Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "lindsay lohan ugly betty'de"


(TÜRKİYE DAHİLDİR)
1999 yılında ülkemiz AB'ye aday üye olur olmaz Türkiye'nin de dahil olduğu Eğitim Programları Socrates, Leonardo ve Youth olarak üçe ayrılır.

Avrupa fikrinin temeli olan halkın yatay ve dikey hareketliliğini sağlamayı eğitim yıllarından başlatmak amacıyla yapılandırılmıştır.
Türkiye'deki koordinasyonu DPT çatısı altında örgütlenen Ulusal Ajans sağlar.

Öncelikle belirtmekte fayda var. Bu programlar devletler tarafından fonlanmakta olduğu için birey ve kurumlardan ek bir katılım ücreti kesinlikle talep etmemektedir. Tam tersine gerçekleşen proje başına havuzdan ödeme yapmaktadır.

Socrates Programı: Formal(Akademik) Eğitime,
Leonardo Programı: Mesleki Eğitime,
Youth Programı: Gençlerin(AB tanımı: 18-25 yaş) İnformal(Akademik olmayan) eğitimine,

yönelik kurumlar arası değişim temelli bilginin yayılmasını, aktarılmasını, gelişmesini sağlamayı hedef edinmiştir.

Socrates Programı da kendi içinde üçe ayrılır,
1- Erasmus: Yüksek öğretim (Yüksekokul-Üniversite)
2- Comenius: Okul eğitimi (Ortaöğretim, İlköğretim, Okul Öncesi Eğitim)
3- Grundtvig: Yetişkin eğitimi
ve ek program olarak, dil öğrenimine katkıda bulunan Lingua programı

Tüyolar
Bu kadar klasik bilgi ve linkten sonra şimdi gelelim GENÇLER için detaylara, İki tercihiniz var ya Erasmus ya da Gençlik(Youth).

Değişim süresi öğrenciler için minimum 3 ay. Genelde 6-12 ay yani 1 ya da 2 dönem oluyor.

Erasmusta üniversiteyi dondurmanıza gerek yok. Çünkü dışarıdan aldığınız krediler ECTS sistemi sayesinde tanınıyor.
Notlar: Birinci sınıftaysanız değişime başvuramazsınız çünkü ilk sene kendi üniversitenizde okumanız lazım. Ayrıca alttan ders bırakmamaya bakın.

Gençlik(Youth) programında ise değişim dernekler-örgütler arasında gerçekleşir. Yani kar amacı gütmeyen işlerde 6-12 ay arası yabancı bir ülkede çalışmanız karşılığında size uçak parası-dil kursu-kalacak yer-gerekirse günlük ulaşım-yemek ve bir miktar cep harçlığı sağlanır. Değişim yapılan kurumun büyüklüğüne bağlı olarak bu imkanlar dahili veya harici olarak sağlanabilir.

Tabii eğer üniversiteye devam ediyor ya da çalışıyorsanız bu işlerinizi belirtilen süre zarfında dondurmanız gerekecektir.

Gideceğiniz ülkenin dilini az da olsa bilirseniz bu seçilme için daha büyük bir şans. Bilmiyorsanız da dert etmeyin çünkü gitmeden veya gittikten sonra dil kursu için de ayrıca bir fon alabilirsiniz.

Unutmayın bireysel başvuru yok!
Erasmus için bölümünüz temsilcisi kanalıyla, Youth için ise değişim yapacak bir dernek kanalıyla başvuru kabul ediliyor.
Türkiye'de sistem çok yeni olduğu için gerçekten azimle takip edenler kesinlikle başarıyor. Erasmusta üniversiteler seçim kriterlerini açıklamış olsalar da Youth programı çoğunlukla gönüllünün azmi ile gerçekleşiyor.

Linkler:
www.bologna.gov.tr/
www.ua.gov.tr
www.sosforevs.org


  • yahyakemal
  • 28 yorum var
  • 23 Aralık 2006 11:34

« önceki yazı
siteler ve hisseleri

Yorumlar

arkadaşım ellerine sağlık keşke hep böyle faydalı şeyler görebilsek burada dileklerimle...

ahh..! bi de destekçi bulabilsek. .

MerovingiaN | 23 Aralık 2006 19:54

youth programı ile ilgili çok yakında ankara, istanbul ve izmir'de faaliyet gösterecek bir dernek kuracağız. ilgilenmek isteyenlere Gelişmeleri buradan duyuracağım.

AB siyasi zihniyetini empoze ettirmek için içimizden birilerinin gayretkeş çabalar içine girmesi bir soru işaretidir ve gittikçe de büyümektedir.

bir de gençlik progamları var, eylem 1-5. bir iki haftalık ortak organizasyonlardan, beş-altı aya varan gönüllü hizmete (european voluntary service - evs) kadar değişiyor. bunlara ise bireysel olarak yada bir stk, kulüp falan altında katılabiliyosunuz.
avrupa birliğine bir, siyasi zihniyetine iki ama erasmus müthiş bişey, herkes katılmalı.

Batı emperyalizmine bağlı tüm AB fonları, tüm dünya gençleri ile birlikte Türk gençlerini de tarih, kültür, vatan, bayrak, gelenek, özbenlik, ahlak ve namus gibi insani, milli ya da ulusal nitelik barındırmayan her türlü eğitim için dört koldan atağa geçmiş durumda. Bu tuzağa düşenlerin ne olacağı ortada; kulağında kulaklıklarla gezen, kızlardan başka bir şey düşünmeyen, apolitik, bireyci, torağından kopmuş, dilini unutmuş, hayranı olduğu batının dünya çapındaki tüm cinayetlerine göz yuman, dahası bu cinayetlerin kan kokan ekmeğiyle beslenen, hayattaki amacının ve bu dünyada niçin var olduğunun gerçek bilincine varamayan bi güruh. Biz bu gençliğe, "zibidi gençlik" diyoruz.

"abi istemeyen gitmesin" diyerek kesip atmak yerine anlatıcam, çünkü iyi niyetli olduğunuzu öngörmek istiyorum.
siyasi duruşun ne olursa olsun bu programlardan yararlanmak ve mümkün olduğunca çok yararlanmak her Türk gencinin
1- görevidir
2- hakkıdır.

hakkıdır kısmını yukarıda anlatmıştım zaten
peki neden görevidir?
a- türkiye zaten bu programlar için havuza maddi katkıda bulunuyor.
b- katılmaz isek ya da az proje ile katılırsak para geri gelmiyor.
c- çok proje ile katılırsan yatırdığından çok faydalanabiliyorsun

şimdi hemen tepkiler gelecek neden buraya para veriyor türkiye.
onun da yeri burasi degil ama onu da anlatiyim.
Türkiye şimdilik buna herhangi bir para aktarmadı. Türkiye'ye uyum sürecinde verilmesi gereken yardım paraları var. ancak kibris meselesi yuzunden zirt pirt donduruluyor biliyorsunuz bu tarz seyler.
heh iste bu para ordaki yardim fonunun socratese aktarilmasi ile turk gencinin hizmetinde.

bu kadar ugrasip anlatmaya bile hala zilyon tane bahane bulacak olan arkadas mutlaka vardir. tek sozum var. en basa donun. tirnak arasini okuyun.

"kıbrıs yüzünden zırt pırt durduruluyor" demeniz bile, bu projenin emperyalist ve bu doğrultuda politik çıkarlar gözeten bir oluşum olduğunu ortaya koyuyor. Bu projenin amacı da zaten, uyum proğramı süresince türk halkının ve gençliğinin ağızına bir parmak bal sürmek. Bu uyum süreci dedikleri tamamen bir kandırmaca. Sanki bu sürenin sonunda birliğe üye olacakmışız gibi...
Hayır, Türkiye'nin ab'ye üyeliği mümkün değil, asla da olmayacak. Bunu ne onlar istiyor, ne de biz. Sorsunlar bakalın halka, kaçta kaçı 'evet' diyor. Artık herkes anladı onların ne kadar iki yüzlü ve de fırıldak olduğunu. Değillerse, neden sözde bilimsel olan bu çalışmalara, siyasal bir sorun olan 'kıbrıs' konusunu karıştırıyorlar? Ben söyleyeyim; yukarıdaki yazılarınızda yazdığınız programlardan hepsi aslında siyasi ve de ab çıkarlarını gözeten programlar. Siz nasıl düşünebilirsiniz ki; insanlığın baş düşmanı olan bu ab ülkeleri, bilime ve de sanata dost olsun. o meşhur 'fransız devrimi'nden geriye ne kaldı, dönüp bir bakar mısın? Tüm dünyayı tek parça halinde sömürme derdinde olan bu insanlık düşmanlarının umurunda mı sanki senin projelerin ve iyi niyetli çalışmaların? Kaldı ki bizim, bilimsel ve sosyal gelişmelere önayak olabilecek yeterli ilhamımız var zaten. "hayatta en hakiki mürşit; ilimdir, fendir" diyen bir önder, yalnızca bizde vardır. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyen bir önder yalnızca biz de vardır. Biz ne yapıyoruz peki? Bize verilmiş olan bu egemenliği, adına seçim denen hokkabazlıklarla, tutup ite kopuğa ve şimdi de ab'ye, abd'ye, imf'ye ve de bilumum hırsız ve de çakal holdinglere bahşediyoruz. Bizim öncelikle kendimize gelip, kendi ellerimizle verdiğimiz bu egemenliği tamamıyla geri almamız gerekiyor. o zaman göreceksiniz ki; ne uygarlık, ne de zenginlik için oraya buraya yamanmamız gerekmeyecek. tek ihtiyacımız; türkiye'nin yeraltı, yerüstü ve gelişmiş insan kaynaklarını harekete geçirerek, atatürk devrimlerini tamamlamak ve milli bir şahlanışa geçmektir. Bunun için gerekli olan zemin mevcuttur.

valla ben ülkeme güveniyorum. genç nüfusumuza ve başarabileceklerimizin sınırsızlıklarına inanıyorum. Yani bizi manipüle edebileceklerine kesinlikle inanmıyorum. herşeyin temeli eğitimdir. ve bu da bir eğitim programı. ister avrupada olsun ister amerikada, ister japonyada... ilim-irfan neredeyse gidip öğreneceğiz. sonra da ülkemize gelip arkadaşlarımıza öğreteceğiz. tabii ki bu programlara katılan-katılacak şanslı kesimin üzerinde büyük bir yük var. cahil vatandaşımızı eğitmek bu %0,5 in görevi. ama kendisine faydası olmayanın kimseye faydası olmaz. önce bireysel eğitim. sonra toplumsal.
abye uye olup olmamak degil sorun, sorun türkiyedeki eğitim ortamını daha da iyiye götürmek.

hatta sorun manipule etmek vs ise türk genci evelallah gittiği yeri türkiye yapan bir potansiyele sahiptir. örneklerle sabittir :)
bi arkadas mesaj atiyor macaristandan yabancı ülkede kurufasulye yapmanın incelikleri - çay ve türk kahvesi için yarattığı çözümlemeleri anlatıcı. yani biz kültürümüzü gittiğimiz yere de taşıyan bir potansiyele sahibiz. hep onlar yapacağına biraz da biz yapalım madem kültür emperyalizmini, kötü mü.

Sizin ülkenize güvenip güvenmediğiniz değil sorun, onların seni ne derece adam yerine koyup koymadıklarıdır. Onlar kimseyi önemsemez ve de insan yerine dahi koymazlar. Onların amacı sömürgeleştirecekleri ülkedeki genç beyinleri devşirip, kendi ülkelerine aktarmaktır. Bİr kez devşirilen insandan da bir daha öz kültürüne bağlılık falan beklenemez. Örneklerini yaşamıyor muyuz?
Türkiye'deki gençliğin haline bir bakın; hangi eğitimin sonunda bu hale geldiler?
ab uyum yasalarıyla Türkiye'deki eğitim sistemini çökertenler kimler? eğitimi özelleştirin diye bastıran kimler?
Onların planları türkiye'deki tüm eğitim sistemini ortadan kaldırmaktır. ab zihniyetine uygun bir gençlik, ancak ab'liler tarafından verilmelidir; bunu gerçekleştirmeye çalışıyorlar.
Belli ki yazdıklarımdan hiçbir şey anlamıyorsunuz. Bari şunu dinleyin: bugün eğitim almaya çalıştığınız kimseler, daha dün senin ülkeni işgal etmiş olanlardır. bu topraklarda önüne geleni öldüren, yedi yaşındaki çocuklara varıncaya kadar herkese tecavüz eden kimlerdi? Biz bunları süngüyle kovmadık mı? hâlâ inanıyor musun bunların iyi niyetli ve de uygar insanlar olduklarına. Çok umurlarındaydı sanki senin eğitimli insan olman. Onlar sömürgecidir, arkadaşım. Bu ülkenin taşını toprağını nasıl sömürüyorlarsa, yetişmiş insanını de öyle sömürüyorlar.
Senin sahip olduğun kültürle bir kültür emperyalizmi yapmana asla izin vermezler. Onlar hep kendi kültürlerini dayatmıştırlar, buna da devam edeceklerdir. Başını uzatıp dışarı bir bak bakalım, her tarafta kimin kültürünü göreceksin?... Onların, senin değil.

Aklınızı başınıza toplayın biraz. Onurlu olun. Kendisine faydası olmayan bir insana kimseden bir fayda gelmez. ab'den bile.

Ayakları kendi toprağına basmayan bir insanın ayağına ilk çelmeyi, o topraklarda gözü olanlar atar.

İnsanlık tarihi, bu gözü dönmüş çakalların çevirdikleri dolaplarla doludur. Eğitim, önce dünyayı tanımakla ve o dünyadaki yerimizi çok doğru bir şekilde tespit etmekle başlar. Eğitimli insan zaten, bu adamları tanıyan ve onların iç yüzlerini bilen insandır. Bu kadarcık bir eğitimin dahi yoksa ve bu adamları hâlâ tanıyamamışsan, bu adamlar sana bu eğitimi vermezler. Bu eğitimi almak için, avrupalara değil, dön de doğuya bak... orada bir güneş göreceksin; adı, mustafa kemal!... Bugün eğitim almaya çalıştığımız çakal sürüsüne zamanında en büyük dersi vermiş olan tek önder....

Saygılar...

hepimiz birer mustafa kemal'iz, buna inanan ve bunun yüreğinden ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın asla atılamayacağını bilen her birey korkusuzca koşar tüm çelmelerin arasından. düşerse tekrar kalkar. koşmaya devam eder. bize verilen eğitim budur.
O yüzden doğuya da bakarım, batıya da, güneye de kuzeye de benim mustafa kemal anlayışım yönlerle veya siyaset ile sınırlı değildir.

kendine güvenen, gençliğine "zibidi gençlik" diye takılar takmadan onların bu şartlar altında dahi başardıklarıyla 1-2-3-4 ... övünen bir eğitimim var.
Electrolux Design Lab Yarışması Birincilik Ödülü

Lisans Takım Motor Tasarım Yarışması Dünya İkinciliği
Çevreci Motor Uçak Tasarım Dünya İkinciliği

Türbinli Motor Tasarım (yeni katılan kategorisi) Birinciliği
Shell Eko Maraton'da Hidrojende Altıncı
Shell Eko Maraton'da Alternatif Enerjide Beşinci
Shell Eko Maraton'da Tasarımda İkinci

WEGEM - VISIONS yarışması üçüncülüğü
Deniz Bisikleti Takımı -özel ödül -evsahipliği

Güneş arıbası Formula-G birinciliği ve ikinciliği

Güneş Teknesi Takımı -hazırlanıyor

vatansoylu ve diger karsi cikan arkadaslar eyvallah iyi konusuyorsunuz dogru konusuyorsunuz ama cok ta onyargilisiniz :) ben bu projenin icindeyim hatta suan eylem2 ile yurtdisinda gonullu olarak calsiyorum sen de cok iyi biliyorsun ki Turkiye artik turizm cenneti yilda milyonlarca turis gelip gidiyor ama eglenip Turkiyenin bedavasindan yararlanip gidiyor ama bu proje ile Turkiye'ye gonullu oalrak gelen bir genc Turk kulturunu ogreniyor, Turkce ogneniyor. Turkiye hakkinda onyargisini yikiyor. Turkiye'yi seriat hukumleri ile yonetilen arabistan kanunlarinin tatbik edildigini bile zanneden var. bu program o amac senin dedigin amac icin yapildiysa o zaman planlari geri tepti diyorum sana ben yurtdisindayim her firsatta insanlara Turkiye'yi anlatmaya calsiyorum bu projeye onyargi ile bakan arkadaslar hic firsat bulabildinizmi Avrupanin en buyuk 10 devletinin genclerini bir arada bulup onlara Turkiyeyi anlatmak icin eger bu firsatlari bu projeler olmadan basarabiliyorsaniz ben de sizin en buyuk destekcinizim ama yok vatan millet sakarya nidalari ile en onemli tanitim aracimiz olan bu programi lutfen bir cirpida cope atmayin. unutmayin ki gelenler Turist degil bu ulkeyi gormek insanlari ni tanimak onlarin dilini ogrenlek isteyen bilincli avrupali genclerden olustugunuda unutmayin

bu yazi digerinden ayri burada sadece iki ornek yazacagim. ve daha nicelerini biliyorum

1. Bizim Projemize gelen Avrupa Gonullu Hizmeti Gonullusu
2. Bu projeler vasitasiyla Turkiye'de tanidigim bir EVS Avrupa Gonullu Hizmeti Gonullsu

birinciden baslayayim kendisi estonyali (baltik denizinden turkiye'ye karsi en cok onyargiya sahip ulkelerle doludur oralari ) olup bizim projemizde 8 ay Turkiye'de kaldi ilk geldigi gunler cok korkuyordu cunku hukuk sistemimizi bilmiyordu elinin, dilinin kesilecegini zannediyordu bir hatasinda. ona ilk olarak bunu anlattik. kulturumuzu anlattik yemek yeme seklimizi anlattik. Osmali'yi anlattik, Ataturk'u anllatik. dilimizi, dinimizi anllatik. hersey ile dolu dolu yasadi. ve Turkiye'den ayrilirken bile o kadar uzuntulu ayrildi ki. simdi cok iyi Turkce biliyor. hatta bazen mesajlastigimizda ingilizce konustugumda hayir Turkce konusmak istiyorum bile diyor.
evet bu mu bize ab'nin empoze etmeye calistigi proje soruyorum. gelelim ikinci kisiye

2. kendisi yaklasik 10 ay Turkiye'de kaldi cocuklarla ilgili projede ve ulkemizi o kadar sevdi ki (kendiside buyuk onyargi ile gelmisti) simdi EVS ini bitirdi ulkesine dondu. dondu ama elinde bir firsat daha vardi Turkiye'ye gelip geri hizmet edebilmek icin Future capital (gelecegin sermayesi) bu EVS yapanlar icin projelerini bitirdiginde kendi ulkelerinde bir proje yapmalari icin saglanan finansti kendi ulkesinde kullanmak yerine ulkemizde hem ekonomimize katki hemde projeden yararlanacak genclere katki saglamasi icin Turkiye'yi secti. simdi kendi ulkesinde kotu sartlarda fazladan haril haril calsiyor ki projeye ek gelir saglayabilmek icin iste haklisiniz bunlar kotu ornekler degilmi soruyorum sizlere biz Turk olarak ne kadar kendi insanimiz icin hic dusunduk mu daha kotu bir is te calsip fazladan kazandiklarimizi imkani kisitli genclere vermeye. hadi bakalim o zaman calsima zamanidir. proje yazip bir avrupali genci daha kazanabilme zamanidir onyargilari yikma ve yiktirma zamanidir.

Sayın "yahyakemal", verdiğin örneklere bir itirazım yok. Bu belirttiğin tasarım ve buluşlardan daha fazlasının bu ülkede, bu ülkenin insanları tarafından gerçekleştirildiğine ve gerçekleştirilmekte olduğuna hiç kuşkum yok. Ben de bunu demek istiyorum zaten. Yani onun bunun verdiği eğitimlere ihtiyacımız yok bizim; biz, kendi ulusal örgütlenme ve ulusal eğitim politikalarımızla gerekli kalkınmayı sağlayabiliriz demek istiyorum. Unutmayın ki; dünyanın ilk örgün ve yaygın eğitim sistemi olan "Halkevleri" ve "Köy enstitüleri" ni kuran da bizleriz. Peki onları yıkan ve ortadan kaldıran kimler? Tabii ki bugün kendilerinden eğitim almaya çalıştığımız insanlık düşmanı sömürgeciler ve onların içimizdeki uzantıları. Şimdi bunlar kalkmış bize eğitim mi vermeye çalışıyorlar? Ben çok gülüyorum buna, siz de gülünüz lütfen. Ayrıca, öyle lafla ve yüksekten atmayla atatürkçüliük olmaz. Atatürkü azıcık okuyan ve anlayan bir insan ise, böyle laflar konuşmaz. Avrupanın ne olduğunu ve ülkemizin bu yolda ne acınacak hallere düşürüldüğünü buradan izleyebilirsiniz. Ama lütfen sonuna kadar izleyin.

Ve sayın "scoutply", sana ne yazık ki hiçbir şey söylemeyeceğim. Söylemek istediğim şeylere çok iyi bir örnek teşkil ediyorsun çünkü. Şu anda kendi öz dilinle yazı yazamayacak kadar zavallı bir durumdasın. yazında türkçe karakterlerin hiçbirisi yok. Bu dudrumu açıklamak için sığınacağın hiçbir bahane seni kurtarmayacaktır. Böyle bir şeyin bahanesi olmaz çünkü. Kendi öz diliyle yazı yazamayan nasıl bir insandır?... Ben söyleyeyim: avrupa eğitim programlarına katılmış bir insan!

"medeniyet dediğin, tek dişi kalmış canvar"

saygideger vatansoylu arkadasim evet maalesef senin goruslerin belli dusuncelerinin yayilmasi konusunda sana basarilar diliyorum o kadar onyargili bir insan oldugunu goruyorum ki yazimdaki ufak edtaylari bile gormeden direk suclamalara gecmissin evet yazima bakarsan tekrar "ben bu projenin icindeyim hatta suan eylem2 ile yurtdisinda gonullu olarak calisiyorum" ve diger bir yazida "ben yurtdisindayim her firsatta insanlara Turkiye'yi anlatmaya calsiyorum" diye bir ibare yazmisim yani yurtdisindayim sayin vatansoylu yani burada benim ulkemde klavyelerde olmasi gereken turkcemde kullandigim harfler maalesef yok isterdim tum dunya turkce yazissin konussun ama olmuyor ne yapalim sen bildigin yolda bu vatani korumaya devam et biz alahin izniyle tum dunya genclerine bikmadan usanmadan Turkiye'yi, vatanimizi, kulturumuzu anlatacagiz. benim yaram yok cok sukur gerekirse mozambik'e kambocya'ya gidecegim ulkemi anlatmak icin siz de lazimsiniz bu ulkeye en az bu ugurda calisanlar gibi

Sevgili Scoutplay ve diger tum EVS ve ERASMUS öğrencileri,
hepinize kolay gelsin, gerçekten zor ama bir o kadar da eğlenceli bir görevi üstlenmiş durumdasınız. Zor, çünkü hem yurtiçinde, yukarıda görüldüğü gibi, hem de yurtdışında bir sürü önyargı veya bilgi eksikliğinden kaynaklı sorunla mücadele etmektesiniz.
Moraliniz yüksek olsun arkadaşlar.
Çünkü sayınız her geçen gün artıyor.
Çünkü bu ülkenin sizlere çok ihtiyacı var.
Çünkü bilginin o bazılarını aydınlatan bazılarını yakan ışığı sizlerin elinizde.
Hepinize kolay gelsin.

Sayın scoutply, "Bu durumu açıklamak için sığınacağın hiçbir bahane, seni kurtarmayacaktır!"...

"Dejenere" sözcüğünün türkçe karşılığını biliyorsanız (ki umuyorum), lütfen buraya yazar mısın?

Sayın yahyakemal, "aynası laftır kişinin lafa bakılmaz..."

Avrupa birliğinden kimseye kayır yoktur. Hem de hiçbir anlamda yoktur. Siz şu anda dünyaya pembe gözlüklerle bakıyorsunuz ve önününüze uzatılan ballı havuçları iştahla yiyosunuz diye, bu, hiç sanmayın ki sizin kara kaşınız ve kara gözünüz içindir. Üstelik bu batı, kendi gençliğini uyuşturucu ve fuhuş batağına gömerken yapmaktadır bunu. Bu ne pehriz, bu ne turşu? Eğiteceksen, önce kendi gençliğini eğit. Ama onların amacı eğitim değil, hedef ülkedeki yetişmiş ve umut vaat eden gençliği devşirmek ve diğerlerini de yine kendi ülkelerinde olduğu gibi uyuşturucu ve fuhuş batağına itmek. Sayısız örneklerini görmüyor muyuz?
Gerçekler ortada. Baştan beridir anlatadurduğum tabloyu çok net bir biçimde ortaya koyuyorsunuz zaten ve bunu her batı hayranı gibi atatürkün arkasına sığınarak yapıyorsunuz.

Atatürk'ün bu konuda çok özlü ve çağları aşan düşünceleri vardır; okuyup aydınlanmanız dileğiyle.

Güzide sözümüzü yanlış yazmışsınız.

İngilizce'de de "Actions speak louder than words" olarak kendine yer bulan bu deyişin orijinali "Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz" olacak.
Sanırım bir dil sürçmesi olmuş.

İkinci temel bilgi hatanız da bu programa batı hayranlığı veya batı eğitimi olarak bakmanızdır.
Bu program üniversiteler arasında gerçekleşmekte, AB ülkeleri tarafından desteklenmektedir. Şunun altını çizmekte fayda var. Üniversiteler bu adı geçen ülkelerde bağımsızdır. Yani merkezi yönetime-hükümete vs. bağımlı değildir. Zaten akademik kadrolarına bakarsanız gelişmiş üniversitelerde eğitimin aslında tamamen enternasyonel bir eğitime dönüştüğünü görebilirsiniz.
AB devletlerinin fon veriyor olması, bu üniversitelerin kendi ilkelerinden ödün verdiği anlamına gelmiyor. İktidarın kadrolaşması üniversitelerde ve diğer program (EVS)da çalışan NON-GOVERNMENTAL(hükümet dışı) organizasyonlar için sözkonusu bile değil.
Ne diyeyim daha. A mı diyim B mi diyim. C mi diyim.

Aklınızı başınıza toplayın biraz. Onurlu olun.

Erasmus programı dahilindeyim ve Portekiz'deyim.Şimdi ben onursuz mu oldum.arkadaşım kusura bakma da sana düşmedi benim veya başkalarının onurunu tartışmak.
adam gibi yaptığın eleştirilere gelirsek.önce tarihini öğren diyorum sana.köy enstitüleri kapatıldı dış mihraklar tarafından diyosun da ne kadar hasan ali yücel'den,dönem iktidarından haberin var.git bi araştır kim kapatmış oraları da yerine neler açılmış ülkemizde.
ben bu programa katılmadan önce ülkemi çok da sevmiyordum açık söyliyim.oraya gidişi bir şekilde kurtuluş olduğunu düşünüyordum.1 ay sonra ise ordaki önyargıları yıkmaya çalışmaktan bunalmış,cennet yurduna dönmeye çalışan bir insan halini almıştım.
ne sandığın kadar apolitiğiz ne de sandığın kadar dejenere.bizden olmayan düşmadır zihniyetini de artık bi kenara bırakmanın vakti geldi gibi.
bir dipnot da görevli olduğunuz üniversiteden.neşeli gençlik kavganızda belirtmiştiniz bahçeşehir diye hani

Bahçeşehir Üniversitesi, Europe Business Assembly tarafından düzenlenen “EuroEducation 2006 Konferansı”nda “Uluslararası Socrates Ödülü”nü kazandı. Bahçeşehir Üniversitesi, İngilizce eğitimde gösterdiği başarı, teorik bilginin yanısıra pratik uygulamaya dayanan eğitim felsefesi ve toplumun entellektüel gelişimine sağladığı katkı sebebiyle bu ödüle layık görüldü.

kişiler ve çalıştıkları kurumlar o kadar da tutarlı olmuyor demek ki bazen.baksanıza ingilizce eğitimiyle övünüyorlar okulunuzun.
PS: bu kişisel tartışmayı ahkam kısmına getirmek istemezdim,diğer tüm okuyucalrdan özür diliyorum ama bilip bilmeden sallamamak lazım değil mi.

What the hell am I doin' here,I don't belong here...

Sevgili jscrst, benim bahçeşehir üniversitesiyle organik olmayan bir bağımın olması (pek de bağ sayılmaz yani), orayı takdir ettiğim anlamına gelmez. Orada iğrenç bir eğitim veriliyor desem, ne dersiniz? avrupanın taktakdirini kazanmış olan bir eğitim kurumunun milli bir eğitim veriyor olması beklenemez herhalde, öyle değil mi? Öğrencileri türkçeyi konuşamıyorlar bile; bu dejenerasyon, yani "soysuzlaşma" değildir de nedir.

Sevgili kardeşim, ben tarihimi biliyorum merak etme sen. Söz konusu o eğitim kurumlarını kapatanlar elbetteki bizzat avrupalıların kendisi değil, onlar böyle çalışmazlar çünkü; onlar her zaman parayla satın aldıkları maşalarına yaptırırlar böyle işleri. Bu tip adamlarla dolu sevgili yurdum. En çok da bu dönemde.

Şu anda türkiye'nin siyasi arenasında cirit atanlar kimler dersiniz? Hepsi de bir şekilde avrupa ya da batı eğitiminden geçmiş zatı muhteremler değil mi?

Şu anda türkiye'nin entellektüel, yarı-aydın takımına ve gazetelerin köşelerini tutmuş ünlü gazeteci-yazar güruhuna bakınız; tamamı batı sempatizanı ve de goggoycusu değiller mi?

Bunlar bu ilhamı nereden aldılar acaba? Sakın sizin şu anda almakta olduğunuz yerlerden olmasın? Yoksa bunlar durup dururken mi böyle vatan, millet, tarih, bilim ve insanlık düşmanı kesildiler? Belki de analarından öyle doğdular, ne dersiniz?

Bu ve buna benzer emperyalist ayak oyunlarının nasıl işlediğini merak ediyorsanız, lütfen biraz Attila İlhan okuıyunuz. abd'ye okumak için giden burslu burssuz gençlerimizin nasıl olup da cia'nın ağına düştüklerini, sonra da memleketlerine dönüp, devletin kritik kademelerine görev aldıktan sonra kendi ülkelerini düşmana ispiyonlamak zorunda olduklarını o çok iyi anlatıyor. Hanım bir başbakanımız vardı hatırlarsanız; o da tıpkı sizler gibi dışarlarda okumuş, sonra da gelip devletin tepelerine tırmanmıştı. Sonra ne mi yaptı? Hatırlamıyor musunuz yoksa? Çok ayıp!

Sizler de bu yolda ilerliyorsunuz işte. Bir zaman sonra yurda dönüp, kendi ülkenizi emperyalist hedefler yolunda itekleyip duracak konumlara geleceksiniz. Vereceğiniz hiçbir kararların hiç biri bu ülkenin yararına olmayacaktır; hep, kültürünü ve eğitimini aldığınız batı ülkelerinin işine yarayacaktır. Şu anki meclise bakınız; çıkardığı hangi yasa bu ülke insanının ve milli çıkarlarının yararınadır? Hiç birisi!...

Hepsi batıya ve batılı para babalarına uyum yasalarıdır. Yani domalma yasaları...

Siz ne yapacaksınız acaba yurda dönünce? yanıtı basit; aynını...

Batı hayranlığıyla gözleri kör olmuş insanların yapabileceği başka bir şey yoktur çükü.

Sayın "yahyakemal", yanlışın farkına vardığınız için teşekkür ederim. Bu yazım hatası için herkesten özür dilerim...

öncelikle batı hayranı değilim,aksine bu benimle beraber programa katılan diğer 3 arkadaşım gibi avrupa birliği karşıtıyım.şimdi diyeceksiniz ki hem katılıp hem de nasıl karşı olabiliyorsun.çok basit sapla samanı ayırabiliyorum.eğitim almak ve alınan eğitimin kalitesi başka birşey,önüne gelene kanarak,hiçbişeyi sorgulamadan kabul etmek tamamen ayrı birşey. (farz-ı misal Atilla İlhan'ın 2000 senesinden beri yazdığı neredeyse hiçbir şeye katılmamam gibi.sandığınız kadar desteksiz atmıyorum yani.evime de babam sağolsun senelerdir 3 gazete girer:cumhuriyet,zaman,radikal)
bahçeşehir mevzuuna gelirsek de benle aynı kapıya çıktığınızı görüyorum verdiğim örneğe yaklaşımınızla.içinde bulunan kurumu desteklemek başka birşeydir,inorganik bir bağla ordan yararlanmak başka birşeydir.lütfen bir kez de bu şekilde bu duruma bakın.
ve ne olursa olsun,domalmak ve şerefsiz gibi kelimeler bu tarz bir tartışmaya yakışmamaktadır.aklınızda olsun.

What the hell am I doin' here,I don't belong here...

zaten saygideger vatansoylu'nun gonderdigi linkleri inceledigimiz de de belki bir cok noktada onunla ayni fikirde oldugumuz belli ama maalesef radikal durmanin kendisini ayri bir kefede mi tutacagini zannediyor anlamis ta degilim. bizi galiba gittigi ulkenin anayasasina baglanmis, ulkenin kralina boyun bukmus hatta gider gitmez dinini degistirmis ulkenin zibidi genclerinden zannediyor. benim burda milliyetciligim eskisinden de kuvvetlendi normalde Turkiye'de hic kullanmadigim milli formamla burada gezerken ayri bir heyecan icinde oluyorum. avrupayi kesfediyorum. somuru duzenini yerinde inceliyorum. ama iste gel gelelim hersey siyasi alanda kotumser yani siz nasil oturdugunuz yerden siyaset yapip baskalarini begenmezken bunlar siyasi arenada calisiyorlar ama halk duzeyine indiginiz zaman kimsenin Turkiye ile alip veremedigi yok. herkes Turkiye'de ki gibi ekmek pesinde bu programlar genclerin beynine empoze edici olsa dahi biz bu programi ulkemiz menfaatleri yonunde kullanmasini da iyi biliyoruz. ama sunu diyorumki ne desek bos inanmayan inanmayacak oturdugu yerden bu ulke gencliginin gozunun acilmasina yardimci olmadan destek yerine kostek olarak onlara avrupanin nasilda toz pembe bir avrupa olmadigini gosterecek bu projeleri begenmeyerek radikal olmaya calisiyorlar. bence madem rahatlamak istiyorsunuz bir gram bilginizin dahi bulunmadigi program hakkinda bilgi edinmek yerine bence bu programa katilmis ve projesini tamamlanmis genclerin yazilarini takip edin sonucu orada goreceksiniz. acaba batililasmislarmi yoksa bu ulke menfaatlerine bir katki saglamislar mi.

Sayın JSCrst, Attila ilhan'ın hiçbir düşüncesine katılmamanız, benim söylediklerimi doğruluyor ne yazık ki. Zaten bahsettiğiniz gazeteleri okuyarak da başka bir şey olamazsınız. O gazeteler de diğerleri gibi emperyalizmin kayığına binmiş yol almakta değiller mi? Okuduğunuz üç gazetelerden biri olan cumhuriyet; amerikancı solcu ve sahte laik bir gazetedir.

Zaman; amerikancı islamcı ve abd'nin ortadoğu projelerinin, yani kan ve tecavüz projelerinin tam ortasında olan (ki arkasındaki isim olan fettullah'ın konumundan da bu rahatça anlaşılmaktadır) bir yayın organıdır. Ne türkiye ile, ne de islam ile bir ilişkileri vardır. Tek ilişkileri, yukarıdaki yazılarımda değindiğim çevrelerledir.

Radikal gazetesine gelince; hangi yayın gurubuna ve bu gurubun icraatlarına bakarak bunun da ne mal olduğu gayet rahat anlaşılabilir; fazla söze gerek yok. Bu gazetelieri okuyarak batı hayranı olmamak mümkün değildir.

Bahçeşehir üniversitesi konusunda zaten ben de aynı şeyi söylüyorum; sözlerimde çelişik bir durum yok.

Domalmak ve şerefsizlik konularında ise başından sonuna kadar haklıyım; çünkü durumrumuz ne yazık ki aynen bu. bana türkiye'nin ve türk halkının yararına çıkmış bir yasa gösterin, sözlerimi geri alayım. Tüm yasalar emperyalizmin türkiyedeki çok yönlü çıkarlarına yöneliktir. Tarımımız ve Hayvancılığımız nasıl bitirildi? Yüzbinlerce dönüm toprağımız, dahası kasabalarımız, ilçelerimiz düşmanın eline nasıl geçti? Her taraf hangi yasalarla kilise doldu? Fabrikalarımız, devlet kitlerimiz hangi yasalarla yok pahasına satıldı ve daha sonra işlemez hale getirildi... Sayıları çoğaltmak mümkün; lütfen bunları düşünün. Bu manzara tam bir domalma manzarası değil midir?

ve sayın scoutplay; ben asla radikal (türkçesi köktenci) değilim. İlhamını mustafa kemal'den alıp da köktenci olmak asla mümkün değildir. Ama sizler sahte demokrasi ve de sahte insan hakları savunucusu batının klasik köktenciliği içerisindesiniz. Bu millet bunların ipliğini 85 yıl öce pazara çıkarmış ve ne mal olduklarını dünya aleme göstermişken, sizin hâlâ bunları uygar ve dost sanmanız köktenciliğin dik alası değildir de nedir? Ne kadar uygar oldukarını Bosna'da, Irak'ta, Afganistan'da ve daha bir sürü yerde görmedik mi? O zaman insan hakları ve demokrasi neredeydi? Tatile mi çıkmıştı?

Ben sizlerden daha aydın fikirli biriyim ne yazık ki. Benim öyle kimseye bir takıntım yok. Dünyanın neresinde olursa olsun herkes benim dostumdur, her ülkede kardeş ülkedir; ama emperyalizm kardeşlik ve dostluk dinlemez, insanlık düşmanıdır. Uyunlarını ise çok sinsice oynar. Burada sizlere bu oyunları anlatmaya çalışıyorum zaten, yoksa niyetim birilerine peşin hüküm saldırmak değil.

Milliyetçiliğinin çok daha kuvvetlendiğini söylüyorsun, ama beni nedense inandıramıyorsun. Böyle milliyetçilik olmaz. Senin gibi milliyetçiler türkiye'de de çok. Hatta bir partileri de var bildiğiniz gibi. hatta şimdi amerika onları chp ile birlikte iktidar yapmak istiyor; medya probagandasını görüyorsunuz. Şimdi sorarım sizlere, bunların neresi milliyetçi. ab ve abd'nin dümen suyuna girmiş bir partinin milliyetçiliği kalır mı? Milliyetçilik, abd'nin bölgedeki işgaline karşı olmaktır; karşılar mı? Hayır... Milliyetçilik ab'ye karşı olmaktır; karşılar mı? Hayır... Milliyetçilik büyük ortadoğu projesini reddetmektir; reddediyorlar mı? Hayır... Peki bunların neresi milliyetçi?... Görünüşe göre yalnızca adları. Lafla peynir gemisi yürümez. Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz.

Gençliğin gözünün açılmasından bahsediyorsun. Bu nasıl göz açılması? Buraya kadar sizlere gösterdiklerimin bir noktasını dahi göremezken, bu nasıl gö z açılması. Sadece bu mu? ab yetkilileri ve abd haritaları ve belgeleri burada benim söylediklerimden yüz katını ortaya koyuyor; hangi birini görüyorsunuz? Bu nasıl görmek. Körler bile daha fazlasını görüyorlar.

Bu ve benzeri proğramlar hakkında bilgi edinmeye gerek yok; amaçlarını bilmek yeter de artar bile. Ben haksızsam eğer, tamamı ab ve abd'de eğitim görmüş yöneticilerimiz, sözde aydınlarımız ve politikacılarımızın türkiye'yi getirmiş olduğu bu şerefsiz konumun sebebi nedir, bana söyler misiniz? Neden ve kimin sayesinde bu ülke bu durumda? İçinde bulunduğumuz her yönden rezil durumun farkında değil misiniz siz?

Burada size, balıklar için söylenmiş eski bir sözü hatırlatmak isterim: "derya içre olup da deryayı bilmemek"... Yani, denizin içinde olup da denizi görememek. Balıklar böyle yaratıklardır işte. Onlarda mı ab'nin eğitim programlarından yararlanmışlar acaba?

Sayın "vatansoylu" bir bildiri yaz.
Yaz ki biz de görelim
"Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz."
ve
"derya içre olup da deryayı bilmemek"
laflarından hariç olduğunuzu. bu lafları ne kadar sindirdiğinizi, benimsediğinizi görelim.
bakıyoruz bakıyoruz, yok. yorum olmuş 25 hala bildiri yok...

tartismanin biryere varmayacigi ne yazik ki cok belli oldugundan daha bir yorum yazmanin anlami yok.bi ara at gozluklerini atip gelirsen sevinirim.orda yazdiklarimdan o anlami cikardiysan git bi daha oku lutfen.benim yorumlarim burda bitmistir.kimseyi de yorum avcisiyla rahatsiz etmenin anlami yok.
fakat baska bir bildiride de belirttigim gibi yardim isteyen herkese prosedur hakkinda yardimci olabilirim.postanem acik.msn'im bu aralar gecici olarak servis disidir.

Bir onyargiyi parcalamak,atomu parcalamaktan zordur- Einstein
What the hell am I doin' here,I don't belong here...

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.