Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Yelek modelleri"

Atatürk'ün bilinmeyenleri Mustafa Kemal'in bilinmeyenlerini araştırınca çok ilginç bilgileri yakaladım nette bunları bilmeyenlerle paylaşayım istedim. şöyle ki; * Kendisinden ata diye bahsedilmesinden hoşlanmazmış liderimiz, * Manastır'da askeri lisede okurken severek yediği kuru ie pilav ömrünün sonuna dek bir numaralı yemeği, * Tatlıya düşkün değilmiş ama yediğinde gül reçelini tercih edermiş, * En büyük hayalinin büyük bir dünya turunda türk dilini ve tarihimizi anlatmak olduğunu, * Lacivert rengi sevmezmiş ve elbise olarak tercih etmezmiş, * 174 cm boyu ve 76 kilo olmasına rağmen hastalığı ilerleyince 46 kiloya kadar düşmüştür, * 43 numara ayakkabı giyer ve rumeli şivesini nadirde olsa kullanırmış * Hayatında bir dönem evli kaldığını ve onun da vefatından çok yıprandığını, * çok düzenli hayatı ve kahvaltıyı sevmemesi, * kılık kıyafete çok önem vermesi, * hayvan sevgisi ve daha birçok ilginçlik var Atatürk'ün hayatında. Onu özlüyor ve onun ruhunu yad ediyoruz.

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 21 Mart 2011 16:52 

Yorumlar

büyük doğu'nun yirmidokuzuncu sayısında; "lozan'ın i̇çyüzü" diye yazılan makaleden:

i̇ngiliz murahhas heyeti reisi lord gürzon, nihayet en manidar sözünü söyledi. dedi ki:

"türkiye i̇slâmî alâkasını ve i̇slâmı temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliği etmiş olur ve hristiyan dünyasının hürmet ve minnetini kazanır; biz de kendisine dilediğini veririz."

lozan'da türk murahhas heyeti başkanı bulunan ve henüz hakikî kasıdları anlayamayan i̇smet paşa, bir aralık bütün hristiyan emellerinin türkiye'yi mazisindeki ruh ve mukaddesatı kökünden ayırmak olduğunu sezdiği halde, şu gizli ivaz ve teminatı veriyor ve diyor ki:

"eskiden beri kökleşmiş ve köhne engellerden (yani an'ane-i i̇slâmiyet'ten) kurtulmak hususunda besledikleri (yani i̇smet'in beslediği) azmin, inkâr edilmez delilidir."

harfi harfine iktibas ettiğimiz bu sözlerle, türk başmurahhasının yani i̇smet'in, eskiden kökleşmiş ve köhne olmuş engellerden kurtulmak hususunda türk milletine beslediği kat'î azimle ne kasdettiğini ve bunu hangi maksad altında i̇slâmiyet düşmanlarına ivaz diye takdim ettiğini sormak lâzımdır.

konferansın birinci defasında türk başmurahhası, bizzât karar vermek vaziyetinde olmadığı ve büyüğüne, yani mustafa kemal'e bildirmek zorunda olduğu için, memlekete dönüyor; kendisini haydarpaşa'dan ankara'ya götüren tren ve devlet reisini (mustafa kemal) i̇zmir'den ankara'ya götüren trenle eskişehir'de buluşuyor. bir arada ve başbaşa seyahat... sonra ankara gizli meclis toplantıları... fakat esas mes'elelerde daima başbaşa. mustafa kemal ile i̇smet beraber içtimaları ve karar: "din öldürülecektir."

lozan konferansı'nın ikinci sahifesi: ...artık herşey türkiye hesabına çantada hazırdır. yani dini terk ile herşey yapılacak. yeni hizbin (kemalizm ve i̇smet hükûmeti) bundan böyle bu millette, i̇slâmiyet'i katletmek prensibiyle hareket etmekte, hasım dünyanın kumandanlarından, yani düşman ehl-i salib kumandanlarından, dini vurmakta daha hevesli olduğu ve örnekler vereceği ve bilhâssa hudud dışı değil de, hudud içi ve millî irade yaftası altında çalışacağı şübheden vârestedir.

nihaî vesika

lozan muahedesinden sonra, i̇ngiltere avam kamarası'nda "türkler'in istiklalini ne için tanıdınız?" diye yükselen itirazlara, lord gürzon'un verdiği cevab:

"i̇şte asıl bundan sonraki türkler bir daha eski satvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. zira biz onları maneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz." yani mustafa kemal ve i̇smet'in verdikleri karar, türk milletini i̇slâmiyet ve din cihetinden öldürmek kararıdır.

artık bunun üzerine herşey apaçık anlaşılıyor değil mi?..

gizli anlaşmanın entrikası:

türkler'e dinlerini ve din temsilciliğini feda ettirmek şartıyla, sun'î istiklal işinde gizli anlaşmanın müessiri, tek kelime ile yahudiliktir. buna memur-u müşahhas kimse de, şimdi mısır hahambaşısı bulunan hayim naum'dur. bu hayim naum, bu korkunç teşebbüse evvelâ amerika'da türkler lehinde bir seri konferans vermek ve emperyalizma şeflerine, türk'ün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu, tâ içinden ve kendi öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle başlamıştır. yani masonluk hasebiyle kur'anın ahkâmını kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. hayim naum müdhiş plânının zeminini amerika'da hazırladıktan sonra i̇ngiltere'ye geçmiş ve hâlis yahudi olan lord gürzon ile temas ederek şu teklifte bulunmuştur:

"siz türkiye'nin mülkî tamamiyetini kabul ediniz. onlara ben i̇slâmiyet'i ve i̇slâmî temsilciliklerini, ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüd ediyorum." aynı hayim naum, türk murahhaslar heyetine müşavir sıfatıyla sokulmanın da yolunu bulmuş, yani mustafa kemal ve i̇smet'i kendine dost bulmuş. onun için üçü birleşmiş ve artık arada santralın intizamla işlemesine hiçbir mani' kalmamıştır.

hayim naum o sırada ankara'ya kadar da uzanarak plânın muvaffakıyeti için gereken en mühim ve merkezî şahıs nezdinde -yani mustafa kemal yanında- emin bulunduğu tesirinin derecesini ölçmek istemiştir. öyle ki bu tesir, mahud mevzuda hayim naum'dan daha heveskâr ve gayretli bir i̇slâmiyet düşmanına tesadüf etmekle muradına ermiş ve artık türk'ü içinden vurmanın plânını gerçekleştirmek için her u

silver530  |  (0 puan) 21 Mart 2011 17:50

her unsur tamamlanmıştır.

silver530  |  (0 puan) 21 Mart 2011 17:51

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu