Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "çiçek havlu kenarı"


abdi ipekçi'nin katili mehmet ali ağca bildiğiniz gibi geçen hafta [yanlışlıkla] serbest bırakıldı. medyamız tabii haklı olarak yapılan haksızlığa karşı topyekün taarruza geçtiler.

fakat bugün itibariyle görüyoruz ki ağca artık bir katil değil bir medya starı.

alev alatlı bugün mehmet ali ağca hakkında bir yazı kaleme almış.
alatlı yazısında ilginç saptamalara yer veriyor:"Ağca’nın büyük bir iştiyak ve elbirliği ile “milli katil”imiz ve/veya “milli gururumuz” mertebesine yüceltildiği, gündemimizi adeta bir “star” kimliği ile esir aldığı bu günlerde adının bende çağrıştırdığı bir sıfat bu; “sexy”. Kelimeyi aklıma düşüren de “John Jay Kriminal Adalet Koleji” isimli Amerikan üniversitesi profesörlerinden Lydia S. Rosner’in “Rus Usulü Cürüm”(1) başlıklı kitabı. Profesör Rosner ayrıntılı ve uzun incelemeler sonucunda Amerikalıların Rus mafyasını “seksî” buldukları sonucuna varmış. Ama Amerikalılar zaten “tüm suçluları” seksî bulurlarmış! “Seksî” yani çekici, dilerseniz, Freud doğrultusunda “cinsel istek uyandıran.” Billy the Kid’den Jesse James’e kadar ne kadar ünlü mücrim varsa, Amerikalılarda -ve Amerikan basınında!- hayranlık uyandıragelmişlermiş."

"Neticeyi kelâm, kurulu düzenle sembiyotik bir ilişki içinde yeşeren Ağca tiplemesi, demokrasinin yüreğini hedeflemiş bir hançer olmaktan öte, en seksî duruşuyla da medyaya Marlon Brando misali, consigliere, caporegima ve hempalarından oluşan bir pınar sunuyor. Zengin, kışkırtıcı; ama asla sahici ya da ahlâki olmayan bir haber pınarı!"

bugün bu yazıyı doğru çıkarırcasına hürriyet ve milliyet gazetelerinde aynı minval üzerine ağca ile ilgili haberler boy gösterdi. [hürriyet] [milliyet]

katillerin hikayelerini ballandırarak anlatan böyle medyayla sonumuzu hak getire...


 | 5 yorum var 
 | 20 Ocak 2006 10:42 

Yorumlar

Kuş gribi, Futbol federasyonu skandalları ve Ağca meseleleri CIA ve FBI başkanları Türkiye'yi ziyaret ettikten sonra bir anda bütün medyayı elegeçirmiş enteresan mevzular. Bugüne kadar sessiz sedasız geçen kimsesinin haberdar olmadığı Futbol Federasyonu başkanlık seçimleri bir anda gündemin ortasına yerleşti. Öyle gariplikler oluyorki bir dizi filmde olsa "hadi lan abartmışlar" diyebilir insan. Daha ilginci bilmemiz gerekmiyen bu konuların gündemde bukadar yer etmesi. Ağca meselesi ise şaşılacak bir durum. İnsanlar bukadarda ahmak olamaz ki yahu diye inanmakta güçlük çekiyorsun. Bir hukuk sistemi nasıl bu derece saçmalayabilir. Dosyasında İtalya'daki hapis cezası ile ilgili bir döküman bile bulunmayan, karar mekanizmasının tamamen fantazileriye salıverilmiş biri. Böyle bir yüzsüzlük, adaletsizlik gerçekleşemeyecek kadar gerçeküstü bir durum. Ama gerçekleşti. Haklı olarakta ülke gündemini yardı. İki mesele; biri futbol - ki bu ülkede nekadar etkilidir biliriz, diğeride herkesin hassas olduğu bir konuda siyasi bir skandal. Benim düşüncem arkaplanda çok sakıncalı mevzular dönüyor, hatta gündem bukadar şişirilmeye cesaret edilebildiyse, türk hukuku bu derece ayak altına alınmaya cesaret edilebildiyse, çok daha büyük birşeyler oluyor. Bütün bunlar o olanları kamufüle etmek için. Eminim yakın bir zamanda gerçekte neler olduğunu öğreneceğiz.

Kuş gribide tamamen suni bir durum. Bunun işaretlerini görmek okadar kolay ki. İlk çıktığı günlerde yaratılan panik havası, çöp tenekelerinde, mahalle arsalarında kimin attığı bilinmeyen toplu ölü hayvanlar, çaresizlik senaryoları.. Bunca süre içinde kuş gribinden ölen kişi sayısı kaç? Sadece 4. Eminim bu sürede türkiyede osururken bağırsağı düğümlenip ölen insan sayısı bundan fazladır. Kuş gribinin daha haftası dolmadan devlet bakanı "acaba kim gerçek niyetlerini açık bir şekilde ifade edecek" diye düşündüğüm bir sırada beklediğim açıklamayı yaptı; "artık köy yumurtası, köy tavuğu diye birşey olmayacak". Bu inanılması güç bir durum. Bir bakan çözüm üretmek yerine küçük işletmeler yok olmalı diyor hemde daha olayların en sıcak olduğu üzerinde incelemenin yapılmadığı bir dönemde. Arkasındanda medyada "hormonlu büyük hayvan fabrikaları"nın reklamları pompalanıyor. Buraya kadar mevzuyu çözemediyseniz ne anlatmaya çalıştığımı açıkça ifade edeyim; Amaç küçük işletmeleri, köy kültürünü bitirmek ve birilerini daha da zengin etmek için "hormonlu hayvan fabrikaları"nı pompalamak (tabiki bu birileri gerekli yerlere bağışlarını yapan sadık birileri). Ayrıca kendini doyuran insanlarıda birer tüketim öğesi haline getirmek. Yani pazarı büyütmek. Araştırın eminim şu aralar küçükbaş hayvancılığa yoğun yatırım yapan birileri vardır. Bu insanları bundan aylar sonra "ben türk sektörüne güvenip riske girdim en zor zamanında küçükbaş'a yatırım yaptım ve başarılı oldum bıdı bıdı" şeklinde başarı hikayeleri olarak okuyacağız. Görürseniz bu yazıyı hatırlayın.

aptal[pilli_silinen_hesap] |  (0 puan) 20 Ocak 2006 13:08

sevgili aptal, kuş gribi konusunda görüşlerine katılmamak mümkün değil. geçenlerde bende bir tv kanalında bir yetkilinin konuşmalarını dinledim. yetkili kişi kısaca diyor ki : "bu kuş gribi bize uzaydan gelmedi büyük ihtimalle kuzey ülkelerinden geldi ancak bu ülkeler bu hastalığı dünya kamuoyundan saklıyorlar." türkiye devlet olarak çok şeffaf davrandı bu konuda ancak, kamuoyunun fazla abartması ve olayların başka yönlere çekilmesi tüm ülkede kuş gribi varmış gibi yanlış bir kanıya yol açtı. tabii ki beyaz et üreticileride bu konuya hep kendi açılarından yaklaşarak ele alıyorlar. uzun zamandır sıkıntıdalar ve bu sıkıntıları bertaraf etmek için devlet desteği istiyorlar; bu kuş gribi vesilesiyle de bu desteği almış görünüyorlar.

son olarak ilgimi çeken bir nokta daha var, beyaz et üreticileri stoklarında biriken etlerin yoksullara dağıtılması konusunda kamuoyunda oluşan ortak payda üzerine birkaç beyaz et girişimcisi devlet parasını verirse ancak o zaman yoksullara dağıtılabileceğine dair bir açıklama yapmışlardı. akılları sıra devlete şantaj yapıyorlar. bedava yoksullara dağıtmazlarsa zaten en fazla bir ay sonra imha parasını da ceplerinden kerşılamak zorunda kalacaklar. bu kadar insafsızlık ta pes doğrusu.

an be an

moroccom |  (0 puan) 20 Ocak 2006 15:48

magazin haberi olunca, bir de içinde seks varsa medyam dayanamıyor..

Lost.web.tr, 4 8 15 16 23 42 | nosce te ipsum
never |  (0 puan) 20 Ocak 2006 20:43

Aslında Alev Alatlı'nın belirttiği gibi de "ters halifelik" tarzı, öte yüzden de bakmak lazım. Arz-talep dengelerinde taban arzulu olmayınca -önüne konan tabağa- karşı koyamayınca, "negatif yönlendirme" dediğimiz nixon tarzı uygulamalar zemin buluyor. Herşeyi tavandan bekliyoruz...

Ampouble |  (0 puan) 16 Kasım 2007 02:14

Ama sonuçta "münevver" kişinin, ahlakı bu konunun ana güdümleyicisi.....

Ampouble |  (0 puan) 16 Kasım 2007 02:15

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

reklam

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

RSS Dosyası
pillikutu