Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Oyuncaklar"

Üniversitelerimizdeki akademisyenlerimiz sahiden çok bilgililer. Ama piyasadan, gerçek hayatın çetin koşullarından, piyasanın öğütücü özelliklerinden haberleri yok. Çünkü bütün vakitlerini dört duvar arasında makale okuyarak, senelerce aynı cümleleri kurup, aynı bilgileri ezberlerinden tekrarlayarak harcıyor, bir kısmı. Kendilerini yenilemiyorlar.
Oysa emin olun, hiçbirimizin, hiçbir üniversite öğrencisinin tüm kitaplarda satır satır yazan bilgileri bir kere daha bir akademisyenden duymaya ihtiyacı yok.
Anlattıkları derslerle ilgili daha önce çeşitli işlerde çalışan, akademik bilgilerle beraber yaşam deneyimlerini aktaracak akademisyenlere ihtiyacımız var. Dünyadan haberi olmayan ama üst düzeyde İngilizcesi olan bir akademisyenin kendisinden başka kime faydası olabilir? Uzun lafın kısası, pek çok akademisyenimiz “çok biliyor” ama “anlatamıyor”.
Birincisi, akademisyen olmak bu kadar kolay olmamalı. Bilgi seviyeleri kadar, bu bilgileri karşısındaki kitleye anlatabilme becerisi de ayırt edici bir ölçüt olmalı.
“Alaylılık” da şart olmalı en önemlisi. Çünkü hayat, kitaplarda okuduklarımızdan öyle farklı ki!
İki lafı bir araya getiremeyen, öğretmeye çalıştıkları bilgilerin gerçek hayattaki karşılıklarından habersiz olan insanlar, sırf profesörlere yakın durmaları veya yüksek yazılı notları sayesinde akademisyen olamamalılar. Yoksa üniversite okuyoruz / okuduk diye kendi kendimizi kandırırız.

Spacer
Spacer
 | 7 yorum var 
 | 14 Mart 2007 17:28 

Yorumlar

sizin bölümde nasıl bilmiyorum ama mühendislik tarafında özel sektör o kadar cazip ki, iyi hocalar okulda kalıp kendini heba etmek istemiyor, kalan sağlar da bizim oluyor.
şahsen mezun olunca ben de eğer elimde imkan varsa daha iyi bir ücretle özel sektörde çalışmaktansa akademisyenliği neden tercih edeyim? ya çok idalist olmak lazım, ya da üniversiteler hocalara daha iyi ücretler vermesi gerek.

bildigimiz son sey  |  (0 puan) 19 Mart 2007 10:16

ben yazılan yoruma katılmıyorum, bence her işte idealist olmak lazım!!

asenasoykan[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 20 Mart 2007 16:48

yazıyı tekrar gözden geçirdim, evet haklı..

asenasoykan[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 25 Nisan 2007 10:39

maalesef

canerkupkok[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 14 Eylül 2007 17:20

kahraman çayırlı'ya açık mektubumdur:

güzel güzel söyle de kurtul hadi:

asenasoykan ve canerkupkok kullanıcılarını sadece egonu tatmin etmek için kullanıyorsun. birer yazısı olan iki hayalet kullanıcıyla tekrar tekrar sisteme girip kendi yazılarına başka kullanıcılarmış gibi yorumlar yapıyorsun. bence biraz zavallı duruyor.

halbuki kendi yazıların da gayet okunur aslında, ama bunları görünce insanın ne okuyası ne de yorum yazası kalmıyor. kendini bar çıkışı yakalatan saçma sapan pop sanatçılarına benzememen gerektiğini düşünüyorum; hele ki kitap yazma yahut yazar olma iddiası içerisindeki bir kişiysen.

azıcık samimiyet yahu!

impala[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 14 Eylül 2007 17:46

@impala
Aynen dediğin gibi. Ben daha önce de farkettim. Şu öykü konusunu ikide bir gündeme getiriyorlar. Bakıyorum hep asena, caner ikilisi. Diğer insanları salak yerine mi koymaktır bu yoksa kendini akıllı sanmak mıdır?

positive  |  (0 puan) 15 Eylül 2007 09:39

güven eksikliğidir zannımca.

bir de kontrol eksikliği!

impala[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 15 Eylül 2007 14:50

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu