Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "4.Nesil [4G] iPod Nano"


AltıÜstü Tasarım sitesinin sahibi Mehmet Doğan'ın isyanı


  • aziL
  • 13 yorum var
  • 15 Temmuz 2005 12:29

Yorumlar

Yazıya şöyle bir baktım. Oradaki ümitsizlik, vurdumduymazlık, pervansızlık, kaderimizse çekeriz halleri malesef Türkiye'yi mahvediyor. Matematik bize lazım değil ki diyen lisans öğrencileri ile okuyorum. Yapıver gitsin diyen insanlarla çalışıyorum. Belki böyle düşündüğüm için aynı karamsarlık duygularına bende düşüyorumdur. Neyse o işte, iyi anlatılmış bence durum. Bu psikolojiyi nasıl aşar Türkiye bilemiycem. Ben yolunu bulamadım. Kalitesiz işler ve insanlar.... bıktırıcı...

Türkçe internetin büyümesi için sevdiğiniz sitelerde reklamları gözden geçirip ilginizi çekenlere mutlaka tıklayın. Çok şey farkedecek !

Unutulmamasi gereken seyler arasinda Turkiye'nin fiziksel gercekleride var. Cok kucuk bir ornek vereyim: Deprem olayi: Turkiye'de her yil yuzbinlerce konut yapiliyor. Bizler o konutlari depreme dayanikli yapabilirmiyiz? yapabiliriz. depreme dayanikli bir konut ile triskadan bir konut arasindaki maliyet farki? % 30 civarinda (benim tahminim). Turkiye'nin konut olayina harcadigi para milyar dolar duzeyindedir. O farki karsilayabilecek kadar paran varmi peki? iste bu fiziksel yetersizliktir. deprem ve istanbul : hepimiz ciddi bir deprem olacagini ve istanbul'da binlerce kisinin olecegini biliyoruz. Cozum ? binalari kontrol edip gerekirse yikmak. Harcaman gereken para milyar dolarlar ile olculur. var mi ulke olarak paran? Dusunce olarak bir evrim gecirmemiz kesinlikle gerekiyor. Ona katiliyorum. Fiziksel gercekleride unutmamak gerekir bu arada.

ap blog arama motoru procesi

ap okadar para var. kendimizi kandırmayalım..

bir.iki.üç

umitsizligin vurdumduymazligin vs. turkiye yi mahvettiginden bahsetmissiniz ama yorumunuzun sonunda "Bu psikolojiyi nasıl aşar Türkiye bilemiycem. Ben yolunu bulamadım" diyerek bu kavramlara kendiniz de dahil olmussunuz. ben soyliyim nasil asacagimizi: isin pesini birakmayacagiz. mehmet abimiz gibi, "turkiye'de olmaz" mantigina karsi cikacagiz. bir de cok calisacagiz. zorluklardan kacarak kolay yoldan para kazanmaya calisarak ne kisi bir yerlere gelir ne de ulke.

ap; fiziksel yetersizliklerden bahsetmissiniz ama verdiginiz ornek kesinlikle bu konuyla ilgili degil. triskadan konut insa etmek sadece kar marjini artirmak icin yapilan buyuk bir serefsizliktir. bu ulkenin nereye ne tip bir bina insa edilirken ne tip malzeme kullanacagina iliskin standartlari vardir. %30 maliyet farki depreme dayanikli bir konutun insa edilmesi icin harcanacak fark olarak degil, depreme dayanakli olmayan bir bina yaparken elde edilecek kazanc olarak gorunmektedir.

mehmet abimizin yakindigi olay da benzer sekildedir. tasarim firmalari bazi standartlari goz ardi ederek ve/veya engelli kullanicilari dusunmeyerek, sadece goze iyi gorunmesine onem vererek tasarim yapmaktadir ve bu sekilde para kazanmaktadir. ve aslinda hala farkinda degillerdir ki bu bahsettigimiz standartlara uyumun maliyet getirmesinin tek sebebi dreamweaver, frontpage kullanmasini az cok bilen kisilerin kendilerine web tasarimcisi demeleri ve bu sekilde istihdam edilmeleridir. eger sozde tasarimcilar gercek anlamda web'in ne demek oldugunu bilselerdi kesinlikle maliyette artis olmayacakti hatta teknik nedenlerden oturu azalma bile olurdu.

fiziksel yetersizlik değil ekonomik yetersizlikten bahsedebiliriz sizin verdiğiniz örnekte ki %30 u (ki sizin tahmininizle) karşılamamak uğruna dayanıksız yapı yapmak zihniyet meselesidir.

bu böyle yapılamaz bizim şartlarımız vs. diye devam etmek kısa süreli kaçış olabilir ki biz ülke olarak hep kaçtık bir şeylerden. kimse kendini kandırmasın istenilen her şey yapılabilir ve bunun muhakkak bir karşılığı olacaktır. bugün ulaşılmak istenilen seviyeye daha önce ulaşmış olanlarda bu karşılığı yerine getirdiler, ha bu bizim katlanacağımızdan az olmuştur ya da çok olmuştur ayrı mevzu.

mehmet doğan çok haklı, umarım yıldırmazlar.

septic fresh . "müstehcen renk?.." | {3ayak|b|h|z|ud}

bizim GDP miz halen $6.000 civarindadir. Bu avrupa ulkelerinde $20.000 civarinda tahminim. ABD ve Kanada'da herhalde $30.000 civarindadir. (rakamlar eminimki 100% dogru degildir :) ) Ayni rakam ornegin pakistan'da $500.

Fiziksel gercek derken ben bunu soylemek istemistim. Bu (az veya cok) demektirki: abd bir seye 30 dolar ayiriyorsa/harciyorsa, sen 6 dolar, pakistan 0.5 dolar ayirabiliyor/harcayabiliyor demek. bir binaya ingiltere $100.000 ayiriyorsa, sen 100.000*(6.000/20.000) ayiriyorsun demek. bir binayi avrupa'da kontrolu, yapimcisi , muhendisi, denetcisi, -ve hemen hemen her yerde makina kullanarak/ mukemmel bir is guvenligi standartlari - ile x dolara yapiyorlar ise. sen ayni seyi turkiye'de kontrolsuz, denetcisiz -ve daha dusuk kalite bir is guvenligi standarti ile- az bir makina ile yapiyorsun. Pakistan'da ise muhendis olmadan, hic denetleme olmadan, hic makina kullanmadan -is guvenligini allah'a havale ederek- yapiyorlar.

ap çok düz bir mantık o. ozaman şunlarıda dahil et; gelişmiş ülkelerde inşaatlarda çalışan işçiler 6 kat daha fazla ücret alıyor, biz deki gibi tam gün değil mesai usulü çalışıyor (8saat genelde), ayrıca senin çalıştırmadığın bir çok yan personelde çalıştırmak zorudna kalıyor, ordaki malzemenin, taşımacılığın, diğer yan hizmetlerin ücretleride 6 kat daha fazladır. ayrıca orda çalışanları, malzemeleri sigorta yapmak, güvenlik önlemleri almak, çevreye rahatsızlık vermemek gibi birçok alanda da extra harcamalar yapmak zorundalar. bütün bu extralarıda katarsan arada öyle çok büyük farklar olacağını sanmıyorum.

bence türkiye bu konuda daha avantajlı, kaynakları var, malzeme ucuz, işçilik ucuz. çok ucuza çok güvenilir yapılar yapılabilir.

mehmet'in yazısında da görüldüğü üzere biz yanlış yaptığımızı, başarısız olduğumuzu görmemize rağmen bunu kabullenemeyen bir milletiz. kimse çıkıp evet hata yapıyoruz demez. hemen karşı atak geliştirirler, bu işler zor, piyasa kötü, firmalar cimri gibi.. bu konuda reklam sektörü iyi bir örnek bence basit bir reklama bile 200bin dolar fiyat çekip bunu müşteriye kabul ettiriyorlar yada basit denilebilecek bir grafik tasarımı onbinlerce dolara müşteriye kolaylıkla satıyorlar. web sektörünün ucuzlayıp kalitesizleşmesinden şikayet edilecekse suçu müşteride değil bu işi bu kadar ucuz hale getirenlerde aramak lazım.. yoksa bahanelerin sonu gelmez..

bir.iki.üç

ha birde mehmet'e özel mail atıp bıdı bıdı eden arkadaşlarımız yazsınlar buraya, geniş bir ortamda tartışılsın mevzu. öyle ateş edip arazi olmasınlar..

bir.iki.üç

Sanırım konunun temeli türk insanın geçmiş nesillerden bu zamana kadar miras olarak kalan "Bizden birşey olmaz" "Bizden adam olmaz" konusudur.

Bu miras nedeni ile pek çok yazar yazılarının sonunda "Ne zaman adam oluruz, ..... yapınca" şeklinde yazılar da yazar.

Şimdi bu miras bizde nasıl oluştu ? cevabı çok basit; kötü yetişmiş bir nesil sayesinde. Malesef, kim ne derse desin, türkiye'nin bu halde olmasının nedeni şu zamana kadar yer alan kuşaklardır. Aralarında iyiler vardır, kötüler de vardır. Ama bize bu mirası bırakmaları kesinlikle ve kesinlikle başarısız olduklarının göstergesidir. Kısacası bizleriz kendimizi bu hale sokan, yeri gelmiş kimisi maşa olmuş, kimisi çalmış, kimisi göz yummuş, kimisi dertsiz başım az maaşım demiş ve elbetteki en kötüsü, kazıklamayı bize ticaret olarak öğreten insan müsfetteleri olmuş, yetiş(tiril)miş.

- Ticaretin kazıklama olmadığı. - İşini doğru ve düzgün yapanların yaşadığı. - Konuşmanın, fikir alış verişi yapmanın insan gururunu zedelemediği. - Eğitimin, Tiyatronun, Sanatın olmaz sa olmazlar içerisinde yer aldığı.

Bir Türkiye olacak arkadaşlar, her ne kadar iç ve dış bedhahlarımız olsa da "Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir."

morallerimizi bozmayalım. Zor da olsa olacak. Moraliniz bozulduğunda Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sini okuyun. Bizden sonraki nesillere "Bizden adam olmaz." gibi miraslar bırakmayalım.

Esti, esti buraya kondu.. http://esiyo.net

Olayi yalnizca web tasarimi-tasarimcilari- veya insaat sektoru -muhendisleri- dongusunden cikarmak istemistim. Cikarmakta da fayda var. Duz mantik ile falan alakasida yok anlattigimin. ingiltere gdp sinin %4 unu , fransa ise % 5.6 sini saglik hizmetlerine ayiriyormus. deki x dolar ayiriyorlar bu ise her yil. Turkiye ise bu rakamlarla ancak x* (6000/20000) ayiriyordur. Bu iste anlamayacak bir sey yok. Sen simdi 'ben saglik sektorundeki stantart lari yukseltmek istiyorum' de istedigin kadar. senin doktorunun alacagi maas veya bir kisinin sagligi icin harcayacagin para onlar kadar olabilirmi?

Kalitenin ve standartin bir bedeli var. Ben bu bedelin, yalnizca parasal kisminin yetersizligini anlatmak istedim.

i-ih, @ap.

bir isveren olarak aciklama yapayim. evdeyim, kagitlar yanimda degil. o yuzden ustunkoru bir hesap olacak. her bir iscime 1350euro para veriyorum(sertifikali isci).

ve herbir isci icin 1260euro sosyal vergi oduyorum. bunlar icerisinde; hastalik primi(200eudan fazla), yaslilik primi(200 eu kadar), issizlik primi(250eu kadar), issizlik primi(2)(300eu kadar), tatil odenegi(maasin %8'i). 2-3 kalem ufak tefek giderler var.

her bir iscinin bana maliyeti aylik olarak 2610eu kadar. ki, 8 saat calisiliyorlar, 1 dakika fazla calistiramiyorsun. ki, calistirdigin her saat icin, saat ucretinin 1.5 katini oduyorsun.

bunun yaninda gelir vergisi, kar vergisi oduyorum.ilk 6 aylik dilim icin 17.200eu vergi odedim/odeyecegim. ki, isci masraflari haric.

buna kira bedelini, muhasebeci masraflarini, elektrik, su, gaz giderlerini eklemiyorum bile...

bununla birlikte, her bir vatandas calissin yada calismasin ayda minimum 30eu saglik vergisi oduyor. hatta son zamanlardaki degisiklikler ile ortalama bir saglik paketi 59eu'ya kadar cikti(disci, fizyoterapist icerigide dahil olan paketler)

bunlar mecburi olanlar. yani, olmazsa olmaz olanlar.

sonra, sahibi oldugum araba icin(audio a3 tdi) 187eu 1ceyrek(3aylik) vergi, her ayda 45euro kasko oduyorum.

bir vatandas(arabasi olan/mesela ben); 59 saglik + 62 araba vergisi(1 aylik 62.33) + 45 araba sigortasi + 32.50 telefon hat sabit ucreti(150dk bedava konusma) hicbirsey yapmasam, 198.5eu giderim var.

kopegim icin yillik 90euro vergi oduyorum devlete.(tabi etrafta kopek pisligi icin bile cop kutulari var(dogru, elimde faras ile hergun 2 defa disari cikiyorum. kopegin yaptigi buyuk pisligi, supurge ve faras yardimi ile o cop tenekelerine atiyorum)

kemer baglamazsam ve polis gorurse, 45euro ceza oduyorum(odedimde)

hiz limitini astigin her kilometre icin iyi bir ucret aliyorlar.(1 gun icerisinde 4 defa fotograf makinesine yakalnmisim, 197euro ceza odedim)

ah, unutmayayim. 1 yil icerisinde fazla kazandiniz ise, vergi dairesi; "ssssst! sen cok kazanmissin bu sene. su kadarini bana geri odeyeceksin!" diye, senden belirli bir miktar parayi geri talep edebiliyor. ki, ediyorda bir guzel :)

20 dakikalik disci muayenesi(sadece dis temizleme) 45euro. 30dk fizyoterapi 28euro.

hastanede 5-6 gun yatsan, 5-6bin eurodan az bir ucret cikarmazlar.

kulaga abes gelen o kadar dehset ornekler veririm ki, "ohaaaa!" diye bagirir cagirirsiniz.

----

anlatmak istedigim, kalite ve standarti devletinin imkanlarini kullanmasini isteyerek elde etmeye calismak, oldukca sacma. sen devletine vergi odeyeceksin ki, devletin bunu sana geri gonderebilsin.

16milyon nufuslu hollanda'da her birey ayda ortalama 150euro oduyor olsa, 2.400.000.000€ sadece kisilerden alinan para olur. buda yillik anlamda 28.800.000.000€ olur.

30milyar€ eger vatandas devletine verirse, devlet bunu geriye dondurecektir.

"basimizdakilerde yoneticimi?" diyerek aglamanin anlamida yok burada vatandaslarin siyasileri yonlendirmesi, "babam buna oy veriyordu bende verecegim" zihniyetindeki secmenden cok cok daha farkli.

----

yani, devletten beklemek baska yukumluluklerini yerine getirmek baska.

yilda 50-60milyar kazanip, zarar yada 300-400milyon vergi odeyen en az 200bin esnaf var turkiye'de.

bunun yaninda hicbir odenek odemeyen vatandasimiz. suanda bu odeneklerin odenmesi imkanli mi? imkansiz. bu sartlarda imkansiz... ancak, sembolik dahi olsa boyle sistemlere gecilmesi gerekiyor...

en azindan "kalite ve yuksek standart" isteniyorsa bu olmali...

---

e diyorum ya, iscide bitiyor. kalifiye bir isci hala 400-500milyona calismayi kabullenebiliyor, kabul edebiliyorsa, yuksek kalite ve standarttan ne bekleyebilirsiniz?

sadece ve sadece patronlariniz/patronlarimiz yuksek kalite ve standartlardaki evleri, arabalari ve yasantilari ile agzimizdan akan sular birakirler bizlere ve diger 60-70milyon insana...

ah.

konudan sapilmis gibi gozukmesin. anlatmak istedigim su.

calisanini memnun etmelisin ki, o da seni memnun etsin.

cok cok ucuza calismayi kabul eden kalifiye bir insansinin, kendini gelistirmekten aciz, kapasite yoksunu bir saloz oldugunu kim kabul etmeyecek.

o halde, sektordeki problemi patronlara indirgeme hakkini nasil ele alabiliriz?

hangi densiz,bu ülkede yaşamını idame ettirmek için,kalitesinin karşılığı olmayan paralara çalışan insanlara ''saloz(salak)'' deme hakkını kendinde buluyor acaba? tam bir tüccar ağzıyla yazılmış ,bu sözleri kınıyorum.patron olduğunu ifşa etmese bile,hepimiz tahmin edebilirdik.bu sözleri çok defa,her defa,defalarca patronlarımızdan yeterince işittik.ne demek ''bir işçi,400-500 milyona çalışmayı kabullenebiliyorsa''?başka şansı mı var?her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsanız sizi yeryüzüne inmeye davet ediyorum.söylediklerim boşlukta kalmasın diye ,sevmediğim halde,örnekleyeceğim: İnşaat sektöründe çalışıyorum,beni boşverin,birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan örnek vereceğim.malûmunuz,mühendisler,mimarlar,teknik elemanlar,kalfalar,ustalar,operatörler,işçiler,birarada çalışıyoruz.öyle eften-püften bir firma değil çalıştığım yer.milyon $'larla telâffuz edilen rakamlara,konut(villa) yapıp,satılan bir işyeri.evet,hepimiz sigortalıyız.cumartesi dahil haftada 6 gün çalışıyoruz.sabah 08:00,akşam 18:00 arası, etti mi sana 10 saat.işini bitirmediysen öyle mesai falan da yok,bitirir çıkarsın.çaycısı,güvenliği,işçisi ayda 500 milyon alır.bunların çoğu bizden erken gelir ve servisten faydalanamaz.dolayısıyla yol parası da ödemek zorunda kalırlar.akşam haberlerinde, iett biletlerinin 1.300.000.tl'ye çıktığını duydum.mühendisler,girdikleri tarihe göre değişen rakamlarla,1 milyarla,1.4 milyar arası alıyorlar.mimarlar keza. şefler,müdürler de taş çatlasın 2.5 milyar.ki;alınacak personel titizlikle seçilir,hepsi,itü'lü,mimar sinan'lı,odtü'lü falan (ayrımcılık yapmak için söylemedim,bilen bilir).bugüne kadar çalıştıkları kurumlar da önemli (değerli demedim) firmalardır, inşaat sektöründe. satış kadrosunu ayrı tutmak durumundayım,bir yazımda bahsetmiştim.Şu bir ara çok konuşulan 2000 $'ı aylık olarak alırlar,primleri hariç.sadece playboy'dan fırlamış gibi duruyorlar.anlayan anladı. işinde küçük bir hata yapan hatta patronun tipinden hoşlanmadığı personel,dakikasında kapıda bulur kendini.18 yıldır kendi hayatını kazanan biri olarak söylüyorum,hepsi de pırlanta gibi,işlerini çok iyi bilen,kendini geliştirmiş,ihtisaslı,lisanslı insanlar.ne yani şimdi bu insanlar salak mı?kalifiye mi değil?zevk için mi çalışıyor? gerçekler acıdır,acıtır.. türkiye'de bugün ciddi anlamda işsizlik vardır ve bu kimsenin işini ciddiye almamasından,kimsenin kendini geliştirememesinden kaynaklanmıyor.yatırım yok denecek kadar az,inşaat sektöründe (şu an içinde olduğum için söylüyorum) özellikle ki,can damarlarından biridir,istihdamın.eee,kimsenin az da olsa istihdam yaratmaya çalışan patronlara bir şey dediği yok,onu bırak kimsede ses çıkaracak hâl yok.insanların ''yarın ne olacak'' endişesi bitmeden,bazı şeylerin yoluna girmesi çok zor görünüyor.herkes günü kurtarmanın peşine düştü.hiçbir güvencemiz yok yarına dair.bugün işsiz kalsam,tekrar iş bulmam nerden baksan 2 ay(kalifiyeyiz ya,ucuza da gitmek istemiyoruz),o da şansın varsa.kalifiye değilsen ayvayı yedin,aynı işi daha ucuza yapan,ya da erken giden kapıyor.arkan sağlam değilse (torpil en basit işlerde bile geçerli artık),ağzınla kuş tutsan para etmez.sözün özü; patronlarım benden pek memnun ki,bunca kaprisimi çekiyor,neden mi?yaptığım işin bedelinin 1/3'üne çalışıyorum da ondan.firma kurulduğundan beri buradayım.her boklarını biliyorum.benim gitmem demek;gelecek kişinin bu işi öğrenmesinin çok zaman alacağı demek olduğu için buradayım halâ,yoksa kimse kara kaşıma,kara gözüme meraklı değil.son söz:bu ülkede vergisini kuruşuna kadar ödeyen benim.sigortalı çalışan bütün arkadaşlarım ve bu ülkenin insanları. vergi dağılımı adil olmadıkça,gelir dağılımı asla adil olmayacaktır.

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

herdemtâzeyim

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.