Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Valiziniz aynı zamanda bilgisayarınız olacak"

Kolay olmasada Temmuz 2006 da yüksek lisansı dondurup askere gitmeye karar verdim. Kasım celbi için karar aldırdım ve 12 Aralık'ta 313 KDY (kısa dönem yükümlü) olarak silah altına alındım. İlk yazımı; askere gidecek olanları ne gibi şeylerin beklediği, bir an önce gitmekle, eninde sonunda geçirilecek bu tecrübeyi geciktirmenin, artılarını ve eksilerini tartışmak, gitmeden önce yaptığım ve yapılması gerektiğini düşündüğüm şeyler üzerine yazmak, istedim.

Birçok arkadaşım mezun olur olmaz neredeyse diplomayı bile almadan gitti askere, bir kısmı ise benim gibi "ne kadar geç olursa o kadar iyi, belki bedelli çıkar abi" düşüncesiyle, askerliğini geciktirdi ve halen geciktirmeye devam edenler var. Her iki kararın da kendince doğru yönleri var, kimi reddedemeyeceği iş teklifi alır ondan geciktirir kimi; işe gireceğim firma beni kalıcı görmezse yükselemem kaygısıyla, o dakika askere gider.

Askere gitmeye karar verdiğimde kendimi bu olaya tamamen hazırladığımı düşünüyordum. Ne vardı ki bunda bu kadar büyütülecek, abartılacak. Koğuşta da kalmıştım, metal bardaktan şekerli çay da içmiştim, soğuk yemek de yemiştim; kısacası bana askerlikle ilgili anlatılanların çoğunu ben zaten okuduğum fen lisesinde yaşamıştım. Ayrıca milli mücadele yıllarında yaşananları göz önünde bulundurunca, askerlik bile sayılmazdı yaşayacağım tecrübe. Belki de bu yüzden oldukça rahat güle oynaya katıldım birliğime; ancak ilk hafta sonunda anladım ki, ne var bunda dediğim şeyleri ben bundan 10 yıl önce daha çocuk yaşta yaşamıştım, ve hayatımda hiç iki koyuna bile liderlik etmemiş rütbesi onbaşı olan bir çocuk tarafından emir almamıştım. Bir haftadan sonra acilen alışmam gerektiğini düşündüğüm başka şeyler çıktı ortaya;

1. Uzun telefon kuyrukları, ve 10 dakika bekledikten sonra telefon edemeden KDY toplan sesi duymak.

2. Günde minimum 20 defa sıraya girip sayılmak, bunun adına içtima diyorlar. Normalde sabah, öğlen ve akşam alınır ancak başınızdaki 10başı bile canı isteyince içtima alırsa 20 defa sayılmış olursunuz.

3. Bir saat internet sırası bekledikten sonra, internetin sorumlusu onbaşı müzik download ederek tum hattı kitlediği için Google'ın ana sayfasına bile girememek.

4. Adını sanını hiç duymadığım türkücülerin garip garip müziklerini zorunlu olarak dinlemek.

5. Günün belli saatlerinde; tüfekli ve tüfeksiz spor hareketleri adı altında anlamsız hareketlerde bulunmak.

6. Personel bakım adı altında muhtelif yerlerinizdeki tüylerinin kontrol edilmesi.

7. Yemek yemeden önce ellerinizi yıkamanıza izin verilmemesi ve beş dakika surecek yemek için bir saat beklemek.

8. Hayatınızda görebileceğiniz en pis yastık kılıfı ve nevresim takımını görmek, hiç duymadığınız kokuları duymak.

9. Bir hafta yıkanmadan yaşamaya alışmak ve bir hafta sonunda yıkanıp daha da kirlenmek.

Mezun olur olmaz gitmek lazım çünkü;

1. Yaş henüz daha kemale ermemişken orada karşılaşacağınız durumlara katlanmak daha kolay olur; kanınız hızlı akarken birçok şeyi sallamadan, tınlamadan yapabilirsiniz askerliğinizi.

2. Kafanız rahat askerlik yaparsınız, mezuniyet sonrası gerçek hayata henüz ilk adımızı atmak üzeresinizdir, dolayısıyla insanların sizden çok fazla bir beklentileri yoktur, tek düşündükleri kazasız belasız askerden gelmenizdir.

3. İş başvurularınızı yaparken, her şey olumlu olmasına rağmen askerlik durumunuz uygun olmadığı için kabul edilmeme gibi bir durumla asla karşılaşmayacak olmanız.

4. Askerliğini yapmamış bir arkadaşınızla buluştuğunuzda, bedelli bu defa kesin çıkıyormuş geyiğini yapmayacak olmanız.

5. Öğrencilik sonrası hayat standartlarınız henüz yükselmeye başlamamışken, askerdeki koşullara daha kolay ayak uyduracak olmanız.

6. Evde sizi bekleyecek eşiniz ve hatta çocuğunuzun ötesi çocuklarınızın olması olukça içler acısı bir durumdur

Geciktirmek lazım çünkü;

1. Bedelli askerlik çıkabilir.

2. Ne kadar geç giderseniz komutanlarınız size o kadar yakın davranır, sizi o kadar olgun görür, dolayısıyla sorumluluklarınız çok olsa bile muhtemelen rahat bir askerlik geçirirsiniz.

3. Sırf askerliği geciktirme uğruna aradan bir yüksek lisans çıkarabilirsiniz, hatta belki doktora :)

4. Hayatın en güzel döneminde de askere mi gidilir abi ya?

5. Ekonomi bu kadar düzelmişken, istediğim şirkete girebilecekken askere mi gidilir.

Askere gitme kararı; maddi manevi her anlamda çok dikkat edilerek alınması gereken bir karar. Ertelemenin veya mezun olur olmaz gitmenin artıları / eksileri çok iyi tartılmalı ve ölçülmeli, zamanlama ne olursa olsun; her türlü olumsuzluğa hazırlanarak gidilmeli.

Spacer
Spacer
 | 9 yorum var 
 | 10 Mart 2007 07:54 

Yorumlar

Bende eski günlerimi hatırladım sayende, 307Kd idim ben, acemiliğimin ilk 10 günü koyun gibi sayıldım, itildim, kakıldım ama sonra belki de birçok kişiye nasip olmicak bir askerlik yaptım. Haftanın 5-6 günü görev gereği dışarda olduğum olurdu. Görev dediğiniz 1 saatlik iş ben saatlerce dışardaydım. İçerde olmayı özlemeye başlardım, oradaki dostluğun farklı olduğunu ne yazık ki askerliğin sonuna doğru anlayabiliyosun. Bu arada askere gitmeden önce "olum ben uzmana ne küfürler ettim, çavuşta kimmiş lan o benden çekinirdi gibi kelamların yalan olduğunu anladım. Ben çavuştum ve yapılan disiplinsizliklerden dolayı tutanak tutmuşluğum olmuştur, tabi sadece ben değil.
Nerede Askelik yaptığını yazmamışsın, ben alaşehirde idim. 6 aylık askerlik görevim boyunca 350 ye yakın resim çekmişliğim olmuş :D uzun dönem yapmadığım için çok şanslıyım. :D
burada arkadaşlarımla birlikte resimlerimizin bulunduğu amatör bir site var.
Çok güzel günlerdi, çook.

yeniuye  |  (0 puan) 10 Mart 2007 08:51

evet senin de dediğin gibi aslında acemilik denen 1 aylık o dönemi atlattıktan sonra hayat normale dönüyor gibi, ancak o dönemi kazasız belasız atlatmak çok önemli ve gitmeden önce bazı olumsuzluklara hazırlanmak gerekli diye düşünüyorum.. özellikle yatılı okulda okumamış evinden pek dışarı çıkmamışlar epey bi zorluk çekebiliyorlar bu dönemde..

eminkeles  |  (0 puan) 10 Mart 2007 09:08

walla ben de kara kara düşünüyorum, yaş oldu 27, aradan bi yüksek lisans çıktı çıkmasına da, benim de canım çıktı. üstüne bi de, oğlum oldu, ki herkese kesinlikle bir çocuk yapmasını tavsiye ederim. dünya da daha çok mutluluk veren bişey yokdur heralde. şimdi onu nasıl bırakır da giderim diye düşünüyorum. inşallah öğretmen askerlik çıkar da, biraz olsun rahatlarım. bu temmuz da ben de, yaylalar, yaylalar :( :)

jaxxy  |  (0 puan) 10 Mart 2007 12:01

jaxxy işin çok zor kardeşim, burada kızı olan bi arkadaş var her gece rüyasında görüyor kızını, onu gördükçe iyiki erken gelmişim diyorum :)

eminkeles  |  (0 puan) 10 Mart 2007 13:58

44 yaşında yakalanıp bizim bölüğe gelen bir amca vardı, acemiliği boyunca askerlik yapmadı. Herşeyden muaftı.

yeniuye  |  (0 puan) 10 Mart 2007 17:21

askerde çok kavga ettim. 309. kısa dönem askerlerdendim. kavgadan kastım, hır çıkarmak, tartışmak, bazen yüz-yüze bağırıp çağırmak...

müzik bağımlısı olan ben, kantinde çalan o berbat zırıltıları ilk duyduğumda artık, ihaleyi resmen aldığımı düşündüm.

o kadar saçma olayla karşılaştıktan sonra, bölük komutanına bir rapor ilettim. "düzeltilmesi gerekenler listesi" başlığı taşıyan bu yazıda genel hatlarıyla, yemekhane düzeni, kantin düzeni ki özellikle çalan müzikler, yatakhanede düzeni vs... konularını ele alarak komutanların dikkatini çekmeye çalıştım. çok riskliydi aslında. çünkü zaten her yer nizam düzen... ben kim oluyorumda yeni bir düzen getirmeye kalkıyorum değilmi? :) ama öyle olmadı, bütün başlıklar istisnasız kabul gördü ve bir çok askerin yeri değiştirildi.
---------------------------------------------
birgün yüzbaşımız bilgisayar kasasını kapmış gelmiş, bana internete bağlamamı emretmişti! hat yok, wireless yok, port yok, yok yok yok... Yapamam komutanım dedim. kızdı bağırdı çağırdı. şu kadarcık basit bir işi yapamadın dedi :) hehe başçavuşumuz allahtan işten anlayan birisiydi de araya girip durumu izah etti. :)
----------------------------------------------
herşeye rağmen tartıştığım ve kavga ettiğim onca asker son gün, elimde bavulumla bölüğün karşısına geçtiğimde beni alkışlamaya başladı. hiç bir kısa dönemi alkışlamamışlarmış, bir tek beni alkışlamışlarmış... onca kavgayı unutuverdim bir anda...
-----------------------------------------------
bir gün devriye nöbetindeyim. tam nöbet değişiminde devriye aracı yaklaştı ve kapı açıldı içinden bir adet binbaşı indi. herkes adına "dikkaaayyyt" çekip tekmil verdim. :) akşamın ilk saatleriydi. bana ilk olarak küçük ayı yıldız takımının bulunduğu yeri gösterip gösteremeyeceğimi sordu. bende gösterdim. komutan sevindi, meğerse o zaman kadar çok az kişi cevap verebilmiş... falan filan...

ufopilotu  |  (0 puan) 10 Mart 2007 22:53

abi geçmiş olsun. Çok dertli gördüm seni....

gazanya  |  (0 puan) 12 Mart 2007 02:25

tesekkur ederim.. askerin halinden askere giden anlar :)

eminkeles  |  (0 puan) 14 Mart 2007 19:55

61 yaşında asker gördünüz mü..? Kendi gözlerimle görmeseydim bende sizin gibi inanmazdım. adamın kısa sakalları vardı bembeyaz. saçlarıyla beraber kesildiğini gördüm. ve adamın yüzündeki ifadeyi.

61 yaşındaki dedemize, doğduğunda nüfus cüzdanı çıkartılmamış. dedemizin oğlu olmuş onada nüfus cüzdanı çıkartmamışlar. dedemizin torunu olmuş ve "bu devirde nüfus cüzdansız dolaşılmaz denmiş ve cüzdan çıkartmak için Kaymakamlığın yolunu (ilk kez) tutmuşlar.

Cüzdan çıkartmak için Kaymakamlığa giden babaya sorulan ilk soru nüfus cüzdanı olmuş. başına geleceklerden habersiz baba, "cüzdanım yok" demiş.
-peki babanın cüzdanı?
-onunda yok.
Nüfus cüzdanı olmayan aileyi yaşayan kimleri varsa hepsinide askere almışlar. 61 yaşındaki dedemizde dahil. ama askerlik yapmadı. sadece acemiliğini, koğuşta yatarak ve kantinde dolaşarak geçirdikten sonra çürüğe çıkarılarak evine gönderildi.
Ama biz bu olayı gördükten sonra şunu öğrendik;
Askerden hiçbir zaman hiçbir şekilde kaçılamaz.

thames  |  (0 puan) 05 Aralık 2007 11:02

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu