@ Pergelsiz,
Bu konunun altına negatif görüş yazanlar içersinde en mantıklı yazan sen olduğun için zahmet edip sana internet çağı ve sosyal medya hakkında birkaç kelime söyleyeyim.
Belki kafanda öyle canlandırmışsındır diye belirteyim 5posta'nın arkasında 31 ci bir teenager dan farklı olarak, daha 2000 yılında İskandinavya'nın en büyük gençlik sosyal komünite sitelerinden Funplanet AB de çalışmış biri olarak... Herşeyden önce bu sebeple basit bir şekilde blogmun reklamını yaptığıı söylemen ayıp kaçmış.
Asıl olan internet çağı ve sosyal medya konusuna gelecek olursak;
Pek tabii ki sosyal platformun sahibi olan kişi veya kuruluş belli ölçülerde ortamda konuşulacak konuları kurallara oturtabilir. Burada söz konusu olan Bildirgeç olduğu için merak ediyorum, ben aramaya üşendim, eğer gösterirseniz kullanma kılavuzunda ''cinsellikle ilgili konular yazılamaz' diye bir madde, tüm söylediklerimi geri alacağım.
İnternet medyasının tv, radyo ve gazetetenin oluşturduğu klasik medyadan farkı, sıradan insanın kendi sahip olduğu bilgilerle kimseden izin almadan, sansüre uğramadan diğer insanlarla bilgisini özgürce paylaşması.
Sosyal medyalarda kullanılan içeriğe ''User Generated Content'' deniliyor, biliyorsundur. Bu platformlar tamamen kullanıcılarının yarattıkları içeriğe bağımlı. ne kadar zengin ve farklı içerik olursa, o kadar farklı ve çok sayıda insana hitap etme şansı var. Eğer ideolojik değilse kuruluş amacı, ve kar güden bir organizasyonsa her türden görüşü ve insanı bünyesinde barındırması ekonomik geleceği açısından önemli. Belli bir nişe yönelmiş sosyal platformların durumu farklı, ancak burada anlatmak uzun sürer...
Tabii bu çok seslilik, kullanıcıların arasında demokrasi, fikir özgürlüğü ve toleransın ne derecede yaygın olmasıyla sıkı bir bağ içinde.
Maalesef Türkiye Cumhuriyeti sırf coğrafya olarak değil, zihniyet olarak da Atina'nın doğusunda kaldığı için bu işler kolay olmuyor. Hoşgörüsüzlük, şiddet, sansür ve anti demokratlık bizim coğrafyanın ve Tr deki doğulu zihniyetin bir yansıması.
80 yıllık cumhuriyetin başaramadığı demokrasi ve özellikle de laikliği (lafta değil, gerçek hayatta) internet bize muhakkak getirecek.
Bu sebeple internette sosyal ortamlara girerken inancınızı ve ahlak değerlerinizi kapıda çıkarmanızı tavsiye ederim demem çok hafif kalacak. Bu bir tavsiye değil, ŞART!!!
Haa tabii her türlü şeyle yüzyüze gözgöze gelmek zorunda değilsiniz. Kimse size bunu dayatamaz. O halde başlığı ''anal seks nedir'' tarzında bir yazıyı tıklamayıp es geçme şansınız var. Ya da bir girişimci ortaya çıkar da ''Türkiye'nin ahlakçı, dindar ve gelenekçi nüfusu için bir sosyal medya yarattım'' diyene kadar bekleyeceksiniz.
Yaşınız benden küçüktür, tecrübeniz de keza öyle... O yüzden ''hassktr'' demek yerine bu yazdıklarımı bir düşünmenizi tavsiye ederim.
Ayıp, günah, ahlak dışı, gelenek ve göreneklere aykırı lafları 2009 yılının internet felsefesiyle çakışmayan söylemler.
Dünyanın geleceği liberal düşünce. Ekonomik, siyasi olarak ele almayın konuyu. % 100 her türlü düşünceye karşı sansürsüz bir internetten bu toplumun kazanacak çok şeyi var.
Son olarak...
Seks ve cinsellik bu ülkenin kanayan yaralarından biri. Oysa iki insan arasında yaşanabilecek en güzel şey. Tenlerin değmesi, sıvıların vücut değiştirmesi insanın varlığından beri vazgeçemediği bir olgu. Yine de size garip gelmiyor mu bu kadar ayıp sayılması ve kapalı kapılar ardına taşınması?
Acaba böyle olmasaydı tüm dünya daha barışsever mi olurdu? Cinselliğini yaşayamayan insanların daha agresif oldukları bir gerçek. Orta Doğudaki kan banyosunun ardında yatan sebplerden biri de bu olamaz mı? Tabii konunun bu kadar basit olmadığını ben de biliyorum. Ama cinselliği ayıp sayıp, bastıran binlerce yıllık mekanizmanın hangisi olduğunu söylememe gerek kalmadı herhalde.