların ayıbı bilmiyorum.

bir ankaralı olarak. tüm diyarbakırlı vatandaşlarımın gününü kutlarım

hayat Hay'yla başlar, Hu'yla biter.
yunusemreklk  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 17:36

@agentbb,
saçmalamışsın. bilmeden yazmışsın. yukarıdaki yorumumu okumadın heralde. festivalde bana hitap eden hiç birşey olmadığını yazmıştım ve nedenini sormuştum. sekizincisi yapılan festivale şimdiye kadar katılmadım, katılmayı da düşünmüyorum bu yıl. bu, böyle festivallerin yapılmasına karşı olduğum anlamına gelmiyor, sadece içerik olarak biraz daha zenginleştirilmesi ve diyarbakırda yaşayan herkese hitap etmesi gerektiğini düşünüyorum.

teşekkürler yunusemreklk bu arada duyarlı yaklaşımın için. duyarlı insanlara çok ihtiyacımız var. diyarbakırı görmediyseniz de gelin görün, misafirimiz olun, ondan sonra istediğiniz yorumu yapın. uzaktan atıp tutmayın lütfen. daha çok kırıcı oluyorsunuz.

Sonrisa  |  (1 puan) 25 Mayıs 2008 20:23
@Shew
Demokrasi demokrasi diye bağırıyorsunuz, Türkiye'de demokrasi yokmu tabiiki var yönetim şeklimiz demokrasi hatta bu kadar serbest bir demokrasi başka hiçbir ülkede yok demokrasi yüceltilmez korunur. Rejimdir, gereği nasılsa öyle davranılır. Türkiye çok kültürlü tamam doğru
Ama kürt çerkez laz hepsi Türktür. eğer Türkiye kültürü benimsenir ve yüceltilirse içinde bulunan kültürlerde beraberince yüceltilir. Ama gördüğüm kadarıyla türk-kürt diye bir ayrım yapmışsınız ve kültürleri ayrı çatılarda yorumluyorsunuz.

Ve yorumun neden bu kadar sert. Festival içerğine bakın. Renklerden başlayın yazılara kadar. Acaba türkiye geneli bir festival mi yoksa kürt kültürünü içinde bulunduğu türk kültüründen ayırt eden bir festival mi anlarsınız.

neden faşistlik yapıyorsun anlamadım ben sonuna kadar kürdüm dur bir dakka ozaman;amerikaya giden türklere türk demeyelim çünkü onlar vatan hayini türklüğe hakaret edip amerikaya yerleşmişler onlara amerikalı diyelim sonra rusyaya gidenlere rusyalı avusturalyaya gidenleri avusturalyalı kabul ediyorsan alsana yok sus kes sesini .faşist bir zihniyetle kalkıp bana demokrasiden bahsediyorsun ya manitörü 4 kattan atmayı düşünüyorum senin gibi kalvye erkekleri yüzüzünden bu ülke bölünüyor yarın bir savaş olsa deliklere kaçacak olan ilk senin gibi slogancı tipler olacaktır birde özgürlük diyorsun nerede özgürüz
türkiye içersinde kaçtane kürtçe yayın yapan kanal var yada kaç tane radyo.yada şöyle söyleyeyim biri çıkıp orasını burasını sallayıp saçma sapan ingilizce bir sarkı yazdığında onun şarkısına telif hakkı veriyorsunuz ama kürtçe şarkı sözüne gelince bunlar vatan hayini vermeyelim vatan elden gider.önce o kafanın içindeki bok çukurunu temizle sonra yazmaya başla ve tekrar diyorum ben türk değil kürdüm.

senin gibi fasitler bizlere türk dedirtemez.özür dilemeyne kadarda bu yoruımu silmeyecem

neguvon  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 20:24

hepiniz demet akalına kurban olun :))

Goodbye to All That
agentbb  |  (-2 puan) 25 Mayıs 2008 21:52

@neguvon söylediklerin çok haklısın ama şu yorum biraz düzeltirsen iyi olur sanki ben demiş o faşist lafları gibi anlaşılıyor.Kimden altın yaptığın belirtirsen hiç olmasa okuyan arkadaşların kafası karışmaz.
demet akalın beyinli olanlara ne söylersen boş bırak boş teneke gibi görültü kirliği yapsınlar..

Shew  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 22:19

@neguvon özgürlüğü radyo,tv yayını ile sınırlamanız çok garip değil mi? Türkiye'de özgürlük yok diyorsanız, Irak sınırının öteki tarafında yaşayan kürt kökenli insanlara bakın. Hergün en az 80 kişi ölüyor ama hesap sorulan kimse yok. Sizlerin, yok bizi kısıtlıyorsunuz özgürlüğümüzü elimizden alıyorsunuz diye kendinizi bizden ayırdığınız zamanda, sizin düşüncelerinizi güya kendilerine amaç belirlemiş eli silahlı çapulcularınızın her gün benim milletimin vatanımın teminatı olan, Irak'takilerin başına bugün gelenlerin 80 yıl önce bizim olduğu kadar sizin de başınıza gelmesini engelleyen Mehmetçik'in canına kıydığı, yaşlı-kadın veya çocuk demeden masum insanları öldürdüğü bir ülkede hala okuyup, çalışıp, evlenip, çoluk çocuk - mal mülk sahibi olabiliyorken biz özgür değiliz demek küstahlığa kaçmıyor mu biraz? Saddam'ın zulmünden kaçan 250.000 kürt'e yardım elini uzatan ve barınmanızı sağlayan tek ülkeye bu yaptıklarınız ayıp olmuyor mu artık? Bize yaptığınızı boş verin, sizin dedeleriniz neneleriniz de bu ülkenin kurtuluşu için Mustafa Kemal'in askeri olarak savaştı, bu yaptığınız kendi atalarınıza saygısızlık olmuyor mu? Nedir kendinizi bizden ayırma derdiniz? Nedir bu şımarıklığınız? Kesinlikle böyle yapsaydık daha iyi olurdu diye demiyorum ama Almanların yahudilere, amerikalıların kızılderililere yaptığı gibi mi yapmalıydık biz de size? Devletin gönderdiği öğretmenleri , doktorları katledip sonra devlet bize bakmıyor diye haykırmanızın sebebi nedir? sınır'ın öteki tarafına geçip kendi devletinizi kursanız bile bu vatan toprakları üzerindeki kadar özgür olamayacağınızı, hep birilerinin maşası olacağınızın farkında değil misiniz siz? 1. Dünya Savaşı'ndan beri bu topraklarda karışıklık yaratmak isteyen İngiltere v.b. devletlerin gazına Ermeniler gibi gelip, kendinizi ayırmanızın, ucuz bir böl-yönet politikası olduğunun nasıl da farkına varmazsınız? Bir durun kendinize bakın, hala çok geç değilken vazgeçin bu gerçekdışı söylemlerinizden...
Özür dilemeliymişiz...

antepian  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 22:23

@agentbb, sayende iyi para kazanıyorum, yazmaya devam et. senin gibiler yüzünden bu tür kişiler piyasada prim yapıyor. yarın aynı lafı senin yaşadığın yer için söylesin de sen de kurban ol bakalım, biz de görelim.

Sonrisa  |  (1 puan) 25 Mayıs 2008 22:46

yok ya bu kadarda olmaz işler gerçekten zıvanadan çık antepian yorumumdan sonra çok sami söylüyorum aynı ülkenin insanları olmadığımızı düşünmeye başladım.durup bir düşünsene antepian gerçekten özgürmüyüz diye! sen bu ülkedeki bunca olan bitende sonra hepimiz özgür diyebiliyorsan allah esirgesin senin gibi düşünenlerden bu kadar katliyamı, faili meşru suikastleri , çorum, marşı, şırnakı, cizreyi, f tiplerin, ve daha binlercesin görmezden gelip ben özgürüm demek saçmalığın dikalası hemde ukalalıktan başka birşey değil.Faşist yanın kendin okadar beli ediyor ki. yok efendim hitler gibi americanı kızılderileri yaptığı gibi mi yapsaydık deme cesaretin nerden buluyorsun.Zamanında denenmedi asimilasyon zülmün her türlüsü yasaklamadımı yok sayılmadı mı koskoca bir halk ama başaramadınız başaramıyacaksınızda.Gerilla ve asker annelerin göz yaşları sanki çok umrunuzdaymış gibi sürekli savaşı dayatmaktan başka birşey yapmıyorlar.Asker cenazeleride görüyoruz paşacıkların tutumlarını vatan saolsun intikamların alınacak, onları bu topraklarda kazayıcaz.Bir taneside çıkıp demiyor ki niye bu savaşı bitirmiyorsunuzda derinleştiriyorsunuz diye..hep ölüm hep baskı ve zülüm kürtler bunlara fazla bile dayandı bence ve bu kadar katliyamdan sonra bile birlikte yaşıyabiliyorsan bu kürtlerin onurlu barışçı duruşundan kaynaklamaktadır.
Gücünüz yetiyorsa bütün kürtleri öldürün , sonnra lazları çerkezleri falan ama yapmasınız bu ülken onurlu insanları buna izin vermez.
özür dilemek yetmez ayaklarına kapamanlısınız bu halkın..

Shew  |  (0 puan) 25 Mayıs 2008 23:36

lütfen daha sakin.. yanlış birşeyler olduğu kesin ama böyle anlayamayız birbirimizi..

kırıcı olmayalım.

www.40dk.com
taneru  |  (1 puan) 26 Mayıs 2008 00:04

bir türk-kürt meselesi eksikti bildirgeçte, artık o da oldu. hadi hayırlısı. bakalım daha kaç parçaya bölünebileceğiz..

maviada33  |  (0 puan) 26 Mayıs 2008 01:19

Merak etmeyin parcalara bolunecegimiz yok. Dusunce farkliliklari insan dogasinin kacinilmaz bir parcasidir. Onemli olan bu farkliliklar ile bir arada yasamayi ogrenebilmektir.

Insanin en dogal haklarini onlara verdigin bir imtiyazmis gibi gostermek bu birarada yasamayi zorlastiran en temel faktorlerden birisidir ve asil boluculuk bana gore budur.

Daha bir ay once 1 Mayis'i taksim'de kutlamak isteyen iscilere yapilan muamele akillardayken bu ulkede demokrasinin oldugunu iddia etmek de ayri bir komedi unsuru olsa gerek!

Chudo  |  (0 puan) 26 Mayıs 2008 05:09

bütün dünya biz türküz dese başınız göğemi erecek arkadaş allah aşkına söyle hadi hepimiz biz türküz dedik kürtçe konuşmadık yazmadık ona bakarsan türkçe diyue bişeyde kalmadı konuştuğun kelimeleri yaz bir kadıda ve al kalemi say içinde acaba kaç tane türkçe kelime kalmış bir de sanki biz bu topraklarda misafirmişiz gibi konuşuyorsun biz osmanlıda öncede bu toprakladaydık siz orta aysaydan geldiniz hani dağdan gelip bağdakini kovma derdi seninkisi.biraz gözlerini aç bizde insanıza.karşındakileri önce insan olarak gör sonra konuş

neguvon  |  (0 puan) 26 Mayıs 2008 17:46

tipik kardeş kavgası. kardeşimlede babamın yanında böyle kavga ediyoruz. yıllar evvel sende benim bisikletimi kaçırmış pedalını kırmıştın, baba bilgisayara şifre koymuş, bana ne bakkala abim gitsin :) bence artık aynı aileden olduğumuza kanaat edip dışardakilerin oyununa gelmememiz lazım. etnik milliyetçilik değil, ülke milliyetçiliği gütmemiz lazım. yoksa bu güzel aile er geç dağılır ve herkesin sadece bir tane ailesi vardır. unutmamak gerek...

zee  |  (0 puan) 26 Mayıs 2008 19:59

kardeş'lere !...

Ben Bir Pepuk Kuşuyum

Ben bir pepuk kuşuyum dalında yaralı duran
dağların yamaçlarında kenger
nazlı bir kızın gözlerinde iki yetimlik ah!
içinin kızıllığınca gül ve yangın
her bahar lavlara
korlara
ateşlere düşer yüreğim

bir söğüt dalının
efil efil titreşen yaprağıdır yüreğimdeki
açarım yarasını bakarım canyerimin ağlayamam
acının ve sevginin kesiştiği yerde
iki çığlık arasında kaldım ah
acılı rüzgarlara bıraktım kanatlarımı

istedimki kuş olayım
kanatlarımın altında saklayayım
alıp gideyim başımı dağ dağ
göklere yazayım hasretimi

istedimki ağaç olayım
üzerinde yeşereyim
gölge edeyim her yaz
her güz dökülsün yapraklarım
serileyim üzerine ah! edeyim

istedimki yağmur olayım
yüreklere yağayım her bahar
sel olayım dere tepe
katayım önüme tüm acıları
denizlere, okyanuslara götüreyim

istedimki ıstırabın sunaklarında
karalanmış rengi olayım yaşamın
sonsuzluğun kurgusunda cezalanmış acı
binlerce yıllık geçmişimle
her bahar beni anlatsın analar çocuklarına,
babalar beni anlatsın

istedimki yürekteki her çiçeği
gözyaşlarıyla besleyeyim
kuruyup gitmesin diye
istedimki dağlara sesleneyim yazgımı
özlemlere söylenen türkülere sesleneyim
gelip geçenler okusun diye gözlerimdeki şiiri

istedimki dağlara yazayım hasretimi
ovalara, denizlere, gökteki yıldızlara
yağmur olayım gökkuşağını hediye edeyim
parça parça olayım her fırtınada
mutluluk ağacında hüzün çiçeği olayım
her yıl çoğaltayım acılarımı

Pepuk Kuşu Efsanesi

Munzur dağı eteklerinde kış mevsiminin, etkisini yavaş yavaş kaybetmeye başladığı günlerde. Baharın geleceğini muştulayan cemreler beklenir. Sonunda cemre, hava ve topraktan sonra suya da düşer. Hem de ateş topu bir sıcaklıkla.... Su da hava gibi, toprak gibi ısınmaya, yaşam daha kolay, daha güzel yaşanılır olmaya başlar. Cemre; havanın güzelleşmesini, suyun ısınmasını ve toprakta gizlenen tohumların, bitkilerin, kuru ağaç dallarının, canlıların uyanmasına sebep olur. Bir umut olur canlı cansız tüm varlıklara.

Cemre toprağa düştükten sonra bahar geliveriri dağlara, ovalara, kırlara. Ve ardından yüreklere. Önce kardelenler, nergisler, süsenler (sosın) kaldırır bükülmüş boyunlarını gökyüzüne, ardından laleler, frezyalar, kır karanfilleri, kırkkanatlılar, yabangülleri. İç gıdıklayan kokularını etrafa yayarlar, renk renk ışıklarını sulara aksettirdiler.
Baharın gelmesiyle birlikte; kuşlar daha bir neşeli öter, daha bir neşeli uçar gökyüzünde. Dereler daha bir sevinçle akar, daha bir çoşkuyla eser rüzgar.
Her bahar nasırlı ellerin toprağa attığı tohumlar, yeniden yeşerme sürecine dönüşünce, doğa yeniden dirilir. Bir serin şebnem, güneşin de etkisiyle kendini yeniden doğurur. Derin uykusundan uyanır doğa. Umutsuzluğu ortadan kaldırarak aydınlığını, güneşe yönelen gülüşlerini saçar evrene.
Kenger, karların erimesiyle yetişen en önemli bitkilerden biridir çocuklar için. Bir taraftan soyulup yenilir, yemeği yapılır diğer yandan sakızı toplanır. Kenger sakızıyla da meşhur bir bitkidir, üzerine türküler bile yakılmıştır. Kengeri, önemli yapan bence tüm bunlardan da öte acıklı efsanesidir. Farklı biçimde de olsa kengerin bittiği her yerde pepuk kuşu efsanesi bilinir ve çocuklara anlatılır...
Efsane, kimi yerlerde farklılık da gösterse, konu benzerdir. Kimi yerde erkek kardeşin acısı anlatılır kimi yerde kız kardeşin acısı...

Pepuk Kuşu Efsanesi

Bir varmış bir yokmuş... Vakti - zamanda Anadolu'nun küçük bir dağ köyünde anne baba ile iki çoçuğu yaşarmış. Çocuklarının biri erkek diğeri de kız imiş. Bu ailenin herkesi imrendirecek derecede neşe, mutluluk ve sevinç içerisinde dilekleri gerçekleşir her şey gönüllerince olurmuş. Oturdukları köyde gayet sevilen bu iki güzel çocuk da gün gelmiş cıvıl cıvıl kuş sesleri, kuzu meleyişleri, dere çağlayışları arasında mavi ve yeşilin alabildiğine uzandığı yaylaların güzelliği içinde, boylu boyunca dağların eteklerinde bulunan ağaçların gölgeleri ve serinliği içinde güle, oynaya, büyümüşler.

Taa ki günün birinde anneleri aniden rahatsızlaşıp ölünceye dek. Bu durum,ailenin tüm neşesini, huzurunu, mutluluğunu üzüntüye çevirip yok etmiş. İki kardeş de artık eskisi gibi ne gülmüş ne de sevinip oynamışlar. Her tarafa ağır bir yas ve sis bulutu çökmüş...

Bir müddet sonra evde aş pişirecek kimsesi olmadığı için babaları yeniden evlenmek zorunda kalmış. Evlenmişte üvey anneleri kısır olduğu ve de çocuğu olmadığı için çocukları hiç sevmez, düşmanca davranırmış. Fırsat buldukça kötülük eder, elinden gelen her zulmü yapmaktan geri durmazmış.
Hele babaları evden çıkınca vay haline çocukların, onlara türlü türlü eziyetler eder rahat yüzü göstermezmiş. Çocukları gece gündüz çalıştırp, döver ve kimseye anlatmamaları için de korkuturmuş. Zavallı çocuklar bütün bu kötülüklere rağmen yine de babaları üvey annelerinin yaptıklarına inanmaz diye çaresiz her eziyete katlanarak yaşamlarını sürdürme çabası gösterirmişler...

Babalarının yine evde olmadığı bir bahar günü, üvey anneleri iki kardeşe torba, bıçak ve kazma vererek,dağa kenger toplamaya gönderir . İki kardeş sabah erkenden evden ayrılarak kenger toplamak için dağın yolunu tutmuşlar. Abla bir bir topladığı kengerleri kardeşinin sırtında taşıdığı torbaya koyarmış ve böylece de hava kararmaya başlayıncaya kadar kenger toplamışlar. Artık köye dönmek üzereyken Abla, kardeşinin sırtında taşıdığı torbanın dolup dolmadığını anlamak için torbayı yere indirip bakmış ki ne görsün, torbada bir tek kenger yok. Bu duruma şaşıran iki kardeşten büyüğü, "Sabahtan beri topladığımız kengerleri gizli gizli yedin değil mi? Biz şimdi eve nasıl döneriz? üvey annemiz bizi öldürür!.. " deyip çıkışmış kardeşine.

Kardeşi ise "Hayır abla, bana yemem için verdiğin bir tek kengerin dışında yemin olsun ki yemedim!" demiş. Ancak ablasını bir türlü inandıramamış. "Abla eğer hala bana inanmıyorsan istersen karnımı aç da bak!" demiş. Ablası almış bıçağı karnını yarmış bakmış ki kendisinin verdiği bir kengerin dışında midesi bomboş kardeşinin, meğerse kengerleri o yememiş!... Kardeşi doğru söylemiş. Kardeşinin karnını dikmeye çalışmışsa da kardeşi oracıkta ölmüş.

Gidip torbaya tekrar bakmış ki torbanın dibi delik ve sabahtan bu yana topladıkları kengerlerin döküldüğünü anlamış. Meğer üvey anneleri onlara (akşam kötülük etsin diye) dibi delik torbayı vermiş.

Kardeşine inanmamakla hata yapıp onun ölümüne sebep olan abla, bu acı ve vicdan azabıyla neye uğradığını şaşırmış ve orada bulunan pınarın suyuyla kardeşini yıkayıp ağlaya ağlaya gömüvemiş. Gömütün yeri belli olsun diye de başucuna bir fidan dikmiş.

Eve döndüğünde kardeşini soran babasına. "O biraz yoruldu oduncularla gelecek!" demiş. Oduncular gelmiş, çocuk gelmemiş.
- Nahırla gelecek demiş.
Nahır da gelmiş, ama çocuk yine yok.
- Davarla gelecek.
Davar da gelmiş çocuk hala ortalada yok.
Genç kız bir yandan baba korkusu, diğer yandan vicdan azabıyla kıvrılmış,yanmış, tutuşmuş parça parça olmuş yüreği.

Kardeşine inanmamakla hata yapıp onun ölümüne sebep olan abla, bu acı ve vicdan azabıyla Allah'a yalvarmaya, dua etmeye başlamış. Allah'ım beni pepuk kuşu yap bu dağlara sal ki dünya döndükçe dağlardan dağlara kardeşim diye seslenip durayım!...

Efsane bu ya o gece kızın dileği kabul olur, genç kız o gece Allahtan, pepuk kuşu olmuş ve gidip kardeşinin başucundaki ağaca konup hep kardeşi için seslenip durmuş. Ve işte o gün bu gündür bu kız, pepuk kuşu olarak dağlarda oradan oraya dolaşarak, kardeşini öldürdüğü için herkese kendini ihbar eder durur:
Her bahar mevsimi kengerin yerden bitmesi ile beraber pepuk kuşunun acıklı ötüşü de başlar.

(Zazaca)
Phepu
Kheku
Kam kerd
Mı kerd
Kam kişt (çişt)
Mı kişt (çişt)
Kam şüt
Mı şüt
Ax! Ax! Ax!

(Kürtçe)
Pepuu
Kekuu
Ke qir?
Mın qir
Ke kuşt?
Mın kuşt
Ke şuşt?
Mın şuşt
Ah! ah! Ah!

(Türkçe)
Pepuu
Kekuu (baba)
Kim yaptı?
Ben yaptım
Kim öldürdü?
Ben öldürdüm
Kim yıkadı?
Ben yıkadım
Vah! Vah! Vah!

Dağlarda öten bu kuşun bu gün hala, kardeşini öldüren o genç kız olduğu söylencesi, Erzincan'ın Caferli köyü ve diğer çevre köylerde yaygın bir biçimde bu şekilde anlatılır... Onun çıkardığı seslere bile acıklı bir ifade ve anlam yüklenmiş. Çocukluğumda bunun bir efsane değil de gerçekten yaşanmış bir öykü olduğuna inanır ve o kuşa çok acırdım!...
Bu efsane hala doğunun bir çok yöresinde anlatılmaktadır. Komşu illerde de aynı efsanenin değişik şekillerde anlatıldığı bilinmektedir. Doğu illerinde yaşayan yaşlı genç hemen hemen herkes "pepuk kuşu" efsanesini farklı bir şekilde de olsa bilir.

kaynak:
www.nuricann.com

toprak da yeter su da !
ve elbette kenger de...
yeter ki biz paylaşmasını bilelim...

biSGen--bLoGSPot .... YaratıcıDrama ... biSGenMySPACE NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS!
biSGen  |  (1 puan) 26 Mayıs 2008 21:27

bisgen kardeşim... büyüksün!

www.40dk.com
taneru  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 01:09

Ben de 5 yıldır Diyarbakır'da yaşıyorum. Maalesef bu tür etkinlikler bir şekilde birilerinin propagandası haline getiriliyor. Birilerine mal edilmeye çalışılıyor. Bunca yıldır ne Cahit Sıtkı, ne Ziya Gökalp, ne Ali Emiri... göremedik festival programlarında. Renklerle, şehirlerle bir sıkıntımız olmasa da bir ötekileşme ve ötekileştirilme çabası olduğuna hiç şüphem yok.
+ antepianın yorumuna da kalıbımı basarak katılıyorum.

Feas  |  (0 puan) 28 Mayıs 2008 12:55

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu