Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "TAKEN"


Etiketler: ,

Avrupa topluluğunun para birimi(euro) türkçede nasıl telaffuz edilir?TDK AVRO şeklinde öneriyor. sokakta , çarşıda satıcı YURO şeklinde telaffuz ediyor? ben fakir de şaşırıp kalıyorum. bu paranın adı ne?avro mu? avro ise neden ? biz bu paranın kullanıldı kıtaya AVRUPA diyoruz diye mi AVRO? o vakit neden michael jackson!a mikail ceksın demiyoruz? doğrusu ne? TDK yabancı kelimelere karşılık önerirken geç mi kalıyor? yoksa TDK zamanında önerisini yapıyor da biz mi sazan gibi atlayıp ilk duyduğumuz kaynağı referas alıyoruz?


  • mastersound
  • 19 yorum var
  • 30 Mayıs 2005 17:44

Yorumlar

Avro, kulağa biraz garip gelmesi ile beraber doğru bir çeviri gibi duruyor. TDK'nın pasif olduğu gerçeğini hiç birşey değiştiremez. 70 ve 80 ihtilalerinden sonra TDK'yı iyice basitleştirdiler, sindirdiler. Kim yaptı bu işlemleri tabiki zamanın siyasi partileri.. vs..vs.. Bu tür kelimeleri insanların ağzı alıştıktan sonra değiştirmek çok zordur, ama mümkündür. 1950'lerde yaşanan bir olay aklıma geldi. Aktarayım; Zamanında gene bu şekildeki bir uygulama nedeni ile TDK'da taş üzerinde taş bırakılmamış, yazarların bir çoğu, siyasiler ve halk büyük bir küşümseme ile yaklaşmış TDK'ya.. neden bunu yapmışlar biliyormusunuz ? TDK "Tayyere" yerine "Uçak" kullanılmasını önermiş. İşte tarih ve dil insanı bu hale getirebiliyor. komik değil mi ?

Esti, esti buraya kondu.. http://esiyo.net

tabii bu rada İsmet İnönü'nün de "ecnebi kelimeleri lisanımızdan huruc edeceeezzzz" nidasını da unutmamak gerekir:) ancak şu var 1989 yılında yayınlanan tutti frutti isimli erotik yarışmada hugo egonbailder yarışmacılara belli bir miktar euro karşılığı alman markı hediye ediyodu. o zaman dan bu zamana 15 yıl geçince mi biz bu para birimine "avro diyelim " diye aklımıza geldi?

ister istemez aklıma yıllar önce star tv de sarf edilen şu cümle geldi(söylendiği gibi yazıyorum): "miss yurup güzellik yarışmasında ilk üçü bilene son model bir reno 19 öuropa". zaten biz international hospital hastanesi karmaşalarıyla büyümedik mi? buna da bir çözüm bulur herhalde sevgili tdk.

arkadaşlar,canlar öncelikle tdk nın kuruluş amacı yabancı kelimelere türkçe karşılık bulmak değil,türkçeyi yabancı kelime(ağarlıklı olarak farsça,arapça ve bir miktar fransızca)bu konuda başarılı olduğunu düşünüyorum ve de türkçenin aslında çok güzel bi, yanı var türkçeye giren kelimeler hangi dilde nasıl okunuyorsa ona yakın biçimde dile girer telefon,teknoloji gibi gerçi tdk nın mantığı avrupadan avro ama insanları anlamsız zorlamanın bi anlamı yok ben şeye de gıcık oluyorum ytl demiyolar mı sinir oluyorum ulan dışarda hangi allahın kulu ytl der ya hey allahım sen bana sabır ver....

I HATE YOU GOD

ahhh yazamamışım şey demek istedim yabancı kelimelerden kurtarmak....

I HATE YOU GOD

Bence matıken doğru bir hareket fakat TDK nın ihtilallerden sonra bir binadan öteye gidememesinden dolayı bu kullanımın kabul edilmesi mümkün deil bence.

yukarıdaki linkin türkçe olanı

avro-vizyon avro-lig

şuanda yer yer babanızın ne konuştuğunu anlamama sebebiniz tdk değil mi.. arağça ve farsçadan sıyrılmadı mı dil? ama eminim bir 50-60 sene sonra almanca kelimeler artarken ingilizce azalacak japonca coşacak türkçede o sırada da o dönemin sizleri eminimki alfabeye beta harfini ve japonca alfabesini getirmeyi önerecekler... sadece kargaşa yani buradakiler...

ya bişey soracağım;bizden başka enayi bir millet yok mu ki,bunları tartışıyor olsun yani,niye bu kadar önemsiyoruz ki?yine sınıf mı geçeceğiz?adam yerine konma isteği mi?yabancıların da çok şeyineydi..onlar bizimle ilgili böyle mi davranıyorlar,çok mu umurlarındayız sanki,istanbul adı ki;hakkımızda konuşurken bildikleri birkaç şeyden ilkidir,onu bile doğru düzgün söyleyemiyorlar,e biz ne yapıyoruz hala..?kendi dilimizi düzelteceğiz derken,hala farkında mısınız bilmem yabancı kelimeleri nasıl telaffuz edeceğimizi tartışıyoruz.sinir yaptım yine (:P)

herdemtâzeyim

türkçe dilini kullanan halktır, halk, sen, ben istemese de, beğense de beğenmese de, işine geldiği gibi kullanır ilk aldığı, öğrendiği gibi yayar. dil herkesin ortak kelimeler kullanmasıdır ki herkes neden bahsediyorsa karşısındaki aynısını anlasın. yoksa avro demeye çalışan, bak ben nasıl etkiliyim demeye çalışan üç beş ucube kompleksli kolej çocoğu gazeteciden başka kimsenin böyle dediği yok git bak bakalım tahtakalede altın borsasında sokak arasında millet ne diyor hey allahım yaaa niye böyle özenti insanlar var niye hep halkı ve yaptıklarını küçük görüp düzeltmek boynunun borcu diye düşünen ukalalar var madem düzelteceksin bu milletin sağlık sorununu trafik sorununu düzelt avroymuş git de tahtakalede ananı -avro-dını nasıl saygıyla alay ederek anıyor sokaktaki millet gör çalışıp mücadele etseydiniz de türk parası kuvvetli olsaydı şimdi almanlar aralarında bizim gibi konuşurdu turkish lira mı diyeceğiz turk liras mı vs. dağılın...

NOFX: Best Punk Group of the World.

bildirgeç'i seviyorum...

dili "öz"türkçeleştirelim derken fakirleştirmemek gerek. uluslararası hukuk işleriyle uğraşıyorum. Adamlarda nüanslar için o kadar fazla kelime çeşitliliği var ki ya birebir türkçe karşılık bulamıyorum ya da lastik kelimelerimizden birinin içine atıveriyorum. İçimde yaradır.

ondan kurtaralım bundan temizleyelim derken 3-4 bin kelimeye düşürmüşüz. Bizden sonraki nesillerde aman şu farsça aman şu fransızca derken 300-500 kelimeyle konuşur hale gelecekler. konuşacaklar ama birbirlerinin ne demek istediğini anlayamayacaklar.

ya da bizim toplantılarda olduğu gibi "mediterranian bölgede bu tür bir operasyon inişieyt etmek şart" gibi dili temizleyip geriye ingilizceyi bırakacağız.

avro çok kaba bu arada. avrat der gibi ne o öyle. almanlar gibi oyro deselermiş. ya da ne güzel yüro diyorduk nesi var bunun şimdi.

sıcak gözlemeler

daha once bir arastirma yapmistim ben bu dil konusunda. Kaynaklari hatirlamiyorum ama rakamlar halen aklimda. Ingilizce'deki kelime sayisi 550.000 turkce'de ise 55.000 civarinda idi.

Dil devrimi ile bicakla keser gibi kesiverdik koklerimiz ile olan bagimizi.

Ha iyimi oldu? Tabiki tartisilir. Osmanliliktan kurtulmak istemistik, batililasmak istemistik.

Yilllardir bizim sairlerimiz , yazarlarimiz "bizim klasigimiz yoktur" diye bagirip durdular. Hakliydilarda. Yenilikler daima "klasigini elestirip/begenmeyip" degistirmek ile olmustur. Bizde ise dilimizde /kulturumuzde bu hic olmadi/olamadi. Oylesine birdenbire 70 sene once sifirdan baslayiverdik iste.

(Birdenbire aklima geldi : ingilizler'in william shakespeare'i okuyamamalari ne kadar garip kacardi degilmi?)

neyse ben yuro taraftariyim.. ap

neuueee!!!!!!!! ap delirdin herhal ne 550.000 i yahu hangi dilde o kadar kelime var yanlış yazdın galiba ya da ben yanlış okuyorum.....

I HATE YOU GOD

şurada

500,000 words

1,000,000 words (including scientific words)

sıcak gözlemeler

heee yani bilimsel kelimeler dahil eee ama onların çoğu latince değil mi ne anladım ben bu işten....ben bi kere redhouse muydu neydi öyle çok ünlü bi sözlük varya ona bakmıştım yani tahminim en detaylılar da dahil en fazla 50-60.000 kelime vardır.... (bi de uygulamadan düşen kelimeler var onları da dikkate almak lazım)

I HATE YOU GOD

tdk'nın önerdiği fransızca okunuş biçimi, avrupa birliğî'nin ilk ve ağırlıklı dili olması asabiyli (tek dili demiyorum, kimse atılmasın hemen), bunun kabul görmesi doğaldır.

bu işi bitirelim artık... kötü günler için sakladığım bir kaç örneğim vardı onları çıkartmak zorunda kalacağım için üzgünüm... (kısaca) baştan açıklamam gerekirse, durum şu: Sayı değil değer önemlidir. 500.000 kelime (her şeye ayrı bir kelime olduğu için fazlaca ve gereksiz yere) dışarıdan alınmış kelimelerle şişirilmiştir (ki ingilizcedeki latincenin, fransızca gibi dillerin etkisi yadsınamaz). Zamanında bir yerde okuduğum makaleden, aklımda kalan çok güzel bir örnekle açıklayayım: Türkçe'de az sözcük olması dil bakımından fakirlik değildir, aksine bir hayal gücü zenginliğidir. Örnek olarak düş kelimesini kök olarak ele alalım. Ve kökten türetmeyle bakalım neler yapabileceğiz? Çocuk yere düştü, Gölgesi yere düştü, Sevgili aklıma düştü, Paranın değeri düştü, Arabanın hızı düştü, Adam yollara düştü, Ben şüpheye düştüm, Zavallı hapishaneye düştü, Kadın kötü yola düştü, Kabine düştü, İş başa düştü, Asker esir düştü, Kuşatılan şehir düştü, Sen de çok üstüme düştün, Bana da bu sözü söylemek düştü, Kızın ardına düştün, Dedem şehit düştü. İşte bunca önerme yetmezmiş gibi bir de "Kadın düşük yaptı", "Adam düşkünler evine sığındı" gördünüz mü bir kelime kullanılma biçimine göre kaç anlama birden geliyor hadi (-y) bakalım dream kelimesinden ingilizler de bu kadar anlam üretsinler de göreyim. yaaaaa demek ki neymiş. sayı değil iç yapı ve kurallar bütünü olan dil'de bir kelimeye kaç anlam verilebileceği önemliymiş...

Çocuk girdi yaşına şapka ister başına...

bildirgeç'i seviyorum...

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.